Piranesi’nin Muhteşem Harabeleri

Giovanni Battista Piranesi (1720-1778) gravür sanatı tarihinin en büyük ustalarından sayılıyor. O asıl mimar ve mesleğinin dünyada bir devrim yaratabileceğine, insanların hangi mekânlarda nasıl yaşadıklarını dönüştürebileceğine inanıyor. İdeali, mimarlık sayesinde Roma’ya eski ihtişamını iade etmek. Modern zamanlarda böyle bir tutku, “ütopya” ya da “fantezi” olarak tanımlanıyor. Oysa Piranesi’nin yaşadığı rasyonalizm öncesi çağda, insanın kendi yaratıcı tasavvuruna göre bir dünya kurması gayet makul bir tutku olarak görülüyor. Geriye pek çok gravür bırakan Piranesi tam da bunu başarıyor. Hayal ettiği dünyanın mimarlığını çiziyor.[1]

Piranesi birçok gravür dizisi yaptı. Bu gravürler, 18. yüzyılda bütün Avrupa’dan, özellikle de İngiltere’den Roma’ya akan mimarların en gözde koleksiyonlarını oluşturdu. Rönesans’ın “kâğıttan müze”leri sayıldılar. Antik uygarlığın alegorileriydi Piranesi’nin çizimleri. O nedenle düşünce dünyasında da ilgi uyandırdılar.

İpek Ek, “18. Yüzyılda Bozulan Ezber: Piranesi” makalesinde “Piranesi’nin mimari düşüncesindeki en önemli niteliğin, ‘metnin görselleşmesi’ olduğunun” iddia edilebileceğini yazıyor: “Nitekim tüm tasarımları, mimarlık üzerine temel argümanını ‘dillendirmek’ amacındadır.” Bu argümanı, Roma mimarlığının kökeninin Etrüsk’e, Etrüsk’ün köklerinin de Mısır’a dayanmasıdır. “Roma’nın ve dolayısıyla Avrupa mimarlığının kökenini, Doğu’daki bir ülkeye, Mısır’a dayandırmak, Batı Doğu’dan türedi demek, dönemin aydınlanmayı bekleyen zihinleri için oldukça güçtü. Piranesi’nin argümanı ezberleri bozmuştu.”[2]

Piranesi’nin Hapishane (Carceri) dizisi diğerlerinden bambaşkadır: “ezici hacimdeki kütleler, bu kütlelerin yer yer fizik kurallarına aykırı hareketleri, sonsuzluğa kapı açan mekânlar, arada ve araftaymış gibi dolaşmaktan bezgin düşen insan figürleri…”[3] “Karanlık bir ruhun” yansımaları olan bu “cehennemî mimari”, ilerde romantik sanatı ve ondan esinlenen Baudelaire gibi modernistleri Piranesi’ye hayran bırakacaktır. Hapisane gravürlerinin, Aldous Huxley’ye göre “insan ruhunun fiziksel ve metafiziksel derinliklerinde var olan şeylere –apati ve kargaşaya, kâbus ve korkuya, anlayamama ve panik şaşkınlığa– referans veren tek bir sembolün çeşitlemelerinden oluştuğu âşikardır”.[4] [AA]

Carceri d’invenzione – Hayalî Hapishaneler

[1] Bkz. Luigi Ficacci, Piranesi-Etchings (Köln: Taschen, 2006) s. 7.

[2] İpek Ek, “18. Yüyılda Bozulan Ezber: Piranesi”, Arzu Mimarlığı, Mimarlığı Düşünmek ve Düşlemek” (İstanbul: İletişim/SanatHayat, 2012) s. 19-22.

[3] A.g.e., s. 25.

[4] Aktaran, a.g.e., s. 26.

Kaynak: E-SKOP

İlginizi çekebilir