Pandemide hastaneye ulaşamayan ilaçlarını cebinden aldı

Sağlık Bakanlığı Türkiye İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumu Ekonomik Değerlendirmeler ve İlaç Tedarik Yönetimi Daire Başkanlığı tarafından hazırlanan Türkiye İlaç Pazarı Gözlem Raporu’na göre pandemi döneminde en çok kullanılan ve satılan ilaçların bedelinin yüzde 30’unu hastalar kendi bütçelerinden karşıladı.

İstanbul Tabip Odası yönetim kurulu üyesi Dr. Güray Kılıç, “Kamu sağlık hizmetlerine ulaşamayanlardan parası olanlar özel sağlık kuruluşlarına yönelirken, olmayanlar sağlık hizmetlerinden mahrum kaldı. İlaçları cepten ödeme yaparak satın alabildiler” dedi.

Fotoğraf: Reuters

Rapora göre 2020 yılında ülke genelinde toplamda satılan ilaçların yüzde 22,32’sini, kutu satış hacmi açısından ilk 20’ye giren ilaçların yüzde 30’unu hastalar ödedi. Toplamda satılan ilaçların yüzde 76,57’sini Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) karşılarken, özel sigortalar tarafından karşılanan ilaçların oranı yüzde 1.1 oldu.

2015-2020 yılları arasında pazardaki ilaçların kutu başı ortalama fiyatları düzenli olarak artış gösterdi ve 2020 yılında 22,21 TL’ye ulaştı. Kutu başı ortalama fiyatın 8,62 TL olduğu 2015 yılından 2020 yılına yüzde 157,66’lık bir artış gözlendi.

‘Randevu almak neredeyse olanaksız hale geldi’

İstanbul Tabip Odası Yönetim Kurulu üyesi Dr. Güray Kılıç ve Dr. Ergün Demir’in değerlendirmesine göre pandemi döneminde, kamu sağlık kuruluşlarından kolayca randevu alınamadı ve sağlık hizmetlerine yeterince erişilemedi. Salgınla birlikte kamu hastanelerinin neredeyse tamamı pandemi hastanesi ilan edilmiş ve zorunlu olmayan (elektif) vakalar ertelenmişti.

Dr. Kılıç, şunları kaydetti: “Riskli gruplara yönelik sağlık hizmetlerine erişimde bir planlama yapılmadı. Bu durum, kamu hastanelerinde özellikle metropollerde belirli branşlarda randevu almayı neredeyse olanaksız hale getirdi.

Kamu sağlık hizmetlerine ulaşamayanlardan parası olanlar özel sağlık kuruluşlarına yönelirken, parası olmayanlar sağlık hizmetlerinden mahrum kaldı. Rapor gereksinim duyulan ilaçları ancak cepten ödeme yaparak satın alabildiklerini gösterdi.”

Daha fazla fiyat farkı ödenecek

SGK’nın ödediği ilaçlar için, ilaç ve reçete katılım payı ile eşdeğer ilaç fark ücreti ödeniyor. Eylül ayındaki değişiklikle eşdeğer ilaç taban fiyat uygulamasının yüzde 10’dan yüzde 5’e düşürüldü.

Böylece eşdeğer ilaçlara en az  yüzde 5 daha fazla fiyat farkı ödemesi getirildi. Ayakta tedavide sağlanan ilaçlar için ilaç bedelinin kurumdan gelir ve aylık alanlar ile bakmakla yükümlü oldukları kişiler için yüzde 10, diğer kişiler için yüzde 20’si oranında kurum katılım payı alınıyor.

Dr. Kılıç, şöyle devam etti: “Reçete katılım payı her bir reçete için, üç kutuya kadar (üç kutu dâhil) temin edilen ilaçlar için üç TL, üç kutuya ilave temin edilen her bir kutu ilaç için bir TL reçete katılım payı tahsil ediliyor. Eşdeğer ilaç uygulaması, aynı endikasyon için kullanılabilecek aynı etken maddeyi içeren ürünlerin benzer dozaj formları arasında fiyat karşılaştırması esasına dayanır.

Eşdeğer ilaçlarda SGK’nın ödeyeceği tutardan daha pahalı bir ilaç tercih edilirse farkı hasta ödüyor. Elden ödeme, ilaç ve reçete katılım payı ile eşdeğer ilaç fark ücreti birlikte değerlendirildiğinde ilaç ödemelerinin önemli bir kısmının vatandaş tarafından ödendiği görülüyor.”

‘Başka ilaç grupları da keyfi olarak geri ödeme kapsamından çıkarılacak’

Sosyal Güvenlik Kurumu, 8 Eylül 2021 tarihinde reçetelerle yazılan 52 ilacı geri ödeme listesinden çıkarmıştı. Sağlık Bakanlığı ise 16 Ekim’de aralarında kas ve eklem ağrıları için kullanılan sprey ve kremlerin de yer aldığı 39 ilacın piyasadan toplatılmasına karar verildiğini duyurdu.

Dr. Demir, söz konusu gelişmeler için şunları söyledi: “Bu gelişmeler ve son rapordaki veriler, önümüzdeki günlerde başka ilaç gruplarının ve sağlık hizmetlerinin keyfi olarak geri ödeme kapsamından çıkarılacağına işaret ediyor. Yapılan sağlık hakkını daraltmak, ilaca erişimi zorlaştırmak ve cepten harcamasını artırmak anlamına geliyor.”

Kaynak: DİKEN – Mesude Erşan

İlginizi çekebilir