Ortaçgil: Toplumsal değişimler yavaş olur sabredin

Bülent Ortaçgil, değişimin doğru ve güzel şekilde gerçekleşmesi için ciddi bir zaman gerektiği görüşünde.

Neden herkes sizin için “Zor adam, ters adam” diyor?

-(Kahkalarla gülüyor) Bu soruyla bana kahkaha attırabiliyorsan ne kadar zor bir adam olabilirim, sen düşün artık! “Kibirli, ters, suratsız” yargıları benim de kulağıma sıkça geliyor. Duvarlarım var, kendimi korumak adına… Ördüğüm o görünmez duvarların beni koruduğuna inanıyorum. Karşıdaki teklifsizce aşamayacağı bir mesafe olduğunu görüyor ve ben de böylece temas etmek istemediklerime az maruz kalıyorum.

O duvarın arkasında neler var?

-Arka bahçede kahkahası bol bir adamım. Ülkemiz de bu açıdan çok zengin maşallah. Kızıp öfkelenecek malzememiz de, delicesine gülünecek malzememiz de çok. Hatta bence Türkiye’de insanların mizah anlayışları diğer özelliklerine göre ileride.

“TOPLUMSAL DEĞİŞİMLER YAVAŞ OLUR, SABREDİN”

Zamana mı ihtiyacımız var?

-Evet, değişimin doğru ve güzel şekilde gerçekleşmesi için ciddi bir zaman gerekiyor. Bir anda gerçekleşen değişimlerin foyası çabuk çıkıyor. Hakiki olmuyor. Sen değişti sanıyorsun ama bir bakıyorsun her şey aynı. İnsan istiyor ki yaşarken görelim değişimi. Ama öyle olmuyor, zaman gerekiyor. Bu toplum daha uzun süre bu gelgitlerde yüzecek. Değişmeyecek, az değişecek… Ama sen bekleyeceksin! Her zaman iyiyi düşüneceksin. Başka çaren var mı?

Sizi kahramanlaştıran bir dinleyici kitleniz var. Sizin kahramanlarla ilişkiniz nasıl?

-Gençken kahramanlar gerekli. Yola mutlaka birine öykünerek çıkarsınız… Kendinizi buldukça kahramana ihtiyacınız kalmaz. Belki siz başkasının kahramanı olursunuz. Yani insanların kendilerine kahraman yaratmalarında sorun yok. Ama kendini var edemeyip, hayat boyu o kahramana öykünür ve peşinden giderseniz, o yanlış.

Yaşlanmak mı bu?

Zamanın böyle bir etkisi var. Duygular yaşlanmıyor deniyor ama bence yaşlanıyor. Yaşama şevkiniz giderek azalıyor. Sesiniz kısılıyor. Birçok güdünüz azalıyor. Yaşam iştahınız kaçıyor. Bende böyle oluyor, başkasında nasıl oluyor bilemem.

40 yılı aşkın süredir müzik yapıyorsunuz. Yeni kuşağı yakalayabildiniz mi?

-Hatırı sayılır ölçüde müziğime yakınlık duyanlar var. Müziği tüketim aracı olarak görenler her hafta yeni bir şeye takılmak zorundalar, evet. Ama benim dinleyicim zaten onlar değil. Benim onlara anlatacak çok bir hikayem yok, onların da benden alacağı pek bir şey yok.

Kaynak: Artı Gerçek

 

İlginizi çekebilir