Kültürel Mirası Korumak Önemli, Peki Ama Nasıl? – Evrim Kepenek

Kültürel Mirası Koruma Derneği, KORU Projesi kapsamında, Türkiye’de ilk kez enerji verimliliğini esas alan bir yenileme çalışmasını sürdürüyor.

Bir ülkeyi diğer ülkelerden ayıran en önemli özelliklerden biri, kültürel mirası olsa gerek. Örneğin Avrupa’nın en sevilen turistik destinasyonlarından biri olarak kabul edilen Almanya, IPK International’ın araştırmasına göre Avrupalıların tercih ettiği kültür destinasyonları sıralamasında ilk sırada yer alıyor.

Her ülkenin yerel miras alanları, artık insanlığın ortak mirası kabul ediliyor. Bu nedenle, kültürel mirası koruma projeleri uluslar ötesi bir

nitelik kazanıyor. Uluslararası iş birlikleri çoğalırken, farklı ülkeler bu alandaki deneyimlerini paylaşıyor ve karşılıklı öğrenme platformlarının oluşturulması için çalışıyor. Peki, Türkiye’de kültürel mirasın korunması için ne gibi çalışmalar yapılıyor?

Kültürel Mirası Koruma Derneği (KMKD), bu alandaki öncü çalışmalardan birine imza atıyor. Kültürel Mirasın Korunmasında Kapasite Geliştirme (KORU) Projesi, kültürel mirası korumak için bütünsel bir yaklaşım öneriyor.

KORU Projesi, yoğunlukla Mardin ve Antakya’da gerçekleştiriliyor. Projenin geleneksel restorasyon projelerinden farkı ise, kültürel mirası korumanın ve geleceğe taşımanın ancak miras alanlarına değen tüm paydaşların katılımı ile mümkün olduğunu göstermesi.

Projenin yürütücülerinden Çağla ParlakSena Kayasü ve Dr. Banu Pekol ile hem KORU’yu hem de kültürel mirasımızı nasıl koruyacağımızı konuştuk.

KORU Projesi’nden söz eder misiniz?

Proje, Türkiye ve Birleşik Krallığın birikim ve uzmanlıklarını bir araya getirerek, kültürel miras bilincinin arttırılması ve kültürel mirası korumak için doğru yöntemlerin hem teorik hem de pratik olarak benimsenmesini amaçlıyor.

Kültürel mirasın korunması için çok yönlü bir toplumsal dönüşümün gerekliliği ile projede yerel yönetimler ve topluluklar, gazeteciler, tarihi ev malikleri, tur rehberleri, öğretmenler gibi farklı gruplarla yetişkin eğitimleri yapılıyor. Diğer yandan an kültürel mirasın korunmasında bire bir çalışan taş ustaları, marangozlar gibi zanaatkârlara yönelik uzman eğitimleri sürdürülüyor.

Proje kapsamında örnek mimari uygulamalar yer alıyor

Projenin kaç ayağı var?

Projenin 5 ayağı bulunuyor:

Yetişkin Eğitimi: Tur rehberleri, ilköğretim öğretmenleri, yerel yönetimler, gazeteciler, tarihi ev malikleri, tarihi anıt ve marangozlar için her gruba ayrı tasarlanmış pratik ve teorik eğitimler düzenliyoruz. Aynı zamanda taş hem Mardin’de hem Edinburgh’da koruma eğitimi veriliyor.

Koruma Güz Kampı: Türkiye’nin farklı üniversitelerinden lisans öğrencilere yönelik olarak mimari koruma, taşınabilir obje koruma ve kültürel miras yorumlama konularında alanında uzman kişilerin eğitmenliği ile teorik ve uygulamaya dayalı Koruma Kampları düzenliyoruz.

Yapı Analiz Programı: Mardin ve Antakya’nın tarihi kent sınırları içerisindeki tarihi yapıların mimari özelliklerini ortaya koyuyor, güncel durumlarını belgeliyor ve bunları dijital QGIS veri tabanına aktarıyoruz.

