Romanya banka işçilerinden tarihi toplusözleşme – Müslime Karabatak

Banka emekçileri sektörel TİS haklarını geri kazandı. 25 bin çalışanı ilgilendiren sözleşmede, ücret artışı, ikramiye ve daha fazla tatil hakkı var.

Romanya’da banka işçilerinin örgütlü olduğu Finans Sendikaları Federasyonu (FSAB), uluslararası hizmet sendikası UniGlobal’in desteğiyle geçtiğimiz martta başlattığı sektörel anlaşma kampanyasını başarıyla sonuçlandırdı. Toplamda 50 bin banka işçisinden, Raiffeisen, UniCredit, Piraeus, UPA, Societe General, BRD, Erste-BCR ve ING bankalarında çalışan 25 bin işçiyi kapsayan sektörel toplusözleşme imza töreni, Bükreş’te gerçekleşti. İşçilerin kazanımları arasında ücret artışı, geliştirilmiş iş saatleri, daha iyi tazminat ve emeklilik bonusları, tatil günlerinin artırılması ve iş yeri eğitimleri var.

Sözleşme ile ülke tarihinde ilk kez sektörel bir anlaşma imzalanmış oldu ve neoliberal hükümetin 2011’deki bir yasayla kaldırdığı sektör bazlı toplusözleşme hakkı geri kazanılmış oldu.

Daha ilk sözleşme görüşmelerinde banka işçilerinin bu büyük kazanımı, kendi sektörlerindeki işçiler için olduğu kadar, Romanya’daki diğer sektörlerde çalışan işçiler ve Avrupa’daki diğer ülkelerin işçileri için de yol gösterici nitelikte.

TALEPLER NEYDİ, NE KAZANDILAR?

İşçilerin en önemli talebi, düşük ücretlerin yükseltilmesiydi. Ücretlerin düşük olması, Romanyalı işçilerin Batı Avrupa ülkelerine göç etmesine ve işçi kaybına neden oluyordu. Buna bağlı olarak sendikaların da üye kaybı oldukça yüksekti. Ayrıca tazminat haklarının ve emeklilik ikramiyelerinin yeniden düzenlenmesini istiyorlardı. Bazı bankalarda öğle yemeği molası işçilerin elinden alınmıştı ya da çok düzensiz saatler verilerek işçiler mağdur ediliyordu. İş yeri eğitimlerinin ücretli ve iş saatleri içinde olmaması da işçilerin büyük sorunları arasındaydı.

Kampanya sonunda patron örgütüyle masaya oturan FSAB, yeni başlayan işçi için patronların 2 bin 100 lei (yaklaşık 2 bin 755 TL) önerisine karşı minimum 2 bin 600 lei (yaklaşık 3 bin 400 TL) ve buna bağlı olarak kıdemlerine göre bütün işçilerin maaşlarının artırılmasını talep etti. Kabul edilen yeni başlayan işçi ücreti 2 bin 500 lei (yaklaşık 3 bin 279 TL) oldu.

İş yerlerinin açılıp kapama sürelerinin de 8 saatlik iş gününe dahil edilmesi kabul edilen diğer bir talepti. 30 dakikalık öğle yemeği süresince iş yerinin kapatılmasını talebinde varılan anlaşma, “Her bir işveren 30 dakikalık öğle yemeği arasını her bir işçi için organize etmek zorunda” oldu. Tazminat hakları maddesinde, patronların önerdiği yarım aylık ücrete karşı, 1-5 yıl çalışmaya 1 aylık, 5-10 yıl için 2 aylık, 10-15 yıl için 3 aylık ve 15 ve üzeri yıl için 4 aylık tazminat ücreti kabul edildi. İşle alakalı eğitimler artık, eğitim ücretinin yüzde 50’si şirket tarafından karşılanmak üzere iş saatleri içinde gerçekleştirilecek. Tatil günleri 22 gün oldu. Emeklilik ikramiyesinde, patronların yarım aylık ücret önerisine karşı bir aylık ücret kabul edildi. Ayrıca, işçilere çocuk doğumu için 3, evlilik için 3, eş ve yakın akraba vefatında 3 günlük ücretli izin  verilecek.

SENDİKA GÜÇLENDİ, ÜYELERİ ARTTI

Kampanya sonunda kazanılan sadece işçilerin talepleri olmadı. FSAB, üye sendikalar ve işçiler bu kampanya boyunca gücünü nicelik ve nitelik bakımından da artırdı. 1320 yeni üye yapıldı, iş yerlerinde onlarca üyenin iş yeri lideri ve iş yeri aktivisti olarak kazanıldı ve sendikasız bir bankada bir sendika kuruldu. Ayrıca, hiç üyeleri olmasa bile ING bankası da sektörel toplusözleşmeyi tanıdı. Böylece hem ING bankasındaki 1000’in üzerinde işçi de bu haklardan yararlanmış ve FSAB’nin orada da örgütlenme yapmasının önü açılmış oldu.

