Nafaka fırtınası 370 TL için koparılıyor – Derya Okatan

Yoksulluk Nafakası Araştırması Raporu’na göre, hükmedilen nafakanın yüzde 66,4’ü 0-500 TL arasında. Ortalaması ise sadece 370 TL. Üstelik bunların büyük kısmı da ödenmiyor.

Kadın Dayanışma Vakfı, kadınların yok edilmeye çalışılan nafaka hakkına dair kapsamlı bir rapor açıkladı. “Yoksulluk Nafakası Araştırması Raporu”, nafakanın kaldırılması için öne sürülen iddiaları çürütüyor.

Rapor, Ankara Limak Hotel’de düzenlenen buluşmada kamuoyuna açıklandı. Toplantıya, HDP Ankara Milletvekili Filiz Kerestecioğlu, CHP Adana Milletvekili Müzeyyen Şevkin ve Bartın Milletvekili Aysu Bankoğlu, CHP eski milletvekili Aylin Nazlıaka, MHP Adana Milletvekili Ayşe Sibel Ersoy ile çeşitli sivil toplum kuruluşlarından ve akademiden kadınlar katıldı.

Raporun sunumunu Marmara Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nden ihraç edilen Dr. Ceren Akçabay yaptı.

Rapor ile ikinci Yargı Paketi ile TBMM gündemine getirilmesi beklenen nafaka hakkındaki tartışmalara ışık tutmasının amaçlandığını belirten Akçabay, nafaka tartışmasının bir süredir kamuoyunu meşgul ettiğini, ancak bu tartışmaların sosyolojik verilerden azade tekil örnekler çerçevesinde yürütüldüğünü söyledi.

Dr. Ceren Akçabay, Dünya Ekonomik Forumu cinsiyet eşitliği sıralamasına göre Türkiye’nin 149 ülke arasında 130. sırada olduğunu, son 12 yılda 25 sıra gerilediğini hatırlatarak, bu gerçeğe rağmen nafaka tartışmasının gündeme getirilmesini eleştirdi.

BOŞANMA-NAFAKA-ŞİDDET İLİŞKİSİ

15 yıllık bir süreçte 11 ilde görülen 140 nafaka ve boşanma dava dosyaları incelenerek hazırlanan raporda, boşanma ve nafaka davaları ile cinsiyete dayalı şiddet arasında önemli bir ilişki tespit edildiği vurgulandı.

Dr. Akçabay, “Sadece nafaka talebi olarak gündeme getiriliyor, oysa kadınlar şiddet görmeye devam ediyor” dedi.

DAVALARIN YÜZDE 83’ÜNDE KADINA YÖNELİK ŞİDDET VAR

Rapora göre, boşanma sebepleri farklı olan dava dosyalarının yüzde 82,9’unda kadına yönelik şiddet iddiası var.

MAHKEME MASRAFI NAFAKADAN FAZLA

İncelenen davaların büyük bölümü kadınlar tarafından açılmış. Rapora göre, açılan davaların yüzde 32,1’inde kadınların maddi imkansızlıklardan kaynaklı adli yardımdan yararlandığı görülüyor. Adli yardım alamayan kadınların ödediği mahkeme masrafları ise genellikle nafaka miktarlarından daha fazla.

‘BİR YIL EVLİ KALIYOR…’

“Araştırmada ulaşılan verilerin TÜİK verileri ile uyumlu bir şekilde kadınının eğitim, meslek ve gelir durumlarının erkeklerin çok gerisinde olduğunu ortaya koymaktadır” diyen Akçabay, bazı TÜİK verilerini de aktardı.

Nafaka düzenlemesi konusunda öne sürülen “bir yıl evli kalıyor, ömür boyu nafaka alıyor” iddiasına yanıt veren Akçabay, TÜİK verilerine göre bir yıldan az olan evliliklerin oranının sadece yüzde 3,2 olduğunu ve bu evliliklerde nafaka talebine az rastlandığını vurguladı. Akçabay, ayrıca nafaka davalarının sayısında artış olmadığını, aksine 2011 yılından bu yana nafakanın kaldırılması davalarında artış olduğunu söyledi.

