Menderes Nehri’ni kurutacak proje hayata geçmek üzere

Yapılması planlanan Uluköy Termik Santrali’nin Dinar ilçesi ve çevresindeki canlılığı bitirmekle kalmayacağını söyleyen yurttaşlar, binlerce yıllık Menderes Nehri’nin kaynağının kuruyacağına dikkat çekiyor.

İktidara yakınlığı ve Dinar Deprem Konutlarını inşa etmesiyle bilinen Kuzu Holding ile KLK Madencilik ve Elektrik Enerjisi A.Ş. tarafından Afyon’un Dinar İlçesi Seyitler Köyü sınırları içerisinde Uluköy Termik Santrali için 2014 yılında Ekotek Çevre Danışmanlık ve Ar Ge Ltd Şti tarafından hazırlanan Çevre Etki Değerlendirme Raporu (ÇED) için olumlu kararı verildi. Yakında inşaatı başlayacak olan proje için Dombay Ovası’na açılan 2 bini aşkın drenaj kuyuları şimdiden Menderes Nehri’nin suyunun azalmasına neden oluyor. Havaya, suya ve toprağa dönüşü olmayan zararlar verileceğinden endişelenen yurttaşlar halkın istihdam vaadiyle kandırıldığını söylüyor.
‘Yeraltı suları drenajlarla çekiliyor’
Lisans süresi 49 yıl olan projenin gündeme geldiği 2013 yılında Enerji ve Tabi Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız’ın 7-8 bin kişiye istihdam sağlanacağı vaadi, ÇED Raporuna göre sadece 2 bin 340 kişinin inşaat aşamasında, işletme döneminde ise santralde 500 kişi, kömür ocağında bin 200 kişi ve kül depo alanında 40 kişi olmak üzere toplam bin 740 kişi olarak geçiyor. Şimdilerde ise bu rakamın 300 kişiyi geçmediği iddia ediliyor. Kornişon turşu ve pancarı ile meşhur olan Dinar’da kuyulardan çekilen sularla tarım yapılırken şimdilerde köylüler topraklarını sulayacak kadar suya erişemediklerini, hayvanlarını suladıkları çeşmelerin kuruduğunu söylüyor. Tünel yöntemi ile elde edilecek kömürün, kurulacak üç adet termik santrale günde 980 ton kömür taşıması planlanıyor.
‘Belediyenin arıtma tesisi santral için kullanılabilir düzeyde değil’
Yüzeyin yaklaşık 20-25 metre altında kalan yeraltı suyu kömür madeninin üzerinde yer alıyor. Kömür madenine ulaşmak yer altı sularının yönünün değiştirildiğini ve ovanın susuz bırakıldığını söyleyen yurttaşlar, termik santral için kullanılan suyun arıtılmasının da sorunlu olduğunu söylüyor. Santralde kömürün yıkanması için kullanılan 2 milyon ton suyun arıtılması için belediyenin arıtma tesisinin kullanılacağını belirten yurttaşlar, arıtma tesisinin yeterli olamayacağını, belediyenin ise konu ile ilgili bilgilendirilmediğini belirtti.
Ekosistem, endemik bitkiler ve su kaynakları tehlikede
Yapılan araştırmalara göre termik santralin yarattığı hava kirliliğinin 100 km’lik alanı etkiliyorken Eldere Sazlığı “Karakuyu” proje sahasına 11 km, Işıklı Gölü 28 km, Pınarlı Göleti 57km, İleydağı Göleti’nin 47km uzaklıkta. Projeden özellikle koruma altındaki Eldere sazlığı, Karakuyu ve Işıklı Gölü salınması muhtemel zehirli gazlar ve atık depolama sahasından olabilecek sızıntılar ekosistemi etkileyebilecek. Dinar’da yer alan Akarçay, Kufi Çayı, Kali Çayı, Menderes Çayı Sakarya Çayı ile Uluborlu Barajı de bulunuyor. Nesli tehlike altında olan 28 endemik bitkinin ve yüzlerce canlı türünün faaliyetten olumsuz etkilenme riskinin yanı sıra tarım, tarıma bağlı endüstri ve hayvancılıkta olumsuz etkileneceği söyleniyor.
‘Toprak, su, hava ve bütün canlılık olumsuz etkilenecek’
Santral alanında kömür ve kireçtaşının yanması sonucu amonyak, azot oksit ve kükürtdioksit toprak asitlenmesine neden oluyor. Atmosfere yayıldıktan sonra ise toprağa çökerek organik maddelerin azalmasına, besin maddelerinin yeraltı sularına karışmasını böylece suyun da kirlenmesine neden oluyor. Santral bacasına uygun arıtma sistemi takılacağı belirtilen rapora karşın yurttaşlar, bu arıtmaların en son baca teknolojilerinin bile yüzde 15’ini doğaya saldığını dolayısıyla yakılan günde 980 ton kömürün doğanın büyük zararlar vereceği belirtiyor.
Kapitalist modernite nedeniyle Türkiye’nin 3’üncü kirli nehri olan Menderes binlerce yıllık akışının son bulacağından korkan yurttaşlar, 3 il-162 belediye ve onlarca köyü sulayan nehrin beslediği canlılığın kısa süreli kara kurban gitmemesi için farkındalık yaratmak istiyor.
Kaynak: Jinnews   (Melike Aydın)

İlginizi çekebilir