Korona Günlüğü – 13 Kasım 2020 (Ata Soyer Sağlık ve Politika Okulu)

Ata Soyer Sağlık ve Politka Okulu Korona Günlüklerini çıkarmaya devam ediyor. 13 Kasım tarihli günlükte şu bilgiler yer alıyor:

  • Pandemi değil ‘sindemi’! Tıp dergisi Lancet’in genel yayın yönetmeni Richard Horton, yakınlarda dergide yer alan yorum yazısında “Müdahalelerimizin tümü hastalığın yayılmasını kontrol edebilmek için viral bulaşma yollarını kesmeye odaklandı” diye yazdı. Horton, yazısında Covid-19’u pandemi değil sindemi olarak görmek gerektiğini savundu. Kavram öncelikle sinerji ve pandemi kavramlarının bir araya gelmesinden oluşuyor. Covid-19 gibi salgınların içinde yayıldıkları toplumsal koşullardan bağımsız anlaşılamayacağını ifade ediyor. Sonuçta bu salgının öyküsü o kadar basit değil. Bir yanda Covid-19’a yol açan SARS-CoV-2 adı verilen yeni koronavirüs var. Diğer yanda ise bunun daha çok daha önceden diyabet, kalp, kanser gibi hastalıkları olan insanlarda daha ölümcül etki yarattığı gerçeği var. Salgının bu iki ayağı, eşitsizliklerin ve uçurumların çok derin olduğu bir toplumsal ortamda karşı karşıya geliyor. Kavram ilk kez 1990’larda Amerikalı bilim insanı Merrill Singer tarafından, iki hastalığın birbiriyle etkileşmesinin insana ikisinin toplamından çok daha büyük zarar verdiğini ifade etmek amacıyla kullanıldı. (https://www.bbc.com/turkce/haberler-dunya-54919699)
  • Global Justice Now isimli kuruluş, Pfizer ve BioNTech’in ürettiği Coronavirus aşısının yüzde 80’inin ABD, Birleşik Krallık ve AB tarafından alındığını açıkladı. Kuruluş, aşıyı tedarik eden ülkelerin, dünya nüfusunun sadece yüzde 14’ünü oluşturduğu konusunda uyardı. Global Justice Now’un yöneticisi Nick Dearden, konuya ilişkin, “İlaç sisteminin ne denli eşitsiz olduğuna dair daha net bir örnek göremezsiniz. Bazıları milyarlarca pound kazanırken, diğerleri tedaviye gücü yetmediği veya satın alacakları bir ilaç kalmadığı için ölüyor. Bu değişmeli! Aşı milliyetçiliğine son verilmeli ve acil olarak adil bir şekilde herkese yeterli tedarikin sağlanması zorunludur. Bu büyük şirketlerin ilaçlarımız üzerindeki baskınlığını kırmazsak adaletsizlik devam edecek” ifadelerini kullandı.
  • Dünya Sağlık Örgütü tarafından hazırlanan raporda, Covid-19 salgınıyla mücadele kapsamında getirilen kısıtlamalar nedeniyle aşılama seviyelerinin kritik seviyelere düştüğü ve kızamık vakalarında çeyrek yüzyılın en kötü artışının yaşandığına dikkat çekildi. Dünya genelinde 2010’dan 2016’ya istikrarlı bir düşüşün ardından kızamık vakaları 2017’den itibaren tekrar yükselişe geçti. Kızamığa bağlı can kayıpları dünya genelinde 2016 bu yana yaklaşık yüzde 50 arttı.
  • Pandemide kontrolden çıktı. İnanılmaz rakamlara alışır olduk. Toplam vaka sayısı 53 milyonun üzerine çıktı. Günlük vaka sayısı rekor üstüne rekor kırıyor. Son 24 saatte 643 bin 43 Covid-19 vakası tespit edildi. Bu hızda seyrederse iki hafta içinde toplam vaka sayısı 60 milyonun üzerine çıkacak.
  • Yeni vaka bildiriminde artış başta Avrupa (290.4 bin) ve Kuzey Amerika (178.8 bin) kıtasında olmak üzere tüm kıtalarda gerçekleşti. ABD yeni vaka bildiriminde rekor üzerine rekor kırarak zirvedeki yerini koruyor. Son 24 saatte yeni vaka bildirimi ABD’de 161 bin 8541’e yükseldi. ABD’yi şu ülkeler izliyor: Hindistan (43.9 bin), İtalya (38 bin), Brezilya (34.6 bin), İngiltere (33.5 bin), Fransa (33.2 bin), Almanya (23,5 bin), Polanya (22.7 bin), Rusya (21.6 bin), İspanya (19.5 bin), İran (11.5 bin)  Arjantin (11.2 bin), Ukrayna (10.1 bin) ve Romanya (10.1 bin).
