Rapten yerel tınılara partilerin seçim müzikleri

Doç. Dr. Doğan Gürpınar, İyi Parti’nin seçim müziklerinin iki ayrı çatışan kitleye hitap ettiğini söylüyor. Doç. Dr. Sarphan Uzunoğlu ise AK Parti’nin seçim müziğinde “Diriliş Ertuğrul” dizisinin anlam dünyasının görüldüğüne dikkat çekiyor. Kalan Müzik’in kurucusu Hasan Saltık ise artık rap, hip hop tarzı işlerden hoşlanıldığını ifade ediyor.

Gazete Duvar’da Filiz Gazi’nin özel haberini sizlerle paylaşıyoruz.
İyi Parti seçim müziklerinden birinin soundu rapken, AK Parti seçim müziği daha yerel tınılarla düzenlenmiş. HDP ise seçmen şablonu halihazırda olan bir müzik tercihini kullanıyor. Nedir kriter? Seçilen parçalarda genellikle halay çekilebiliyor.

Partilerin müzikleri ne hissettirmeyi amaçlıyor? Şarkıda geçen sözler, klipte geçen imajlar, temsiller seçmeni neresinden yakalamak istiyor? “Marjinal” addedilen Geziciler, şehrin kaybedenleri, partiden partiye değişen “vatanseverlik” kavramı seçim kliplerinde nasıl yer buluyor? İstanbul Teknik Üniversitesi İnsan ve Toplum Bilimleri’nden Doç. Dr. Doğan Gürpınar, siyasal iletişim ve propaganda konusunda çalışan Norveç Arktik Üniversitesi’nden Doç. Dr. Sarphan Uzunoğlu, Time Dergisi’nin Türkiye’de folk müziğin antropoloğu diye tanımladığı Kalan Müzik’in kurucusu Hasan Saltık’la konuştuk.

‘MUHAFAZAKAR SEÇMEN SÖZ KONUSU OLDUĞUNDA SEÇİLEN KELİMELERDE RİSK ALINMIYOR’

Doğan Gürpınar, İTÜ.

İTÜ’den Doç. Dr. Doğan Gürpınar, öncelikle Türkiye’de siyasetin şablon, belli şekilde kodlanan seçmenlere göre hareket ettiğini söylüyor ve “AK Parti için klasik şablon nedir?” sorusunu yanıtlıyor: “Müslüman, muhafazakar bir tabanı olduğu varsayılır ve bunun yekpare, değişmez, statik olduğu kabul edilir. CHP’nin ise şehirli, orta sınıf olduğu varsayılır.” Gürpınar bu gerçekten yola çıkarak aslında siyaseten şablonlar ötesinde düşünmenin, farklı alanlara yer açma iddiasında olmanın gerektiğini söylüyor.

İyi Parti’nin seçim çalışmalarında tercih ettiği iki şarkının birbirinin kontrastı olduğunu ve böylece iki ayrı çatışan kitleye hitap ettiğini ve bu anlamda üzerinde iyi düşünülmüş olduğunu belirtiyor.

Gürpınar, İyi Parti’nin seçim şarkılarından biri olan “Gözleri Yıldız Gibi Kaşları Hilal” parçasının, Anadolu’da AK Parti’den memnun olmayan bir kesim için yazıldığını düşündüğünü söylüyor. Seçilen kelimelerde risk alınmadığına dikkat çekiyor.

RAP MÜZİKLE, ŞEHİRLİ TATMİN OLMAYAN İNSANLARA MESAJ VERİLİYOR’

İyi Parti’nin diğer seçim şarkısı ise rap sounduyla düzenlenmiş. Oyuncular, şehir insanını, orta sınıfın genel ülke memnuniyetsizliğini anlatan ifadelerle klipte rollerini canlandırıyorlar.

Gürpınar bu seçim şarkısının ise Türkiye marjında küçük bir kitle olarak görülen fakat muhtemelen kayda değer bir oranı oluşturan şehirli, genç, geleneksel toplum norm değerlerinin dışında kalmış ya da bağını koparmış bir kitleye hitap ettiğini söylüyor. Kimdir bu kitle? Gürpınar, Gezi’den sonra oluşan kitleyi kast ettiğini söylüyor. Gürpınar, klibin içeriğini CHP’ye yakın görse de, CHP’nin sanat- siyaset kompleksinden dolayı Edip Akbayram gibi şablon tercihlerin ötesine geçemediğini söylüyor.

Yine aynı parçada geçen “Huysuz yaşlı amcalar hayallerimi çalarken” sözlerine atfen, Gürpınar aslında İyi Parti’nin de önde gelen birçok figürünün tam olarak geleceği çalan, huysuz ihtiyar tanımına uyduğunu fakat buna rağmen bu sözlerin seçildiğine dikkat çekiyor. Şehir müziği olan rapin tercih edilmesini ise şöyle anlatıyor: “Rap, 15-20 yıl öncesi Bağdat Caddesi’nin fazla Batılılaşmış kesiminin müziği iken bu sonraları değişti. Rap şehirlerdeki fakirlerin ve tatminsizlerin müziği haline geldi. İyi Parti, diğer seçim şarkısında Anadolu’ya seslenirken burada şehirli, tatmin olmayan insanlara mesaj veriyor.”

‘AK PARTİ’NİN SEÇİM KLİBİNDE DİRİLİŞ ERTUĞRUL’UN ANLAM DÜNYASI VAR’

Kadir Has Üniversitesi’nde, siyasal iletişim ve propaganda dersi veren, Norveç Arktik Üniversitesi’nden Doç. Dr. Sarphan Uzunoğlu, Türkiye’de sağ partilerin genellikle seçim şarkılarını, Fatih Kısaparmak ekolünden, görece hareketli şarkılarla seçtiğini belirtiyor.

