Lewis Carroll’un yazdığı Alice Harikalar Diyarı’nda ilk kez 2 Ağustos 1865 tarihinde basıldı

Lewis Carroll’un yazdığı Alice Harikalar Diyarı’nda ilk kez 2 Ağustos 1865 tarihinde basıldı.

Gerek kendi türünde, gerek edebiyat alanında tüm zamanların en önemli ve kült eserlerinden olan, birçok uyarlaması bulunan Alice Harikalar Diyarında (Alice in Wonderland) kitabının ilk baskısı, önümüzdeki ay (Haziran 2016) rekor fiyatla açık artırmaya çıkarıldı. Lewis Carroll imzalı eserin ilk baskısının var olduğu bilinen kopya adedi 22. Bu çok özel 22 baskıdan birisi, önümüzdeki ay (Haziran 2016) New York’ta gerçekleştirilecek açık artırmada yeni sahibini bulacak. 1865 tarihli, John Tenniel’in ahşap oymadan 42 illüstrasyonuyla basılmış olan son derece kıymetli kopyanın 2 ila 3 milyon dolar gibi bir fiyatla alıcı bulması bekleniyor.
Macmillan tarafından ilk basımı 2000 adet basılan klasik kitabın 50 adet ön baskısı, 1865’in 4 Temmuz’unda yazara gönderiliyor. Fakat kitabın çizeri Tenniel, yazar Carroll’a “baskı kalitesinden yeterince memnun kalmadığını” söyleyerek kitapların geri çağrılmasını istiyor. 2 Ağustos tarihinde Carroll, günlüğüne şunları yazıyor: “Neticede Alice’in yeniden basılmasına ve ilk 2000 kopyanın müsvedde kağıt olarak satılmasına karar verildi.” İkinci basımının ekonomik olarak yazarı epey uğraştırdığı bilinen kitabın satışa çıkacak bu ilk baskısı, “aşırı nadir” olarak nitelendiriyor ve 16 kopyasının çeşitli kütüphanelerde, 6 kopyasının ise özel şahıs koleksiyonlarında olduğu biliniyor.

Alice Harikalar diyarı ile ilgili iki yazıyı Özgür Denizli okurları ile paylaşıyoruz. İlki kitabın 150. basım yılı için Cumhuriyet’te çıkan ”150 yıllık Alice” yazısı. İkincisi ise aykırı akademi web sayfasında çıkan ”Alice” yazısı.

 

***

150 yıllık Alice

Londra’daki British Library’de açılan ‘Alice in Wonderland’ (Alis Harikalar Diyarında) sergisi, Lewis Carroll’un yazdığı aynı adlı klasik yapıtın 150. basım yılı şerefine hazırlandı.

17 Nisan 2016’ya dek British Library’de ücretsiz olarak açık olacak ‘Alice in Wonderland’ sergisi, Lewis Carroll takma adıyla tanınan Charles Lutwidge Dodgson’ın (1832-1898) ilk kez 1865’te basılan ‘Alis Harikalar Diyarında’sının 150. yılını kutluyor.

Sergi ziyaretçileri, Lewis Carroll’un 90 sayfalık “Alice’s Adventures Under Ground” (Alis’in Yeraltı Maceraları) yapıtının elyazması illüstrasyonlu nüshasına hayran kalmaya; kitabın Fransızca, Almanca ve İtalyanca çevirilerine göz gezdirmeye; geçen 150 yıl içerisinde çeşitli sanatçıların hazırladığı illüstrasyonlarla tekrar tekrar farklı yayınevleri tarafından yayımlanarak dev bir pazara dönüştürülen ve yediden yetmişe tüm okurların yaşamlarının belirli bir döneminde dünyasına daldıkları Alis’in kimi zaman sihirli kimi zamansa dehşetli âleminin içinde yeniden yer almaya davet ediyor.

