Osman Baydemir, beş yıl sonra açıkladı: HDP, Erdoğan’a koalisyon teklif etmiş

HDP, 7 Haziran 2015 genel seçimlerinden sonra Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’a şu teklifi iletmiş: Çözüm sürecinin devam etmesi şartıyla, AKP-CHP koalisyonuna veya AKP azınlık hükümetine destek veririz. Bunlar olmazsa hiçbir bakanlık pazarlığı yapmadan, yeni Anayasa ve çözüm süreci şartıyla, birlikte koalisyon kurabiliriz.

Kemal Göktaş

Açıklama beş yıl sonra eski Diyarbakır belediye başkanı ve HDP milletvekili Osman Baydemir’den geldi.

HDP sözcülüğünü de yürütmüş Baydemir, eski HDP’li milletvekili Celal Doğan aracılığıyla aracılığıyla iletilen teklifi reddeden Erdoğan’ın “Siz göreceksiniz” anlamına gelen bir yanıt verdiğini anlattı.

Kesinleşmiş hapis cezası nedeniyle İngiltere’de yaşayan Baydemir, İngiltere Alevi Kültür Merkezi ve Cemevi’nin pandemi nedeniyle online düzenlediği Alevi Festivali’nde yayınlanan söyleşide sorularımızı yanıtladı.

HDP’ye barajı aştıran da çatışmasızlık zemini idi

Söylediklerinin hukuken ve siyaseten HDP’yi bağlamayacağını ifade eden Baydemir, Cumhuriyet tarihinin en önemli siyasi gelişmesinin çözüm sürecini müzakere dönemi olduğunu söyledi. Bu dönemde ilk defa Kürt sorununun insani zeminde, diyalog yoluyla çözülmesi umudunun doğduğunu anlatan Baydemir şöyle devam etti: “HDP bu süreçte doğdu zaten. HDP’ye barajı aştıran da çatışmasızlık zemini idi. O ortam bir şeyi daha sağladı: Türkiye’nin Batı yakasında yaşayan ortalama bir vatandaşta ‘70 yıldır bize yalan söylemişler. Biz Kürtlerle birlikte yaşayabiliriz’ inancı doğmaya başladı.”

Üç alternatifli teklif

Baydemir, AKP’nin çözüm sürecini neden bitirdiği sorusuna ilişkin olarak şunları söyledi:

“Elbette tek başına şudur diyemeyiz. Umarım bir gün imkanımız olur, kimi tanıklıklarımız var, anlatırız. Gerçekleri toplumla paylaşmak, ama onun ötesinde gerçekliklerin deneyimlerinden istifade etmek gerekir. 

Ama şimdilik şunu söyleyebilirim: Sayın (Selahattin) Demirtaş’ın ‘Hükümetle hiçbir şekilde koalisyon kurmayacağız’ beyanından dolayı Erdoğan’ın makas değiştirdiği iddiası var. Ben bunun külliyen yalan olduğunun tanığıyım. 

7 Haziran seçiminden sonra, o zamanki eş başkanlarımız Demirtaş ve Figen Yüksekdağ ile bazı milletvekilleri ve grup başkan vekillerinin de olduğu  bir heyetle birlikte bu süreci istişare ettik. Ülkenin maruz kalabileceği tehlikeleri okumaya çalıştık. En sonunda Erdoğan’a bir temsilci gönderme kararı aldık. Sayın Celal Doğan, bunun üzerine Erdoğan ile bir görüşme gerçekleştirdi. Haziran sonu temmuz başı idi sanırım. 

Bizim teklifimiz şuydu: Milletin çıkan bu iradesine saygı gösterilmezse ülkenin karanlık zemine gideceğinden duyulan endişe ifade edildi. Çözüm süreci devam etsin ne olursa olsun, bu kayıtla her türlü desteği vermeye hazırız. Dilerseniz CHP ile koalisyon kurun, kürsü, sandalye bürokraside talebimiz olmaksızın destek veririz. Yeter kii çatışmasızlık zemininden vazgeçmeyin. İkinci olarak CHP ile anlaşamazsanız azınlık hükümeti kurun, yine çatışmasızlık zemininde kalmak şartıyla azınlık hükümetine de hiçbir şey talep etmeksizin destek vermeye hazırız. Üçüncü olarak, siz hazırsanız ve bu iki yöntemi de yapamıyorsanız, bizimle koalisyon kurmak istiyorsanız, herhangi bir bakanlık pazarlığı yapmadan, çatışmasızlık süreci korunsun, yeni Anayasa yapılsın, biz sizinle koalisyon kurmaya hazırız. Bu üç talep iletildi. Aldığımız yanıt bugünkü Türkiye idi. Bize ‘Siz göreceksiniz’ dedi ve ülke bu sonucu gördü.”

