Öğretmenlik Mesleğinde Cinsiyet Eşitsizliği

Türkiye’nin bireylerin eşit olarak eğitim hakkından yararlanmasında yüzde 95 oranla OECD ortalamasının çok altında olduğunu ortaya koydu.

Öğretmenlikte cinsiyet eşitsizliği, 35 OECD üyesi ülkede belirgin biçimde artarken üniversitelerdeki kadın akademisyenlerin oranı erkeklerin üçte biri düzeyinde kaldı.

Ekonomik Kalkınma ve İşbirliği Örgütü’nün (OECD) Eylül ayında yayımladığı, “Eğitime Bir Bakış 2018” araştırmasına ilişkin değerlendirme raporu yayımlandı. Rapor, Türkiye’nin bireylerin eşit olarak eğitim hakkından yararlanmasında yüzde 95 oranla OECD ortalamasının çok altında olduğunu ortaya koydu. Raporda, hemen her OECD ülkesinde öğretmenlik mesleğinde cinsiyet eşitsizliğinin yaşandığı belirtildi. Eğitimde devlet harcamalarında önceki yıllara göre 2018’de artış olduğu ancak özellikle okul öncesi eğitime ayrılan kaynağın büyük bölümünün özel sektör tarafından sağlandığı bildirildi.

Rapora göre, öğretmenlikte cinsiyet eşitsizliği bu yıl ilkokul ve ortaokul kademelerinde zirve yaptı. Akademide kadın ve erkek eğitimci sayısındaki makas önceki yıllara göre kapansa da 35 ülkenin üniversitelerindeki her üç akademisyenden yalnızca birinin kadın olduğu açıklandı. Öğretmen maaşlarının, farklı işlerde çalışan üniversite mezunlarına göre yüzde 12 ile yüzde 22 daha az olduğu ifade edildi.

DEVLET DESTEĞİ GERİLEDİ

OECD’nin verilerine göre 35 ülkede ilkokul, ortaokul ve liselere aktarılan kaynağın ortalama yüzde 90’ını kamu kaynakları oluşturdu. Eğitimde kamu harcamalarındaki artışa rağmen okul öncesi eğitim kurumları ve üniversiteler genellikle özel sektör tarafından fonlandı. Yükseköğrenim alanında ise devlet desteği büyük oranda geriledi. Yükseköğrenime aktarılan kaynağın yüzde 34’ü özel sektörden geldi.

YAŞAM BOYU EKONOMİK DURUM ETKİLİ

Raporda, kişinin sosyo-ekonomik statüsünün eğitim hayatına etkisinin yaşamı boyunca artarak devam ettiği belirtildi. Velisi düşük eğitimli olan çocukların eğitime katılımda akranlarına göre eşitsizliklerle karşılaştığı değerlendirmesi yapıldı. Velisi üniversite mezunu olmayan 25-64 yaş arasındaki bireylerin yoğunlukla mesleki eğitim alanında eğitim gördüğü bildirildi. OECD ülkelerinin neredeyse tamamında görülen bu etkinin kişilerin iş yaşantılarını da etkilediği tespit edildi. Buna göre, üniversite mezunu olmayan ve ekonomik durumu düşük olan bireylerin, ekonomik anlamda kendilerinden daha iyi durumda olan ve yükseköğrenim gören bireylere göre iş yaşamında yüzde 65 daha az para kazandığı belirlendi.

OECD ülkeleri genelinde, Erkek öğrencilerin kız öğrencilere oranla ortaokulda eğitimi daha fazla terk ettiği öğrenilirken 2017’de 25-34 yaş aralığındaki erkeklerin yüzde 38’inin üniversite eğitimi gördüğü, bu oranın kadınlarda ise yüzde 50 olduğu belirtildi.

Kaynak: YAZIYOR

İlginizi çekebilir