PANDEMİ BİTMEDİ (14 Ocak 2022)

Pandemi Gündemi

Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ), bugüne dek görülen en bulaşıcı korona virüsü varyantı Omicron hakkında yeni bir uyarıda bulundu. DSÖ Başkanı Tedros Adhanom Ghebreyesus, Omicron’un en çok aşısızları tehdit ettiğini, bununla birlikte aşının bulaşı tam olarak engellemediğini belirterek, ‘virüsle yaşamayı öğrenmenin ölümleri kabul etmek anlamına gelmediğini’ söyledi. Basın toplantısı düzenleyen Tedros, “Omicron Delta’ya göre daha hafif hastalığa yol açsa da, özellikle de aşısızlar için tehlikeli bir virüs olmayı sürdürüyor. Özellikle de dünya çapında bu kadar çok sayıda kişi hâlâ aşısızken onun serbestçe yayılmasına izin vermemeliyiz. Dünyada hastaneye kaldırılanların büyük çoğunluğu aşısız” dedi.

DSÖ, Covid-19’un hızla yayılan Omicron varyantının Delta varyantına göre “daha az şiddetli” olmasına rağmen özellikle aşı yaptırmayanları “hastanelik etmeye ve öldürmeye” devam ettiği uyarısında bulundu. Ghebreyesus, “Haftalık can kaybı sayısı neredeyse 50 binlerde ve bu çok fazla. Virüsle yaşamayı öğrenmek, bu ölüm rakamlarını kabulleneceğimiz anlamına gelmemeli.” diye konuştu.

***

Birleşmiş Milletler Çocuklara Yardım Fonu (UNICEF), Dünya Sağlık Örgütü’nün  az gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelerin aşıya erişimini daha adil hale getirme amacıyla başlattığı COVAX programı kapsamında yoksul ülkelere dağıtılan 100 milyondan fazla doz Covid-19 aşısının, genellikle kullanım tarihlerinin kısa sürede bitecek olmasından dolayı reddedildiğini açıkladı.

***

Covid aşısı olmayan Kanadalı bir baba, 12 yaşındaki çocuğunu görme hakkını geçici olarak kaybetti. Yargıç, babanın ziyaretlerinin çocuğun “çıkarlarına uygun” olmadığına hükmetti. Kanada’da en çok sayıda Covid-19 bağlantılı ölümün görüldüğü Quebec’te geçen hafta Covid-19 aşısı olmayanlara vergi konulacağı açıklanmıştı. Quebec sakinlerinin yaklaşık yüzde 90’ı, iki doz aşılı olmasına karşın hastaneye yatanların üçte birini oluşturuyor.

***

Geçtiğimiz yıl mayıs ayında İngiltere’de, Kovid-19 nedeniyle 6 kişiden ya da iki aileden fazla bir araya gelmesi yasaklandığı halde arkadaşları ile Başbakanlık Konutu bahçesinde eğlenceler organize ettiği ortaya çıkan Başbakan Boris Johnson’a tepkiler dinmiyor. Johnson özür dilerken, parlamentodaki tüm partilerin yanı sıra kendi partisinden birçok milletvekili de istifa çağrısı yaptı. Üstelik Başbakan, Kovid-19’a yakalanıp yoğun bakımda 5 gün kalmıştı.

***

Türk Tabipleri Birliği (TTB) 2. Başkanı Doç. Dr. Ali İhsan Ökten, Omikron varyantıyla birlikte vakaların arttığı ve ölümlerin de azalmadığı bir dönemde alınan bu kararları anlamanın zor olduğunu söyleyerek “Bu kararlarla Sağlık Bakanlığı salgın yokmuş gibi davrandığını ve salgınla uğraşmak istemediğini bir nevi deklare etmiştir” dedi. Yeni vakaların yaygın PCR testi yapılmasıyla tespit edilebileceğine vurgu yapan Ökten, “Bakanlık bu kararla vaka artışını yani gerçekleri görmek istemediğini göstermiştir” dedi.