Bilgi Bankası: Proje kapsamında kültürel mirasın korunmasına dair çeşitli başlıklarda kitapçık ve rehberler hazırlıyoruz. Tüm broşürler proje internet sitesinden pdf formatında indirilebiliyor. Bunlar arasında gazetecilere yönelik hazırladığımız Kültürel Miras Haberciliği de var, Tarihi Yapılar için Bakım Takvimi de var, Tarihi Yapıların Restorasyonu için Kaynak Bulma Rehberi de, Taş Ustaları için Kayaç Türleri de var. Kısacası bu bilgi bankasını tüm paydaşların işine yarayabilecek bir çeşitliliği gözeterek genişletiyoruz.

Beşinci ve son ayak ise mimari koruma uygulamaları.

Enerji verimliliğine göre restore edilen ilk tarihi bina Mardin’de

Mimari koruma alanlarında ne gibi çalışmalarınız var?

Mimari koruma uygulamalarımız iki tane. Biri, Mardin tarihi merkezde bulunan bir geleneksel bir taş konut yapısı olan Tamirevi. Tamirevi’nin ana amacı, Mardin bölgesinde kültürel mirasın korunması alanında kapasite geliştirilmesine destek verecek bir mimari koruma modeli oluşturmak. Tamirevi’ndeki restorasyon uygulaması tarihi yapıların onarım ve bakımına ve tarihi yapılarda enerji verimliliğini sağlama konularına odaklanıyor.

Tamirevi, enerji verimli ve sürdürülebilir bir ev olarak restore edilip kamuya açılacak ve bu bakımdan Türkiye’de bir ilk olacak. İkinci restorasyon uygulamamız ise bir dükkan cephesi. Antakya’da bir tarihi dükkanın cephesi, aslına uygun olarak korunarak düzenlenecek ve aynı zamanda benzer uygulama yapmak isteyenler için bir yol gösterici rehber hazırlanacak.

Anı bakıcıları uzman değil

Anıt bakıcılığı eğitimi hakkında bilgi verir misiniz? Anıt bakıcılığı nedir? Ne iş yaparlar? Bu konuda bir eğitim varsa detaylarını anlatır mısınız?

Eğitimin müfredatı, cami, hamam, türbe, kilise, sarnıç, medrese gibi yapılarda çalışan veya bu yapıların korunması/işletilmesi ile ilgilenen herkese açık olarak kurgulandı. Aslında anıt bakıcısı dediğimiz kişiler homojen bir “uzman grubu” değil.

Tarihi anıt yapılarda oturan, bu yapılarda çalışan, bu yapıların işletmesi ile ilgilenen herkes anıt bakıcısı sayılabilir. Bu eğitimi, özellikle kültürel mirasın korunmasının hepimizin görevi olduğunu hatırlatması anlamında da önemsiyoruz.

Tarihi bir hamamda görevli olarak çalışıyor ya da tarihi bir yapı grubunun içindeki büfeyi işletiyorsanız, bu yapının gelecek nesillere aktarılmasında da sorumluluğunuz var demektir. Bu sorumluluğu taşıyabilmek için gereken becerileri ve temel bilgileri mümkün olduğu kadar yaygınlaştırmayı istiyoruz.

Herkes anıtbakıcısı olabilir

Eğitim içeriği hakkında bilgi verir misiniz?

Eğitim programı teorik ve pratik olmak üzere iki bölümden oluşuyor. Teorik eğitimde tarihi anıt bakıcısı olmanın önemi, tarihi anıtlarda yapılabilecek müdahalelerin kategorileri ve izin süreçleri, maddi kaynak bulma yöntemleri, tarihi anıtlarda riskler ve bunlara hazırlıklı olmak, tarihi anıt bakımında temel prensipler ve bakım faaliyetleri, tarihi anıtlar ve içindeki nesnelerin güvenliğinin sağlanması ve tarihi anıtlarda ziyaretçi yönlendirmesi konuları işleniyor.