  • ABD, İngiltere, İtalya, Almanya bir günde bildirilen vaka sayısıyla rekor kırarken, İtalya’da günlük ölüm sayısı nisandaki ‘büyük pik’teki günleri geride bıraktı. İtalya Sağlık bakanlığı, son 24 saatte Covid-19 nedeniyle 636 kişi hayatını kaybettiğini bildirdi. Bu, 6 Nisan’dan beri görülen en yüksek günlük ölüm sayısı.
  • Günlük can kaybı ciddi düzeyde. Son 24 saatte 9 bin 669 kişi Covid-19 nedeniyle hayatını kaybetti. On iki ülke bir günde 200’ün üzerinde ölüm bildiriyor: ABD (1,190), Brezilya (926), İtalya (636), Meksika (588), Hindistan (521), İran (457(, Rusya (439), Fransa (425), İspanya (356), Polanya (275) ve Arjantin (250).
  • Türkiye’de Covid-19 bulaşı artıyor, bu artış ağır hastaların artışına, hastanelerin dolup taşmasına ve yoğun bakımların kapsaitesinin aşılmasına yol açıyor. Hastaneler sığınaklarını yoğun bakımlara dönüştürmek zorunda kalıyor, yakın da sahra hastaneleri ile de tanışacağız. Yetkililer ise rüyalar aleminde, hala ‘başarı’ hikayesi yazma derdindeler. Resmi istatistikler dahi bu gerçeği saklayamıyor. Son 24 saatte yeni hasta sayısı 2,841, can kaybı 88, aktif hasta sayısı 46 bin 867 ve ağır hasta sayısı 3,230 kişiye yükseldi. Toplam hasta sayısı 405 bine dayandı. Test sayısı 148 bini geçti, bir türlü 150 bin eşiği aşılıp hedeflenen 200 bine ulaşılamıyor. Hasta sayısı azalmasın diye tüm temaslılara, 20 yaşın altındakilere, semptomu olmayanlara testler yapılmıyor. Artış eğilimi böyle devam ederse aktif hasta sayısı kısa süre içinde 50 bini aşacak. Bu artış bulaşın daha da yaygınlaşacağını ve hasta sayısında patlamayaya yol açacağını düşündürüyor.
  • Covid-19 yayılıyor. Valilerde kaygı artıyor, çareyi sorumluluğu vatandaşa yükleme ile halletmeye çalışıyorlar. Korona virüsü salgınına karşı Kayseri’de yaşayanları uyaran İl Sağlık Müdürü Ali Ramazan Benli, “Kayseri kritik noktaya doğru gidiyor. Lütfen kendimize gelelim” dedi. Vali haklı kendimize gelelim, bu salgın sermaye yanlısı politikalarla çözülmeye devam edilirse bedelini tüm emekçiler, ötekileştirilenler ödeyecek! Küresel dayanışma ve yeni yaşam için daha fazla çaba önümüzde görev olarak duruyor
  • İstanbul’da Coronavirus’ün yayılımını önlemek için, yarından itibaren kapalı 125 sokak, 93 cadde ve 84 meydan ile toplu taşıma duraklarında sigara içilmesi yasaklandı. Yarından geçerli olacak yasağa uymayanlara 900 lira para cezası kesilecek. Sigara yasağı getirilen sokak, cadde ve meydanların listesi valiliğin internet sitesinden ilan edilecek.
  • Bartın Valiliği, koronavirüs hastaları ve temaslıların takibi için barkotlu hasta bilekliği uygulamasının başlatıldığını bildirdi.
  • Spor emekçilerinde maçların devam edilmesi nedeniyle Covid-19 bulaşı yaygınlaşıyor. Her geçen gün bir futbol takımının oyuncularında PCR pozitif futbolcu haberlerini daha sık duyuyoruz. Beşiktaş, Göztepe ve Antalyaspor’da teknik ekip ve futbolculardan toplamda 12 kişi Covid-19’a yakalandı. Beşiktaş’ta 5 futbolcuya daha Covid-19 pozitifliği saptanınca, tanı alan futbolcu sayısı 8’e yükseldi.
  • Sağlık Bakanlığı’na bağlı Halk Sağlığı Genel Müdürlüğü, doğruluk oranı aylardır tartışma konusu olan ve Covid-19 tanısında kullanılan test kitlerine ilişkin itiraf niteliğinde bir duyuru yayımladı. Halk Sağlığı Genel Müdürlüğü’nün resmi internet sitesinde yayımlanan duyuruda, “Covid-19 tanısında kullanılan test kitlerinin yeterli sayıda klinik numune ile test edilemediği belirtildi. Duyuruda, “Test kitlerinin belirlenen güvenlik aralığından daha yüksek hata payı barındırabileceğinin” de ifade edilmesi “İtiraf niteliğinde bir açıklama” yorumuna neden oldu.
  • İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) ARI Teknokent’in online araştırma servisi Adgager, Maske Kullanım Alışkanlıkları isimli raporunu yayımladı. Rapora göre her 10 kişiden 4’ü, bir maskeyi gün boyu kullanırken, katılımcıların neredeyse yarısı maskesini birkaç saat kullandıktan sonra değiştirdiğini belirtti. Kumaş maske kullanan her 3 kişiden 1’i ise maskesini her gün yıkıyor ve yıkamadan asla kullanmıyor.