***

Sağlık Bakanı Fahrettin Koca tarafından açıklanan, PCR testinin sadece Covid-19 belirtileri gösterenlere yapılması kararı üzerine, yerine hangi testin konacağı sorusu gündeme geldi. Klinik Mikrobiyoloji Uzmanlık Derneği (KLİMUD) Başkanı Prof. Dr. Faruk Aydın, “Bulaşa fırsat verilerek, bir risk alındı. Bu riski alırken neye güvendiler bilmiyorum” dedi. Aydın, hızlı antijen testlerinin gündeme gelmesi gerektiğini söyledi. Sağlık Bakanı Fahrettin Koca başkanlığında toplanan bilim kurulu, aşısını ve hatırlatma dozunu olmuş temaslı kişilerin karantinaya alınmamasına, pozitif vakaların tamamı yedi gün izolasyonu tamamladıktan sonra test yaptırmaksızın izolasyondan çıkmasına, tarama amaçlı ve temaslılara PCR testi olmamasına karar verdi. Bundan böyle, PCR testi yalnızca hastalık belirtileri bulunanlara yapılacak. Aydın, gerçek vaka sayısının, tespitlerin çok üstünde olduğunu anlattı: “DSÖ, pozitiflik oranına göre test sayılarının ayarlanmasını istiyor. Pozitiflik oranının yüzde 5’in üstüne çıkmasını risk olarak görüyor. Bizde bu oran yüzde 18. Dolayısıyla bizim yapmamız gereken test sayısı günlük 1 milyon 200 bin olmalı. PCR çok sofistike, zaman alan ve manuel bir test ama duyarlılığı yüksek. Günlük 400 bin test altyapıyı zorluyor olabilir. Karar bu sebeple mi alınmış emin değilim. Bir açıklama yapılması gerekiyor. Biz baştan beri PCR’nin tarama testi olarak uygulanmasının güçlük yarattığını söyledik. Ancak yerine tarama testi olarak hızlı antijen testleri gibi yüksek duyarlılık ve özgünlükte testlerin getirilmesi veya kullanımına izin verilmesi, kılavuza alınması gerekirdi. Bu eksik bırakıldı. Bilim kurulu keşke nasıl bir yöntem izleyeceğimizi, ne yapmamız gerektiğini daha anlaşılır, kanıta dayalı, uygun bir şekilde açıklayabilseydi.”

***

Halk sağlığı uzmanı Nuriye Ortaylı, “Sağlık Bakanı’nın iki yıllık salgın yönetiminin birçok yönlerini çok defalar eleştirdim. Ama bunların içinde en vahim bulduklarım, gerçeğe uymayan umutlar dağıtması.Bakan Omicron varyantının kontrol edilmemesine yardımcı oluyor” değerlendirmesini yaptı.  Ortaylı, “Yetersiz sayıda yapılan testlerle dahi bir ayın içinde dört katına çıkmış yeni enfeksiyon sayıları var. Test pozitiflik oranımız (yapılan testlerden ne kadarının pozitif sonuç vermesi) aynı süre içinde yüzde 7-8’den yüzde 18’lere dayanmış. Test pozitifliğinin yüksek olması, özellikle de yüzde beşin üzerine çıkması, yetersiz sayıda test yaptığınızı, yani toplumdaki enfeksiyonların çoğunu yakalayamadığınızı gösteriyor. Dolayısıyla günlük enfeksiyon miktarı ilan edilen 70 binin çok çok üzerinde. “Anlaşılan Bakan da gerçeklere dayanmayan iyimserlerden etkilenmiş. Omikronun hafif geçeceğine bir de üstelik kalıcı bir bağışıklık yaratacağına kanaat getirmiş. Oysa iyimserlerin söyledikleri verilere dayanmıyor. Varsayımlar üzerinden konuşacaksak, bu kadar çok insanı enfekte edecek bir virüsün (önümüzdeki üç ay içinde 3 milyar kişinin enfekte olacağı yönünde modellemeler var) çeşitli mutasyonlar geçirerek yeni ve belki de daha tehlikeli varyantlar geliştirebileceğini de hesaba katmak lazım” ifadesini kullandı.

Pandeminin Seyri

Omicron varyantı tüm dünyayı sallamaya başladı. Günlük vaka sayısı patlama yaparak 3.2 milyon civarında, toplam vaka sayısı kısa sürede 321 milyona yaklaşırken Covid-19 nedeniyle hayatını kaybedenlerin sayısı ise 5.5 milyonun üzerinde devam ediyor. Aktif hasta sayısı da 51 milyonun üzerine çıktı. Kısa sürede ciddi yükseliş gösteren aktif hasta sayısı bulaş tehdidinin ne kadar ciddi olduğunu gösteriyor.  

