Lastik yakarak enerji üretilecek

Türkiye coğrafyasının dört bir yanı enerji santralleriyle doldu. Bu santrallerin içinde dikkat çekenlerden birisi de, atık yakarak enerji üreten santraller. Bu santrallerin dioksin gibi kanserojen atıkları çevreye yaydıkları bilinmektedir.

Niğde’nin Bor ilçesinde ömrünü tamamlamış lastiklerin yakılarak 2,84 MW gücünde elektrik enerjisi elde edeceği açıklandı. Baysak Enerji adlı şirketin kuracağı tesis Niğde ili, Bor ilçesi, Karma Organize Sanayi Bölgesi sınırları içerisinde işletilmesi planlanıyor. Tesiste toplam 4 reaktörde günlük 40 ton ömrünü tamamlamış lastik işlenecek. Enerji üretim tesisinde 1 MW elektrik üretimi için saatte yaklaşık 257 litre yakıt kullanılması ve 2,84 MW gücünde elektrik enerjisi elde edilecek. Atık lastikler, piroliz reaktöründen alınacak pirolitik gaz yoğunlaştırma ünitesine alınıp pirolitik yağa dönüştürülecek, pirolitik yağ enerji üretim tesisinde elektrik enerjisi üretmek amacıyla yakılacak.

Tehlikeli atık yakmak!

Başlangıçta katı ya da akışkan durumundaki atık, yakıldığında karbondioksit ile birlikte birçok kirletici ve ağır metalin gaz halinde çevreye yayılmasına neden olur. Yanma sonucu oluşan kül ile birlikte, ne kadar önlem alınsa da bacadan çıkışına engel olunamayan gazlar çevreye yayılarak toprağa, suya, besinlere oradan da hayvan ve insan bedenine girer. Bu toksik maddeler ve ağır metaller bedene bir kez girdi mi, yıllar boyunca bedenden dışarı atılamazlar. Bu nedenle bu zehirli maddeler KOK (Kalıcı Organik Kirletici) olarak adlandırılmaktadırlar.

Kalıcı Organik Kirleticiler

Atık yakma tesislerinin bacalarından ve yakma sonucu oluşan küllerden çevreye yayılan KOK’lar, bugüne kadar belirlenen en tehlikeli kimyasal zehirlerdir. Dioksin, furanlar, klor, DDT ve PCB’ler bilinen başlıca KOK’lar arasında yer alır. Dioksin; Lastik, PVC ile plastiklerin ve klorlu maddelerin yakılmasıyla ortaya çıkar. KOK, yakma tesislerinin baca gazlarında ve küllerinde bulunur. Hava akımları yoluyla yüzlerce kilometre yayılabilirler.

KOK’lar ve sağlık sorunları

Hormonal bozukluklar (guatr, tiroid, kemik erimesi, tüylenme, şeker hastalığı), bağışıklık sistemi bozuklukları(bedenin hastalıklara açık duruma gelmesi), üreme bozuklukları (cenin bozuklukları, genetik bozukluklar) KOK’ların yarattığı hastalıkların başında gelir. KOK, anne sütüne ve plasentaya geçer. Bu nedenle insan bedeninde bebeklikte birikmeye başlar. Uluslararası Kanser Araştırmaları Kurumu (IARC) KOK’lardan biri olan dioksini kanserojen madde olarak tanımlamıştır. Bazı ülkelerde yapılan dioksin salımı ölçümlerinde çok büyük oranda atık yakma tesislerinden kaynaklandığı belirlenmiştir.

kaynak:YeniYaşam

İlginizi çekebilir