Pratik eğitim ise tarihi anıtlarda ısı kaybı görüntüleme, tarihi anıtlarda ısı kaybını önleyici alternatif malzeme ve yöntemler ele alınıyor. Ayrıca örnek anıtlar gezilerek bunlarda ziyaretçi iletişimi, bakım sorunları ve güvenlik zaaflarının tespiti atölyesi de yapılıyor.

KORU, İngiltere ile Türkiye’nin kültürel miras alanındaki birikimlerini aktardıkları bir ortak proje. Proje kapsamında bu karşılıklı çalışma neler kazandırdı?

Edinburgh World Heritage ile iş birliği içinde yürüttüğümüz projekültürel mirasın korunması alanında ortak bir öğrenme platformunu nasıl işler kılabileceğimize dair önemli bir deneyim kazandırdı. Edinburgh, UNESCO Dünya Mirası Listesi’nde yer alan bir şehir. Onların bu alanları koruma deneyimini Türkiye’ye aktarırken, bizler de binlerce yıllık çok kültürlü bir coğrafyanın getirdiği bilgi birikimini aktarıyoruz.

Başından beri karşılıklı öğrenmeye açık bir yapı kurmaya özen gösterdik. Bu süreci pek çok paydaşı kapsayacak şekilde planladık. Örneğin, tarihi yapılarda çalışan taş ustalarımıza Mardin’de hem Edinburgh’da koruma eğitimi veriyoruz.

Kültürel miras alanında kendini geliştirmeye istekli, yerellerinde koruma konusunda öncü olma isteği ve motivasyonuna sahip  ve KORU projesinin Türkiye’deki eğitimlerini tamamlamış- bireylerin katıldığı Edinburgh Liderlik Akademisi’ni gerçekleştirdik.

Kültürel Mirası Koruma Derneği hakkında

Türkiye’de kültürel miras alanındaki faaliyetlerin etkinleştirilip geliştirilmesini sağlamak; uluslararası ve yerel düzeyde kültürel miras alanındaki kişi, kurum ve kuruluşlar ile birlikte ortak çalışmalar ve projeler yürütmek amacıyla 2014’te İstanbul’da kuruldu.

Öncelikle yok olmayla karşı karşıya kalan, tahrip edilmiş ve geleceği tehlikede olan taşınır veya taşınmaz varlıkların; kültürel mirasların korunması ve aslına uygun bir şekilde restore edilmesini amaçlıyor.

Söz konusu eserlerin ve yapıların korunarak gelecek nesillere aktarılabilmesi için, halkı bilinçlendirmek, yerel ve ulusal yetki sahiplerinin dikkatlerini konuya çekmek ve kültürel mirasa sahip çıkabilecek bir kamu bilinci yaratmayı hedefliyor. Yapılacak restorasyon çalışmalarında akademik birikim sahibi kişi ve kuruluşlar ile uygulamacılar arasındaki iletişimin güçlendirilmesini önemsiyor.

Edinburgh World Heritage hakkında

Edinburgh’un UNESCO Dünya Mirası statüsünü, toplum yararına dinamik bir güç haline getirmek vizyonuna sahip olan bağımsız bir sivil toplum kuruluşu.

Misyonu, tarihi binaların korunmasını, kamusal alanda mimari dönüşümler ve insanları yaşadıkları şehrin zengin mirasına doğrudan angaje etmek gibi gerçekleştirdiği her faaliyette, kişileri kendi mirasları ile ilişkilendirmektir.

Çalışma alanları koruma, eğitim ve planlama olarak üç ana başlık altında toplanıyor. Dünya Miras Alanı’na dair kavrayış ve farkındalık geliştirmeye yardımcı olan eğitim ve yorumlama projeleri, EWH’ın faaliyetlerinin önemli bir parçası.

Kaynak: BİANET

İlginizi çekebilir