PANDEMİ BİTMEDİ (04 Aralık 2021)

İngiltere’de yedi farklı Covid 19 aşısı üzerinde yapılan bir araştırma, üçüncü aşılar söz konusu olduğunda Pfizer ve Moderna’nın en yüksek korumayı sağladığını ortaya koydu. Bu çalışma 3. doz Covid aşıları üzerinde yapılan ilk araştırma olma özelliği taşıyor.  Southampton Üniversitesi tarafından yapılan ve Lancet Dergisi’nde sonuçları yayımlanan araştırmaya 3 bin kişi katıldı. AstraZeneca veya Pfizer’la ikinci dozlarını olan deneklere, üç ay sonra 3. dozları yapıldı. 3. doz olarak 7 aşı teste alındı. Deneklere yapılan, Oxford-AstraZeneca, Pfizer-BioNTech, Moderna, Novavax, Janssen, Curevac ve Valneva aşılarının tamamı bağışıklık seviyesini yükseltti. Ama yapılan değerlendirmede mRNA tipi aşılar olan Moderna ve Pfizer’ın daha fazla antikor ve T hücresi oluşturduğu gözlemlendi. Bu iki aşının özellikle iki doz AstraZeneca üzerine yapıldığında çok daha iyi sonuç verdiği değerlendirildi. Araştırmacılar, 3. doz ile birlikte mevcut tüm varyantlara güçlü bir bağışıklık gözlemledi. Aynı durumun, Omicron varyantı için de gerçekleşmesi umuluyor.

***

Yeni koronavirüs varyantı Omicron’un ortaya çıktığı ilk ülke olan Güney Afrika’nın Cumhurbaşkanı Cyril Ramaphosa, ülkesine konulan seyahat yasaklamalarını sert bir şekilde eleştirdi ve bunların aslında gereksiz adımlar olduğunu söyledi. Ramaphosa “Seyahatin yasaklanması, bilim tarafından desteklenen bir önlem olmadığı gibi bu varyantın yayılmasını engellemekte de etkili olmayacaktır” dedi. Omicron varyantı ortaya çıktıktan sonra Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) tarafından yayınlanan uyarıda kapsamlı seyahat yasaklarının, yeni virüsün yayılmasını engellemeyeceği uyarısı yapıldı. DSÖ, buna karşılık yasaklamaların “insanların yaşamları ve geçimlerine çok ağır olumsuz etkileri” olduğunu ekliyor. Dünya Sağlık Örgütü ülkelerin seyahat yasaklarının “risk değerlendirmesine dayalı ve sınırlı süreli” olmasını da tavsiye ediyor. Salgının başladığı 2020’den bu yana DSÖ “genel olarak etkisiz” diye niteleyerek, yasağı desteklemediğini açıkça gösterdi. Salgının ilk aylarında ise DSÖ, “Uluslararası trafiğe ciddi şekilde müdahale eden seyahat önlemleri, sadece bir salgının başlangıcında, ülkelere zaman kazandırmak için uygulanabilir” demişti.

Nature adlı bilim dergisinde 2020 yılının Aralık ayında yayımlanan bir araştırmaya göre; seyahat yasağı kararları, pandeminin en başlarında etkili olduysa da zaman geçtikçe etkileri azaldı.

Almanya’daki WZB Berlin Sosyal Bilimler Merkezi tarafından geçen yılın Ekim ayında yapılan bir araştırma, 180’den fazla ülkede seyahat sınırlamaları ve ölüm oranlarına baktı ve benzer sonuçlara vardı. Bu araştırma bilinenlere şunları da ekledi:

  • Seyahat yasakları, ülkeler henüz ölümle sonuçlanan vakaların sayısı 10’u bulmadan konduğunda en büyük etkiyi yaratıyor
  • Ülkeye giren herkese karantina zorunluluğu sınır kapatmaktan daha etkili oldu
  • Belli ülkeleri hedefleyen sınırlamalar, bütün seyahati kapsayan yasaklardan daha etkili oldu

İngiltere’de pandeminin ilk günlerini değerlendiren bir araştırma ise, ülkenin seyahate çok az sınırlama koyduğu o günlerde virüsün 1000’i aşkın vakada diğer Avrupa ülkelerinden geldiğini ortaya çıkardı. Salgının ilk aşamalarıyla kıyaslandığında günümüzde en önemli fark dünya çapında en az bir yıldır aşılama yapılıyor olması. Ne var ki aşılamanın hızı ülkeden ülkeye değişiyor ve aşıların Omikron varyantına karşı ne kadar etkili olduğu henüz bilinmiyor.

