Le Monde: Recep Tayyip Erdoğan, Piroman Sultan

Türkiye ile Fransa arasında yaşanan son gerilim, Fransız medyasında geniş yer buldu. Le Monde, başyazısında Cumhurbaşkanı Erdoğan için ‘Piroman sultan’ nitelemesi yaptı. Liberation gazetesi ise öğrencilerine ifade özgürlüğünü anlatmak için Hz. Muhammed karikatürlerini gösteren bir öğretmenin sokak ortasında başı kesilerek öldürüldüğünü hatırlattı; “Bu sözlerin zamanlaması ve Türkiye Cumhurbaşkanlığı’nın taziyede bulunmaması kabul görmüyor” ifadelerini kullandı.

Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron ile Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan arasında yaşanan diplomatik kriz ve son olarak Türkiye’nin Fransız ürünlerine yönelik boykot çağrısı, Fransa medyasında geniş yer buldu. Dış politikada sık sık karşı karşıya gelen iki ülke arasındaki ilişkilerin ilk defa “Büyükelçi’yi çağırma” noktasına geldiği vurgulanan haber ve analizlerde, Erdoğan’ın politikaları ve “Bu Macron denilen zatın Müslümanlarla derdi nedir? Macron’un zihinsel noktada bir tedaviye ihtiyacı var” ifadeleri eleştirildi.

‘ELİNDE YETERİNCE KRİZ YOKMUŞ GİBİ YENİSİNİ EKLEDİ’

Le Monde gazetesi, son gelişmelerin ardından Erdoğan’ın ‘Piroman* sultan’ diye nitelendiği bir başyazı yayınladı. Başyazıda iki ülke arasında çeşitli jeopolitik gerilimlere dikkat çekilerek şu ifadeler kullanıldı:

“Recep Tayyip Erdoğan sanki elinde yeterince kriz yokmuş gibi yeni bir tane daha ekledi. Suriye ve Libya konusundaki görüş ayrılıkları nedeniyle bir yılı aşkın süredir gergin olan Paris-Ankara ilişkileri, Türk donanmasının Doğu Akdeniz’deki -özellikle Yunan ve Kıbrıs karasularındaki- faaliyetleri nedeniyle son aylarda daha da kötüye gitti. Suriye, Libya, Irak ve Doğu Akdeniz’den sonra Türkiye, şimdi de Dağlık Karabağ savaşında Azerbaycan’ı destekliyor. Türk otokratına sempatisini hiçbir zaman gizlemeyen Donald Trump’ın Birleşik Devletleri’nin pasifliğinden yararlanan Ankara, satın aldığı S-400 hava savunma füzelerini de test etti.”

‘ÇATIŞMA İLE YENİ BİR OSMANLI GÜCÜNÜN MİMARI GİBİ GÖRÜNMEK…’

“Türk Cumhurbaşkanı ne arıyor?” sorusunu soran Le Monde’un başyazısında, “Her şeyden önce, Türk lirasındaki çöküşe ve kültürel devrim projesindeki duraksamaya rağmen, yurtdışındaki çatışmaların sayısını artırarak yeni bir Osmanlı gücünün mimarı olarak görünmek… Recep Tayyip Erdoğan, Avrupa Birliği ülkelerindeki İslam’a yönelik yaklaşımı kınayarak Müslüman dünyasının ana savunucusu olarak görünme arzusuyla da hareket ediyor” denildi.

‘ERDOĞAN’IN YENİ ÇILGINLIĞI’

Le Monde gazetesinde Marie Jégo’nun imzasını taşıyan başka bir yazıda da, “Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron’a hakaret, prestijini artırmak isteyen Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın kesinlikle yeni çılgınlığı” ifadeleri yer aldı. 1901 yılında Fransa’nın Babıali Büyükelçisi Jean Antoine Ernest Constans’ın Paris’e geri çağrılmasını hatırlatan Jégo, “O olay, ödenmemiş bir borç yüzündendi. Ancak bu durumda Fransa güçlü bir sinyal göndermek istedi. ‘Çirkinlik ve edepsizlik bir yöntem değildir’ diyen Fransa Cumhurbaşkanlığı, Türkiye’nin her açıdan tehlikeli bulduğu politikasının yönünü değiştirmesini talep etti” dedi.

