‘Kobani soruşturması’: Tuncel ve Tuğluk’a tutuklama

Tutuklu DBP eski Eş Genel Başkanı Tuncel ile HDP eski milletvekili Tuğluk, ‘Kobani soruşturması’ndan da tutuklandı. Soruşturmada tutuklananların sayısı ise 21’e yükseldi.

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından sürdürülen ‘Kobani eylemleri’ soruşturması kapsamında Halkların Demokratik Partisi’nin (HDP) 2014 yılında Merkez Yürütme Kurulu’nda (MYK) yer alan üyelerinin de aralarında bulunduğu 20 siyasetçi, 25 Eylül Cuma günü gözaltına alınmıştı.

Aralarında Kars Belediye Eşbaşkanı Ayhan Bilgen’in olduğu 17 HDP’li tutuklanmıştı.

Söz konusu soruşturma kapsamında tutuklu kadın siyasetçilerin ifadeleri alınmaya başladı.

“AKP’nin suçlarını gizlemek amacıyla düzenlenmiş bir dosyadır”

Kandıra 1 No’lu F Tipi Yüksek Güvenlikli Cezaevi’nden Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) ile ifade veren Demokratik Bölgeler Partisi (DBP) eski Eş Genel Başkanı Sebahat Tuncel, savunması sırasında avukatları da hazır bulundu.

Soruşturmanın siyasi iktidar tarafından ısmarlama şekilde oluştuğunu kaydeden Tuncel, şunları söyledi:

Hukuk devletinin tüm kuralları ortadan kalkmıştır, hukuk düzeni içerisinde yaşamadığımızı dosya çerçevesinde görüyoruz bu dosya Kürt muhalefetinin, demokratik muhalefetin baskı altına alınması, gerçeğin kısıtlanması amacıyla hazırlanan bir dosyadır, bu çok nettir.

Bu dosya Türkiye’de AKP hükümetinin suçlarını gizlemek amacıyla düzenlenmiş bir dosyadır. 6-8 Ekim olaylarının sebebi olan asıl yargılanması gereken AKP iktidardır. O dönem yaşam hakkı ihlali yaşanmıştır.

O dönem ki olayların sorumlusu HDP değil siyasi iktidarın kendisidir. Bugüne kadar Kobani olayları araştırılsın şeklinde önerge verdik, bu yaşanan olayların sebebi kim şeklinde talepte bulundum. İktidarın gizlediği bir şey mi var bunun araştırılmama sebebi nedir?

Dosyanın intikam alma dosyası olduğunu dile getiren Tuncel, sözlerini şöyle sürdürdü:

Kürt hareketinden ve siyasetinden intikam alma dosyasıdır. Çünkü HDP’nin savunduğu, eşitlik, özgürlük, demokrasi, kadın özgürlüğü, doğanın özgürlüğü, halkların ve inançların kardeşliği, barış ve özgürce yaşam ve demokratik cumhuriyet talepleri toplum nezdinde çok büyük karşılık gördüğünden iktidar kendisini iktidardan düşürecek bir güç olarak görüyor, dosyaların açılma sebebi budur.

“Demokratik çağrılardı”

“IŞİD’in Kürt halkına saldırırken, insanlık suçu işlerken buradaki demokrasi ve özgürlüklerden yana olan insanların ben insanım diyen insanların buna sessiz kalması beklenemez” ifadelerini kullanan Tuncel, ekledi:

Dolayısıyla bizim yaptığımız açıklama ve çağrıların hepsi demokratik çağrılardır. Dayanışma ruhuyla, bir saldırı karşısında onların mücadelesine, onlara karşı insanlık suçu işleyenlere karşı durmak nasıl suç olabilir?

Türkiye’de yargının hükümetin istediği kararlar aldığını söyleyen Tuncel, yargının gerçekleri gizleyerek, iktidarın ömrünü uzatmada bir araç haline geldiğini vurguladı:

Birisi tutuklansın deniliyor tutuklanıyor, siyasete göre hareket eden bir yargı varsa o adalet hukuk, demokrasi yoktur.

Siz mesela savcı bey siyasi iktidarın hukuk alanım ihlal etmesini, kendi iktidarının bir hukuk komisyonu haline getirmesini gönüllü olarak kabul ediyorsunuz. Eğer böyle olmasaydı bu dosya açılmazdı. Eğer böyle olmasaydı o dönem yaşanan gerçekler ortaya çıkarılması için çalışılırdı.

“Bu politikalarla 10’larca yıllardır direniyoruz”

Ismarlama bir dosya olduğunu kaydeden Tuncel, her zaman söylediklerinin arkasında durduklarını söyleyerek, dosyadaki gizlilik kararı nedeniyle soruşturmanın ve delillerin içeriği hakkında bilgileri olmadığını, daha sonra kapsamlı ifade vereceğini kaydetti.

AKP iktiranın kendini baskı ve şiddet politikaları üzerinden var ettiğini ifade eden Tuncel, sözlerini şöyle sonlandırdı:

Soruşturmanın hedefinin ne olduğu bellidir. Gerçekliğin açığa çıkması değil HDP’yi kreminize etme, Kürt siyasetçilerini baskı altına alma, Kürt toplumuna mesaj verme toplumu korkutma sindirme amaçlıdır.

Bunların sonuç almayacağının altım çizmek isterim bu politikalarla 10’larca yıllardır direniyoruz. Bundan sonrada direneceğiz, nerede haksızlık var onun karşısında duracağız.

