Madencilerin Ankara yürüyüşüne polis ve jandarma barikatı: Bir ay maaş alma buraya gelir misin komutanım?

Ermenek ve Soma’da maden işçileri hakları için Ankara’ya yürüyor.

Maden işçileri Soma’da yaşanan işçi katliamının ardından kıdem tazminatı mücadelesi devam ediyor. Uyar Madencilik’te çalışan 748 maden işçisinin sekiz yıldır tazminatları verilmiyor. Karaman Ermenek’te ise 18 işçinin yaşamını yitirdiği madenci katliamından sonra Uyar ve Özbey işletmelerinde çalışan madenciler aynı akibete mahrum bırakıldı. 13 ayı aşkındır maaşlarını alamayan Ermenek’teki işçilere jandarma müdahalesi sonucu bir işçi hastaneye kaldırıldı. Bir işçi ise gözaltına alındı.

Bağımsız Maden İş Sendikası öncülüğünde mücadele yürüten Soma ve Ermenek’teki işçiler bugün Ankara yürüyüşü için yola çıktı. Ancak Manisa ve Karaman valilikleri pandemi gerekçesiyle işçilerin yürüyüşünü yasakladı. Maden işçileri iki koldan birleşip 20 gün yürümeyi planlıyordu.

‘UYAR İŞÇİSİ KÖLAVANS MI?’

‘Geventepe, Atabacası, Işıklar rödovans Uyar işçisi kölavans mı işçileri ayırma patronu kollama’ yazılı pankart açan işçi ve aileleri öğlen saatinde Manisa Soma’daki Cumhuriyet Meydanı’nda buluşmalarının ardından etrafları polis tarafından bariyerlerle çevrildi.

Maden işçileri ve ailelerine izin almadıkları için basın açıklaması yapamayacaklarını söyleyen emniyet amirine madenciler basın açıklaması için izin alınmasına gerek olmadığını hatırlattı.  Bir işçi, “Bir şey söyleyeceğim Uyar Maden mağduruyum. On yıl çalıştım, beş kez ölümden döndüm. Hakkımı istiyorum. Hiçbir şeyim yok. Sadece tazminatımı alıp, çoluğuma çocuğuma bir yuva kurmak istiyorum” dedi.

‘DEVLET PATRONLA İŞÇİYE NİYE EŞİT DEĞİL’

Yaşamını yitiren bir madencinin çocuğu ise, “ 2002 yılında babam vefat etti. Kaç tane polisi gönderdiniz bu adamlara icra gerçekleştirmek için. Devlet yetkililerine sesini duyurmak isteyen halkın önüne binlerce polis yığıyorsunuz. 2002 yılında ölen babamın icrasını yapmak için bir tane polis kapılarına yollamıyorsunuz. Biz geçen sene de şikâyet ettik, madenden gizlice mallar çıkarılıyor diye. Jandarmayı, polisi aradık bir sonuç elde edemedik. Devlet patronla işçiye niye eşit değil” tepkisi verdi.

Sendika adına açıklama yapan Başaran Aksu, yaşanan durumun hak ihlali olduğunu belirterek, Karaman Valisi ve işverenlerin Ermenek’teki işçilerin sorunlarını çözmek için toplantı yapacaklarını ve süre istedikleri bilgisini paylaştı.

‘BİZ DİLENMİYORUZ, HIRSIZLIK DA YAPMAYA GELMEDİK’

İdris Sarıkaya isimli bir işçi 2002 yılından bu yana tazminatını alamadığını belirterek, dinamit patlaması nedeniyle her iki ayağında kopmalar olduğu ve vücudunun birçok yerinde platinler bulunduğunu ifade ederek, “Hayatı bize zindan ettiler. Sürekli isim değiştirerek, üzerinde herhangi bir mal varlığı gözükmediği için siyasi çözümler aradık. 2015 yılında yine Meclis’e gittim.  Grup başkanvekilleri ile görüştük. Sorunun çözülmesi için orada da sözler verildi. En son umudumuz Temmuz ayında çıkan maden yasasıydı. Ama ne hikmetse Uyar Madenciliği kapsamadı. Biz kimsenin malını mülkünü istemiyoruz. Sadece tazminatlarımızı istiyoruz” dedi.

İş kazası sonucu görme yetisini kaybeden Ali Kandemir ise, “Hukuki yollardan tazminatımızı alamadık. Biz kazandığımız haklarımızı istiyoruz. Biz dilenmiyoruz, hırsızlık da yapmaya gelmedik. Sadece emeğimizin karşılığını almaya geldik. Bu yürüyüşümüzün sonunda gülen taraf biz olacağız. İnşallah Türkiye’de bir daha böyle patronlar gelmez. Herkes hakkını alır” temennisinde bulundu.

CHP Manisa Milletvekili Ahmet Vehbi Bakırlıoğlu ise, “Şu an içinde bulunduğumuz konum normal değil. Biz yıllardan beri basın açıklaması yapıyoruz bu meydanda. Buradaki eylemci sayısından polisler var ne yazık ki. Valiliğin almış olduğu kararın pandemiyle alakası yok. Şu an 15 bin madenci madenlerde. Pandeminin başından beri bir gün bile kapanmadı. Ama bugün anayasal bir hakkı kısıtlamak için bu karar ve polisiye tedbirlerle karşı karşı karşıyayız” dedi.

Basın açıklamasının ardından 301 madencinin mezarını ziyaret etmek isteyen madenci ve yakınlarına işçileri hiçbir şekilde yürütmeyeceğini söyleyen emniyet amiri sosyal mesafeyi hatırlatınca işçilerde polislerde sosyal mesafenin olmadığını söyledi.

Öte yandan Ermenek’teki maden işçilerinin karşısında ise jandarma ekipleri vardı. Özbeyler şirketinin Konya’daki Yem fabrikasının önüne gitmek üzere yola çıkmaya çalışan maden işçilerinin haberini yapan sendika çalışanının çekim yapması engellenmeye çalışıldı. Pandemiyi gerekçe gösteren jandarma komutanına işçilerin cevabı: “ Yasaklar hep işçilere oluyor” oldu.  İşçiler yola çıkmak için kiraladıkları minibüslerin şoförlerinin tehdit edildiğini ifade etti.

‘BİR AY MAAŞ ALMA BURAYA GELİR MİSİN KOMUTANIM?’

13 ay ay boyunca maaş alamadığını ifade eden bir işçi, “Bir ay maaş alma buraya gelir misin komutanım? Ben çocuğum için buradayım. Kanundan, adaletten yanaysan bu tarafa gel komutanım. Müdahale ederseniz edin biz zaten açız. Bizim hakkımızı gasp edenler korunuyor. Burada öldük burada dirileceğiz. Onlar rahat edecek diye ben burada huzursuzca çalıştım” dedi.

Madencinin kanunlara uygun hareket ettiğini söylemesi üzerine Jandarma komutanının, “ İyi vatandaş olmaya devam et o zaman” ifadesine maden işçisi, “Niye hep ben ezileyim mi komutanım?” cevabı verdi. Ardından yapılan jandarma müdahalesi sonrası bir işçinin bayılması üzerine ambulansla hastaneye kaldırıldı. Bir maden işçisi ise gözaltına alındı.

Kaynak: Artı Gerçek

İlginizi çekebilir