PANDEMİ BİTMEDİ (27 Eylül 2021)

Dünya Sağlık Örgütü’nün üst düzey isimlerinden Dr. Maria Van Kerkhove, Delta varyantınıN Mu varyantından çok daha bulaşıcı olduğunu söyledi. Kerkhove, “Hem Delta hem de Mu varyantlarının görüldüğü ülkelerde Delta varyantı çok daha baskın halde. Kolombiya’da Mu varyantı ön planda fakat her iki varyantın da bulunduğu ülkelerde Delta varyantı Mu varyantını geri planda bırakıyor” dedi. Van Kerkhove, “Şu an Mu varyantı 50 ülkede tespit edildi ve Güney Amerika’daki vakaların da yaklaşık yüzde 30’una denk geliyor. Şu an Delta varyantı en çok yayılan varyant halinde. 185’ten fazla ülkede görüldü. Delta varyantı daha fit. Çok daha fazla bulaşıyor ve diğer virüslerin yerini alıyor” dedi.

***

Hacettepe Üniversitesi koordinatörlüğünde yürütülen yerli aşı Turkovac’ın Faz-3 çalışmalarında bir süre görev yapıp ayrılan Tıp Fakültesi Enfeksiyon Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Murat Akova, daha önce Faz-3 çalışmalarında yer aldığı Sinovac ile Turkovac’ı kıyasladı. Prof. Dr. Akova, Turkovac’ta Faz-3 çalışmasının şu anda 5 merkezde binin üzerinde gönüllü üzerinde devam ettiğini söyledi. Akova “Şu ana kadar bildiğim kadarıyla Turkovac aşısında herhangi bir yan etkiyle karşılaşılmadı” dedi.

***

Aşı karşıtları sosyal medya üzerinden Sancar’a tepki gösterdi: “Sana bunu deme bilgisini kim veriyor?” “Aşı karşıtı olmak mantıklı bir tutum değil” ve “Kanun zorlamasa bile aşı olmak gerek, yoksa başkasını tehlikeye sokuyorsunuz. Buna hakkınız yok”ifadelerini kullanan Sancar’a sosyal medya üzerinden “genetik” dersi verildi. Bazı kullanıcılar Nobelli bilim insanını “boş yapmakla” itham etti.

***

Kamuda Covid-19 pozitif veya temaslı personelin zorunlu izolasyonunda 7 günü aşan rapor süreleri için maaştan kesinti yapılmaya devam ediliyor. Uyarılara karşın bugüne dek uygulanan kesintiler de iade edilmiyor. Özellikle adliyelerde hasta ya da temaslı personelin maaşından kesinti yapılmaya devam edildiği öğrenildi. Oysa Adalet Bakanlığı Strateji Geliştirme Başkanlığı kesinti yapılmaması gerektiğini belirten yazı yayımlamıştı.

***

Türkiye’de salgın hala kontrol altına alınamadı. Yeni vaka bildirimi yüksek hızda devam ederken, günlük can kaybı artmaya devam ediyor. Son 24 saatte yeni vaka sayısı 25 bin 861 kişi ve Covid-19 nedeniyle hayatını kaybedenlerin sayısı 228 kişi. Toplam vaka sayısı 7 milyon 40 bine yaklaşırken toplam can kaybı ise 63 bin 166 kişiye yükseldi. Günlük test sayısı 341 bin civarında. Aktif hasta sayısı yeniden artışa geçti, 479 bin 59 aktif hastaya sahibiz. Azalmakla birlikte mevcut aktif hasta sayımız bulaş tehdidinin devam edeceğini gösteriyor.

