Osman Kavala yazısıyla ilgili HSK açıklaması: ‘Terfilerle ilgili rutin bir çalışmanın sonucu’

Hakimler ve Savcılar Kurulu (HSK), iş insanı Osman Kavala ile ilgili tutuklama ve tutuklamaya itirazların reddi kararlarının talep edilmesi ile ilgili olarak bir açıklama yaptı.

HSK Başkanvekili ve İkinci Daire Başkanı Mehmet Yılmaz tarafından yapılan açıklamada, “Sosyal medyanın gündemini meşgul eden evrak, tek bir olayla ve dosya ile sınırlı olmayıp, genel ve rutin bir terfi mutfak çalışmasının sonucudur ve bu niteliği gereği Yargı Reformu çalışmaları kapsamında 2019 yılında gerçekleşen ilke kararı hükümlerinin bir gereğidir” denildi.

Açıklama, “Kamuoyundaki bilgi eksikliğinden kaynaklanan hatalı değerlendirmeleri önlemek adına saygı ile duyurulur” ifadeleriyle sona erdi.

Açıklamanın ardından Kavala’nın avukatı Deniz Tolga Aytöre, AİHM ve Bakanlar Komitesi kararlarına uyulması çağrısıyla Kavala hakkında tahliye talebinde bulunduklarını açıkladı.

BBC Türkçe‘ye konuşan Aytöre, HSK’nın yazısının içeriğinde bulunan “AİHM kararlarına uyulması konusundaki hassasiyetin” kendileri açısından da vazgeçilmez olduğunu söyledi.

Bu durumun en doğal sonucunun da Kavala’nın derhal tahliye edilmesi olduğunu ifade eden Aytöre şöyle konuştu:

“AİHM ve Avrupa Bakanlar Komitesi Osman Kavala’nın derhal tahliye edilmesi yönünde birden fazla karar vermiştir. Bu kararlar Kavala’nın mevcut tutukluluk durumunu da kapsamaktadır. Dolayısıyla yargıda reform düşünce ve söylemlerini sonuna kadar destekliyoruz. Ancak bu reform Kavala dosyasyla yüzleşmeden yapılamaz.”

Kurul, İstanbul Adli Yargı Komisyonu’ndan, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) ve Anayasa Mahkemesi (AYM) kararlarına rağmen serbest bırakılmayan ve hakkında yeni dava açılan iş insanı Osman Kavala’yla ilgili tüm belgeleri istemişti. Kavala ile ilgili iddianame, duruşma zabıtları, tutuklama ve tutuklamaya itirazın reddi kararlarının tümünün gönderilmesi de talep edilmişti.

HSK talebini 11 Kasım’da İstanbul Adli Yargı İlk Derece Mahkemesi Adalet Komisyonu Başkanlığı’na “Acele” koduyla gönderdiği yazıyla yapmış; AİHM ve AYM kararlarına uyulmamasının hakim ve savcıların yükselme kriterlerini doğrudan etkileyeceğine yönelik kuralı hatırlatmıştı.

3 yıldan uzun süredir tutuklu

Gezi Parkı Davası’nda tutuklu yargılanan Kavala, 18 Şubat’ta beraat etmiş fakat serbest kalmadan, iddianamesi mahkemeye gönderilen soruşturma kapsamında yeniden tutuklanmıştı.

3 yıldan uzun süredir tutuklu bulunan Osman Kavala hakkında 8 Ekim’de ikinci bir iddianame hazırlanmıştı.

Osman Kavala, “Cebir ve şiddet kullanarak, Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın öngördüğü düzeni ortadan kaldırmaya veya bu düzen yerine başka bir düzen getirmeye veya bu düzenin fiilen uygulanmasını önlemeye teşebbüs” ile suçlanmış, hakkında ağırlaştırılmış müebbet ve 20 yıla kadar hapis cezası istenmişti.

“Askeri ve siyasal casusluk”la da suçlanan Kavala’nın avukatları, müvekkilleri hakkında hazırlanan ikinci iddianamenin de Ceza Muhakemeleri Kanunu’nun 170. maddesinde yer alan yasal unsurları taşımadığını ve somut delillere dayanmadığını söylüyor. Avukatlara göre iddianame, “varsayımsal kurgulardan öte değil” ve “kendileri adına herhangi bir hukuki değer taşımıyor”.

Osman Kavala

Tutukluluğun kronolojisi

Anadolu Kültür Yönetim Kurulu Başkanı, insan hakları savunucusu ve iş insanı Osman Kavala, 18 Ekim 2017’de gözaltına alındı.

Kavala 1 Kasım 2017’de “Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs” ve “Hükümeti ortadan kaldırmaya teşebbüs” suçlamalarıyla tutuklandı. Kavala, Gezi Parkı eylemlerinin “finansörü” olmakla suçlandı.

Osman Kavala tutuklandıktan yaklaşık 1,5 yıl sonra İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından iddianame hazırlandı.

AYM 22 Mayıs 2019’da Osman Kavala’nın kişi hürriyeti ve güvenliğinin ihlal edildiğine ilişkin yapmış olduğu bireysel başvuruyu 5’e karşı 10 oy ile reddetti.

İlk duruşma 24 Haziran 2019’da Silivri Cezaevi’ndeki duruşma salonunda görüldü. Oy çokluğu ile Osman Kavala’nın tutukluluğunun devamına karar verildi. Bir sonraki duruşmanın 18-19 Temmuz 2019 tarihinde Silivri Cezaevi Kampüsü’nde görülmesine karar verildi.

11 Temmuz 2019’da HSK’nın yayımladığı yetki kararnamesiyle, davanın ilk duruşmasında vekaleten heyete başkanlık eden ve Kavala hakkındaki tutukluluğunun devamı kararına şerh koyan Mahmut Başbuğ 30. Ağır Ceza Mahkemesi Başkanlığı’na getirildi.

HSK’nın yayımladığı bir diğer kararnameyle 30. Ağır Ceza Mahkemesi’nde ikinci bir heyet oluşturuldu ve Gezi Parkı olaylarına ilişkin dava ikinci heyete kaydırılarak ilk heyet dosyadan alındı.

18 Temmuz ve 9 Ekim’deki duruşmalarda da mahkeme Osman Kavala için tahliye taleplerini reddetti.

AİHM, 10 Aralık 2019’da Osman Kavala’nın makul şüphe bulunmadan siyasi gerekçelerle tutuklandığına hükmetti ve tutukluluğun derhal sona erdirilmesini istedi.

İstanbul 30. Ağır Ceza Mahkemesi, AİHM’in kararının henüz kesinleşmediği gerekçesiyle oy birliği ile Osman Kavala’nın tutukluluk halinin devamına karar verdi.

18 Şubat 2020’de görülen duruşmada mahkeme, aralarında Osman Kavala’nın da olduğu Gezi Parkı Davası’nda yargılanan sanıkların beraatına hükmetti.

Silivri Cezaevi’nden tahliyesi gerçekleşmeden Osman Kavala hakkında 15 Temmuz darbe girişimi ile ilgili daha önce resen tahliye edildiği başka bir soruşturmadan yeniden gözaltı kararı verildi.

Kavala ertesi gün bu kez casusluk suçlamasıyla yeniden tutuklandı.

HSK, Gezi Parkı Davası’na beraat kararı veren heyet hakkında da inceleme başlattı.

Kaynak: BBC TR

İlginizi çekebilir