Polonya’nın iklim aktivistleriyle imtihanı-Pelin CENGİZ

‘İklim Yürüyüşü’ öncesi sivil toplum örgütü çalışanları evlerinden toplanarak gözaltına alındı. Bazı aktivistlerin ülkeye girişlerine izin verilmezken, bazıları da sınır dışı edildi.

Polonya’nın Katowice kentinde gerçekleştirilen Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi (UNFCCC) 24. Taraflar Konferansı’nın ilk haftası geride kaldı. Kısaca COP24 olarak adlandırılan ikinci haftanın sonunda Paris İklim Anlaşması’nın Kural Kitabı’nın çıkması bekleniyor. Gelecek günlerde tarafların ilgili bakan ve müzakerecilerinin ana gündemi Paris Kural Kitabı’nı bitirmeleri ve bunun yanı sıra, iklim eylemi ile ilgili somut adımlar atarak, tüm dünyaya ortak bir mesaj vermeleri bekleniyor.Toplantılar böyle bir gündemle devam ederken, iklim zirvesinin ev sahibi Polonya, görüşmelerden daha güçlü ve somut bir sonuç çıkmasını isteyen çevrecilere karşı gösterdiği tavırla başka bir sınav veriyor.

Hafta sonu Katowice’de gerçekleştirilen İklim Yürüyüşü öncesinde Polonya’nın yerel çevre sivil toplum örgütlerinde çalışanlar evlerinden toplanarak gözaltına alındı.

10 Aralık Dünya İnsan Hakları Günü öncesinde Polonya’nın, aktivistleri ve çevre örgütlerinin üyelerini “tehdit unsuru” olarak görmesi ve polisin eylemcilere yönelik şiddet uygulaması sivil toplum tarafından tepkiyle karşılandı. Biri Gürcistan’ın resmi delegasyon heyetinde olmak üzere akreditasyonları ve geçerli vizeleri olmasına rağmen Polonya yönetimi, yürüyüşe katılmak için Rusya, Ukrayna, Kırgızistan, Gürcistan ve Türkiye’den gelen 14 sivil toplum örgütü üyesi ya da gözlemcisinin 10’unun ülkeye girişine izin vermedi ve sınır dışı etti.

Bu kişilere “toplum için tehdit” olduklarına dair bir kağıt imzalatıldı. Bir “kara liste” olduğu ve isimlerin bu listeyle bağlantılı olarak alındıkları ifade edildi.

HAVALİMANINDAN CANLI YAYIN YAPIYOR
Sınır dışı edilenlerden Gürcistan vatandaşı, RICDOG adlı sivil toplum kuruluşu üyesi Nugzar Kokhreidze, ülkesine gönderilmeyi kabul etmediği için Katowice Havalimanı’nda kalıyor ve buradan canlı yayın yapıyor.

Yürüyüş öncesi Polonya yönetiminin 170 civarında gözaltı gerçekleştirdiği ifade ediliyor. COP24 iklim zirvesinin ilk haftasında ülkeye gelen ve bir hafta Katowice’de kaldıktan sonra hafta sonu otellerinden alınan aktivistlere 10 saat ulaşılamadığı, o süre içinde avukatlarıyla görüştürülmedikleri ve ilgili ülkelerin büyükelçilerinin ve çevre bakanlarının devreye girmesiyle bu kişilerin serbest bırakıldığı belirtiliyor.

Öte yandan, Polonya hükümetinin bazı aktivistlerin ülkeye girişine izin vermemesi, hatta tren ve otobüslerde uzun kontroller yapması da yine eleştirilenler arasında. Sivil toplum örgütleri bu uygulamaları kınayan açıklamalar yaptı ancak UNFCCC tarafından herhangi bir açıklama gelmedi.

Climate Action Network’ten (CAN) Stephan Singer, yaptığı açıklamada, Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi’nin tartışmasız kurallarından birinin etkin bir katılım olduğunu belirterek, yeni bir iklim rejimine geçişte sivil toplumun tam ve etkin katılımının bir zorunluluk olduğunu söyledi.

Geçen haftanın ardından Katowice’den akılda, Polonya’nın iklim değişikliğiyle mücadelenin yeni bir anlayışla inşasında sivil toplumun çözümün olmasa olmaz bir parçası olduğunu hala anlayamamış olması kaldı.