***

Hürriyet gazetesi yazarı Nuray Babacan, “Pandemili bir kışa daha girmeye hazırlanırken, koronavirüsün bizi terk edeceğine ilişkin umutlar azaldı. Şimdi Ankara’da, bunca mücadele kararına karşın, ölüm oranlarının neden yüksek olduğuna kafa yoruluyor. Yeni analizler, temaslı takibi ve ön izlemenin eskisi gibi işlemediği yönünde.” ifadesini kullandı. Babacan,“Sorun, her gün 30 bine yakın vaka, 250 ölüm haberlerinin normalleşmesi. Başkentte aşılama oranları, PCR zorunluluğu, kapalı mekânlar için konulan yeni kurallara rağmen ölüm oranlarının beklenenden fazla olduğu konuşuluyor. Birkaç neden üzerinde duruluyor. Birincisi, takip ve filyasyon süreçlerinin eskisi gibi işlememesi. Sağlık Bakanlığı, deltaya göre takip sistemini yenilediğini açıklasa da temaslı takibi, uyarı mekanizması, izolasyon gibi konulara yeterince dikkat edilmediği öne sürülüyor.” değerlendirmesini yaptı. Babacan şu ifadeleri kullandı:  “Dolayısıyla hastalar sağlık kuruluşlarına başvurduğunda ağırlaşmış oluyorlar ve yoğun bakım süreci başlıyor. Diğer bir neden ise tek doz aşılıların aşırı güven duygusu. Bu kişiler, çok rahat davranıyor. Zira, yoğun bakım başvuruları arasında ilk sıralarda aşısızlardan sonra tek doz aşılılar geliyor. Özellikle tek doz aşılı 65 yaş üstüyle sorun yaşanıyor. Aynı oranda vakası olan ülkelerle kıyaslandığında ölüm oranlarının fazla olduğu bir gerçek. İşte rakamlarla kendi gerçeğimiz: Aşı hakkı olup aşısını yaptırmayanların oranı yüzde 20. Pozitif test oranında artış maalesef yüzde 8’i aştı. İlkbaharda 10 bin vakada 74 olan ölüm oranı, sonbaharda on binde 82’ye ulaştı. Son bir ayda vaka sayısı yüzde 17 arttı.
Bu rakamlarla kışa giriyoruz, biraz ciddiyet lütfen!”

***

Sahadaki sağlık çalışanlarının da bakanın açıklamalarını sosyal medyadan gördüğünü belirten SES Ankara Şubesi Eş Başkanı Kubilay Yalçınkaya, “Biz sağlık emekçilerinden şunu duyuyoruz: Mesela bakan o gün sosyal medyadan aşı yaşının 18’in altına düştüğünü açıklıyor ama sağlık emekçilerinin eline bununla ilgili bir bilgi, belge gelmiyor” ifadelerini kullandı. Bakanın daha planlı hareket etmesi gerektiğinin altını çizen Yalçınkaya, “Mesela İstanbul için aşılama planınız farklı olur, aşılamanın düşük olduğu doğu illeri için farklı olur. Bu şekilde planlar çıkartırsanız yönetim daha sağlıklı olur. Yoksa ‘20 bin altına’ hedefi maske-mesafe kuralının ötesine geçmez. Ancak bakan bu işi yapıyormuş gibi görünmeye çalışıyor” diye konuştu.

***

‘18 yaş üstü nüfusta ikinci doz aşı uygulananların oranı yüzde 70,18, birinci doz aşı yapılanların oranı yüzde 86,10 olarak kayıtlara geçti. Türkiye’de bugüne kadar uygulanan toplam aşı sayısı 107 milyon 840 bin 404’e yükseldi. Kovid-19 salgınıyla mücadele kapsamında son 24 saatte 198 bin 481 doz aşı uygulandı. En az iki doz aşı uygulananların oranı en yüksek 10 il Kırklareli, Amasya, Muğla, Eskişehir, Çanakkale, Ordu, Edirne, Balıkesir, Burdur ve İzmir oldu. En az iki doz aşı yapılanların oranı en düşük iller ise Şanlıurfa, Mardin, Bitlis, Batman, Muş, Diyarbakır, Siirt, Ağrı, Bingöl ve Şırnak olarak sıralandı’’