Erken Noel hediyesi

Oxford Üniversitesi’nin kolejlerinden Christ Church’te görev yaparken yeni kolej dekanının üç kızı Alice, Edith ve Lorina Liddell’la tanışan 24 yaşındaki Dodgson’ın o dönemde 10 yaşındaki Alice’le kurduğu arkadaşlık ve 1862’de üç kız kardeşle yaptığı nehir gezintisi sırasında onları eğlendirmek için uydurduğu hikâyeyi, Alice’in ısrarı üzerine yazıp, 37 olağanüstü kurşunkalem ve mürekkeple çalışılmış illüstrasyonla bezediği, 1864’te erken bir Noel hediyesi olarak “Alis’in Yeraltı Maceraları” başlığı ve “Bir yaz günü hatırası anısına sevgili bir çocuğa” ithafıyla Alice Liddell’a iletmesini aktararak başlıyor sergi.

Acı tatlı anekdot

Yakın dostlarının beğenisi üzerine orijinal öyküyü genişleten Dodgson, Tenniel’ın yeni illüstrasyonlarıyla ve çocukların dikkatini çekeceğini düşündüğü kırmızı cildiyle günümüzün dev yayıncılarından MacMillan’ın kurucu ortağı Alexander MacMillan’la kitabın yayımlanması için tüm masrafları kendine ait olmak üzere anlaşmış.

İlk olarak 26 Kasım 1865’te ‘Alis Harikalar Diyarında’ başlığıyla raflarda yerini alan, çocuk edebiyatı tarihine damgasını vuran ve Lewis Carroll adıyla neredeyse eşanlamlı olarak anılmaya başlanan yapıt ardıl senelerde dünyanın dört bir köşesinde yayımlanmaya başlanmış. Fakat Lewis Carroll’un hazırladığı şairane güzellikteki ilk elyazması ‘Alis’in Yeraltı Maceraları’na dair acı tatlı bir anekdotu paylaşmadan geçemeyeceğim.

Alice Liddell Hargreaves (1852- 1934), 1928’e dek mülkiyeti altında tuttuğu orijinal elyazmasını kocası Reginald Hargreaves’in veraset vergisini ödeyebilmek için 3 Nisan 1928’de Sotheby’s’de açık arttırmayla 15 bin İngiliz Sterlini’ne Amerikalı nadir kitap tüccarı A.S.W Rosenbach’a satmak zorunda kalmış.

Kitabı daha sonra Victor Talking Machine Company kurucusu Eldridge Johnson’a satan Rosenbach, 1945’te Johnson’ın vefatı üzerine kitabı anonim Amerikalı bağışçılar adına geri satın alıp, 1948’de British Library koleksiyonuna geri kazandırmış.

Salvador Dali imzası

Sergide Carroll’un orijinal koyu maroken ciltli ‘Alis’in Yeraltı Maceraları’nın her bir sayfasını dokunmatik ekranda okuma imkânı da sunulmuş.

Fakat sergi öylesine dar mekâna kurulmuş ki ziyaretçilerin her bir nüshayı, deseni ve illüstrasyonu (ki bunlardan en dikkat çekicileri, Salvador Dali’nin Maecenas Press tarafından yayımlanmış Alis temalı sürrealist litografi serisinden ‘Alis’in Tırtılla Tanışması’; İngiliz yazar, şair ve illüstratör Mervyn Peake’in İkinci Dünya Savaşı tecrübelerini içine katarak ortaya çıkardığı ve ilk bakışta tanıdık gelen illüstrasyonları; İngiltere’de kitap illüstrasyonunun ‘Altın Çağı’nın (1890-1914) öncülerinden sayılan Arthur Rackham’ın 1907 tarihli karanlık ve ürkütücü ‘Alis Harikalar Diyarında’ versiyonu); Cecil Hepworth ve Percy Stow’un yönettiği 1903 yapımı ilk sessiz film adaptasyonunu; posta pullarından Alis temalı çay fincanlarına uzanan çok sayıda objeyi görebilmeleri için sıraya girmeleri gerekiyor.

Daha geniş mekân

British Library, kanımca bu edebi ve görsel şölenin hem çocukların hem de yetişkinlerin yoğun ilgisini çekeceğini öngörerek sergiyi daha geniş bir mekâna yerleştirmeliydi.