  • Beyoğlu Sineması, Covid-19 pandemisi sürecinde ekonomik olarak daha fazla hasar görmemek adına filmlere kısa bir ara vermeye ve gerekli koşullar yeniden oluşana dek sinemanın kapılarını kapatmaya karar verdiklerini duyurdu.
  • Tek bir Covid hastası müdür zoruyla işe gitti, Yeni Zelanda ayaklandı! Yeni Zelanda’nın Auckland kentinde Covid testi yaptırdıktan sonra evde kalması istenen bir kişi, patronunun “Maske tak gel” baskısı sonrası işe gitti. 20’li yaşlarındaki kadının testi ertesi gün pozitif çıkarken, kent merkezinde halktan evde kalmaları istendi. Belediye Başkanı Phil Goff, “Semptom göstermesine rağmen çalışanına işe gelmesini söyleyen mağaza müdürünün anlamadığı nedir?” tepkisini gösterdi.
  • İtalya’da doktorlar sendikası, hastanelerdeki durumun kritik seviyeye ulaştığı gerekçesiyle ülke genelinde genel karantina uygulanmasını, yani sokağa çıkma kısıtlamalarının en üst düzeyde uygulanmasını istiyor. Başbakan Giuseppe Conte ise ekonomik ve toplumsal etkileri nedeniyle bundan kaçınmayı amaçladıkları mesajı veriyor.
  • Almanya Sağlık Bakanı Jens Spahn, ülkedeki yoğun bakımlarda yatan Covid-19 hasta sayısının bu ay içinde 2 katına çıkabileceğini söyledi. Spahn, “Eğer uzun süre günlük vaka sayısı 20 binde seyrederse, bu vakaların yüzde 2’si, 14, 15 gün yoğun bakımda tedavi görmek zorunda. O zaman kasım ayı içinde büyük olasılıkla 6 bin Covid-19 hastasını yoğun bakım ünitelerinde göreceğiz” dedi.
  • Hindistan’daki üst düzey bir sağlık yetkilisi, 14 Kasım’da başlayacak Hint festivali Diwali’nin, Delhi şehrinde ‘süper yayıcı bir olay olacağını ancak halkın tehdidi görmediğini’söyledi.
  • ‘Sanatın saati olmaz’ diyen müzisyenlerden susma eylemi bu kez de Ankara’da. Müzisyenler, “Sanatın saati olmaz, bilimsel dayanağı olmayan karar geri alınsın” dedi.
  • Konya Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde 19 Temmuz gecesi oksijen sisteminde oksijen bittiği ve yeni oksijen tüpleri gelene kadar entübe durumdaki 8 hastanın öldüğü iddia edildi. İYİ Parti milletvekili Fahrettin Yokuş “Bu hastanede o gece yaşanan skandal olayda, hepimizin ailesi ya da kendisi olabilirdi. İşin en can alıcı kısmı ise o gece yaşanan bu dehşet kayıtlara geçirilmemesidir” dedi
  • Korona aşısı: Halktan alınanı halka satma meselesi – Yücel Özdemir. … aşının patent hakkı sadece geliştirende olmamalı; ortak bir anlaşmayla kâr marjı düşük tutularak, bütün ilaç fabrikaları tarafından üretilmesinin önünün açılması durumunda koronavirüsten ölenlerin sayısı hızlı şekilde düşürülebilir. Bugün aşıyı bulan ve üretecek firmaların, devletler tarafından halktan alınan vergilerle özel olarak desteklendikleri için bunun olması gerekiyor. Sınır Tanımayan Doktorlar tarafından yapılan açıklamaya göre altı aşı çalışmasına devletler 12 milyar dolar ödedi. Biontech/Pfizer’a Almanya ve ABD toplam 2.5 milyar dolar verdi. Diğer aşı adayları AstraZeneca /Oxford Üniversitesi 1.7 milyar dolar, Johnson&Johnson/BiologicalE 1.5 milyar dolar, GlaxoSmithKline/Sanofi Pasteur 2.1 milyar dolar, Novavax /Serum Institute of India 2 milyar dolar ve Moderna/Lonza 2.48 milyar dolar aldı. (aerzte-ohne-grenzen.de) Görüldüğü gibi halktan alınan vergilerle geliştirilme çalışması yürütülen aşı ya da aşılar şimdi halka parayla satılıp aşırı kâr elde edilmek isteniyor. Buna karşı yeni bir toplumsal bilinç ve harekete acil olarak ihtiyaç var. (https://www.evrensel.net/yazi/87529/korona-asisi-halktan-alinani-halka-satma-meselesi)

Korona Günlüklerinin eskileri için şu linke tıklayınız:  http://atasoyersaglikpolitikaokulu.org/category/korona-gunlukleri/

İlginizi çekebilir