Serbest bırakılması talep edildi

Tuncel ardından söz alan avukat Kenan Maçoğlu, müvekkilinin MYK üyesi olmadığını, o dönemde tutuklanan MYK üyelerinin dahi tahliye edilmeleri ardından kaçmadığını hatırlattı.

Maçoğlu, dosyaya 2018 tarihinden önceki süreçte baktıklarında dosyadaki klasörlerin birçoğunun neredeyse tamamının 6-8 Ekim sürecinde yaşanan şiddet eylemleri ile ilgili olarak yürütülen soruşturma evrakları olduğunu vurguladı.

2019 yılından bu tarihe kadar bizim avukat olarak dahil olduğumuz işlemler iş bu soruşturma dosyasında bu tarihten sonra yapılan işlemlerin tamamı doğrudan hükümetin paralel bir şekilde talimat yoluyla hareket edildiğini göstermektedir.

Biz bu sebeple isnat edilen suçların unsurlarının zaten oluşmadığı gözetilerek müvekkilin serbest bırakılmasını talep ediyoruz.

Avukat Hülya Yıldırım da, Tuncel’e yöneltilen gizli tanık beyanları ile suçlamalar arasında bağlantı olmadığını belirterek, “Aynı zamanda tek gizli tanık beyanı ile burada sayılan suçlamaları oluştuğunun kabul etmek mümkün değildir. Müvekkilimin serbest bırakılmasını talep ediyorum” dedi.

Tutuklama

HDP eski Milletvekili Aysel Tuğluk’un da aynı suçlamalarla ifadesi alındı.

Tuğluk ve Tuncel savcılık ifadeleri ardından tutuklanma talebiyle sevk edildikleri Sulh Ceza Hakimliği’nce tutuklandı.

Tutuklanma gerekçesinde “Şüphelilerin salıverilmesi halinde dosya kapsamında ifadelerine başvuruların tarafların beyanlarına etki edebilmesi ihtimalinin varlığı” ifadelerine yer verildi.

Tuğluk’un 10 yıl hapis cezası var

Demokratik Toplum Kongresi (DTK) eski eşbaşkanı ve HDP eski Eş Genel Başkan Yardımcısı Aysel Tuğluk hakkında 2016 yılında DTK’ye yönelik yürütülen bir soruşturma kapsamında dava açılmış, 16 Mart 2018’de kararını açıklayan Ankara 17. Ağır Ceza Mahkemesi, “örgüt yöneticisi olmak” iddiasıyla 10 yıl hapis cezası verilmişti.

Yargıtay 16. Ceza Dairesi, Aysel Tuğluk hakkında verilen hükmün temyiz incelemesini tamamlayarak, verilen 10 yıl hapis cezasını onamıştı.

Aysel Tuğluk 29 Aralık 2016’dan beri Kandıra 1 No’lu F Tipi Kapalı Cezaevi’nde.

Tuncel 2016’dan beri tutuklu

Malatya 5. Ağır Ceza Mahkemesi’nde yargılanan DBP eski Eş Genel Başkanı Sebahat Tuncel hakkında “örgüte üye olmaktan” 9 yıl 9 ay, “örgüt propagandası” yapma gerekçesiyle 5 yıl 3 ay hapis cezası verilmişti.

Antep Bölge Adliyesi Mahkemesi 18. Ceza Dairesi, Tuncel’e verilen 15 yıl hapis cezasını esası da etkileyecek şekilde usulen bozdu.

Tuncel’in yargılaması devam ediyor. Tuncel, 6 Kasım 2016 tarihinde HDP’li milletvekillerinin tutuklanmasını protesto ederken gözaltına alınarak, tutuklandı.

‘Kobani soruşturması’ hakkında

Tutuklanmasının ardından görevden alınarak yerine kayyum atanan HDP’li Kars Belediye Eşbaşkanı Ayhan Bilgen 25 Eylül’de gözaltına alınırken.

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından sürdürülen ‘Kobani eylemleri’ soruşturması kapsamında HDP’nin 2014 yılında MYK’sinde yer alan üyelerinin de aralarında bulunduğu 20 siyasetçi, 25 Eylül Cuma günü gözaltına alınmıştı.

Gözaltına alınan siyasetçiler sekiz günlük gözaltı işlemi ardından 2 Ekim’de Sulh Ceza Hakimliği’ne çıkarılarak ifadeleri alınmıştı. İfadelerinin ardından siyasetçilerden 17’si tutuklanmıştı.

Tutuklanan isimler şöyle: HDP Kars Belediye Eşbaşkanı Ayhan Bilgen, HDP MYK üyesi Alp Altınörs, HDP Dış İlişkiler Komisyonu üyesi Nazmi Gür, eski milletvekili Ayla Akat Aka, BDP eski Eş Genel Başkanı ve milletvekili Emine Ayna, HDP eski MYK üyeleri Bircan Yorulmaz, , Berfin Özgü Köse, Dilek Yağlı, Can Memiş, Günay Kubilay, Bülent Parmaksız, Pervin Oduncu, İsmail Şengün ve Cihan Erdal, HDP eski Genel Saymanı Zeki Çelik, HDP RTÜK üyesi Ali Ürküt ve eski milletvekili Prof. Dr. Emine Beyza Üstün.

20 Eylül 2019 tarihinde de aynı soruşturma kapsamında HDP eski Eş Genel Başkanları Figen Yüksekdağ ve Selahattin Demirtaş hakkında da tutuklama kararı verilmişti.

Kaynak: KARINCA

İlginizi çekebilir