***

Bakanlığın il bazında çift doz aşılama verilerinin paylaşımında hata yaptığını söyleyen Türk Tabipleri Birliği İkinci Başkanı Dr. Ali İhsan Ökten, “Türkiye’de çift doz aşılamanın yüzde 70’e yaklaştığı gösteriliyor. Ancak o oran 18 yaş üzeri için geçerli. Oysa biz aşı yaşını 12 yaşa indirdik, bu oranın toplam nüfus üzerinden verilmesi gerekir. Bizim tarif ettiğimiz gibi hesaplandığında Türkiye’de iki doz aşılama oranı yüzde 50’nin biraz üzerinde. Hedefimiz toplumun en az yüzde 85’ini aşılayarak toplumsal bağışıklığı sağlamak” diye konuştu.

***

Bilim Kurulu üyelerinin büyük çoğunluğu son yaklaşık iki aydır sağlık çalışanları, eğitim emekçileri ve toplu taşıma şoförleri gibi birçok meslek grubu için Covid-19 aşısının zorunlu olmasını önermeye devam ediyor. Bilim Kurulu Üyeleri, birçok ülkenin aşının bazı meslek grupları için zorunlu olduğunu da belirtiyor. Sağlık Bakanı Fahrettin Koca ise Bilim Kurulu üyelerine, “İkna ederek aşılamanın daha doğru olacağı” yanıtını veriyor ve Sağlık Bakanlığı da zorunlu aşı yerine aşıya özendirecek politikalar uygulamaya çalışıyor.

***

Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Enfeksiyon Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Murat Akova, çocukların aşılanması tartışmaları için de “Şu anda dünyanın farklı ülkelerinde yapılan çalışmalar var. Bunlardan bir tanesi Pfizer/BionTech firmasının 5-12 yaş arasındaki çocuklara aşı uygulanmasını kapsayan çalışma. Henüz yayımlanmadı, o veriler Amerikan Sağlık Otoritesi’ne sunuldu. Sonuçları görmedik. Gerek Amerikan Sağlık Otoritesi gerekse bilimsel bir dergide yayımlanıp hakem eleştirisinden geçtikten sonra bu konuda daha kesin bir yargıya varmak mümkün. Ön izlenim öyle ki, bu yaş grubunda aşı etkili ve takip süresi içerisindeki tabii kısa süreli takip, güvenlik ve yan etki açısından ciddi bir sorun yokmuş gibi gözüküyor. Eğer bu kanıtlanırsa, benzer aşılarla mesela Çin’de yapılan çalışmalar var. Oradaki çalışmalarda aşı yaşının 2 yaşa kadar indiğini görüyoruz. Eğer bunlar da bilimsel olarak kanıtlanır, başka bilim adamlarının eleştiri süzgecinden geçer ve doğru olduğu kabul edilirse, o zaman öyle anlaşılıyor ki kısa bir süre sonra aşı yaşının 2 yaşa kadar indiğini görebileceğiz. Eğer aşı yaşı daha da aşağı iner ve toplumda yaygın bir duruma gelirse o zaman pandemi kontrolünde önemli bir adım atılmış olacaktır” diye konuştu.

