Lastik yakma teşvik edilirken – Çiğdem Toker

Peki lastik yakmaya parasal teşviğin sağlandığı bir ülkede, eğer bu teşvikten vazgeçilmiyorsa ani bir kararla Paris İklim Anlaşması’nın TBMM’de onaylanması ne anlama geliyor?

Lastik yakma teşvik edilirken – Çiğdem Toker (Sözcü)

Belki duymayanınız vardır. Hurda araç lastikleri, ülkemizde “yenilenebilir enerji” olarak kabul ediliyor. Devlet, başta hurda araba lastikleri üzere, plastik çöpler, arıtma havuzu çamurları, belediye atıkları yakılarak elde edilen enerji için, özel sektör şirketlerine teşvik sağlıyor. Tabii devlet derken bu yöndeki düzenlemenin AKP iktidarı tarafından yapıldığını vurgulayalım.

Lastik yakmanın “temiz enerji” gibi sınıflandırılarak teşvik kapsamına alınmasının üzerinden yaklaşık bir yıl geçti. Düzenleme TBMM’deyken; açık havada sigara içmenin dahi kısıtlandığı bir ortamda, lastik yakmanın sonuçta kamudan finanse edilen teşvik kapsamına alınması, inanılmaz bir durum olarak epeyce tartışıldı. Dahası, petrol türevi bir ürün olan araç lastiğinin yenilenebilir enerji olarak sınıflanması tepki topladı. Bu sınıflamanın bilimsel olarak da hatalı olduğun altı çizildi. Teşviğin mekanizması olan YEKDEM yani Yenilenebilir Enerji Kaynaklarını Destekleme Mekanizması, enerji kaynaklarında fosil bağımlılığını azaltmak amacıyla kurulmuştu. Bu da hatırlatıldı. Ancak yasa geçti. Atık lastikler biyokütle tesislerinde yakıldığında YEKDEM kapsamında. Bu da 10 yıllık alım garantisine konu olduğu ve kilovatsaaat başına 13.3 cent’tenssatın alınacağı anlamına geliyor.

Paris İklim Anlaşması

Peki lastik yakmaya parasal teşviğin sağlandığı bir ülkede, eğer bu teşvikten vazgeçilmiyorsa ani bir kararla Paris İklim Anlaşması’nın TBMM’de onaylanması ne anlama geliyor? Bu aşamada, konunun uzmanları dahi gerçek cevabı tam veremiyor. Ancak üzerinden biraz zaman geçince anlaşılabileceği belirtiliyor.

Dahası Paris İklim Anlaşması’nın TBMM’de onaylandığı akşam, Türkiye’yi nükleer atık çöplüğüne dönüştürebilecek iki düzenleme daha kanunlaştı. Eş zamanlı olarak Türkiye’yi nükleer atık çöplüğüne dönüştürebilecek düzenlemeler de… İşin en ilginç tarafı, nükleer konulu iki yasa teklifinin uzun bir süredir TBMM’de bekliyor oluşuydu. Bu önemli konuyu, başta parlamenter rejime yeniden dönüş dileğinin gündeme taşındığı bu günlerde, yasanın kabulündeki oylamanın kompozisyonu gibi farklı yönlerden, kapsamlı bir analizle Önder Algedik Gazete Duvar’da ele aldı.

Neyin tazminatı

Diğer yandan Elektrik Mühendisleri Odası (EMO) da kanunla uygun bulunan nükleer enerji alanındaki protokole dikkat çekti. Sözkonusu yasa, olası nükleer kazaların tazminine ilişkin hükümler içeriyor. EMO bir duyuru yayımlayarak “Akkuyu Nükleer Santrali’nin inşaatı sırasında temelde çatlaklar oluştuğuna yönelik haberler hatırlanırsa, olası bir kaza durumu için hazırlık mı yapılıyor?” sorusunu yöneltti. Şu değerlendirme, aynı açıklamadan:

“Nükleer santraller ‘Milli enerji, nükleer güç, kendi enerjimizi üreteceğiz’ yalanlarıyla kamuoyuna sunulmaktadır. Oysa Akkuyu’da bedavaya verilen sahada Rus şirket tarafından kurulup işletilecek olan nükleer santralde, Rusya’dan getirilecek yakıtla üretilecek elektriği Türkiye satın alacaktır. Rus devleti Türkiye’de bir nükleer santral işletecek ve kârını da alıp götürecektir. Ama bir kaza olursa tüm zarar Türkiye’nin ve Türkiye’de yaşayanların olacaktır.”

Bakalım lastik yakmanın teşvik edildiği ülkemizde Paris İklim Anlaşması’ndan murat edilenin ne olduğunu yakın bir gelecekte anlayabilecek miyiz?

Kaynak: Sözcü

İlginizi çekebilir