Rapçi Fuat Ergin: Türkiye’de rap ‘poplaştı’ – Işıl Çalışkan

Rapçi Fuat Ergin, 10 yılın ardından yeni albümü ‘Omurga’ ile dinleyici karşısında. Ergin, “Benim açımdan Omurga son 10 yılın özeti bir albüm oldu. Son 10 yılda Türkiye gibi büyük badireler atlatan bir ülkede yaşayan, gözlemlerini yazan bir rapçi olarak kalemimi durdurmadım” diye konuştu.

Türkçe rap müziğin başarılı ismi Fuat Ergin, dinleyicilerinin uzun süredir beklediği albümü yayınladı: Omurga. 10 yılın ardından gelen albümde 12 parça var. Albümde Fuat’a Almanya’dan Gris, Taktloss; Türkiye’den Saian, Patron, Şanışer ve Peyk eşlik ediyor. ‘Omurga’nın altyapılarında Alman ses mühendisi Robert Robster Henke, Cemil Yurderi aka Ronald Mc Donald, Allame gibi isimlerin imzası yer alıyor. Albümün bir özelliği de hiçbir plak firmasına bağlı kalmadan yayınlanması. Fuat, bunu şöyle açıklıyor: “Bağımsızlık benim karakterimde var. Bunun için rap yapıyorum.” Fuat ile yeni albümünü ve rap müziği konuştuk.

Fuat Ergin

Albüm 10 yılın ardından geldi. Bu süreçte neler yaptınız?

Sosyal sorumluluk projeleri, rap workshop’lar, çağdaş sanatçı projeleri ile birlikte albümü bitirmek için çalıştım diyebilirim. ‘Eller Konuşur’ isimli projenin müzik direktörlüğünü yaptım. Bu proje ile birlikte üç işitme engelli gençle bir şarkı yaptık ve video klip çektik. Proje yabancı basından da ilgi gördü. Ayrıca albüm yapmadığım yıllarda yine şarkılar yapıp internete verdim. ‘Yüzleş’, ‘Gölgede’, ‘Kimdedir’ bunlar arasında. Berlin’de, İstanbul’da rap workshoplar düzenledim.

Malul sayılmayan gaziler için de bir şarkı ve video klip yaptık. Çağdaş sanatçılar Aslı Çavuşoğlu, Işıl Eğrikavuk, Halil Altındere gibi isimlerle çalıştım. Halil Altındere ile ‘Wonderland’ adlı şarkıyı yaptık. ‘Tahribadı İsyan’ ile birlikte New York Modern Sanatlar Müzesi MoMA’da kalıcı eserler arasına girdi. Hepsinin oluşum süreci çok keyifli geçti.

‘OMURGA SON 10 YILIN ÖZETİ BİR ALBÜM’

‘Omurga’ sizin bakışınızla nasıl bir albüm oldu? Bu albüm için tüm omurgasızlıklara karşı diyebilir miyiz?

Benim açımdan Omurga son 10 yılın özeti bir albüm oldu. Son 10 yılda Türkiye gibi büyük badireler atlatan bir ülkede yaşayan, gözlemlerini yazan bir rapçi olarak kalemimi durdurmadım. Albümün tamamlanması aşamasında ise çok güzel bir aile olduk. Adham, Fırat, Melih, Baykan, Emre gibi arkadaşlarımla albümü finalize ettik. Şu ana kadar kötü yorum da almadık. Yüzde 99 albümü beğendi. Beğenen de çok beğeniyor. Böyle ilginç bir dinleyici durumu var.

Albümün ismi tek başına çok fazla anlam ifade ediyor. Herkes kendi hayatında gördüğü omurgasızlıklara adapte edebilir bu ismi.

‘BAĞIMSIZ OLMAK GURUR VERİCİ’

‘Omurga’ herhangi bir plak firmasına bağlı olmadan çıktı. Bu bir tepki mi?

Bağımsızlık benim karakterimde var. Bunun için rap yapıyorum. Günümüzde bağımsız olabilmek dijital platformlar aracılığıyla daha kolay. Bu albüm bu anlamda bir tepki değil fakat bunu başarabilmiş olmak ve bağımsız olmak gurur verici.

WILLIAM WALLACE KADAR ÖZGÜRÜM!

Bir röportajınızda ‘Omurga’ çok sert bir albüm oldu, ağzımın önüne yaprak almadım demişsiniz. “Küfür var, her şey var” diyorsunuz. Peki ne kadar özgür hissettiniz?

William Wallace kadar özgür! Tüm özgürlüğümü sanatımda kullanıyorum. Ben popülist biri değilim. Kalemime zincir vurmamaya özen gösteriyorum.

Bir siyasal manifesto gibi görünen ‘Evet Hayır’ albümün öne çıkan parçalarından. Bu şarkıyı çocukların ağzından dinlemek farklı bir yorum katmış. Hikayesi nedir?

