Müjdat Gezen ve Metin Akpınar’a ‘sanatçı müsveddesi’ diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan’a sanat ve edebiyat dünyasından tepki yağıyor

Erdoğan’dan Akpınar ve Gezen’e tehdit: ‘Beni ipe götüreceklermiş, bunu sanatçı müsveddeleri yapacakmış, senin her yerin sanatçı olsa ne yazar. Bunun bedelini ödeyecekler.’

Cumhurbaşkanı Tayip Erdoğan, Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu’nun (DEİK) Mali Genel Kurulu’nda konuşmasında Akpınar ve Gezen’in  Halk TV’de Uğur Dündar’ın sunduğu ‘Halk Arenası’ programına katılan sanatçı Müjdat Gezen ile Metin Akpınar’ın açıklamalarına tepki göstererek, “Beni ipe götürecekmiş sanatçı müsvettesi, yargıya hesap versinler” dedi.

METİN AKPINAR: AYAĞINDAN ASARLAR

Metin Akpınar, programda “Bu kutuplaşma ve karmaşadan kurtulmamızın tek çaresi demokrasidir. O noktaya ulaşabilirsek kavga gürültü olmadan bu işin içinden çıkarız. Ulaşamazsak ise belki lideri ayağından asarlar, belki mahzenlerde zehirlenerek ölür, belki de başka liderlerin yaşadığı kötü sonları yaşayabilirler” ifadelerini kullanmıştı.

Müjdat Gezen de aynı programda “Recep Tayyip Erdoğan, sen bizim vatanseverliğimizi sınayamazsın, haddini bil” diye konuşmuştu.

“BUNLAR SANATÇI MÜSVEDDESİ”

Gezi Parkı’ndaki 12 ağacın taşınması bahane edilerek sokak üzerinden ekonomimiz hedef alındı. Burayı Fransa, Hollanda zannettiler, yanıldılar. Sen belki Bakırköy Belediyesi’ne sığınırsın ama biz milletimizle omuz omuza durur, terör eylemini, darbe eylemini pes ettiririz. Esnafımızın dükkanlarını yağmaladılar, polisimize kurşun sıktılar, belediye otobüslerini yakıp, yıktılar. Sen ana muhalefetin başında olsan ne yazar. İstanbul’da başbakanlık ofisini bombalamaya gelenleri savunan, iş makinalarıyla yollarımızı bozanlar, bunlarla beraber olanlar, bu milleti sevenler olabilir mi? Güneydoğu’da o hendekleri açanlar neyse, ana muhalefetin başı da odur. Hiçbir farkı yoktur. Hem ana muhalefet hem de uluslararası bazı kuruluşlar tarafından kışkırtıldı.

Beni ipe götüreceklermiş, bunu sanatçı müsveddeleri yapacakmış, senin her yerin sanatçı olsa ne yazar. Beni ipe götürecekmiş, senin haddine mi? Biz şahadete inanmış insanlarız: Biz bunların bedelini ödemeye hazırız. Bunlar sanatçı müsveddesi. Bunun bedelini ödeyecekler. Kalkacaksın bu ülkenin Cumhurbaşkanını ipte salandıracaksın. Şimdi yargıya git. Paris’teki gösterilere laf etmeyenler, polisimizi orantısız güçle suçluyorlardı. Milletimizle, STK’larımızla el ele verdik, püskürttük. 17-25 Aralık’ta da gördük, sonra 15 Temmuz, o gece milli irade zaferine imza attık.

Milletimize 2. istiklal zaferi yaşatan şehitlerimizi rahmetle anıyorum. 24 Haziran seçim zaferimizin hemen akabinde döviz kurundaki saldırıların diğerlerinden farkı yoktur. Tıpkı Gezi Parkı, çukur eylemleri, 15 Temmuz’dan farkı yoktur. Ana muhalefet bu süreçte kötü bir sınav verdi. Zat o dönemde milletimizin ve iş adamlarımızın moralini bozmaya çalıştı. SSK’yı batıran bu adam bir de bize ders vermeye kalktı. Senin döneminde ne halde olduğunu biliriz. Siz ölüleri bile rehine aldınız. Böyle bir SSK genel müdürlüğü yaptın, suçu o dönemin Başbakanına attı. Yalanlarına, iftiralarına devam ediyor.

Dün yanına aldığı kişi veriyor, veriştiriyor. Cumhurbaşkanı adayı olarak çıkardığı zat veriyor veriştiriyor. Bir çıktın yenildin, iki çıktın yenildin diyor. Bir genel başkan yanında böyle bir kadro… Türkiye manevra kabiliyeti yüksek ekonomik esnekliğe ulaşmış durumda. Piyasalar kendini normalleşmeye bıraktı. Döviz kurunda yüzde 20 oranında iyileşme yaşadık. Ülke risk puanımız 225 puan iyileşti. Türkiye bugün artık çok dinamik bir ekonomiye ve manevra kabiliyeti çok yüksek bir ekonomik esnekliğe kavuşmuş durumda.