Omicron varyantının ortaya çıkmasından bu yana Güney Afrika Cumhuriyeti’nde hastaneye yatırılan küçük yaştaki çocukların sayısı doktorların verdiği bilgilere göre belirgin şekilde arttı. Yeni varyantın özellikle küçük çocukları tehdit edip etmediği henüz bilinmiyor. Ulusal Bulaşıcı Hastalıklar Enstitüsü’nden (NICD) Wassila Jassat hastaneye yatışlarda “Tüm yaş gruplarında oldukça büyük bir artış var ancak özellikle de 5 yaş altında” dedi. Ülkede insidans sayısının 60 yaş üstünde en fazla olduğu ve bunu 5 yaş altının takip ettiği belirtiliyor. 10 ile 14 yaş arasındaki çocuklarda da korona olanların sayısının arttığı kaydediliyor. Bilim insanları Güney Afrika’da şimdiye kadar 12 yaş altına korona aşısı yaptırma izni verilmemiş olmasının da rol oynamış olabileceğini belirtiyor. Güney Afrika’da Omicron varyantının görülmesinden bu yana vaka sayısı önceki 3 dalgadan daha hızlı bir biçimde arttı. Johannesburg ve Pretoria gibi metropollerin olduğu Gauteng bölgesi salgından etkilenen başlıca bölgeler arasında.

Dünya Sağlık Örgütü tavsiyelerini güncellerken, 30’u aşkın ülkede görülen Omicron varyantı ABD’de de tespit edildi. ABD’de California, Colorado, Minnesota, New York ve Hawaii’de toplam 10 Omikron varyantı vakasına rastlandı. Başkan Joe Biden, Omikron vakalarının artması üzerine seyahat önlemlerini sıkılaştırma kararı aldı.

Tunus Sağlık Bakanı Ali Mrabet, ülkelerinde Omicron varyantı tespit edildiğini duyurdu. Tespit edilen vakanın  Kongo’dan Türkiye aktarmalı olarak Tunus’a gelen 23 yaşındaki erkek bir yolcuda tespit edildiği belirtildi.

Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Enfeksiyon Hastalıkları Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Oğuz Reşat Sipahi, Omicron varyantının salgını bitirebilecek bir mutasyon olma olasılığının oldukça düşük olduğunu söyledi. Sipahi, “Bu virüsü yaklaşık 25 bin parçalı bir yapboz olarak düşünün. Omicron ile enfekte olduğunuzda dahi virüs mutasyon geçirmeye devam ediyor” dedi. Her varyanttan salgını bitirmesinin beklendiğini söyleyen Prof. Dr. Sipahi, Omicron varyantıyla ilgili de aynı beklentinin yaygın olduğunu dile getirdi. Bu beklentinin karşılık bulup bulmayacağının zaman içinde ortaya çıkacağını kaydeden Sipahi, şunları söyledi: “Pandeminin başından itibaren bir mutasyon gelecek ve salgını bitirecek beklentisi var. Bu henüz gerçekleşmedi. Beşinci piki yaşıyoruz. Her yeni varyant bir öncekine göre daha hızlı bulaşan oldu. Daha çok öldüren çıkmadı ama süreç içinde daha hızlı bulaşanlar oldu. Eldeki datalar daha fazla öldürmediğini söylüyor. Standart öldürme hızının üstünde değil. Birkaç ay sonra Omicron’dan ölenlerin ne kadar olduğunu daha rahat söyleyebileceğiz… “İdeal olan çift aşılıların oranını yüzde 90’ın üzerine çıkarmak. Bunu başardığımızda Covid-19’un hayatımıza etkisi daha az olacaktır. İzmir’in şansı havaların güzel gitmesi oldu. Önümüzdeki günlerde havaların soğumasıyla birlikte kapalı ortamlarda kalma sıklığı artacağı için bunun rakamlara yansıması yüksek olacak. Aşı dışında bizi kurtaracak fazla bir şey yok. Verilerimiz yukarı doğru gitmiyor ama aşağı doğru da gitmiyor. Şu an bir plato çiziyor gibi duruyor.”.” 