‘FRANSA’DA ZAMANLAMA KABUL GÖRMÜYOR’

Liberation gazetesinin İstanbul muhabiri Jérémie Berlioux’nun imzasıyla yayımladığı haber analizdeyse şu ifadeler kullanıldı:

“Fransa ile Türkiye arasında hiçbir şey yolunda değil. Türk yetkililer için Fransız hükümetinin “İslam’ı yapılandırma” ve radikal İslamcılığa karşı mücadele girişimleri İslamofobi anlamına geliyor. Paris için ise Samuel Paty’nin öldürülmesinden sonra bu sözlerin zamanlaması ve Türkiye Cumhurbaşkanlığı’nın taziyede bulunmaması kabul görmüyor.”

‘MUHALİFLERİ KENDİ SEÇTİĞİ ÇATIŞMA ALANINA GETİRİYOR’

“Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ne padişah ne de halife” ifadelerini kullanan Berlioux, “O, kutuplaşmayı kendi siyasi silahı haline getiren bir oportünist. Emmanuel Macron ile çatışması bir istisna değil. Türkiye’nin Cumhurbaşkanı ve aşırı sağcı müttefiklerinin gözünde Macron, kolay bir hedef. Türkiye Cumhurbaşkanı’nın şiddetli ve tekrarlanan konuşmaları, muhaliflerini kendi seçtiği bir çatışma alanına getirmenin yollarından bir tanesi” dedi.

‘SAVAŞMAYA ÇALIŞTIĞIMIZ ŞEY DİN DEĞİL, İDEOLOJİ’

Liberation’a demeç veren veren Fransa İçişleri Bakanı Gérald Darmanin de tartışmalara sebep olan ‘Ayrılıkçı fikirlerle mücadele yasa tasarısı’ hakkında “Mevcut yasamız radikal İslam’ı ve siyasi İslam’ı etkin bir şekilde takip etmemize izin vermiyor. Savaşmaya çalıştığımız şey bir din değil, bir ideolojidir. Fransa’daki Müslümanların büyük çoğunluğunun, radikal İslam ideolojisinden ilk etkilenenlerin kendileri olduğunun çok iyi farkında olduklarını düşünüyorum. Güçlerini genişletmek isteyen bu gruplar tarafından ilk hedef alınanlar onlar oluyor” diye konuştu.

‘POPÜLİSTLER HAKARET İLE KALABALIKLARI KAMÇILIYOR’

Le Figaro gazetesinde Philipe Gélie’nin kaleme aldığı yazıda, “Müslüman Kardeş Recep Tayyip Erdoğan’ın siyasal İslamcılığı, Fransız laikliğinden nefret ettiği için Emmanuel Macron’a ruh sağlığı muayeneleri yaptırdı” ifadeleri kullanılırken, Erdoğan’ın söylemleri için “Akademisyen Georges Duhamel, 14 Ekim 1938’de Le Figaro’da Hitler ve Göring’e yönelik yazdığı “Hakaret politikası” başlıklı yazısında, hakaretin kalabalığı kamçılama ve düşmanı kızdırma fonksiyonu olduğunu söylemişti. Popülistler için tercih edilen bir araç olmasının nedeni budur” denildi.

Yine Le Figaro’da Isabelle Lasserre tarafından yazılan makalede, “Kötüleşen bir çatışmanın son bölümü” denilirken, “Erdoğan İslamcıları Fransa’ya karşı harekete geçiriyor. İki ülke arasındaki ilişkiler tarihinde ilk kez, Fransız diplomasisinin temsilcisinin Paris’e geri çağrılıyor” ifadeleri kullanıldı.

*Yangın çıkarma dürtüsüne sahip kişiler için kullanılan bir psikiyatri terimi.

Kaynak: DUVAR

İlginizi çekebilir