PANDEMİ BİTMEDİ (20 Ocak 2022)

Pandemi Gündemi

Çokuluslu Hollanda bankası ING, yasadışı ABD ambargosuna boyun eğdi. Küba’nın aşı enternasyonalizmini desteklemek üzere yola çıkan İlerici Enternasyonal (İE)delegasyonuna yollanan tüm bağışları bloke etti.  Diğer bankaların da aynı yolu izleyecekleri anlaşılıyor. İE Genel Koordinatörü David Adler olayı “ABD ambargosunun Küba’ya yönelik geniş kapsamlı sonuçlarından biri” olarak yorumladı.

***

İngiltere Başbakanı Boris Johnson, ülkede Covid kısıtlamalarının 27 Ocak’ta gevşetileceğini açıkladı. Johnson, kabine toplantısı sonrası Avam Kamarası’nda yaptığı konuşmada, izolasyonla ilgili düzenlemelerin 24 Mart’a kadar geçerli olduğunu hatırlattı ve bu kuralların bir daha yenilenmesini beklemediğini söyledi. Johnson, “Yakında insanların kendilerini karantinaya alması uygulaması da tamamen kalkacak” dedi.

***

ABD Başkanı Joe Biden yönetiminin 500 milyon korona virüsü (Covid-19) testinin ücretsiz dağıtımı planı bugün uygulamaya geçti. Ülkede ihtiyaç duyan herkes, posta ücreti ödemeden 4 ücretsiz Covid-19 testi sipariş edebilecek.

***

Çek Cumhuriyeti’nin en eski folk müzik gruplarından Asonance’ın 57 yaşındaki solisti Hana Horka, aşı olmayı reddedip ‘bağışıklık belgesi’ alabilmek için kasten yakalandığı Covid-19 nedeniyle öldü. Horka’nın, aşılı olan oğlu ve eşinin virüsü kapmasının ardından onlardan bilerek uzak durmadığı ancak hastalandıktan kısa süre sonra öldüğü açıklandı.

***

Dünya Sağlık Örgütü Başkanı Dr. Tedros Ghebreyesus, koronavirüs salgınının sona ermediğini söyledi. Ghebreyesus, dünya liderlerini, baskın Omicron varyantının çok daha hafif olduğu ve virüsün yol açtığı tehdidi ortadan kaldırdığı algısına karşı uyardı.  Omicron vakalarının küresel düzeyde “inanılmaz şekilde arttığını” belirten Ghebreyesus, yeni varyantların ortaya çıkabileceğini belirterek bu yüzden temas takibin yaşamsal önemde olduğunu vurguladı.

***

Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ), Covid-19 salgınının “Uluslararası Halk Sağlığı Acil Durumu” şeklinde nitelendirilmesine devam edilmesi yönünde karar aldı. Örgütten yapılan yazılı açıklamada, 13 Ocak’ta toplanan Acil Durum Komitesinde alınan kararlar paylaşıldı. Açıklamaya göre, toplantıda, Covid-19’un Omicron varyantıyla mücadele, endişe verici varyantlara yol açan unsurlar, Covid-19’u teşhis yöntemlerinin evrilmesi, aşılama yöntemleri ve salgının takip edilip araştırılmasında küresel alanda Tek Sağlık yaklaşımının gerekliliği ele alındı.

***

Hollanda’da Covid önlemleri kapsamında kültür-sanat sektörünün faaliyetleri durduruldu. 70’ten fazla tiyatro ve konser salonu, bir günlüğüne kuaför, masaj ve güzellik salonuna dönüştürüldü. Bugün müzelerde yoga ve zumba dersi veriliyor. Bu, Covid önlemleri kapsamında kuaför ve güzellik salonları ile kursların açılmasına izin verilmesine rağmen kültür-sanat sektörünün faaliyetlerinin durdurulmasına yönelik protestonun bir parçası.

Pandeminin Seyri

Omicron varyantı tüm dünyayı sallamaya başladı. Omicron varyantının yarattığı patlama ile küresel düzeyde toplam vaka sayısı kısa sürede 340 milyona dayandı.  Covid-19 nedeniyle hayatını kaybedenlerin sayısı ise 5 milyon 583 binin üzerine çıktı. Aktif hasta sayısı da 60 milyonun üzerine çıktı… Kısa sürede ciddi yükseliş gösteren  aktif hasta sayısı bulaş tehdidinin ne kadar ciddi olduğunu gösteriyor. 

Son 24 saatte yeni vaka sayısı  3.5 milyon civarında… Covid-19’a bağlı ölüm sayısı ise 8 bin 832 kişi oldu. Günlük vaka sayısının 100 binin üzerine çıktı 9 ülke var ABD (710.9 bin), Fransa (436.2 bin), Hindistan (317.5 bin), Brezilya (205.3 bin), İtalya (192.3 bin), İspanya (157.9 bin), Arjantin (128.3 bin), Almanya (122 bin) ve İngiltere (108.1 bin). 