***

Türkiye’de salgın hala kontrol altına alınamadı. Yeni vaka bildirimi yüksek hızda devam ederken, günlük can kaybı artmaya devam ediyor. Son 24 saatte yeni vaka sayısı 21 bin 495 kişi, Covid-19 nedeniyle hayatını kaybedenlerin sayısı 187 kişi. Toplam vaka sayısı 8 milyon 861 binin üzerine çıkarken toplam can kaybı ise 77 bin 417 kişiye yükseldi. Günlük test sayısı 355 binin üzerinde. Aktif hasta sayısı, 391 bin civarında, aktif hasta yüksek hızda devam ediyor. Mevcut aktif hasta sayımız bulaş tehdidinin devam edeceğini gösteriyor.

Sağlık Bakanlığı istatistiklerine göre: ‘ 3 Aralık saat 19:00 itibariyle son 24 saatte 147 bin 820 doz aşı uygulandı.  Türkiye’de bugüne kadar 56 milyon 346 bin 149 birinci doz, 50 milyon 605 bin 933 bin ikinci doz ve 12 bin 323 bin 980 üçüncü doz aşı uygulandı. Toplamda 120 milyon 788 bin 673 aşı yapıldı. 18 yaş üstü nüfusa göre birinci doz Türkiye ortalaması %90,8, ikinci doz ortalaması %81.5 oldu..’’

Sağlık Bakanlığı istatistikleri hala böyle vermeye ısrar etse de gerçek apaçık ortada. Aşı çalışmaları hafta içi çok yetersiz iken hafta sonları durma noktasında. Yapılan aşı dozu salgını kontrol altına almaktan oldukça uzak. Bakanlık ise 18 yaş ve üzeri verdikleri aşı istatistikleri ile toplumu kandırmaya devam ediyor. Ağustos onundan beri gerçekleşen ölümlerde düşük aşılamanın rolü oldukça büyük. Bakanlık yaşam hakkını yok saymaya devam ediyor. Aşısızların oranı oldukça yüksek, bunlara eksik aşılıları ve  hatırlatma dozu gelen nüfusu da eklediğimizde hala %50 eşiğini bele geçemediğimizi görüyoruz. Delta varyantının yüksek bulaştırıcılığı ve hızlı yayılan Omicron varyantı hem küresel düzeyde her coğrafya da ayrımsız ve eşitlikçi bir aşı kampanyasının yaşama geçirilmesi toplumsal muhalefetin en önemli gündemi olmalı. Aşı konusundaki bu ayrımcı ve eşitlikçi olmayan politikalar yeni varyantlarla pandeminin devam ettireceği ve işçilerin, ezilenlerin, ötekileştirilenlerin, yoksulların yaşam hakkını tehdit etmeye devam edecek. Sosyal cinayetler sosyal kırıma dönecek. Bu sürecek ancak toplumsal muhalif güçlerin küresel dayanışması ile aşılabilir.