Son 24 saatte yeni vaka sayısı  3 milyon 175 binin üzerine çıktı… Covid-19’a bağlı ölüm sayısı ise 7 bin 299 kişi oldu. Günlük vaka sayısının 100 binin üzerinde olduğu 8 ülke var: ABD (806.5 bin), Fransa (305.3 bin), Hindistan (253.5 bin), İtalya (184.6 bin), İspanya (159.2 bin), Avustralya (154 bin), Arjantin (128.4 bin) ve İngiltere (97.2 bin). Bu ülkeleri 20 binin vakaya sahip şu ülkeler izliyor: Brezilya (97.2 bin), Almanya (93.2 bin), Türkiye (75.6 bin), İsrail (59.3 bin), Meksika (44.2 bin), Portekiz (40.1 bin), Belçika (39.3 bin), Filipinler (34 bin), Hollanda (33.3 bin), Kanada (31.1 bin), Kolombiya (30.3 bin), Danimarka (23.9 bin), Rusya (212 bin) ve Yunanistan (20.4 bin). Bu ülkeleri de 10 bin üzerinde vaka bildiren 13 ülke izliyor. Özetle pandemi yeniden tüm kürede ağırlığını hissettiriyor.

Dünyadan Covid-19 istatistiklerinin yer aldığı ‘worldometers.info‘ internet sitesindeki verilere göre ise Avrupa ülkelerinde 6 Ocak’tan bugüne vaka sayısı, bir önceki haftayla kıyaslandığında yüzde 21 arttı. Aynı zaman diliminde Covid-19’dan ölenlerin sayısındaki artış ise Avrupa ülkelerinin büyük bir kısmında fazla olmadı.

***

Türkiye’de son 24 saatte 75 bin 564 kişiye Covid-19 tanısı kondu. Covid-19 nedeniyle hayatını kaybedenlerin sayısı ise153 kişi. Toplam vaka sayısı 10 milyon 271 binin üzerine çıkarken toplam can kaybı ise 84 bin 278 kişiye yükseldi. Ne yazık ki Ağustos sonu başlayan Delta varyantına bağlı pik kontrol alınamamış, bunun üzerine daha da fazla bulaştırıcı olan Omicron varyantı eklenmiştir. Artan bulaş günlük test sayısına da yansıdı, dün 434 binin üzerinde test yapıldı. Aktif hasta sayısı 700 bin civarında. Yükselen aktif hasta sayımız bulaş tehdidinin daha da artacağını gösteriyor.  

***

İstanbul İl Sağlık Müdürü Prof. Dr. Kemal Memişoğlu, “Şu anda hastanelerimizde hasta sayımız yönetilebilir halde hiçbir sıkıntımız yok. Önümüzdeki 1 hafta salgının seyrini daha netleştirecektir. Şubat ayında biraz rahatlayacağımız konusunda bir öngörümüz var” dedi. Omicron varyantı sonrası İstanbul’da vaka sayısında yaşanan büyük artışa ilişkin konuşan Memişoğlu, “İstanbul mega şehir, büyük bir şehir Türkiye’nin değil, dünyanın kavşak noktalarından bir tanesi, çok hareketli bir nüfusu olan büyük bir şehir. Öyle olunca da doğal olarak Türkiye’de ilk yükselme trendi genelde İstanbul’dan başlıyor. Bir yükseliş trendinden sonra geçmişteki üç yükselişte 4-6 hafta arasında düşüşe geçtik. Ancak bu son Omicron ile ilgili bulaşma hızı çabuk olan ve yükseliş trendi geçmişe göre çok daha hızlı seyreden bir salgın sürecine maruz kaldık. İstanbul esasında Türkiye demek, Türkiye de İstanbul demek. Biz testlerin de büyük oranını İstanbul’da yapıyoruz böyle olunca da sayılar İstanbul’da özellikle bu dönemde çok ani bir yükselişe sebebiyet verdi. Bu vaka sayısı bizim geçmişteki vaka sayılarımızdan da üstte ve fazla miktarda bir sayıya kadar çıktı. Yükseliş trendinden sonra düşer mi önümüzdeki hafta düşmez mi onu esasında bu hafta göreceğiz. Önümüzdeki 5-6 gün, 1 hafta bizim için salgının vaka sayısı anlamında seyrini daha netleştirecektir” dedi.