Serginin girişine kurulan ve Alis Harikalar Diyarında için çeşitli sanatçı ve illüstratörlerin yarattığı tasarımları örnekleyen ve daha çok çocukları eğlendirmek üzere hazırlanmış enstalasyonun gereksiz yere sergiden daha çok yer kapladığını düşünüyorum çünkü serginin içeriği halihazırda hem yetişkinlere hem çocuklara aydınlatıcı ve keyifli bir serüven sunuyor.

Düşük çözünürlüklü görsellerin büyük ebatlarda ayna ve mdf paneller üzerine uygulanmasıyla yaratılan layıksız ve ucuz enstalasyonu hazırlama fikrini en baştan veto edip, serginin omurgasını oluşturan değerli malzemelere hak ettikleri alanı vermek çok daha yerinde bir küratoryal yaklaşımı örneklerdi.

Kaynak: Cumhuriyet

***

Alice…

Oxford’lu matematikçi Charles Lutwidge Dodgson, bir nehir gezintisi sırasında üç kız kardeşi eğlendirmek için anlattığı hikayenin, sinemadan edebiyata, fotoğrafçılıktan plastik sanatlara, müzikten modaya, hayatın her alanında bir ilham kaynağına dönüşeceğini hayal etmiş midir dersiniz?

Aceleyle koşturan beyaz tavşan, sürekli sırıtan Cheshire kedisi, nargile içen bilge tırtıl Absolem, çılgın şapkacı, kupa kraliçesi… küçültüp büyüten içecek ve yiyecekler, viktoryen çay partileri, flamingolar ve kirpilerle oynan kriket oyunları…

Alice’in tavşan deliğine atlayarak, gerçeküstü karakterler ve olaylarla dolu harikalar diyarına düşmesinin ardından 150 yıldan fazla zaman geçti… ama bu muhteşem hikayeye dair altmetinlerin, gizli anlamların, keşiflerin sonu hiç gelmiyor. Hikayenin hâlâ popülerliğini korumasının sebebi nedir?

Gerçek Alice’in Hikayesi

Oxford Üniversitesi’nin kolejlerinden Christ Church’te görev yapan 24 yaşındaki matematikçi Charles Dodgson, 1862 yılının bir yaz günü kolej dekanının 10 yaşındaki kızı Alice Lidell ve kardeşleri Edith ve Lorina ile yaptığı nehir gezintisi sırasında üç kız kardeşi eğlendirmek için bir hikaye uydurdu.

Küçük Alice ondan hikayeyi yazılı olarak isteyince Dodgson onu kıramadı. Elle çizilen illüstrasyonla süslediği hikayeyi, üzerine “Bir yaz günü hatırası anısına sevgili bir çocuğa” yazarak Alice Liddell’a hediye etti. Dodgson hikayeye “Alice’s Adventures in Underground / Alice’in Yeraltı Maceraları” adını vermişti.

Dodgson daha sonra arkadaşlarının ısrarıyla hikayeyi genişletti ve kitap 26 Kasım 1865’te “Alice’s Adventures in Wonderland” adıyla Macmillan tarafından basıldı.

“Alice Harikalar Diyarında”nın yaratıcısı Lewis Carroll’ın gerçek ismi Charles Lutwidge Dodgson’dı. O dönemler için ilginç olabilecek bir şekilde, hem annesinin (Lutwidge) hem de babasının (Dodgson) soyadını almıştı. 1832 doğumlu olan Dodgson matematikçi, papaz, yazar ve fotoğrafçıydı.

Kitaba ilham kaynağı olan Alice Liddell, Christ Church Kolej Dekanı’nın üç kızından biriydi. Hikayenin kahramanı gibi meraklı bir kız çocuğu olan Alice’in saçları kısa ve kahverengiydi. Hikayedeki Alice’in uzun sarı saçlı olmasının sebebi ise kitabın illüstrasyonlarını yapan John Tenniel’di.

Alice Liddell, Dodgson’un kendisi için hazırladığı ilk el yazması “Alice’in Yeraltı Maceraları”nı 1928 yılına kadar elinde tuttu. Ancak kocası Hargreaves’in veraset vergisini ödeyebilmek için 3 Nisan 1928’de bu elyazmasını Sotheby’s’de açık arttırmayla 15 bin İngiliz Sterlini’ne A.S.W Rosenbach’a satmak zorunda kaldı. Kitabı daha sonra Eldridge Johnson’a satan Rosenbach, 1945’te kitabı anonim Amerikalı bağışçılar adına geri satın alıp, 1948’de British Library koleksiyonuna bağışladı.