***

Prof. Dr. Alpay Azap, özellikle risk grubundakilerin grip aşılarını yaptırmalarını hatırlattı. Enfeksiyon hastalıkları ve klinik mikrobiyoloji uzmanı Prof. Dr. Azap, Covid-19 aşılarının grip veya zatürre aşılarından önce, sonra veya eş zamanlı olarak güvenle uygulanabileceğini söyledi. Prof. Dr. Azap, buna rağmen, yan etki gelişmesi durumunda hangi aşıya bağlı olduğunun anlaşılması ve kayıtların doğru tutulabilmesi için arada 14 gün süre bırakılmasını önerdi. Prof. Dr. Azap, şunları kaydetti: “Grip aktivitesinde henüz bir artışla karşılaşmadık. Ekim ortasından sonra vakalar görmeye başlarız. Kasım ortasında yoğunluk başlar. Her virüsün sevdiği hava ve iklim koşulu var. Daha uzun süre dayanıklılığını koruduğu, insanlara daha kolay bulaştığı koşullar bunlar. Grip virüsleri genellikle daha soğuk ve kuru havayı seviyor. Türkiye’de ekim ortasından, havaların ısındığı mart sonuna kadar vakalar görüyoruz.’’ Nezle ve grip virüslerinin esas olarak çocuklarda çok hastalık yaptığını hatırlatan Prof. Dr. Azap, şöyle devam etti: “Geçen seneye göre daha çok görmeyi bekliyoruz. Çocuklar bu virüsleri erişkinlere bulaştırır. Solunum yolu virüsleri içinde grip önemli. Çünkü grip virüsleri, bazı kişilerde çok ağır seyredebiliyor. Özelikle 65 yaşın üzerindekilerde ağır seyir ve ölüme yol açabiliyor. Gebeler de riskte ikinci sırada. Bağışıklık sistemi baskılanan, kalp ve akciğer hastaları, morbit obezler ve küçük çocuklarda ağır seyirler ve ölümle karşılaşabiliyoruz. Dolasıyla tüm bu riskli gruplara grip aşısını öneriyoruz.”

Dünya Sağlık Örgütü (WHO) ve Bağışıklama Danışma Komitesi (ACIP) gibi kurum ve kuruluşlarınla griple ilgili önerilerini, “Grip olmak istemeyen herkes aşılanmalı” şeklinde güncellediğini söyleyen Prof. Dr. Esin Davut Şenol, şöyle konuştu: “Ancak hastalığın çok daha ölümcül seyrettiği bazı risk grupları tanımlandı. Aşı tedarik sorunu yaşanabileceğinde bu risk gruplarına öncelik vermek gerekiyor. Ciddi seyir ile giden ve ölümlere yol açan en önemli sorun, zatürree. Bu nedenle grip aşısını öncelikle, zatürree gelişimi riski yüksek olan ileri yaştakiler (65 yaş ve üstü), kronik hastalıkları bulunanlar, bağışıklığı baskılananlar ve gebeler yaptırmalı.”

***

Covid-19 vakaları düşüş eğilimine girse de halen yüksek hızda devam ediyor. Farklı coğrafyalarda pandemi sık görülmeye, sık öldürmeye ve yaşamı altüst etmeye devam ediyor. Toplam vaka sayısı 232 milyon 580 bine, Covid-19 nedeniyle hayatını kaybedenlerin sayısı ise 4 milyon 762 bine yaklaştı. Aktif hasta sayısı 19 milyonun altında devam ediyor, dün itibarıyla 18 milyon 618 bin civarında aktif hastaya sahibiz. Düşme eğilimi de olsa hala yüksek aktif hasta sayısı bulaş tehdidinin ciddi olduğunu gösteriyor.

Küresel düzeyde son 24 saatte 323 bin 857 kişiye Covid-19 tanısı konurken 4 bin 969 kişi Covid-19 nedeniyle hayatını kaybetti.. Ülkelere göre yeni vaka sayısı şöyle: İngiltere (32.4 bin), Hindistan (27 bin), Türkiye (25.9 bin), ABD (24.3 bin),  Rusya (22.5 bin), Filipinler (20.8 bin), İran (13.8 bin), Malezya (13.1 bin), Tayland (12.4 bin) ve Vietnam (10 bin). Hafta sonu ciddi düşüş gösteren vaka sayısı sağlık hizmetlerine erişim, test yaptıramama ve bildirimde yaşanan sorunlar kaynaklı… Bu düşüş pazartesi gününe de yansıyor. Haftanın ilerleyen günlerinde gerçek tablo görünür hala geliyor.

Not: Dünya ve Türkiye Covid-19 istatistiklerini Worldmeter sitesine göre vermeye devam ediyoruz. Her gün paylaştığımız veri bir gün önceye ait olup ülkelerin bildirimlerine göre şekilleniyor. Veriyi her gün sabit saatte (sabah 07.00) alıyoruz.

 

 

 

İlginizi çekebilir