1994’ten beri çocuklarla rap workshoplar yapıyorum. Onların hayatına olumlu bir şekilde dokunup aydınlığa doğru yön vermek benim rap’imin yıllardır özünde olan bir şey. Çocuklar öğrenmeyi sevsin, kendilerini daha iyi ifade edebilsin ve özgüvenleri doğru yönlerde sağlamlaşsın diye bu workshopları yapıyorum ve pozitif sonuçlar alıyorum. Çocuklar ve eğitim tabii ki çok önemli… Bu yüzden açılışı onlara bıraktım. Kötülüklere “Hayır”, iyiliklere “Evet” dediler. İsmail Genç (Havantepe) ile altyapıyı hazırladık. Ulaş Ali Yağmurcu ve Maya Gençdiş ile şarkıyı Babajım Stüdyoları’nda kaydettik.

TÜRKİYE SON 60 YILDIR AYDINLARINI ÖLDÜRÜYOR!

‘Omurga’da birçok müzisyenle iş birliği yaptınız. Peyk’le ikinci düet çalışmanız. Albüme diğer fark katan parçalardan biri de bu. Bu birlikteliği nasıl anlatırsınız?

Peyk çok sevdiğim bir grup. Dev yeteneklerin bir arada muhteşem şarkılar çıkardığı bir galaksi gibi. Onların albümüne ‘Lay Lay Lom’u yaptığımızda benim albüme de birlikte şarkı yapacağımızı konuşmuştuk. Albümüm bitmişti; lakin bu parçayı kafamda yıllar evvel tasarlamıştım. Hemen Özgür Ulusoy’u aradım birlikte şarkının müziğini yaptık. Altyapıyı İrfan Alış’a yolladım ve konudan bahsettim; o da nakaratı yazdı ve şarkının aynı zamanda isim babası oldu.Türkiye aydınları ve bu ülkenin iyiliğini isteyen insanları öğütüp öldüren bir yapıya sahip oldu son 60 senedir. Halen değişen bir şey yok. Bunları düşünerek aklımda yazdım şarkının sözlerini. Bu ülkeyi çok seviyorum ve aydınlığı görmesini istiyorum. Analiz ederse insanlar sözleri mutlaka bize hak vereceklerdir.

‘BENİM SANATA YAKLAŞIMIM ASLA DEĞİŞMEDİ’

Müziğiniz 30 yıl öncesine göre bugün dünyanın ve Türkiye’nin değişimiyle nasıl şekillendi? Bunun için somut bir benzetme yapacak olsanız ne olur?

Dünya meselelerinden, Türkiye’de olup bitenlerden etkilenmemek mümkün olmadı tabii. Temelde ise benim kafam pek değişmedi ideolojik açıdan. Müziğe yaklaşımım da değişmedi. 30 yıl evvel de hip hop kültürünü sırtından bıçaklayanlar oldu. Para için, statü için bir gecede başka yere döndüler. Hepsine şahit oldum. Benim sanatıma yaklaşımım asla değişmedi. Hip hop benim evim. Bu şekilde de gayet güzel, hem de onurlu yaşanıyor.

‘TÜRKİYE’DE RAP İÇERİKLERİ POPLAŞTI’

Rap Türkiye’de dünyaya göre nerede şu an?

Dünyada ne oluyorsa Türkiye onun kopyala yapıştırını yapıyor şu anda. Çok iyi, özgün, kendi stili olan rapçiler de var. Fakat çok sayıda kopya iş var ve iyice zihniyet de, içerikler de poplaştı. Popüler kültür öğütmeyi sever. Bunlar doğal gelişmeler. Dinleyicinin iyiyi, kötüyü ayırt etmesi gerek. Ben kendi yerimi biliyorum. Dünyada nerede olursam olayım kendi çabamla orada olmuş olacağım.

‘SİNAN AKÇIL GİBİ SÖZ YAZACAKSAM NEDEN RAP YAPAYIM!’

Dissleşmenin demode olduğu bir döneme mi girdik, ne dersiniz?

Benim için rap asla moda olmadı. Moda umrumda değil. Diss yapmanın demode olup olmaması ticari bir bakış açısı. Disslenecek varsa disslerim. Bu benim sanatım. Ben de böyle ifade ediyorum kendimi. Sinan Akçıl gibi söz yazacaksam neden rap yapayım ki.

Rap müziğin dilini 3 kelimeyle anlatır mısınız?

İlim, yetenek ve anlayış.

Türkiye’deki rap müzik çıkışının sebebini neye bağlıyorsunuz?

Tüm dünyada moda oluşuna bağlıyorum.

Türkiye’nin geleceği sizi endişelendiriyor mu?

Tabii ki… Lakin kimse sonsuza kadar yaşayamaz. Verilen zararlar elbet toparlanacaktır.

Kaynak: DUVAR

İlginizi çekebilir