Köklerinin Peşinde: Eski Evler ve Karayemişler

Belgesel, Karadeniz’de kaybolmaya yüz tutan Lazca, Hemşince ve Pontus Rumcası’na da saygıda geri durmuyor.

Yönetmen Engin Yıldız’ın Karadeniz’deki eski ahşap evlerin hikayesini hemen yanlarındaki karayemiş ağaçlarını da ekleyerek derlediği, “Eski Evler ve Karayemişler” belgeselinin galası geçen akşam (21 Aralık 2018, Cuma) Sarıyer’deki Rıfat Ilgaz Kültür Sanat Merkezi’nde gerçekleşti.

Yazının bundan sonraki kısmını bu şarkıyı dinleyerek okumanızı öneririm.

Bozcaada Uluslararası Ekolojik Belgesel Festivali (BIFED) finalistleri arasında yer alan belgesel, gala izleyicisinden de tam not aldı. Bunu, belgeselin sonunda da devam eden “karayemişli” anılardan ve bitmeyen Karadeniz sohbetinden anlıyoruz. Belgesel, tıpkı, karayemişin insanın ağzında bıraktığı hafif acılık gibi ruhunda acımsı bir iz bırakıyor. Çünkü, yok olan kültürlerle yüzleşiyorsunuz.

Ahşap evin yamacında karayemişler

Doğu Karadeniz’in terk edilmişlik halinin yalın bir gerçeklik olarak sunulduğu belgeselde eski evlerin hemen yanında dikilen karayemişlere odaklanılıyor. Belgeseli izlerken, neredeyse hemen her ahşap evin yanında karayemiş ağacının bulunmasına da şaşırıyorsunuz, karayemişten likör ve komposto yapılmasına da.

Ekolojik tahribata inat Karadeniz varım diyor

Unutmadan söylemekte fayda var, daha önce görmeyenler için karayemiş, Doğu Karadeniz’de yetişen siyahımsı renkli bir meyve. Belgeselde de yer aldığı gibi Rize ve çevre ilçelerinde karayemiş olarak adlandırılıyor, Giresun-Ordu gibi yerlerde taflan olarak anılıyor. Belgeselde, hem eski evlerin hem de karayemişin izinden giderken, eşsiz doğasıyla Karadeniz arka fonda sizi hiç yalnız bırakmıyor. Belgesel, Karadeniz’de kaybolmaya yüz tutan Lazca, Hemşince ve Pontus Rumcası’na da saygı da kusur etmiyor.

Yıldız: Var olanı göstermeye çalıştım


Belgeselin yönetmeni Yıldız, geçmişte kalan Karadeniz kültürünün üzerine yeni kareler ekleyerek samimi bir şekilde bu belgeseli çektiğini belirterek, belgeseli gönülden çektiğini söylüyor:

“Karadeniz’de her evin yanında bir karayemiş olması gibi bir gelenek var. Ancak, son dönemde betonarme evler artmış ve yaylalarda bile bu evlere rastlıyoruz. Bu evlerin yanında karayemiş yok. Belli bir idealizmle yaklaşmadım sadece var olanı göstermeye çalıştım. Ortaya çıkan da yok olan kültürler, evler, gelenekler oldu.”

Belgesel uluslararası festivallere de gönderilecek

Belgeseli yaklaşık 60 ayrı mekanda gezdiğini söyleyen Yıldız, belgesel için iki yıl çalıştığını söylüyor. Belgesel, uluslararası festivallere de gönderilecek. Yıldız, sonraki belgeselini daha şimdiden belirlemiş bile: Karadeniz’deki eski evler

Belgeselde içinde karayemiş geçen şarkıları da duyuyorsunuz. O şarkılardan birini dinleyebilirsiniz.

kAYNAK: Bianet-Evrim Kepenek

 

İlginizi çekebilir