***

Son iki hafta içinde vaka sayısı yüzde 112 arttı. Halen her 100 testten, 18,4’ü pozitif. Başka bir deyişle, Covid-19 şüphesiyle test yapılan her beş kişiden biri pozitif. 675 bin aktif vaka var. Bunların tümü Omicron değil. Delta da yaygın şekilde enfekte etmeye devam ediyor. Bu sayılara alışsak da her hafta binden fazla kişi yaşamını Covid-19 nedeniyle kaybediyor. Üstelik bunlar resmi, gerçek rakamın daha yüksek olduğu tahmin ediliyor. Kimin hangi varyantla hasta olacağını ve hastalığın nasıl seyredeceğini bilmekse olanaksız.

Salgın Kontrol Önlemleri

Sağlık Bakanı Fahrettin Koca başkanlığında toplanan bilim kurulu, aşısını ve hatırlatma dozunu olmuş temaslı kişilerin karantinaya alınmamasına, pozitif vakaların tamamı yedi gün izolasyonu tamamladıktan sonra test yaptırmaksızın izolasyondan çıkmasına, tarama amaçlı ve temaslılara PCR testi olmamasına karar verdi. Bundan böyle, PCR testi yalnızca hastalık belirtileri bulunanlara yapılacak.

***

DSÖ Covid-19 Aşı Bileşimi Teknik Danışma Grubu (TAG-Co-VAC) tarafından salı günü yayınlanan bildiride, “Covid-19 aşı bileşiminin tekrarlanan takviye dozlarına dayalı bir aşı stratejisinin uygun veya sürdürülebilir olması pek olası değildir” denildi. DSÖ’de Covid-19 aşılarının etkililiğini değerlendirmek için çalışan uzman grubu, en başta insanların virüse yakalanmasını önleyen, Covid-19’a yakalanan kişileri ise ciddi şekilde hastalanmaya karşı koruyabilen yeni aşıların geliştirilmesi çağrısında bulundu. Danışma grubu yaptığı açıklamada, “Ağır hastalık ve ölümün önlenmesinin yanı sıra enfeksiyon ve bulaşmanın önlenmesinde yüksek etkisi olan Covid-19 aşılarının geliştirilmesine ihtiyaç var. Bu, virüsün yayılımını ve geniş kapsamlı halk sağlığı önlemlerine olan ihtiyacı azaltmaya yardımcı olacaktır” dedi. Danışma grubu ayrıca, “Aşı geliştiricilerinin art arda yapılan hatırlatıcı dozlara olan ihtiyacı azaltmak için geniş, güçlü ve uzun süreli bağışıklık tepkilerini ortaya çıkaran aşılar geliştirmeye çalışması gerekiyor” dedi. Yapılan açıklamada, yeni aşılar bulunana kadar mevcut Covid-19 aşılarının bileşiminin de güncellenmesi gerekebileceği belirtildi.

***

Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Hastanesi Çocuk Enfeksiyon Hastalıkları Bölümü’nden ve aynı zamanda Bilim Kurulu üyesi Prof. Dr. Haluk Çokuğraş, solunum yolu enfeksiyonlarının son bir aydır çocuklarda adeta zirve yaptığını söyledi. “5-11 yaş grubunun aşısız olması bu grubu virüse karşı tamamen açık hale getiriyor. Bu hafta içerisinde 5-11 yaş aralığındaki çocuklar için aşı tanımı yapılması gündeme gelebilir” diyen Prof. Çokuğraş, “Çocuk Covid-19 vakalarında yatan hasta sayısında artış olmasa da MIS-C vakalarında bir kıpırdanma söz konusu” dedi.