Gezen ve Akpınar hakkında jet soruşturma

Halk TV yayınına katılan Metin Akpınar ve Müjdat Gezen’in konuşmaları hakkında soruşturma başlatıldı.

İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı’nın Metin Akpınar ve Müjdat Gezen hakkında soruşturma başlattı. Başsavcı İsmail Uçar imzası ile yayınlanan yazılı açıklama şöyle:

“Bazı basın organları ile sosyal medya hesaplarında Uğur Dündar tarafından sunulan Halk Arenası adlı programın 21.12.2018 tarihli bölümüne katılan Müjdat Gezen ve Metin Akpınar’ın Türkiye Cumhuriyeti Devleti Cumhurbaşkanını hedef alarak hakaret içerikli sözler söyleyip darbe ve ölüm tehdidinde bulundukları yönünde haberler yer aldığının tespiti üzerine 5271 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’un 160. Maddesi uyarınca işin aslını araştırmak ve sorumlular hakkında yasal gereğine tevessül etmek amacıyla 22.12.2018 tarihinde soruşturma başlatılmış ve her iki şüpheli savunmaları alınmak üzere Cumhuriyet Başsavcılığımıza davet edilmiş olup, keyfiyet tüm basın/yayın organlarına saygı ile duyurulur.”

Müjdat Gezen ve Metin Akpınar’a ‘sanatçı müsveddesi’ diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan’a sanat ve edebiyat dünyası tepki gösteriyor.

Twitter hesabından yayınladığı mesajlarla Erdoğan’ın ‘Sanatçı müsveddesi’ sözlerini eleştiren müzisyen Burhan Şeşen, “Sanatçı’nın en hasına ‘sanatçı müsveddesi’ diyeceksin sonra da sanat’ta niye geri kaldık diye yerineceksin…Ver mehteri” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Müjdat Gezen ve Metin Akpınar’a yönelik üslubunu da eleştiren Burhan Şeşen, diğer mesajında, “Metin Akpınar her zaman sevgiyle saygıyla anılacak.Tarih ikinizden de söz edecek ama birinizden nefretle…Birinizden sevgiyle…Sizi hatırlamamak için Akpınarı unutmamak için” ifadeleri kullandı.

ATAOL BEHRAMOĞLU: AKPINAR VE GEZEN’İN SÖZLERİNİN ALTINA İMZAMI ATARIM

‘Sanatçı müsveddesi’ sözleriyle Metin Akpınar ve Müjdat Gezen’e hakaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan’a ve Erdoğan’ın emriyle iki sanatçıya soruşturma başlatan İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı’na tepki gösteren şair Ataol Behramoğlu, katıldığı canlı yayında, “Metin Akpınar ve Müjdar Gezen’in sözlerinin altına imzamı atarım” dedi.

Tele 1’de katıldığı programda, iki sanatçı için imza kampanya başlatacağını açıklayan Behramoğlu, “Metin Akpınar ve Müjdat Gezen’in sözlerinin altına bende imzamı atıyorum ve yarından itibaren bir imza kampanyası başlatacağım”dedi.

MÜJDAT GEZEN’İN AVUKATINDAN AÇIKLAMA

Açılan soruşturmaya ilişkin, Odatv’ye konuşan Müjdat Gezen’in avukatı Celal Ülgen ise şu açıklamayı yaptı:

“Her önüne gelen savcı her önüne gelen düşünce açıklamasına ‘vay sen Cumhurbaşkanına hakaret ettin’ diye dava açarsa rejimin adı değişir. Her şey kış olur. Ağaçlar yapraklarını döker, Kuşlar ötüşünü unutur.

İfade/düşünce hürriyeti, insanın özgürce fikirler edinebilme, edindiği fikir ve kanaatlerinden dolayı kınanmama, bunları meşru yöntemlerle dışa vurabilme olanak ve özgürlüğüdür. Kimse bu özgürlükleri kullanırken lafı çarpıtılarak ya da niyet okuyuculuğu yapılarak suçlanamaz. Siyasetçiler neden hoşgörülerini evde unuturlar anlamıyorum. Siyasetçileri anlıyorum ama savcılar neden bu kadar ivedi davranıyor bunu bir türlü anlamıyorum.”

 

Kaynak: Artı Gerçek ve DUVAR

 

 

 

İlginizi çekebilir