Kürt olduğu için öldürülen Yurdakul’un katillerine müebbet hapis

Balıkesir Kepsut L Tipi Cezaevi’nde “Kürt olduğu için” öldürülen Ulaş Yurdakul’un faillerinin yargılandığı davada sanıklardan 4’üne ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası verildi. 3 kişi hakkında beraat kararı verilirken, 2 kişiye de 1’er yıl hapis cezası verildi.

Balıkesir Kepsut L Tipi Cezaevi’nde kalan ve psikolojik sorunları bulunan Batmanlı Ulaş Yurdakul’un (40) 1 Ocak 2017’de aynı koğuşta olduğu 8 adli mahkum tarafından “Kürt olduğu için” işkence edilerek öldürülmesiyle ilgili davada karar çıktı. 6’sı tutuklu 9 sanığın yargılandığı Balıkesir 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen davanın karar duruşmasında mahkeme heyeti suçlarını sabit bulduğu sanıklardan Nihat Şen, Serkan Evran, Recep Okumuş ve İbrahim Armagan’a “Canavarca hisle veya eziyet çektirerek ve tasarlayarak öldürme” suçundan ayrı ayrı ağırlaştırmış müebbet hapis cezaları verdi.

Tutuklu sanıklardan İdris Çakmak, Recep Okumuş, Nihat Şen, Mehmet Alkan ve başka suçtan tutuklu bulunan Murat Sevim’in SEGBİS aracılığı ile katıldıkları duruşma salonunda tutuklu sanıklardan İbrahim Armagan, Bülent Kocaman ve başka suçtan tutuklu Aydın Zararsız hazır bulundu. Tine taraf avukatları salondaki yerlerini aldı.

Savcı mütalaasını tekrar etti

Duruşmada iddia makamı, sanıklara dair esas hakkındaki mütalaasını açıkladı. Savcı, sanıklardan Nihat Şen, Serkan Evran, Mehmet Alkan, İdris Çakmak, İbrahim Ermağan, Recep Okumuş’un üzerine atılı suçun niteliği, yasada öngörülen cezanın ağırlığı, tutuklama sebeplerinde herhangi bir değişikliğin bulunmaması, adli kontrol tedbirlerinin yetersizliğine evvelce hükmedilmiş olması hususları gözetilerek tutukluluk hallerinin devamına, sanık Bülent Kocaman’ın ise tahliyesine karar verilmesini talep etti.

Birbirlerini suçladılar

Mütalaaya karşı söz isteyen sanıklardan Mehmet Alkan, yaptığı savunmasında “Önceki savunmalarımı tekrar ederim. O gün çekpas sopasıyla maktulün darp edildiği söylenmekte. Fakat çekpas oda temizlenmek için İbrahim tarafından içeriye konuldu. Ulaşın dövülmesiyle ilgisi yoktur. Cezaevinde ayakkabı giymenin kavgaya delil olduğu söyleniyor. Ben de bunu araştırdığımda cezaevinde kavga yapılacağı zaman insanların kendini savunmak için ayakkabı giydiklerini öğrendim. Oysa zaten Ulaş’ın başına gelenler düşünüldüğünde ayakkabı giyip de kendisiyle mücadele edilecek bir durumu yoktur. Ben samimi beyanlarda bulundum” diyerek tahliye ve beraatını talep etti.

Sanık Recep Okumuş ise, savunmasında Mehmet Alkan’ı suçladı. Okumuş, “Mehmet Alkan doğruları söylemiyor. Ben suçsuzum. Mehmet Alkan defalarca Ulaş’ı dövdü o da cezalandırılsın” dedi.

Yapılan savunmalar ardından sanıklara son sözleri soruldu. Sanıklar önceki beyanlarını tekrar etti.

Sanıklardan 3’üne beraat

Kararını açıklatan mahkeme heyeti, sanıklardan İdris Çakmak, Bülent Kocaman ve Mehmet Alkan’ın isnat edilen “Canavarca hisle veya eziyet çektirerek ve tasarlayarak öldürme” suçunu işlediklerine dair yeterli delil elde edilememesi nedeniyle beraatlerine karar verdi.

4 kişiye ağırlaştırılmış müebbet

Mahkeme, suçları sabit bulunan sanıklardan Nihat Şen, Serkan Evran, Recep Okumuş ve İbrahim Armagan’a ise suçu işleyiş biçimlerini göz önüne alarak ağırlaştırılmış müebbet hapis cezaları verdi.

Sanıklardan Aydın Zararsız ve Murat Sevim’e de “İşlenmekte olan bir suçu yetkili makamlara bildirmeme” gerekçesiyle 1’er yıl hapis cezaları verildi.

Mahkeme heyeti ayrıca sanıklar İdris Çakmak, Bülent Kocaman ve Mehmet Alkan hakkında “İşlenmekte olan bir suçu yetkili makamlara bildirmeme” ve “Suç delillerini yok etme, gizleme ve değiştirme suçu”ndan Balıkesir Cumhuriyet Başsavcılığı’na suç duyurusunda bulunulmasına karar verdi.

‘Karar yerinde’

Mahkemenin kararını değerlendiren Yurdakul ailesinin avukatlarından Hakan Günaslan, Mahkemenin kararının yerinde olduğunu belirterek “Ulaş Yurdakul, Balıkesir L Tipi Ceza İnfaz Kurumunda adli hükümlü olarak kalmakta iken 1 Ocak 2017 tarihinde yukarıda geçen sanıklarca eziyet edilerek öldürülmüştür. Ölüme neden olan eziyet, geceden başlayarak sabah saatlerine kadar devam etmiş daha sonra öğle saatlerinde tekrar başlayıp Ulaş’ın ölümü ile sonuçlanmıştır. Ulaş Yurdakul, öldürüldüğü C3 koğuşuna 14 Nisan 2016 tarihinde yerleştirilmiştir. Ulaş’a C3 koğuşuna gelmesinden ölümüne kadar bu sanıklar tarafından eziyet edilmiştir. Bu anlamda karar yerindedir” dedi.

 

Kaynak :Yeniyaşam

İlginizi çekebilir