Paris-Ankara hattında Fabien Azoulay krizi

Türkiye’de GBL adlı bir cinsel uyarıcı satın aldığı gerekçesiyle 20 yıl hapse mahkum edilen ve kötü muameleye maruz kalan Fransız vatandaşı Fabien Azoulay’nin durumu, Türkiye ve Fransa’yı yeni bir krizin eşiğine getirdi.

Kayhan Karaca

İstanbul’u ziyareti sırasında internet üzerinden GBL adlı cinsel uyarıcı satın alan Fabien Azoulay isimli Fransız vatandaşı hakkında Türkiye’deki mahkeme tarafından hükmedilen mahkumiyet cezasının Fransa’da infazı için kampanya başlatıldı. Konu, Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron ve Fransız Dışişleri’nin de gündemine taşındı. Ankara ise Paris Büyükelçiliği aracılığıyla nakil başvurusunun öncelikli olarak incelemeye alındığını duyurdu.

Olay, ABD’nin New York kentinde lüks bir SPA işleten ve aynı zamanda ABD vatandaşı olan Fabien Azoulay’nin turizm ve saç ektirmek için 2017’de İstanbul’a gelmesiyle başladı. Bu sırada internet üzerinden Litvanya’daki bir şirketten, kısaca GBL olarak bilinen GammaBütiloraktan adlı cinsel uyarıcıdan sipariş etti. Teslimat adresi olarak da İstanbul otelinin adresini verdi. Koliyi gümrükte tespit eden polis, Azoulay’i kaldığı otelde gözaltına aldı. Azoulay, kısa süre içinde çıkarılıp yargılandığı mahkeme tarafından “uyuşturucu ticareti ve ithalatı” suçları temelinde 20 yıl hapis cezasına mahkum edildi. Bu ceza daha sonra 16 yıl 8 ay hapse dönüştürüldü ve temyizde de onandı.

Cezaevinde şiddet

Avukatlarının aktardığına göre ilk etapta İstanbul’da bir cezaevine yerleştirilen Azoulay yaklaşık 60 mahkumu barındıran kalabalık bir koğuşta kaldı, eşcinsel ve Yahudi kimliği nedeniyle şiddet gördü ve bazı mahkumlar kendisine zorla namaz kıldırmak istedi. Kötü muameleye maruz kaldığı belirtilen Azoulay’nin üzerine Kasım 2019’da bir mahkum tarafından kaynar su döküldüğü, yüzü, ensesi ve kısmen göğsünün yandığı ifade ediliyor. Azoulay’i “onursuz bir kişi olduğu için yaktığını” itiraf eden mahkumun bir yıl hapis cezasına mahkum edildiğini belirten avukatlar, bugün 43 yaşında olan müvekkillerinin bu olay sonrasında ise Giresun’da başka bir cezaevine nakledildiğini belirtiyor.

Avukatlar daha sonra Fransa ve Türkiye’nin 1980’li yıllardan bu yana taraf oldukları “Hükümlülerin Nakline Dair Avrupa Sözleşmesi” kapsamında, Azoulay’nin mahkumiyetinin kalan infaz süresinin Fransa’da devamı amacıyla Mayıs 2019’da nakil başvurusunda bulundu. Ancak başvuruya bugüne kadar yanıt gelmemesi üzerine Azoulay için bu hafta bir kampanya başlatıldı. Kampanya kapsamında Fransa Cumhurbaşkanı ve Fransız Dışişleri Bakanlığı’na başvurularak konunun Ankara ile diyalogda gündeme getirilmesi istendi.

Fransız medyasında yankı buldu

Avukatların Azoulay’in gördüğü şiddeti “eşcinsel ve Yahudi kimliğiyle” ilgili olduğunu söylemesi Fransız medyasında geniş yankı buldu.

Haftalık Le Nouvel Observateur dergisi, The Hexagon Society adlı Fransız-İngiliz düşünce kuruluşunun kurucusu ve Fabien Azoulay Destek Komitesi Başkanı Sophie Wiesenfeld’in “Azoulay’nin ailesi kendisini Giresun’daki cezaevinde ziyaret edemiyor, zira bölge cihatçılar tarafından çevrilmiş durumda ve tehlikeli” ifadelerine yer verdi.

Bernard Henri-Levy de devrede

Fransa’nın ünlü düşünürlerinden Bernard Henri-Levy de konuyu bu hafta Le Point dergisindeki köşesinde Türkiye’nin yeni Paris Büyükelçisi Ali Onaner’e doğrudan hitap ederek gündeme taşıdı. Azoulay vakasını “Midnight Express” filmine benzeten Henri-Levy, Azoulay’nin Türk-Fransız ilişkileri denkleminden çıkarılması mesajını verdi.

Bernard Henri-Levy Bernard Henri-Levy

Azoulay’nin avukatları da “Türk-Fransız ilişkilerindeki diplomatik çıkmazın faturasının müvekkillerine kesilmemesi” çağrısında bulunuyor.

Türkiye’nin Paris Büyükelçisi Onaner ise Fransız basınına yaptığı açıklamada, Azoulay’nin ilk tutuklu olduğu cezaevinde bazı mahkumlardan kötü muamele gördüğünü doğruladı. Bu muameleyi “kabul edilemez” olarak tanımlayan Onaner, cezaevi yetkililerinin derhal önlem aldığını ve Azoulay’ın daha az mahkumla beraber olduğu yeni bir cezaevine (Giresun) gönderildiğini belirtti. Günümüz Türkiyesi’nde tutukluluk koşullarının “Avrupa ortalaması ve üstünde olduğunu” dile getiren Onaner, her yabancı mahkumun cezasını ülkesinde çekmek için başvuruda bulunmaya hakkı olduğunu söyledi.

Azoulay’nin avukatlarının Fransa’ya nakil başvurusunu Türkiye’nin reddettiği imajı yaratmalarını eleştiren Onaner, bu tür işlemlerde resmi formalitelerin tamamlanmasının yaklaşık üç yıl aldığını kaydetti.

Fransız Cumhurbaşkanlığı ise henüz konuya ilişkin açıklama yapmazken Fransız Dışişleri “dosyayı yakından takip ettiğini” söylüyor.

Fransa’da GBL çözücü bir madde olarak sanayide kullanılabiliyor. Ancak uyarıcı veya uyuşturucu olarak kullanımına 2011 yılından bu yana Fransız yasalarında 3 yıldan 5 yıla varan hapis ve 45 bin eurodan 75 bin euroya kadar para cezası veriliyor.

Kaynak: Deutsche Welle TR

İlginizi çekebilir