***

TTB Merkez Konseyi Başkanı Prof. Dr. Şebnem Korur Fincancı “Gerçek vaka sayıları açıklanmıyor, hastane yatışları ve ölüm sayılar gizleniyor, epidemiyolojik veriler paylaşılmıyor, hasta-vaka çelişkisi yaratılıyor, temaslılar bulunmuyor, olası vakalar saptanmıyor, şüpheli kişilere test yapılmıyor, etkisi olmadığı biline biline ilaç dağıtılıyor, hızlı testler devreye sokulmuyor, önlemler kamusal denetime tabii tutulmuyor, en ciddi önlem olan aşı konusunda somut adımlar atılmıyor, aşı konusunda kafa karışıklıkları giderilmeye çalışılmıyor, dahası ‘yerli ve milli aşı’ söylemi ile kafalar daha da karıştırılıyor, insanların aşılarını ertelemelerine yol açılıyor, aşı karşıtlarına ses çıkartılmıyor, aşı konusunda yasal düzenlemelere gidilmiyor” dedi. Her gün bir uçak dolusu insanın ölümüne toplumun alıştırılmaya çalışıldığını, sosyal cinayetin sosyal kırıma dönüştürüldüğünü ifade eden Fincancı, Omicron varyantı yaygınlaşırken ve yüksek riskli kış aylarına girilirken toplumun sadece yarısının tam aşılı olduğunun da altını çizdi.

TTB Pandemi Çalışma Grubu’ndan Prof. Dr. Oğuz Kılınç, düzenli olarak virüsün genom dizilimini yapan ülkelerin varyantları erken saptayabildiğini söyledi. Tüm verilerde olduğu gibi bu konuda da sıkıntılar yaşandığını vurgulayan Kılınç, şunları söyledi: “Türkiye’de pandeminin başından beri düzenli genom dizilimi ile virüs takibi yapılmıyor maalesef. Ülkemizde tüm verilerde olduğu gibi burada da sıkıntımız var. Yüz bin pozitif vakanın, beşinde genom dizilimi yapılabiliyor. Bu da düzenli ve sistematik bir tarama değil. Bazı üniversitelerin konuya gönül vermiş laboratuvar ve başındaki öğretim üyeleri tarafından yapılabiliyor. Dolasıyla, bir şey aramıyorsanız bulmanız mümkün değil. Ülkemizde Omicron ya da başka bir varyantın olup olmadığını söylemek olası değil.”

Dr. Tomris Cesuroğlu da Türkiye’nin genom dizilimi ile virüs takibi yapmaması için hiçbir sebep bulunmadığını söyledi. Dünyada birçok ülkenin tespit ettiği Covid-19 vakalarından bazılarını rastgele örneklemle seçtiğini ve bunlardan elde ettiği virüslerin genom dizilimi yaptığını belirten Cesuroğlu, şu değerlendirmede bulundu: “Gayri safi milli hasılası Türkiye’den daha düşük bir ülke olan Güney Afrika sistematik bir şekilde varyantları tarıyor. Bununla ilgili verilerini bilimsel niteliklere uygun şekilde raporluyor. Uluslararası otoritelerle paylaşıyor. Bizden daha düşük gelirli Afrika ülkelerinden bu konuda daha geride olmamız çok acı verici bir durum. Türkiye’nin araştırma ve verileri derleme, toplama, sunma ve paylaşma konusunda çok ciddi bir sorunu olduğunu görüyoruz. Bunu kaynakların eksikliğiyle açıklayamayız.  Burada eksik olan şey bunu yapma iradesi. Pandemiyi yönetirken veriye, bilgiye, bilime dayalı yönetmeyle ilgili bir isteğin olmaması ve verilerin de gizlenmesiyle ilgili bir yaklaşım söz konusu.”

***

İtalya’da aşı karşıtı hareketlerin liderlerinden biri olan Lorenzo Damiano, Kovid-19 nedeniyle ağır şekilde hastalanarak hastaneye kaldırılmasının ardından fikir değiştirdiğini açıkladı ve takipçilerine aşı olmaları çağrısı yaptı. “2. Nürnberg” isimli aşı karşıtı bir hareketin önde gelen isimlerinden olan Damiano, geçen Ekim ayında bu hareketin temsilcisi olarak kuzeydeki Conegliano kasabasında belediye başkanlığına aday olmuştu. İsmini, İkinci Dünya Savaşı sonrasında Nazi liderlerinin yargılandığı Nürnberg duruşmalarından alan “2. Nürnberg” hareketi, pandemi tedbirlerini “sağlık diktatörlüğü” ve “devlet suçu” olarak tanımlıyordu. Hareket, aşı üreticileri, bilim insanları ve ana akım medya temsilcileri de dahil bir grubun Nürnberg benzeri duruşmalarda yargılanması gerektiğini savunuyordu.