Bu ülkeleri 20-100 bin aralığında vaka ile şu ülkeler izliyor:  Avustralya (75.1 bin),  Türkiye (72.6 bin),  Portekiz (52.5 bin), Meksika (49.3 bin), Hollanda (38.2 bin), Belçika (37.4 bin),  Danimarka (36.5 bin), Rusya (33.9 bin), İsrail (30.8 bin), Polonya (30.6 bin), Japonya (29.9 bin), Çekya (28.5 bin), Avusturya (277 bin), Kolombiya (27.6 bin), Kanada (24.5 bin), Filipinler (23 bin) ve Yunanistan (20.1 bin). Günlük vaka sayısının 10-20 bin aralığında olduğu 15 ülke var. Omicron varyantı tüm kıtalarda etkisini sürdürüyor.

***

Türkiye’de son 24 saatte 72 bin 615 kişiye Covid-19 tanısı kondu. Covid-19 nedeniyle hayatını kaybedenlerin sayısı ise176 kişi. Toplam vaka sayısı 10 milyon 665 bine yaklaşırken toplam can kaybı ise 85 bin 253 kişiye yükseldi. Ne yazık ki Ağustos sonu başlayan Delta varyantına bağlı pik kontrol alınamamış, bunun üzerine daha da fazla bulaştırıcı olan Omicron varyantı eklenmiştir. PCR test zorunluluğunun kaldırılmasına rağmen günlük test sayısı hala yüksek, 412 binin üzerinde. Testin yaygın olarak yapılmasının günlük vaka sayısında ciddi artışa yol açacağı dile getiriliyor. Aktif hasta sayısı 680 bin civarında. Yükselen aktif hasta sayımız bulaş tehdidinin daha da artacağını gösteriyor.

***

Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Enfeksiyon Hastalıkları Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Mehmet Ceyhan, İstanbul’da Koronavirüs vaka sayılarındaki artışın iki nedeni olduğunu söyleyerek, “Birincisi, odağın oradan başlaması; oraya gelen yabancı sayısı fazla. İkinci neden de İstanbul’un yaşam koşulları” dedi.

Salgın Kontrol Önlemleri

Sağlık Bakanlığı Koronavirüs Bilim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Serap Şimşek Yavuz, Omikron varyantının çok hızlı bulaşmasının test sistemlerinde tıkanıklığa yol açacağının öngörüldüğünü ve bunun Bilim Kurulu’nda gündeme getirildiğini söyledi. Yavuz, “PCR dışında testlerin çeşitlendirilmesi şart. Sağlık Bakanlığı’nın buna yönelik bir planı olacaktır diye düşünüyorum. Test sayınızı, test çeşitliliğinizi arttırın, Omikron’daki öngörüler bu yöndeydi. Bunu yaparsanız daha az zararlı çıkarsınız diyor öngörüler. Hızlı testler kullanıma girer girmez, Bilim Kurulunun da gündemine geldi ve tartışıldı bu konu; Sağlık Bakanlığına da önerildi hızlı test kullanımı. Hatta geçtiğimiz hafta çarşamba günü de dahil olmak üzere. Buraya daha hazırlıklı girilseydi, test çeşitliliği, testi yapan bölümlerde çalışan insan sayısının yeniden düzenlenmesi vb., Omikron pikine böyle girmiş olmamız gerekirdi. Öyle giremediğimiz için PCR için hastanelerde korkunç kuyruklar oldu, test sayıları aşırı yükseldi. Dolayısıyla Sağlık Bakanlığı burada başka bir yönteme giderek, test yapılacak grupları azaltmaya gitmek zorunda kaldı. Şu anda Türkiye’nin güvenilir hızlı testlere ihtiyacı var. Geçtiğimiz haftalarda yaşadığımız PCR testlerindeki tıkanma, bu hızlı testlerin uygun endikasyonda kullanımına ihtiyaç olduğunu da gösterdi.” Prof. Dr. Yavuz, salgın sonlanıyormuş gibi hareket etmenin bedelini ağır ödeyebileceğimizi vurgulayarak sözlerini şöyle sürdürdü:”Biz, kötü senaryo üzerinden hazırlanmalı ve her türlü önlemi de onun üzerinden yapmalıyız. Amerika’da görüyoruz, hastaneye yatışlar müthiş arttı; ölüm sayıları arttı. Neredeyse diğer piklere yaklaşan sayılarda yatışlar var. Hatta bir önceki piklere göre daha fazla ölüm sayısı ile karşılaşılmasından korkuluyor. Yetersiz aşılı olanların ek dozlarını mutlaka yaptırması gerekli. Aşılamaya hız kazandırılması lazım.”