TÜRKİYE PERFORMANSI EN DÜŞÜK ÜLKELER ARASINDA

Sivil toplum hak etmediği tavırlarla karşılaşmasına rağmen yeni çalışmaları kamuoyuyla paylaşmayı sürdürüyor.

Geçen hafta Germanwatch, Küresel İklim Riski İndeksi 2018’i açıklamış, bu indekste iklim değişikliği kaynaklı aşırı hava olaylarının Türkiye’de geçen yıl 1.9 milyar dolar hasara yol açtığını belirtmişti. Bu gün, aynı kurum, NewClimate Institute ve İklim Eylem Ağı ile beraber yeni bir rapor daha açıkladı.

Bu kez açıklanan rapor, ülkelerin iklim değişikliği performanslarını çok detaylı kriterler üzerinden inceleyerek değerlendirdi. İklim Değişikliği Performans İndeksi adı verilen bu çalışma Türkiye de dahil olmak üzere 56 ülke ile AB’nin iklim performanslarını ele alarak, ülkeleri bu performanslara göre sıraladı.

İncelenen ülkeler küresel emisyonların toplamda yüzde 90’ından sorumlu. Rapor, herkesin sınıfta kaldığını, yani hiçbir ülkenin ve AB’nin performansının mevcut haliyle Paris Anlaşması’nın 1,5°C hedefinin çok uzağında kaldığını gösterdi.

Üç yıldır sabit düzeyde seyreden karbon emisyonları yeniden tırmanışa geçti. Bugün açıklanan İklim Değişikliği Performans Endeksi 2019 (CCPI), küresel ısınmanın 2°C derecenin altında tutulmasına ve hatta 1,5°C ile sınırlandırılmasına yönelik stratejilerinin çok az sayıdaki ülke tarafından uygulamaya geçirildiğini ortaya koydu.

CCPI’ye göre, yenilenebilir enerji alanında (özellikle de daha önceleri yenilenebilir enerji payı düşük olan ülkelerde) devam eden büyümeye ve rekabet ortamına rağmen, hükümetlerin büyük kısmı fosil yakıt kullanımının kademeli olarak sonlandırılması konusunda yeterli siyasi irade sergilemiyor. Bundan dolayı da çoğu ülkede, uzmanlar tarafından yapılan politika değerlendirmelerinin sayısı geçen yıllara kıyasla azaldı.

İklim Değişikliği Perfomans Endeksi 2019’un ilk üç sırasına hala hiç bir ülke layık görülmedi. Zira ne incelenen 56 ülke, ne de AB’nin genel performansı küresel ısınmayı 2°C derecenin oldukça altında tutma patikasında değil. Toplama bakıldığında, ülkelerin ne sergiledikleri iddia düzeyinin ne de uygulama düzeyinin yeterli olmadığı görülüyor.

Araştırmadan birkaç çarpıcı bulgu ise şöyle:

Değerlendirilen 56 ülkeden 46’sında 2011-2016 arası emisyonlar azalmasına rağmen, mevcut emisyonlar 3°C’nin üzerinde bir küresel ısınma patikasında ilerliyor.
Sıralamada geçen sene olduğu gibi ilk üç sıra boş bırakıldı, çünkü incelenen hiçbir ülkenin ve AB’nin performansı Paris Anlaşması hedefleri ile uyumlu değil.
Sıralamada başı İsveç ve Fas çekiyor. Özellikle gelişmekte olan ekonomi Fas’daki yenilenebilir enerji kurulumları dikkat çekici
G20 ülkelerinin 8’inin performansı “çok düşük” notu aldı (Türkiye, ABD, Avustralya, Japonya, Kanada, Kore Cumhuriyeti, Rusya ve Suudi Arabistan)

Türkiye tüm genel performansıyla bu sıralamada çok düşük ülkeler arasında 50’inci sırada yer buldu. Türkiye’nin karbon emisyonları performansı ise düşük notuyla bu kategoride 37’inci sırada bulunuyor.

Türkiye’nin en iyi performans gösterdiği alan ise yenilenebilir enerji başlığı oldu. Türkiye, G20 ülkeleri arasında Brezilya ile birlikte bu kategoride “yüksek” notu alan iki ülkeden biri oldu. İklim politikaları ise en kötü not alınan kategori olarak görünüyor. Türkiye’nin çalışmadaki son kategori; enerji kullanımında da çok düşük notu aldı.

 

Kaynak :Artıgerçek

İlginizi çekebilir