Manifesto’nun üç zamanı/Manifesto’nun güncelliği/güncelleştirilmesi – Fuat Ercan

Prof. Dr. Fuat Ercan, Komünist Manifesto’nun içerdiği zaman algısı ve bu algının güncel önemi üzerine yazdı: Manifesto’nun çağrısı devam ediyor.

F.Engels ve K.Marx | Karakalem desen: N.N. Şukov

Komünist Manifesto birçok gençliğin iç içe geçtiği bir siyasal manifesto. Henüz adını Manifesto’da göremediğimiz kapitalizmin bileşenleri olan sanayinin, yeni işçi sınıfı ve sosyalisthareketin gençlik döneminde kaleme alınıyor. Alman Komünistler Birliğinin isteği üzerine F. Engels (27 yaşında) Komünizm İlkeleri altında bir taslak hazırlar ve K.Marx’a (29 yaşında) iletir. Sonra Komünist Manifesto kaleme alınır. Dönemin yükselen siyasal ortamında gençlik döneminin heyecanı ile “Avrupa’da bir heyula kol geziyor -komünizm heyulası” ile başlayan küçük bir kitapçık ama Lenin’in işaret ettiği üzere; “Bu küçük ki­tapçığın ağırlığı pek çok cilde denktir.” Bu kısa yazıda küçük kitapçığın içerdiği zaman algısı ve bu algının güncel önemi üzerine birkaç şey söylemek istiyorum.

Prof. Fuat Ercan tarafından hazırlanan tablo Evrensel tarafından görselleştirilmiştir.

i) ‘KATI OLAN VE DURAN HER ŞEY BUHARLAŞIR’

Manifesto’da en çok alıntılanan “Katı olan her şey buharlaşıyor” ifadesi üç farklı tarihsel uğrağı içeriyor. Günümüzde genellikle kapitalizmi tanımlamak için kullanılan “Katı olan her şey buharlaşıyor” ifadesi aslında binlerce yıl süren tarıma dayalı toplumsal ilişkilerin tepeden tırnağa dönüştürülmesi anlamında kullanılıyor. Bu küçük kitapçık da katı olan her şeyi buharlaştıran bir işleyiş/mekanizma çoğunlukla sezgisel bir dille anlatılıyor. Sezgiler genellemelerle birlikte el ele gidiyor. Katı olan her şeyi buharlaştıran tarihsel olarak süregelen sınıf mücadelesinin yeni bir aşamasıdır; “Orta Çağın serflerinden, ilk şehirlerin yurttaşları çıkmıştı; bu yurttaşlıktan da burjuvazinin ilk unsurları çıktı.” Manifesto’da yeni yükselen sınıfı bir toplumsal ilişkiler sistemi olarak tanımlayacak kapitalizm kavramı kullanılmaz, onun yerine burjuvazi ifadesi kullanılır. O zaman yükselen yeni sınıf; “Burjuvazi kırı şehrin egemenliğine tabi kılmıştır.” Burjuvazinin sermaye birikimini gerçekleştirmesini sağlayan insan-doğa ilişkilerini değiştiren sanayileşme mekanizmasıyine sezgisel bir biçimde ele alınır; “Manufaktür de yetmez oldu. O sırada buhar ve makinecilik sanayi üretiminde devrim yaptı. Manüfaktürün yerini modern büyük sanayi, sınai orta zümrenin yerini sanayi milyonerleri aldı, tekmil sanayi ordularının şefleri, modern burjuvalar.”  Marx ve Engels katı olan her şeyi buharlaştıran burjuva ve sanayileşme arasındaki bağlantının yeni bir sınıfın varlığına yol açtığını belirtir; “Burjuvazi, yani sermaye geliştikçe, ancak iş buldukları sürece yaşayabilen ve ancak emekleri sermayeyi artırdığı sürece iş bulabilen modern emekçiler sınıfı olan proletarya da gelişir.” Henüz ifade sermayenin gelişmesidir, sermaye birikim mekanizmasının tümüne ait analizlere pek detaylı yer verilmez.

Katı olan her şeyi buharlaştıran sermaye birikimi ve sanayileşmenin öznesi burjuvalar daha da hızlı yol almak için bir diğer değişkene ihtiyaç duyar: Ulus-devlet. “En nihayet büyük sanayinin ve dünya pazarının tesisinin ardından temsiliyete dayanan modern devlette politik egemenliği tamamen ele geçirdi.” Manifesto’nun en çok tartışılan kısmı bir yandan burjuvazinin “Son derece devrimci bir rol oynamasına” yönelik vurgusu olmuştur. Diğer yandan bu devrimci rolü bizim gibi geç kapitalistleşen toplumlar için yaptığı dönüştürücü etki ise; “Barbar ve yarı barbar ülkeleri uygar ülkelere, köylü halkları burjuva halklara, Şark’ı Garp’a bağımlı kıldı” ifadesi olmuştur.