‘Erdoğan, MHP ve statükocu kesimlerle ittifak yaptı’

Baydemir, çözüm sürecinin bitmesinde Demirtaş’ın söylediği “Seni başkan yaptırmayacağız” sözünün de bir etkisi olmadığını savundu: “Bazı şeyler vardır ki vebali çok büyüktür. Bugün Demirtaş’ın, Yüksekdağ’ın, belediye başkanlarının, vekillerin cezaevinde oluşunun en büyük nedeni 2015’den sonra hükümetin Ortadoğu coğrafyasında Kürt düşmanlığı konusunda devletin statükocu kesimleriyle yaptığı ittifaktır. Bunun ne ‘Seni başkan yaptırmayacağız’ cümlesi ile ne de koalisyon kurmayız açıklaması ile bir ilgisi vardır. Bütün bunlar gündelik propagandadan ibarettir. Çoktan kararlarını vermişlerdi: Kürt, anasını görmeyecek.”

Çözüm sürecinin bitmesinin sadece Erdoğan’ın politikası olmadığını belirten Baydemir  “Aynı zamanda bu MHP’nin talebiydi, Ergenekon’un talebiydi. Bunlar aslında yeni bir rejimin ifadesidir. Bunların oluşturduğu ittifak Cumhuriyet tarihinde hiç oluşmamış bir ittifaktır. Böyle bir ittifak en son Ermeni soykırımından önce oluşmuştu” diye konuştu.

Yeni rejimin masaya dönmesinin söz konusu olmadığını savunan Baydemir, “HDP bu teklifi ve aldığı yanıtı neden kamuoyuyla paylaşmadı?” sorusuna ise şu yanıtı verdi: “Şüphesiz bu sürecin en önemli aktörü, ama en önemli mağdurları da eş başkanlarımız, milletvekillerimiz, grup başkanvekilleridir. Bu soruya adil hakkaniyete uygun bir yanıt için onların da burada olması gerekiyor. Ben şahitliğimi anlatırsam, bu yaşadıklarımız olmasın diye en büyük çabayı ortaya koyanlar ya zindanda ya sürgündekilerdir.”

‘Durdurmak için elimizden geleni yaptık’

Eski milletvekili, HDP’nin hendek sürecinin yaşanmaması için elinden geleni yaptığını savundu:  “Uzun uzadıya istişarelerimiz oldu. Uyumadığımız çok geceler oldu. 17 yerde miting yaptık. Evlerinize çekilin dedik. Bedel ödeyecekse gençler değil siyasetçiler bedel ödemeliler dedik. Ama karar vericiler kararlarını vermişlerdi. AKP’nin 257 sandalyeden iktidar için yeteri kadar sandalyeye çıkması için buna ihtiyacı vardı. Hükümet ve devlet çatışmayı dağlardan şehir merkezlerine çekmek için plan yaptığını ve uyguladı.”

’15 Temmuz’da Ergenekoncular, Gülen Cemaati’ni tezgaha getirdi’

Baydemir, 15 Temmuz darbe girişimine de farklı bir bakış açcısı getirdi: “Ergenekon’un, gerçek manada Ergenekon’un, kendisinin hazırlamaya çalıştığı darbeye karşı çıkan ve o darbeye katılmayan generalleri darbelemesi ve onlardan intikam alınması olduğuna inanıyorum.”

Baydemir, Ergenekon’un 2013’lerde darbe planladığını savunarak “O sürece dahil olmayan klik, cezaevine girmiş ve çıkmışlar tarafından tezgaha getirildiler” dedi.

Baydemir, Fethullahçıların gidişattan rahatsız olduğunu ve başka bir rejim kurmaya çalıştığını ancak devlet içinde iki yapının birbirine karşı oynadığı iktidar oyununda ‘oyuna, tezgaha getirildiğini’ ileri sürdü.

Kaynak: DİKEN

İlginizi çekebilir