Her ne kadar kutlamaların ya da eğlence ve gece hayatının vazgeçilmez içkisi gibi kabul edilse de, şampanyanın ortaya çıkması ve günümüze kadar gelebilmesi için verilen mücadelelerin; akıtılan kan, ter ve gözyaşının öyküsünü okuduğunuzda şampanyaya bakışınız değişiyor. O zaman şampanyayı patlatmıyor ve bir damlası bile etrafa saçılmasın diye ona en nazik şekilde yaklaşıyorsunuz. Günümüzde tüm değerler nicelik kategorisine indirgenmiş olduğundan, şampanyanın ne kadar pahalı olduğu ya da en iyi şampanyanın en pahalı şampanya olduğu gibi düşünceler ortaya çıkmıştır. O zaman Marilyn Monroe‘nun 350 şişe şampanya ile doldurulmuş bir küvette banyo yapması da önemli bir olaymış gibi görünür. Halbuki şampanyanın tarihî yanını incelediğinizde, şampanyanın fiyatı, bir gecede patlatılan şampanya adedi, şampanyanın zenginlik göstergesi olarak çeşitli şekillerde kullanılması gibi şeyler önemini yitiriyor. Gerçi zahmetli ve uzun bir üretim sürecinin olması nedeniyle şampanya genelde sarayların pahalı içkisi olmuş ama itibarını korumayı da hep başarmış.