Alice İllüstrasyonları

Kitabın illüstrasyonları neredeyse kitap kadar ilgi çekti, konuşuldu…

İlk baskı 1865’te İngiliz illüstratör John Tenniel tarafından resimlendirilmişti. Bu ilk basımdan Lewis Carroll’ın elinde kalan altı kopya 1996’da 1.54 milyon dolara satıldığını hemen ekleyelim.

“Alice Harikalar Diyarında”nın bir baskısına yaptığı illüstrasyonlarla Hans Christian Andersen ödülü alan Tove Jansson, Ralph Steadman, ‘Alice’in Kanada basımını gravürleriyle süsleyen George Walker’ın aralarında bulunduğu yüzlerce sanatçı farklı ‘Alice’ illüstrasyonları yaptı.

Ama tüm bu sanatçılar içinde en dikkat çekeni Salvador Dali’ydi elbet. Pek çok sürreal imge barındıran hikayenin Dali’nin dikkatini çekmemesi düşünülemezdi. Maecenas Press-Random House Dali imzalı illüstrasyonların yer aldığı ‘Alice’ kitabını 1969’da bastı.

Sanat Harikalar Diyarında…

Beyazperdede Alice…

Alice Harikalar Diyarında’nın ilk sinema uyarlaması, 1903 yılında Hepworth Studio tarafından çekilen 12 dakikalık bir sessiz filmdi. İlk sesli Alice Harikalar Diyarında filmi 1931 yılında çekildi.

1951 yılında Disney tarafından çekilen film ise Carroll’un Alice Harikalar Diyarında ve Aynadan İçeri kitaplarını birleştiren bir animasyondu. Pek çok kişi bu versiyon üzerinden Alice ile tanıştı.

Metnin sınırlarını zorlayan çalışmalar da yapıldı. 1976 Playboy yapımı “Alice in Wonderland: An X-Rated Musical Comedy” isimli yapım hikayenin pornografik müzikal versiyonu olarak tarihte yerini aldı. Alice rolünde “playboy kapak kızı” Kristen DeBell oynadı. Çek yönetmen Jan Svankmajer’in 1988 yılında çektiği orjinal adı ile Neco Z Alenky ise diğer bir sürreel Alice yapımı.

Hollywood yapım şirketleri 1970’ler ve 80’lerde metnin farklı uyarlamamalarını yapmaya devam ettiler. 1999 yılında televizyon için uyarlanan filmde ise Whoopi Goldberg, Ben Kingsley ve Pete Postlethwaite gibi Hollywood’un ünlü isimleri rol aldılar.

2010 yılında ise pek çok kişinin iyi hatırlayacağı gibi İngiliz yönetmen Tim Burton imzalı Alice gösterime girdi. Johnny Depp ve Helena Bonham Carter’ın da yer aldığı bir kadroyla çekilen ilk üç boyutlu “Alice Harikalar Diyarında” filmi, 1 milyar dolar üzerinde gişe hasılatı yaptı. Burton’ın devam filmi “Alice Aynanı İçinden” ise gösterine gireli sadece 2 ay oldu.

Hikayenin farklı versiyonları çekiledursun, pek çok filmde hikayeye ve kahramanlarına göndermeler yapıldığını da belirtmek gerek.

Bunlar arasında en bilineni kuşkusuz Wachowski kardeşler tarafından çekilen Matrix filmidir. Filmin ana karakter bilgisayarda beliren “Beyaz tavşanı takip et,” mesajı ile yola çıkan Neo, Morpheus’la yaptığı konuşmasını sonrasında mavi ya da kırmızı hap arasında bir tercih yapmak durumunda kalacaktır. Konuşmada açıkça Alice göndermesi görülmektedir.

Bir başka gönderme ise, ünlü dizi Lost’da karşımıza çıkar. Adada babasının hayaletini görmeye başlayan Jack’e, John Locke, beyaz tavşanı izlemesini salık vermiştir.