Rapora göre, boşanma ve nafaka davalarında nafaka talepleri çocukların varlığı ile önemli ölçüde ilişkili. İncelenen dava dosyalarında tarafların yüzde 72’sinin 1 ila 5 müşterek çocukları var. Müşterek çocukların velayeti yüzde 79 oranında kadınlara verilirken, erkeklere sadece yüzde 7,40 oranında verilmiş.

EN FAZLA NAFAKA ÇOCUKLAR İÇİN, KADINLARIN YARISI NAFAKA ALAMIYOR

Mahkemelerin kabul ettiği en fazla nafaka türü yüzde 69,73 ile müşterek çocuklara bağlanan iştirak nafakası. Genellikle kadınların talep ettiği yoksulluk nafakasının kabul oranı ise yüzde 48,83 ile ikinci sırada yer alıyor.

FIRTINA 370 TL İÇİN KOPARILIYOR

Raporda, nafaka miktarının nasıl tespit edildiğine dair veriler de yer alıyor. Ceren Akçabay, nafaka miktarı belirlenirken asgari ücret, açlık ve yoksulluk sınırı gibi genel ekonomik verilerin dikkate alınmadığını belirterek, şunları söyledi:

“Sosyo ekonomi durum incelemesinde ciddi sorun var. Sadece polis incelemesi ile yetiniliyor, ‘git bir bak’ deniliyor. Yargı reformunda nafaka miktarının sosyo hukuki veriler incelenerek belirlenmesini talep ediyoruz. İnsanca yaşanacak miktarda nafaka olması gerekir.”

Nafaka miktarının sanıldığından çok düşük olduğunun altını çizen Akçabay, “Hükmedilen nafakanın yüzde 66,4’ü 0-500 TL arasında. Ortalaması 262 TL. Tüm aralıklar için mahkemelerce verilen nafaka miktarlarının ortalaması ise sadece 370 TL. Yani, tüm bu fırtına aylık 370 TL için koparılıyor. Bunların büyük kısmı da ödenmiyor” dedi.

NAFAKALAR ÖDENMİYOR

Rapora göre, tespit edilen en önemli sorun nafakaların ödenmemesi. Mahkemeler tarafından hükmedilen nafakaların yüzde 20,7’si nafaka yükümlüleri tarafından ödenirken, yüzde 0,7’si kısmen ödenmiş, yüzde 50,7’si ise hiç ödenmemiş. Yükümlülerin yüzde 40’ı nafaka ödemek istemediklerini belirtiyor.

Ayrıca kadınlar geliri düşük erkeklerden nafaka talep etmekte tereddüt ediyor, erkeğin gelirinin fazla olması da talep edilen nafaka miktarını artırmıyor.

ŞİDDET GÖREN KADINLAR NAFAKA İSTEYEMİYOR

Birçok dosyada şiddet gördükleri için boşanma davası açan kadınların, bir an önce şiddetten kurtulmak, can güvenliklerini sağlamak ve eşleriyle ilişkilerini koparmak için nafaka istemedikleri ya da nafaka taleplerini geri çektikleri, hatta maddi ve manevi tazminat talebinde dahi bulunmadıkları görüldü.

Anlaşmalı boşanma davalarının büyük kısmında ise müşterek çocuk yoksa kadınlar ya nafaka talep etmiyor ya da erkeklerin vermeyi kabul ettikleri cüzi rakamlara itiraz etmiyor.

ERKEKLER ‘NAFAKA BORCU AFFI’ BEKLİYOR

Raporda, erkeklerin yoksulluk nafakası konusunda yeni düzenleme bekledikleri ve bunu “nafaka borcu affı” olarak algıladıkları da belirtilirken, raporun değerlendirme bölümünde, nafakanın Boşanma Komisyonunda dile getirildiği gibi erkekleri mağdur ettiği örneklere rastlanmadığı vurgulandı.

