Narcos’un müziklerini yapan Rodrigo Amarante: Özgürlük korkusuzdur

“Özgürlük korkusuzdur. Korkusuz bir bağlam ancak eğitimde birleşme, ve bununla bütünleşme yoluyla elde edilebilir. Özgürlük asla bireysel bir varlık değildir, sadece kolektif olabilir”

Tüm dünyanın Narcos dizisinin jenerik müziği “Tuyo” ile tanıdığı şarkıcı, söz yazarı, şair ve multi-enstrümantalist Rodrigo Amarante, 13 Kasım’da İstanbul’da Zorlu PSM Studio’da dinleyicileriyle buluşacak. Tam adı ‘Rodrigo Amarante de Castro Neves’ olan dünyaca ünlü müzisyen, 1976 yılında Rio de Janeiro’da doğdu. Üniversite eğitiminde gazetecilik okuyan Brezilyalı, Los Hermanos, Orquestra Imperial ve Little Joy gruplarında çaldı. 2013 yılında ilk solo albümü ‘Cavalo’yu yayınlayan Amarante bu albümle beraber dünyaca üne kavuştu. 2015 yılında Netflix dizisi Narcos’un jeneriği olan bolero eseri ‘Tuyo’ ile de ününü perçinleyen sanatçı ile 13 Kasım İstanbul konseri öncesinde konuştuk.

► Her şeyden önce Narcos projesiyle tanışmanızla başlamak istiyorum. Yollarınız nasıl kesişti?
Narcos’un yönetmeni José Padilha benim parçamı duymuş ve dinlemiş. Bunun projesiyle örtüşebileceğini ve benim iyi bir iş çıkarabileceğimi düşünmüş. Sonrasında da bana ulaştı. Böyle oldu her şey.

► Dizinin böyle popülerleşeceğini düşünmüş müydünüz?
Ben tanıtım müziğini aslında daha senaryo halindeyken yazdım. Senaryonun iyi durmasına rağmen bu kadar iyi olacağını ben de bilemezdim. Böyle şeyler başlangıçta çok da kestirilemiyor.

► Brezilya gibi eşsiz bir kültürün dünya kültürüyle ilişkisini nasıl değerlendiriyorsunuz?
Bu çok karmaşık bir soru. Burada cevaplayıp cevaplayamayacağımdan da emin değilim. Brezilya kültürü, dünyanın farklı yerlerinde, farklı kültürlerle beraber farklı şekilde yankı hâlinde. Ancak, kültürümüz başka kültürlerle uyumlu bir ruh taşıyor olsa da, kültürümüzün diğer tonlarını anlatan sanat, edebiyat ve tiyatroda da çok şey vardır.

Etnik merkezciliği kabul etmiyorum
► Türkiye ve Brezilya gibi ülkeler dünya müzik sahnesinin ana konusu değiller. Buna rağmen bir Brezilyalı olarak bütün dünyada müzik sahnesine kabul edebilmek sizin için nasıl bir duygu?

Ben gerçekten hiçbir sahneyi kabul eden biri değilim. Dünyanın farklı yerlerinde, rock kulüplerinde, caz festivallerinde, dünya müzik festivallerinde radikal bir şekilde farklı aşamalara geçiş yapıyorum. Oralarda müziğimi çalıyorum. Herhangi bir sahnenin parçası değilim ve etnik merkezci hiçbir şeyi dünya müziğinin ana fikri olarak kabul etmem. Çünkü dünya müziği Anglosakson beyaz kürelerin dışında olmalıdır. Bu benim için basit bir hâlde. Çok da ilgimi çeken bir kavram değil.

► Bir röportajınızda herhangi bir trendin parçası değilim diyorsunuz. Bu kısmı biraz açıklar mısınız?
Hangi bağlamda söylemiştim hatırlamıyorum ancak dediğimin arkasındayım. Hiçbir sahne ya da trendin parçası değilim.

► Türkiye de Brezilya gibi özgürlük tanımını tartışıyor. Basın özgürlüğü, ifade özgürlüğü ve birçok şey… Sizin özgürlük tanımınız nasıl?
Özgürlük korkusuzdur. Korkusuz bir bağlam ancak eğitimde birleşme, ve bununla bütünleşme yoluyla elde edilebilir. Özgürlük asla bireysel bir varlık değildir, sadece kolektif olabilir.

► Bu sizin Türkiye’ye ilk gelişiniz değil… Neler hissediyorsunuz?
Türkiye’ye ikinci kez geliyorum. Geçen yıl İstanbul’da ilk kez çalmıştım. Her şey inanılmaz güzeldi. Bütün grup da İstanbul’u çok sevmişti. Bunun sonucunda da 10 gün daha kalmıştık bu şehirde. İnsanların sıcaklığını, misafirperverliğini, bize karşı olan ilgilerini, yemeklerin lezzetini, müziğinin zenginliğini asla unutmayacağım. Şundan da eminim ki, yeniden geleceğim için çok mutluyum.

Türk müziği kaydım var
► Türk müziğini takip ediyor musunuz?

Benim birkaç eski geleneksel Türk müziği kaydım var. Bazı 70’ler Rock sound’unu da çaldım. O kayıtlara dönüp baktığımda her şeyin zengin oluşunu çok seviyorum. Ve elbette ki Türk müziğinin gizemli şeylere sahip oluşu ayrıca bahsedilmesi gereken bir şey. En azından benim kulaklarım için öyle.

► 2019’da yeni albümünüzün çıkacağını biliyoruz. Tarih netleşti mi?
Henüz değil. Yaz sonu, eylül civarı gelecek gibi duruyor. Net bir tarih söylemek için henüz daha çok çok erken.

► Ne tür bir albüm beklemeliyiz?
Neşe getirecek bu albüm. Üzüntüleri atacak.

► 13 Kasım’daki İstanbul konseri öncesinde dinleyicilerinize özel bir mesajınız var mı?
Beni görmeye, dinlemeye geldiğiniz için çok teşekkür ederim. Tüm o garip saatler sizlerden gelen destekleri görünce ve yazdıklarımı dinleyince bana çok küçük geliyor. Kalbimin en derinliklerinden teşekkürlerle.

Kaynak: Birgün  (Burak Atabay)

İlginizi çekebilir