Bunların dışında ‘Pan’ın Labirenti’nden Hayao Miyazaki’nin ‘Ruhların Kaçışı’na, ‘Freddy vs. Jason’dan ‘Resident Evil’e, ‘Across the Universe’den ‘Transformers’a kadar birçok filmde Alice’in ve hikayenin izlerini görürüz.

Edebiyatta Alice…

Edebiyatın pek çok önemli eserinde de Carroll’ın dünyasına göndermelere rastlanmaktadır.

James Joyce’un ölmeden hemen önce tamamladığı Finnegans Wake bu eserlerden biri. Alice Harikalar Diyarında gibi rüya ile gerçekliğin birbirine karıştığı metinde, James Joyce Carroll’unkine benzeyen türde pek çok dil oyununu yapar.

Alice Harikalar Diyarında’yı 1923 yılında Rusçaya çeviren Nabokov ise bir Lewis Carroll hayranıdır. Joyce Carol Oates 1978’de Paris Review’a verdiği röportajda Caroll’ın kitaplarının sahip olduğu ilk kitaplar olduğunu belirtir ve üniversitede bu kitaplarla ilgili lisans düzeyinde bir ders de verdiğini sözlerine ekler.

Masal ülkesine giren küçük çocukların da Alice’in yolundan gittiğini düşünmek mümkündür; Oz Büyücüsü’nde Dorothy’nin, Peter Pan’da Wendy ve kardeşlerinin, Narnia günlüklerinde Lucy’nin…

Müzikte Alice…

‘Alice Harikalar Diyarı’ndaki imgeler sihirli mantar ve nargile içen tırtıl imgeleriyle birleşince; Jefferson Airplane (White Rabbit) ve Bright Eyes (Down in a Rabbit Hole) gibi rock gruplarını etkilemiştir.

Beatles’ın ‘Cry Baby Cry’, ‘Come Together’, ‘Glass Onion’ ve ‘I Am the Walrus’ gibi şarkılarında Alice esintisi görülmektedir. Ayrıca grubun ‘St. Pepper’s Lonely Hearts Club’ albümünde bir Lewis Carroll portresi de yer alır.

Pink Floyd’dan Syd Barrett, ‘Wall’u hazırlarken önemli bir esin kaynaklarının da Alice olduğunu söyler. Tom Waits’in 2002 tarihli ‘Alice’ adlı albümündeki aynı isimli şarkıda, Lewis Carroll’ın masallarını anlattığı ‘gerçek’ Alice’e olan obsesif ilgisine göndermeler yapmaktadır.

Koreli besteci Unsuk Chin 2007 yılında “Alice Harikalar Diyarında” ve “Aynanın İçinden” romanlarından uyarlanan liberettoyu opera olarak bestelemiştir. İlk defa Münih Opera Festivali’nde seslendirilen eser, daha sonra üç perdelik bale uyarlaması olarak Ulusal Kanada Balesi tarafından Şubat 2011’de sahnelenmiştir.

 

Lewis Carroll bir pedofili miydi?

Aradan geçen 150 yılda Dodgson’ın kız çocuklarına olan düşkünlüğü çokça tartışıldı.

2011 yılında Simon Winchester tarafından yazılan “The Alice Behind Wonderland (Harikalar Diyarının Ardındaki Alice)” isimli kitapta; kız çocuklarıyla kurduğu yakın arkadaşlıklar ve onları fotoğraflaması konu edildi.

Geçtiğimiz yıl BBC için hazırlanan “The Secret World of Lewis Carroll/Lewis Carroll’ın Gizli Dünyası” adlı belgeselde ise belgeselde ise Lewis Carroll’ın “bastırılmış pedofil” olduğu iddialarına yer verildi. İddia, bir Fransız müzesinde bulunan ve Carroll tarafından çekildiği iddia edilen çıplak bir kız fotoğrafına dayandırılıyor. Fotoğraftaki kızın “Gerçek Alice”in ablası Lorina olduğu belirtiliyor.

