Sağlıkta AKP’nin Siyasal Tercihi İflasta!

Murat Barış –Sağlık ve Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikası (SES)-Çanakkale Şubesi

Sağlıkta dönüşümün acı örneklerinden biri Çanakkale Mehmet Akif Ersoy Devlet Hastanesinde yaşanıyor, milyonluk yatırımla açılan kalp damar cerrahisi ünitesi, döner sermaye ücreti verilmeyen hekimlerin ayrılmaları sonucunda atıl vaziyette bekliyor.

Anjiografi ünitesi çalışan hastanede, ameliyat kararı alınan hastalar çevre illere sevk ediliyor.

Anjiografi ünitesinin çalışıp, kalp damar cerrahi ünitesinin kapalı olması acil ameliyat ve anjiografi komplikasyonları için risk teşkil ediyor.

Sorunlar sadece Kalp damar Cerrahisinde yaşananlarla sınırlı değil;

Çanakkale Mehmet Akif Ersoy Devlet Hastanesindeki plansızlık ve yönetememe hali katlanmakta, şehrin ücra noktasına taşınan hastaneye ve sağlığa erişim hakkının sınırlandırılması yanında, her geçen gün yeni krizler gün yüzüne çıkmaktadır.

Hastane yönetiminin hatalı kararıyla, odalarındaki tıbbi sekreterlerin koridora alınması üzerine, KBB uzmanları bu durumu boykot etmeye ve randevusuz hasta bakmamaya başlamıştır.  Bu durum bir yandan muayene esnasında tıbbi sekreterlerin yapması gerekenleri de yapmak zorunda kalan KBB uzmanlarının iş yükünü arttırmış, diğer yandan randevu tarihlerinin uzamasına, ciddi rahatsızlıkları olan hastaların sırf randevu alamadıkları için mağdur olmasına ve hekim seçme haklarının ihlaline yol açmıştır.

Yıl başı itibariyle, kadroları il ve  ilçe hastanelerinde görünen ve hastanelerde hizmetlerine ihtiyaç bulunan, Sağlık Müdürlüğünde geçici görevli 40-50 civarı ebe-hemşire-sağlık memurunun kadroları Sağlık Müdürlüğüne yapılmıştır. Burada ki amaç nedir? Üstüne üstelik sağlık evlerinin ebe hemşire beklediğini ifade eden ve görevlendirmeleri 3 aylık sürelerle sınırlayan İl Sağlık Müdürünün bu kararının altında hangi saikler yatmaktadır?

Görseli oldukça iyi olan fotoselli kapıları bulunan Yenice Devlet Hastanesinin elektrik faturalarının hesabı kime ödetildiği ise merak konusu?

Döner sermaye Ek ödeme özellik arz eden (riskli) birimlerde çalışan sağlık emekçilerine herhangi bir ek ödeme yapılmaması ise çalışanların mağduriyetini katlamaktadır.

Türkiye’de “sağlıkta dönüşüm” adı altında yapılan uygulamalar, kamu sağlık hizmetlerinin kurumsal yapısında ve çalışma ortamında dikkate değer niteliksel değişimlere yol açmaktadır. Neoliberal küreselleşme hasta ve sağlık emekçilerini büyük oranda etkilemektedir. Sağlıkta piyasalaşma eğilimlerinin giderek arttırılması, hekimlerin çalışma koşullarını da piyasalaşma süreçleri temelinde yeniden dönüştürmektedir. Söz konusu dönüşüm sürecinin etkileri, “sağlıkta dönüşüm” programı ve bunun önemli bir boyutu olan “performansa göre ek ödeme” uygulamaları biçiminde belirginleşmektedir. Bu durum, “hekim-hekimlik” ve “hasta” olgularını da eski tanımlama ve konumlandırılma biçimlerinden ayrıştırmaktadır.

Anayasanın 55. Maddesinde şöyle belirtilmiştir: Ücret Emeğin karşılığıdır. Devlet, çalışanların yaptıkları işe uygun adaletli bir ücret elde etmeleri ve diğer sosyal yardımlardan yararlanmaları için gerekli tedbirleri alır.

Sağlıkta dönüşüm programları bir anayasa ihlalidir.

Hekimlerin performans sistemine bağımlı halde çalışmalarının sonucunu bugün Çanakkale Mehmet Akif Ersoy Devlet hastanesi Kalp Danar Cerrahisi ameliyatların yapılmaması ile görüyoruz

Artık bugün gelinen noktada açıkça ortaya çıkmıştır ki sağlıkta dönüşüm bir piyasalaştırma operasyonudur. Kapitalist sistemin insan sağlığından para kazanma, sağlığı metalaştırma uygulamasıdır.

Sağlıkta kapitalist üretim ilişkilerin yapılanması süreci AKP hükümetlerinin siyasal tercihidir. Yaşanan sorunlarda bu siyasal tercihin iflasıdır.

 

İlginizi çekebilir