***

Türk Tabipleri Birliği Başkanı Şebnem Korur Fincancı, “Kapanma zaten Türkiye’de hiç uygulanmadı. Azamlı bir kapanma uygulanmadı daha doğrusu. Fabrikalarda, atölyelerde insanlar en fazla bulaşma olan yerlerde çalışmaya devam ettiler. Sadece okulları kapattık biz, eğitimden vazgeçtik. Üstelik kapanma olan yerlere baktığımızda burada çalışan insanları da hem işsiz bırakma hem de ekonomik anlamada çökertmeye dönük bir düzenlemeyle karşı karşıya kalmıştık. Bugün artık kapanma yerine daha etkili halk sağlığı önlemleri mümkün. Öncelikle hızlı tarama testlerinin hayatımıza girmesi gerekiyor. İnsanların hızlı tarama testleriyle, özellikle kalabalık ortamlara girecek olanların girmeden önce kontrol yapıp, buna uygun önlemlerin alınmasını sağlamak gerekiyor. Hızlı tarama testlerinin devlet tarafından ücretsiz sağlanması gerekiyor. Özellikle risk grupları olarak tanımladığımız kalabalık ortamlarda bir arada çalışmak zorunda olan insanlarla ilgili hızlı tarama testleriyle, taramaların yapılması düzenli olarak önemli. Böylece toplu taşımlarda ya da bulundukları çalışma ortamlarında birbirlerine bu salgını yayma etkenin önüne geçilme olanağı olacak. ” değerlendirmesini yaptı. Kapalı ortamlarda alınacak önlemlerin arttırılması gerektiğini altını çizen Fincancı, “Kalabalık çalışma ortamlarında dönüşümlü çalışma ilkeleri uygulanmalı ve dönüşümlü olarak insanları çalıştırarak kalabalık ortamların kalabalıklığının önüne geçmek sağlanmalı. Toplu taşımların kapasitelerinin düşürülerek aldıkları yolcu sayısını azaltmak, böylece mesafelerin korunabilmesine olanak sağlamak mümkün. Kapalı ortamlarda mutlaka koruyuculuğu daha yüksek N-95, FFP2, PPT3 gibi maskelerin kullanması ve bunun da ücretsiz sağlanmasını talep ediyoruz. Aşılanmanın hızlanmasını, özellikle aşı tereddüdü yaratabilecek birtakım açıklamalardan, birtakım uygulamalardan kaçınılmasını öneriyoruz TTB olarak” dedi.

***

Prof. Dr. Ceyhan, virüsün dört önemli bulaş noktası olduğuna dikkat çekerek, “Bunların ilk sırasında evler var, ev ortamına müdahalede bulunamıyorsunuz. İkinci sırada, kalabalık iş yerleri var. Bir türlü sayının azalmadığı, salgının başından beri önerdiğim ‘vardiya usulü’ çalışma getirilmediği sürece bunu önleyemeyiz. Üçüncü, toplu taşıma araçları. Araç sayısını artırmak İstanbul’da çözüm olmuyor. Burada ne kadar kalabalık olduğu, mesafenin insanlar arasında ne kadar dar olduğu ve temasın ne kadar sürdüğü önemli. Artırdıkça temas süresi uzuyor. Bu yüzden tek etkili yöntem kademeli mesai uygulaması. Dördüncüsü de kalabalık toplantılar. ‘Delta’nın yayılımını 3 ülke dışında diğer ülkeler ciddi kontrol ile azaltmışken, biz azaltamadık. ‘Delta’ varyantını engelleyememiş önlemlerin, ‘Omicron’ gibi çok daha bulaşıcı bir varyantın yayılımını engellemesi mümkün değil” dedi.

Prof. Dr. Ceyhan, aşının önemine dikkat çekerek, “Aşılanmadan toplumsal bağışıklık ile salgından kurtulma düşüncesi yanlış. İkisini kıyasladığınızda hastalık ve aşıyı, aşı hastalığa göre çok daha uzun ve etkili bağışıklık bırakıyor. Özellikle ‘Omicron’da gelişen koruyucu antikorlar çok kısa süreli. Mutlaka salgının başından beri konuştuğumuz maske ve mesafe önlemlerine dikkat etmemiz gerekir. Devletin mutlaka tedbirleri artırması lazım. Sınırların kontrolü, neredeyse hiç kontrol yok. Büyük iş yerlerindeki kalabalıkların azaltılması lazım. Bir yerde ‘Omicron’ çok yaygınsa o ile giriş- çıkışlara bazı kontroller getirilmesi gibi bazı önlemler alınması gerekir. Eğitim güvenli şekilde devam etsin istiyorsak hızlı tarama testi getirip haftalık taramalar yapıp, çocuklar ne kadar güvende hem kendimiz öğrenip hem de ailelere o güveni vermemiz lazım” dedi.