***

Covid-19 vakaları artış eğilimini sürdürüyor. Farklı coğrafyalarda pandemi sık görülmeye, sık öldürmeye ve yaşamı altüst etmeye devam ediyor. Toplam vaka sayısı 265 milyon 161 binin üzerine çıkarken Covid-19 nedeniyle hayatını kaybedenlerin sayısı ise 5 milyon 258 bine yaklaştı. Aktif hasta sayısı 21 milyona dayandı.. Yükselen aktif hasta sayısı bulaş tehdidinin ciddi olduğunu gösteriyor.

Küresel düzeyde son 24 saatte 705 bin 356 kişiye Covid-19 tanısı konurken 7 bin 580 kişi Covid-19 nedeniyle hayatını kaybetti. Ülkelere göre yeni vaka sayısı şöyle: ABD (147.4 bin), Almanya (70.7 bin), İngiltere (50.6 bin), Fransa (49.9), Rusya (32.9 bin), Polonya (27 bin), Belçika (23.1 bin), Hollanda (21.5 bin), Türkiye (21.5 bin), Çekya (18.6 bin), İtalya (17 bin), Güney Afrika (16.1 bin), Slovakya (13.7 bin), Ukrayna (13.8 bin), İspanya (13.7 bin) Vietnam (13.7 bin) ve  Brezilya (10.6 bin), ve Macaristan (10.4 bin).

***

Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) Asya Pasifik Bölge Direktörü Takeshi Kasai, Omikron varyantı nedeniyle Asya ülkelerini vaka artışları konusunda hazırlıklı olmaya çağırdı.

Prof.Dr. Mehmet Ceyhan: “Omicron varyantının ortaya çıkmasıyla birlikte Güney Afrika’da günlük vaka sayıları bir haftada 300’den 11 binin üstüne çıktı. Şu ana kadar gözlenen vakalar ağır seyretmiyor. Ancak en belirgin özellik hastaneye başvuran hastalarda en büyük artış çocuklarda gözleniyor. 0-9 yaş grubu en çok belirtili hastalığın görüldüğü yaş grubu. Bu yaş grubunun içerisinde de 0-5 yaş grubundaki artış ön plana çıkıyor. Bu çok ilginç bir durum. Çünkü önceki artışlarda 5 yaşın altındaki çocuklarda belirtili hastalık sayısı diğer yaş gruplarına göre daha düşüktü.” Burada üç noktanın önemli olduğunu söyleyen Ceyhan, bunları şöyle sıraladı:

  1. Bu yaş grubu henüz aşı şansına sahip olmadığı için, önlemlerin sıkılaştırılması ve hastalığın küçük çocuklara bulaşmasını engellemek gerekir.
  2. Bu yaş grubundaki çocuklar soğuk algınlığı ve gribin de en sık görüldüğü, yılda ortalama 10-12 kez ateşli hastalık geçiren gruptur. Test yapmadan, kreşlerde tarama yapmadan tanı koymak mümkün değildir. Bunun için hızlı tanı testleri ile taramalar gerekir.
  3. Aşılanmamış yetişkinlerin (akraba, komşu, okul ve servis personeli…) küçük çocuklarla temasları engellenmelidir.

Not: Dünya ve Türkiye Covid-19 istatistiklerini Worldmeter sitesine göre vermeye devam ediyoruz. Her gün paylaştığımız veri bir gün önceye ait olup ülkelerin bildirimlerine göre şekilleniyor. Veriyi her gün sabit saatte (sabah 07.00-8.00) alıyoruz.

 

 

 

 

İlginizi çekebilir