ii) BUHARLAŞAN HER ŞEY KATILAŞIYOR

Ulus-devlet, sermaye birikimi ve sanayileşme üzerinden hareket eden işleyiş Manifesto’da işaret edildiği üzere: kendi suretinde bir dünya yaratır. Manifesto’nun yanlış anlaşılan önemli bir yönü kendi hayalinde bir dünya yaratırken, bir önceki toplumsal ilişkileri hızla çözüyor (buharlaştırıyor) evet ama aynı işleyiş buharlaştırdığı tüm toplumsal bağları yeniden katılaştırıyor. “Hekimi, hukukçuyu, rahibi, şairi, bilim adamını kendi ücretli işçilerine dönüştürmüştür.”  Bu sadece kapitalizmin yükseldiği erken kapitalist ülkeler için değil, bu işleyiş yeryüzünün tümünü etkisi altına alarak katılaşmasına yol açacağı ifade ediliyor; “Ürünlerinin sürümünü sürekli daha fazla yayma ihtiyacı, burjuvaziyi yer küreyi dört dönmeye sevk eder. Her yere yuvalanması, her yeri ekip biçmesi, her yerde bağlantılar kurması gerekir.” K.Marx’ın daha sonra özellikle Grundrisse ve Kapitalde işleyiş oluş halinin nasıl değdiği noktayı katılaştırdığını anlatır. Manifesto’da olmayan ama işleyiş/mekanizma için temel referanslar olan artı-değer, değişmez sermaye, emek-gücü, sermayenin üçlü işlevi zamanla kavramsal düzeneğe dahil edilir. Manifesto kapitalist işleyişe ait kavramsal düzeneğin ilk sezgisel dile gelişi olduğu kadarıyla, feodalizmden kapitalizme geçişin, yani artık kendi ayakları üzerinde duruşunun ama aynı zamanda kendisinin de potansiyelini tüketmesi anlamına geliyor.

iii) KATI OLAN HER ŞEY ‘YENİDEN’ BUHARLAŞIYOR

“Efendim, durum kötü!
Etrafıma topladığım cinlerden
Kurtulamıyorum ben!”

Goethe-Büyücü Çırağı

Manifesto’yu güçlü ve güncel kılan yönü nedir? Manifesto sadece bir önceki toplumsal ilişkilerin tepeden tırnağa dönüşümünü (buharlaşması) ve yerine yeni bir toplumun inşasını (katılaşma) görmekle kalmaz. Bir önceki toplumsal ilişkilerin yaşadığı çelişkilere benzeyen bir sürecin de “Gözlerinin önünde” yaşandığı belirtilir. Yani oluşum halindeki kapitalist toplumsal ilişkilerin de yıkılış emareleri (yeniden buharlaşma) işaret ediliyor; “modern burjuva toplumu, büyüler yaparak çağırdığı cehennem kuvvetlerine artık söz geçiremeyen büyücünün durumuna düşmüş bulunuyor… Burjuvazinin feodalizmi yere sererken kullandığı araçlar, şimdi bizzat burjuvaziye dönüyor.”  Manifesto’da kapitalizmin kendi elleri ile yarattığı cehennemi analiz edecek bir kriz teorisi bulamazsınız. Manifesto yaratılan cehennemin acısını ortadan kaldıracak bir çağrı metnidir. Manifesto’yu 1923 tarihinde çeviren Şefik Hüsnü’nün işaret ettiği üzere tarihi bir beyannamedir. Lenin’in işaret ettiği üzere dünyada örgütlü ve mücadeleci proletarya­nın tümüne hayat ve hareket veren bir politik çağrı metnidir. Çağrının sahipleri; proleterler ve komünistlerdir. Proleterle bir sınıf olarak ve bunun sonunda da bir siyasi parti olarak örgütlen­meleri ve komünistlerin amacı “proletaryanın bir sınıf olarak oluşmasına” katkıda bulunmaktır.

HATALAR KATALOĞU

Karl Marx’ın ölüm yıl dönümünde yayımlanan bir karikatürde; Marx ölüp öteki dünyaya giden bir komüniste merakla sorar;

– Kitabımı okudun mu?

– Evet okudum

Marx: Eee nasıl bitti?”

Kapital’in işaret ettiği dünya hâlâ yeni analizlere ihtiyaç duyuyor. Öyleyse Manifesto’nun çağrısı devam ediyor. Manifesto’dan günümüze bir dizi krizle karşılaşan işleyiş/oluş hali, her kriz sonucunda sermaye, endüstri ve ulus-devlet makinesi yeniden yenilenip yola devam ediyor. Her yenilenme ve yola devam etme aynı zamanda bizlerin elimizdeki teorilerin bir dizi hata içermesi normal. Engels bir yazısında; “Gözlerimizin önünde geçen bir tarih hakkında yapılacak toplu bir açıklamanın bütün koşulları, kaçınılmaz olarak yanılgı kaynakları taşır” ifadesini kullanır. Yanılma sadece düşünceye ait bir hata değil, işleyişin dinamik yenilenmesinin sonucu. Antikapitalist mücadele hatalar kataloğu üzerinden biçimlenir. Sermayenin değerlenme krizi, ulus-devletin mali krizi zaman içinde doğayı, boş zamanlarımızı, aile içi iş bölümünü değiştirip dönüştürerek kendisinin varoluş koşullarını yeniden hazırladığını biliyoruz. Metalaşma ve yeniden değerlenme için doğaya, kamu hizmetlerine, ev içi kadın emeğine yönelen işleyişe dahil eden bir süreçten geçiyoruz. İşleyişin hem manevra yeteneğinin azaldığını ve ama aynı zamanda tüm bu alanları içerdiği ölçüde ayakta kalabildiğini gözlemliyoruz. Sadece işçi sınıfı değil, toplum tüm yönleri ile işleyişin bir parçası haline dönüştürülüyor. Bu gözlemler Manifesto’nun içeriği, dolayısıyla çağrıda bulunacağı toplumsal kesimlerin yeniden tanımlanmasını gerekli kılıyor. Tahribat gücü artan bir işleyişe karşı artık işçi sınıfının yanı sıra kadınların, ekolojistlerin, köylülerin verdiği mücadelelerinin nedenlerini de Manifesto’ya katarak Manifesto’yu güncelleyebiliriz. Güncellenmesi gerekiyor.

Kaynak: EVRENSEL

İlginizi çekebilir