İktidar partisinin seçim şarkısı ile videosunu ayrı değerlendirmek gerektiğini söyleyen Uzunoğlu, videonun şarkıya göre çok daha fazla anlam taşıdığına dikkat çekiyor: “Şarkının sözlerinde, dünyanın her yerinde iktidardaki siyasi partilerin sıklıkla yaşadıkları ‘heyecan yokluğunu’ hissedebiliyoruz. ‘Hasat zamanı’ kavramı bilinçli olarak seçilmiş. Millete karşı zillet, düşmana karşı hudutta olmak gibi toplumsal ve uluslararası çatışmalardan yararlanan anahtar ifadeler öne çıkıyor. Yine AK Parti’nin iç ve dış politikadaki kutuplar üzerinden siyasal alanı tanımlama politikasına uyan sözler var.”

Sarphan Uzunoğlu

Uzunoğlu, klibin, “Diriliş Ertuğrul” dizisinin anlam dünyasını işaret ettiğini, Türk bayrağıyla ata binen adamın, ellerinde kılıçlarıyla Diriliş Ertuğrul izleyen kitleyle rahatlıkla özleştirebileceğini ifade ediyor.

İyi Parti’nin seçim müziklerini değerlendiren Uzunoğlu, kimliğini oluşturma sürecinde olan bir parti olarak oldukça karmaşık bir sağ popülizmde kaldıklarını ifade ediyor: “Evlad-ı Fatihan ve Mustafa Kemal’in anlam dünyalarını bir araya getirmeye çalıştıkları şarkıları, İyi Parti’yle ilgili kafalarda oluşan tüm siyaset bilimi temelli soruları yanıtlıyor. Partinin sosyal medya hesaplarındaki Cumhuriyet ve Osmanlı, hatta Osmanlı öncesi dönemlere yapılan tarihi göndermelere dayalı ‘geçmişe bol bol referans veren’ hava şarkıda da sürdürülmüş.”

‘ŞARKIYI HERHANGİ CHP’Lİ SAZ ÇALAN BİRİ YAPABİLİRDİ’

CHP’nin seçim şarkısı için ise şunları söylüyor Uzunoğlu: “Başlangıçta çok teknik siyasal söylev dinliyor gibi oluyorsunuz. Sol popülist bir söylemle ve protest bir ritmle başlıyor şarkı. Bu açılardan kendi kitlesi üzerinde etkili olabileceğini söylemek mümkün. Ama ağızlara yerleşip marş olacak bir şarkı olmadığı da ortada. Açıkçası, herhangi bir CHP il ya da ilçe örgütünden ortalama olarak saz çalan birine bu şarkıyı yazdırabilirdi.”

Seçim şarkılarının propaganda gücünü sorduğumuz Uzunoğlu, yakın zamanda seçmen üzerinde etkisi olan şarkılardan birinin HDP’nin 7 Haziran için kullandığı “Bizler HDP” ve AK Parti’nin “Dombra”’sı olduğunu söylüyor ve şöyle devam ediyor: “Haluk Levent’in İzmir Marşı yorumu örneğin başkanlık referandumunun hit’iydi. Bu seçimde de ‘tamam tamam’ diyen bir rap şarkısından, Yıldız Tilbe’nin ‘Kandıramazsın Beni’sine insanlar kendi şarkılarını kendileri seçiyorlar. Çok başarılı örnekler oluşturmadıkça, günümüzde seçim şarkısı yapmak kendi kitlelerini mutlu etmek veya motive etmek dışında bir şey sağlamıyor partilere.”

‘ESKİ İNANÇLI, DEVRİMCİ MARŞLARI YOK’

Kalan Müzik’in kurucusu Hasan Saltık, Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde, Kardeş Türküler grubuyla birlikte HDP için çalışmıştı.

Saltık, Türkiye siyasi tarihine bakıldığında müziğin bu şekil kullanımına ilk olarak Tülay German’ın bir şarkısının, Türkiye İşçi Partisi tarafından kullanılmasıyla başlandığını anlatıyor.

Saltık, yine Kıbrıs Harekatı döneminde Süleyman Demirel ve Bülent Ecevit üzerine şarkılar yapıldığını hatırlatıyor ama bunların çok akılda kalmadığını belirtiyor. Kendisinin 1999’da Bülent Ecevit için “Ak Güvercin” marşını yaptığını söylüyor.

Hasan Saltık

“Genellikle sol partiler, yapılmış mevcut şarkılar üzerinden ve sol marşlar üzerinden bir şeyler karalıyorlar. Geçmiş tarihlerde Grup Yorum’un parçaları, Timur Selçuk’un, Ruhi Su’nun parçaları kullanıldı.” Saltık, şu anki trendin, eski tarz marş söylemler olmadığını belirterek “artık o tip işlerde, rap, hip hop tarzı işlerden hoşlanılıyor. Bunların daha etkili olacağını düşünüyorum” diyor.

“İnsanlar müzikten etkilenir ama Türkiye’de daha fazla” diyor Saltık. Niye? “Çünkü, geçmişte ozanların, Mahsuni’nin, aşıkların yaptığı şarkılarda hep devlet eleştirisi vardı. Bu bir gelenek. Yasaklamalarla içeri atıldılar. Devlet, müzikten, sanattan o tip şeylerden çekinir.”

Saltık, son dönem yapılan müziklerde, etkili ve farklı bir şey göremediğini dile getiriyor ve erken seçim nedeniyle hazırlıksız yakalanılsa da “Yeni bir şey yaratılmıyor. Eski inançlı, devrimci marşların olmadığını düşünüyorum. Bir kısır döngü var” diyor.

 

İlginizi çekebilir