***

Türk Tabipleri Birliği Halk Sağlığı Kolu Başkanı ve TTB Pandemi Çalışma Grubu üyesi Dr. Nasır Nesanır, “TURKOVAC aşısında belli bir koruyucu etkinliğinin gözlenmesi sevindiricidir. Ancak henüz Faz 1 ve Faz 2 sonuçları açıklanmadı. Burada açıklanan Faz 3’e dair sadece bir ara karar. Bu koşullarda acil kullanım onayının aşıya verilmemesi gerekiyordu” dedi. Pandemiyle birlikte başlayan Covid-19 aşı çalışmalarına dair Biontech ve diğer aşılar için onay süreçlerinde sunulan dosyalara, yayımlanmış ve yayımlanmamış raporlara açık erişim ile ulaşabildiklerini de ifade eden Nesanır, “Faz 3’e dair basın açıklamasını yapan Prof. Dr. Serhat Ünal’ın ‘Biz aslında araştırmaya devam ediyorduk ama araştırmanın destekleyicisi olan TÜSEB ara sonuçları isteyince doğal olarak biz de verileri onlara verdik. Ve bir süre sonra TURKOVAC’ın acil kulanım onayı aldığını öğrendik. Acil kulanım onayı aldığı ortaya çıktı.’ ifadeleri aslında sürecin nasıl işlediğinin ipuçlarını içeriyor” şeklinde konuştu. “Açıklamada ağırlıklı olarak güvenilirlik üzerinde durulmuş ve aşının etkinliği üzerinde daha az durulmuş. Özellikle Delta ve Omickron varyantlarında 3 ay sonra inaktif aşıların etkisinin çok azaldığını biliyoruz. Ve bu çalışmada primer aşılama iki doz yapılıp değerlendirilmiş. İzlem süresi 108 gün belirtilmiş. Bu süre son varyantları göz önüne aldığımızda çok yetersiz” diyen Nesanır, “Bundan sonra bu aşılananlarda, aşının etkisi diğer aşılarda olduğu gibi düşerse, o zaman kaç kişi hastalanacak bu veri yok” şeklinde açıklanan verilerin yetersizliğine vurgu yaptı. Daha önce iki doz SİNOVAC ile aşılanmış kişilerde hatırlatma dozu olan üçüncü dozda TURKOVAC aşısı verildiğini ve o çalışmanın sonucunun da açıklamalarda yer almadığını ifade eden Nesanır, acil kullanım onayı verildiğini bir kez daha hatırlatarak, “İnaktif aşıların mRNA aşılarına göre etkiliği daha düşük. Bu düşük etkililik Omikron’da daha belirgin hale geldi. Pfizer-BioNTech aşısında bile Omikron’a karşı koruma 2 doz için yüzde 33, üç doz için yüzde 75’dir.” dedi.

SARS-COV2

Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Enfeksiyon Hastalıkları Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Mehmet Ceyhan, “‘Omicron’ maalesef daha önceki varyantlara göre daha az bağışıklık bırakıyor, bağışıklık sistemini daha az uyarıyor, bir çeşit saklanıyor ondan. Dolayısıyla ‘Omicron’ geçiren hasta bazen 2 hafta sonra bağışıklığının yeteri düzeyde olmaması nedeniyle ikinci bir ‘Omicron’ geçiriyor hatta 1 ay içinde 3 defa ‘Omicron’a yakalananlar var” dedi. Prof. Dr. Ceyhan, ‘Omicron’un bulaştırıcılık katsayısının 4,5- 5 olarak hesaplandığını söyledi. Mehmet Ceyhan, Koronavirüs’ün, kızamıktan ve suçiçeğinden daha bulaşıcı olmadığını kaydederek, “Bunların bulaştırıcılık katsayısı 16-18. Bunlar neden yayılmıyor, büyük pandemiye neden olmuyor? Çünkü bu virüsler bulaştığı zaman ömür boyu bağışıklık bırakıyorlar hatta kullanılan aşılar da ömür boyu bağışıklık bırakıyor. ‘Omicron ile bu salgının sonu gelecek, hafif hastalık ile insanlar geçirip toplumsal bağışıklık olacak’ düşüncesinin önündeki en büyük engel bu” ifadelerini kullandı.

Not: Dünya ve Türkiye Covid-19 istatistiklerini Worldmeter sitesine göre vermeye devam ediyoruz. Her gün paylaştığımız veri bir gün önceye ait olup ülkelerin bildirimlerine göre şekilleniyor. Veriyi her gün sabit saatte (sabah 07.00-8.00) alıyoruz.

İlginizi çekebilir