Raporda, şu değerlendirmeler yapıldı:

“Yoksulluk Nafakası Araştırması verileri boşanmalardaki asıl sorunun kadına yönelik şiddet olgusu, nafaka konusunda asıl sorunun ise mahkemeler tarafından hükmedilen meblağların azlığı ve tahsil kabiliyetinden yoksunluğu olduğunu ortaya koymaktadır. Yetkililerin SED (sosyal ve ekonomik durum) araştırması konusundaki özensizlikleri, nafakayı bir ceza olarak algılayan nafaka yükümlülerinin sigortasız çalışma ve mal devri yoluyla ekonomik durumlarını gizlemelerini kolaylaştırmakta, hükmedilen meblağlar açlık sınırında bir yaşam sürmek için dahi çok az olsa da icra yoluyla bile tahsil edilememektedir. Erkeklerin bir ceza olarak görüp ödemekten kaçındıkları tek nafaka yoksul eski eşlerine yönelik yükümlülükleri olan yoksulluk nafakaları değil, aynı zamanda medeni hukuk çerçevesinde biten evlilikleri ardından bakımından sorumlu oldukları müşterek çocuklarının nafakalarıdır. Erkekler boşanma davaları sırasında çoğunlukla müşterek çocukların velayetini talep etmedikleri gibi bu çocukların gider ve bakım yüklerini de paylaşmaktan kaçınmaktadır.”

TÜRKİYE’DE BİR İLK: ARTIK RİVAYETLER DEĞİL GERÇEK BİLGİLER VAR

Ceren Akçabay’ın sunumunun ardından toplantıya katılan kadınlar söz aldı.

Söz alan kadınlar nafakaya dair Türkiye’de ilk kez bu kadar kapsamlı bir veritabanı oluşturulduğunu belirtti.

MHP Milletvekili Ayşe Sibel Ersoy, benzer dosyalarda farklı kararlar olabildiğini belirterek, hâkimlerin eğitiminin çok önemli olduğunu ifade etti. Ancak Vakıf yöneticileri, farklı kararların çok sınırlı sayıda olduğu bilgisini aktardı.

CHP Milletvekili Müzeyyen Şevkin, boşanma konusunun sadece nafaka boyutuyla tartışılmasını eleştirdi. Şevkin, boşanmış kadınların yaşadığı sosyal sorunlara da dikkat çekerek, Meclis’e bir düzenleme gelmesi durumunda sivil toplum kuruluşlarıyla birlikte çalışmak istediklerini, nafaka hakkının yok edilmesine karşı kamuoyu oluşturulmasının çok önemli olduğunu söyledi.

CHP’li Aylin Nazlıaka ise kadınlarla ilgili konularda partiler üstü yaklaşıldığında yasaların geri çektirilebildiğini hatırlatarak, “Dayanışmanın yükseltilmesinden yanayım” dedi.

HDP Milletvekili Filiz Kerestecioğlu, nafaka konusunda “rivayetler” olduğunu ancak bilgi olmadığını belirterek, bu raporla artık bu bilgilere sahip olduklarını söyledi. Kerestecioğlu, olası bir düzenleme hakkında ise “Bugüne kadar engelledik. Biz bunları engelleriz” dedi.

Türk Kadınlar Birliği Başkanı Sema Kendirci Uğurman, nafakanın 1926 yılında Türk Medeni Kanunu’na girdiğini, 1988’de değiştirildiğini ve 2002’de Medeni Kanunu’un tümüyle değiştirilerek eşitlikçi hükümler getirildiğini hatırlattı, “Üstelik hiçbir muhalefet olmadan geçti. 30 yıl sonra ne oldu da ‘88’e dönelim deniliyor? Nafakanın kaldırılması kadınların şiddete boyun eğmesini sağlayacak bir düzenleme olur. Çünkü nafaka şiddetle ilintili” diye konuştu. Bir hakimin “bir gece bir kadınla yatacağız ondan sonra ömür boyu nafaka vereceğiz” diyebildiğini hatırlatan Uğurman, “Hukuki ayıpların en büyüğüdür” diye konuştu.

Kaynak: ARTI GERÇEK

İlginizi çekebilir