Carroll, 11 çocuklu bir ailenin üçüncü çocuğu. Zeki bir çocuk ve iyi okullarda eğitim alıyor. Daha sonra da Oxford matematik bölümünde bir iş ve akademik kariyer olanağına kavuşuyor. Carroll’un bazı mektuplarında yatılı okullardaki hayata alışamadığı ve evde daha mutlu olduğundan bahsettiği biliniyor. Çocuk yaşta oluşan kekemeliği sebebiyle daha içe kapanık biri haline geliyor.

Şiirler yazan, çizimler yapan Carroll, bu arada bol bol fotoğraf da çekiyor. Fotoğraflarında özellikle de kız çocuklarını tercih ediyor.

Carroll ve Alice Liddell’in fotoğraflarının fotoshoplanarak ‘öpüşürken’ tasvir edilmesi ve pedofili iddialarına yer veren kaynaklarda bu photoshoplu fotoğrafın kullanılması ‘pedofili yazar’ kurgusunu körükleme amaçlı. Ancak Alice’in annesinin 1863 yılında Carroll’un çocukarıyla görüşmesine yasak getirmiş olması dikkat çekici bir durum. Carroll’un Liddell evine girişinin neden yasaklandığına dair günümüze ulaşan hiçbir belge yok. Carroll’un kendi günlüklerinde de bu tarihlere ait sayfalar yırtılmış.

Kekeme ve içe kapanık bir matematikçi olan Carroll; çocukların değişik kıyafetlerde ve bazen kıyafetsiz resimlerini çeken, saçlarından kestiği tutamları günlüğünde saklayan, küçük kızlara özel bir ilgi duyan ‘bastırılmış bir pedofili” mi, yoksa; kalabalık bir aile ve yedi kız kardeşle büyüdüğü çocukluk günlerine büyük bir özlem duyan, çocukların dünyasından keyif alan bir hayalperest mi?

Bu konu üzerinde yazılıp çizilmeye devam edileceğinden hiç kuşkumuz yok.

Alice’in Yolculuğunun Alt Metnini Arama Çılgınlığı

Evet, bu muhteşem hikayeye dair altmetinlerin, gizli anlamların, keşiflerin sonu hiç gelmiyor. Şimdi bunlardan bir kaçına göz atalım;

1- Bir matematikçi olan Dodgson kitabında pek çok matematiksel referans kullanmıştı. 2009’de ünlü bilim dergisi New Scientist’te yayınlanan bir makalede Dodgson’un bu çocuk kitabını aslında yeni matematiksen konsept ve fikirler ortaya atmak için yazdığı iddia edildi.

2-“Alice Harikalar Diyarında”ki gerçeküstü atmosfer kitabın ve yazarının halüsinatif uyuşturucularla ilişkilendirilmesine de yol açtı. Sihirli bir mantar üzerinde nargile içen tırtıl bu ilişkinin en güçlü halkalarından birini oluşturuyordu. Confessions of an English Opium Eater (Afyon Yiyen Adamın İtirafları) adlı kitabın yazarı Thomas De Quincey Dodgson’un en sevdiği yazarlardan biriydi.

1960’larda uyuşturucu kullanımı yaygınlaştığında, Alice’in maceraları, uyuşturucuya bağlı görülen halüsinatif yolcukluklar olarak tanımlandı. Rock grubu Jefferson Airplane’in 1967 tarihli albümleri “Surrealistic Pillow”da yer alan ve ünlü şarkıları “White Rabbit”de bu Alice ve uyuşturucu ilişkisi açıkça görülmektedir.

Dodgson’un uyuşturucu kullandığına ya da denediğine eliminde dair somut bir veri bulunmadığını da belirtelim.

3- Diğer bir iddiaya göre Lewis Carroll’ın nadir görülen bir nörolojik hastalığı vardı. Halüsinasyonlar görüyor, nesneleri olduğundan büyük veya küçük algılıyordu. Bu hastalık 1955’de İngiliz psikiyatrist John Todd tarafından tanımlanarak ‘Alice Harikalar Diyarında Sendromu’ olarak adlandırıldı.