NASIL ÖRGÜTLENDİLER?

Romanya Finans Sendikaları Federasyonu FSAB, geçtiğimiz mart ayında üye sendikalarının liderleriyle bir araya gelerek sektörel bir örgütlenme planı hazırladı. Plana göre, 250’nin üzerinde iş yeri temsilcisiyle Romanya’nın 4 bölgesinde çalışma yürütme kararlaştırıldı.

FSAB’ye bağlı Raiffeisen, UniCredit, Piraeus, UPA, Societe General, BRD ve Bancpost bankalarındaki iş yeri sendikalarının başlattığı kampanya için önce yoğunlaştırılmış ve 5 hafta sonuna bölünmüş 20 günlük bir örgütlenme eğitimi yapıldı. Her bir hafta sonunda farklı grupların katıldığı bu örgütlenme eğitimine toplamda 97 aktivist katıldı ve bunlar iş yeri sendikalarından gelen örgütçüler, iş yeri temsilcileri ve sendika aktivistleriydi. Her bir gruba verilen eğitimde şu başlıklar anlatıldı: Sektörel sorunları ortaya koymayı ve işçilerin dikkatini buraya çekmeyi hedefleyen anketlerin işçilerle yüz yüze yapılması, bu anketlerin sonuçlarının bir bülten ile tekrar işçilerle paylaşılması, ana maddelerin bildirilerle işçilere ulaştırılması, işveren temsilcileriyle görüşmeler başlamadan önce işçiler arasında imza kampanyası başlatılması, sektör grevine hazırlık yapılması.

Her bir başlık altında çeşitli canlandırma örnekleri ile eğitim interaktif hale getirildi, buradaki amaç katılan her bir üyenin görevlerini iyi bir şekilde anlaması ve iş yerlerine gittiklerinde işçi arkadaşlarının kendi talepleri etrafında aynı mesajla birleşerek sendikaya üye olmasını sağlamasıydı. Ayrıca, kampanya boyunca sosyal medya yoluyla sendikasız iş yerlerinde çalışan işçilere de ulaşıldı.

NEDEN SEKTÖR ÖRGÜTLENMESİ?

UNIGlobal’ın Avrupa Örgütlenme Direktörü Erkan Ersoy Evrensel’e yaptığı açıklamada şunları dedi: Bankaların patronları, şirket bazlı toplusözleşmelerde, diğer şirketlerle olan rekabeti öne sürüp işçilerin taleplerini reddediyorlardı. Patronların bu stratejisi 2011’den beri işçilere yüzde 20’ye yakın maaş kaybına ve öğle yemeği gibi en basit çalışma haklarına saldırılara yol açtı. İşçiler patronların bu örgütlü tavrına, sektörel olarak örgütlü bir şekilde cevap vermenin tek çareleri olduğunun bilincine vardı. İşçi liderlerinin gördüğü şey, patronlar örgütlüyse onlar kârını yükseltir, işçiler sektör bazlı örgütlüyse kendi maaşlarını ve haklarını korur, oldu. Sınıf bilincinin oluşmasındaki en önemli adımlardan biri sektör bazlı  kazanımlarla ekonomik bilincin oluşturulmasıdır. Çünkü işçi kendi şirketinin ötesinde sınıf birliğini ilk bu şekilde pratiğinde görür. Bunun bir sonraki adımı işçilerin onların partileri tarafından politik bilince de ulaşmasıdır. İşçi sınıfı tarihi ve kendi pratiğimiz bunu bize göstermiştir ve hâlâ göstermektedir. Örneğin, Türkiye’de de metal sektöründeki işçiler böyle bir sektörel örgütlenme stratejisiyle daha büyük kazanımlara imza atabilir ve diğer sektörlere örnek olabilir.

UNI Avrupa Bölge Sekreteri Oliver Roethig uni-europa.org’a yaptığı açıklamada şunları söyledi: “Sektörel toplusözleşme kazanımı, işçi haklarının zayıf olduğu ülkelerde bile sendikaların bir araya geldiklerinde ve birbirlerini desteklediklerinde güçlü olduklarının kanıtıdır. Sendikalar bu başarıyı Avrupa’da her yerde toplusözleşme yapmak için bir teşvik olarak alacaklar. Sektörel toplusözleşmeler, işçilerin yaşam ve çalışma koşullarını iyileştirmenin ve toplumlarımızın refahının temelidir. Sektörel sosyal partnerler, demokrasilerimizin garantisinin ve popülistlerle mücadelenin anahtar elementidir. FSAB bu yolu göstermiştir.”

Kaynak: Evrensel   (Müslime Karabatak)

İlginizi çekebilir