***

Bulgaristan, bu gece itibarı ile ülkeye giriş yapacak kişilerden zorunlu PCR testi de isteyecek. Türkiye’yi kırmızı bölge olarak ilan eden ve 20 yasaklı ülke arasına alan Bulgaristan, Türkiye’yi istisna kapsamına alarak PCR testi zorunluluğunu bu gece yarısı itibari ile şart koştu. 

***

ABD’de yapılan bir araştırmaya göre, koronavirüs aşısının yan etkileri konusunda endişeli olan kişiler, gerçek aşı yerine plasebo verildiğinde dahi yan etkilerle karşı karşıya kalıyor. Bilim insanlarına göre buna, ‘nocebo tepkileri’ olarak bilinen ve negatif beklentilerin kişiyi olumsuz etkilemesi anlamına gelen etkiler neden oluyor. AMA Network Open dergisinde yayınlanan araştırma makalesine göre, incelenen 45 bin denekten plasebo aşı verilenlerin yüzde 35’i, ilk doz aşıdan sonra, yüzde 32’si ise ikinci dozdan sonra korona virüsü aşısı yan etkilerini hissettiğini bildirdi. Aşı verilen grupta önemli ölçüde yan etkiler rapor edilirken, aşı verilmeyen grupta ise ilk Kovid-19 aşı dozundan sonra sistemik yan etkilerin yüzde 76’sını ve ikinci dozdan sonraki yan etkilerin yüzde 52’sini ‘nocebo tepkileri’ olarak bilinen, kişinin bir durumla alakalı negatif beklentilerinin, kişiyi olumsuz etkilemesi anlamına gelen etkiler oluşturdu.

SARS-COV2

Sağlık Bakanı Fahrettin Koca’nın paylaştığı istatistiklere giremese de çocuk acilleri ve poliklinikler, 12 yaşın altında Covid-19 enfeksiyonu geçiren çocuklarla dolu. Çocuk göğüs hastalıkları uzmanı Prof. Dr. Yasemin Gökdemir yeni doğandan itibaren her yaşta çocuğun Covid-19 enfeksiyonuna yakalanabileceğini hatırlattı. Türk Toraks Derneği Çocuk Göğüs Hastalıkları Çalışma Grubu’ndan Gökdemir, “12 yaş altında, Covid pozitif olan çocukları tabii ki görüyoruz. 0-12 yaş grubundaki hastalar istatistiklere neden yansımamış bilmiyorum. Ama biz bu ve her yaştan çocuk hastalarla karşılaşıyoruz” dedi. Covid-19, çocuklarda genellikle erişkinlere göre daha hafif seyrediyor. Ama altta yatan kronik hastalığı bulunan (obezite, diyabet, kanser, kronik akciğer, kalp sorunları) çocukların daha ağır geçirme potansiyeli var. Gökdemir, şöyle devam etti: “Bizim de (Marmara Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi) altta yatan kronik hastalığı bulunan çocuk hastalarımızdan kaybettiklerimiz oldu maalesef. Virüslerin hepsi bu çocuklarda tehlikeli olabilir. SARS CoV-2 gibi influenza (grip), adenovirüs, RSV virüsü ciddi risk faktörü. SARS CoV-2 de bir solunum yolu virüsü sonuçta.” Sars CoV-2’ye (Covid-19 enfeksiyonuna yol açan virüs) maruz kalan çocuklarda virüsün bağışıklık sistemini tetiklemesine bağlı olarak MIS-C (multisistem inflamatuar sendrom) gelişebiliyor. Bu ağır ve korkutucu tabloda, kalbin kan dolaşımını sağlayan koroner damarlarda sorun oluşturarak kalp fonksiyonlarını bozabiliyor; başka sistemleri de etkileyebiliyor ve çocukların ölümlerine neden olabiliyor. Gökdemir, şu ifadeleri kullandı: “Neyse ki son dönemlerde, Omicron’un baskın virüs olması sonrasında, MIS-C vakaları oldukça azaldı. Bunun, Omicron’un biraz daha hafif seyretmesi, belki bağışıklık ve romatolojik sistemleri daha az uyarmasıyla ilgili de olabileceğini düşünüyoruz. MIS-C delta varyantında daha çoktu.”

Not: Dünya ve Türkiye Covid-19 istatistiklerini Worldmeter sitesine göre vermeye devam ediyoruz. Her gün paylaştığımız veri bir gün önceye ait olup ülkelerin bildirimlerine göre şekilleniyor. Veriyi her gün sabit saatte (sabah 07.00-8.00) alıyoruz.

İlginizi çekebilir