4- Kraliçe Victoria dönemine özgü iffet anlayışının zayıflaması ve psikanaliz teorisinin doğuşu ile “Alice Harikalar” Diyarında hikayesinin masumiyeti de tartışmaya açıldı. Tavşan deliğinden Alice’in kenara itmesi gereken perdeye kadar pek çok metafor kadın ve doğumla ilişkilendirildi. Anahtar ve kilit cinsel ilişkiyi, tırtıl ise erkeğin cinsel organına gönderme olarak kabul edildi. Alice’in boynunun uzamasında penise imrenme görenler, daha sonraki gelişmeleri de mastürbasyona bağladılar.

5- Alice’in hikayede söylediği bazı tekerlemelerden yola çıkarak İsa’ya ve dine gönderme yapıldığı da iddia edildi.

6- İlerleyen zamanda; kuantum fiziği, uzay-zaman teorisi, paralel evrenler, tanrı parçacığı ve evrendeki kara delik gibi kavramların hayatımıza girmesiyle birlikte, Alice’in tavşan deliğinden Harikalar Diyarı’na düşmesine derin felsefi anlamlar yüklendi.

Alice, Harikalar Diyarı’na inerek aklın, mantığın ve matematiğin referans olamayacağı, her an her şeyin, paradigmanın dışına çıkıp saçmalama özgürlüğüne sahip olduğu bir evrene varmıştı.

Harikalar Diyarı’nda büyük-küçük, doğru-yanlış, uzun-kısa, güzel-çirkin her şey bulunduğu yere göre değişiyordu. Peki ama ‘gerçek’ neydi o zaman? Biz birçok şeyi -belki de her şeyi- yanlış anlıyor, ya da anlamlandırıyor olabilir miydik? Harikalar Diyarı’nda mantık işlemiyordu…

“Ne garip bir saat! Saati değil de ayın kaçı olduğunu gösteriyor sadece” dedi Alice. Çılgın Şapkacı, “Saati niye göstersin ki!” diye mırıldandı, “Senin saatin hangi yılda olduğumuzu gösteriyor mu?” “Tabii ki hayır” dedi Alice hazırcevaplılıkla: “Ama zaten uzunca bir süre aynı yılda olmayacak mıyız?” “Benim saatim de bu nedenle saati göstermiyor işte” dedi Çılgın Şapkacı.

Harikalar Diyarı’nda zaman çok yavaş akıyordu; saatler, günler kadar uzundu. Alice bize izafiyetten mi bahsediyordu yoksa?

* * *

Geçmişten bugüne farklı kuşakların Alice’in maceralarını anlatan hikayenin ‘gerçek’ anlamına dair farklı yorumlarla geliştirdikleri teorileri incelerken, bir metnin toplumsal değer yargılarına göre nasıl köklü bir biçimde farklı anlaşılabildiğini görüyoruz.

Dodgson mantık insanı olsa da Harikalar Diyarı mantıksızlığın hüküm sürdüğü yerdir. Belki de onun bu yaratıcı kitabının içerdiği asıl mesaj buradadır: Dünya, beklentilerin karşılanmadığı çılgın bir yerdir; her şeyde bir anlam aramak yerine kendini doğal akışa bırakmak daha doğru olabilir.

Ve biz ne açıdan bakarsak bakalım, Harikalar dünyası’ndaki Alice tüm zamanların en önemli karakterleri/yaratılarından biri…

Yazıda aşağıdaki kaynaklar kullanılmış ve/veya alıntılanmıştır;

Sabit Fikir, “Beyaz Tavşanın Peşinde 150 Yıl”, Şima İmşir Parker

Vatan Kitap, “Tavşanın Peşinde 150 Yıl”, Mine Akverdi Denktaş

www.listelist.com, “Büyüklere Masallar Tadındaki Alice Harikalar Diyarında’dan 13 Felsefi Öğe”, Şengül Durucu

www.bbc.com, “Alice Harikalar Diyarında Gizli Mesajlar mı İçeriyor?”, Hephzibah Anderson

www.brainpickings.org, “Meet the Real Alice: How the Story of Alice in Wonderland Was Born”,Maria Popova

www.dailymail.co.uk, “Was Lewis Carroll a Paedophile?” Beth Hale

Kaynak: Aykırıakademi

İlginizi çekebilir