Kirliliğe karşı ‘Menderes Havzası İnisiyatifi’

Büyük Menderes Nehri’nin geçtiği Menderes Havzası’nda bulunan Aydın, Denizli, Afyon ve Uşaklı çevreciler, Menderes Nehri’ndeki kirlilik ve bölgedeki çevre sorunlarını önlemek amacıyla Denizli’de bir araya geldi.

Menderes Nehri ve Havzası için düzenlenen toplantıya Aydın’dan Germencik Çevre Dayanışma Derneği ve AYÇEP, Uşak’tan ÇEDAY, Avgan Banaz Çayı Yaşatma Derneği ve Murat Dağı Yok Olmasın Platformu, TMMOB, Diş Hekimleri Odası, Mimarlar Odası, Çevre Mühendisleri Odası, siyasi parti temsilcileri ile doğaseverler katıldı. Gerçekleştirilen toplantıda Büyük Menderes Nehri’nin geleceği için ‘Menderes Havzası İnisiyatifi’ oluşturuldu.

Havza ortak mücadeleyle kurtarılır

Toplantıya Afyonkarahisar’dan katılan çevrecilerden Mevlüt Er, Dinar’da yapımı başlatılan Termik Santrali’nin Menderes havzasını yok edeceğine dikkat çekti. Termik santrale yönelik mücadelenin acil olduğunu belirtti. Er sözlerine şöyle devam etti; “Benim önerim bir platform oluşturulmasıdır. Her bölgeyi temsil eden bir kurul oluşturalım. Hareket kabiliyetini arttırmak gerekiyor. Kaynağından denize kadar bir yol haritası oluşturalım. Menderes, Dinar’da bile ölüyor. Su azaldı. Yapılan sondajlar suyun debisini ve yoğunluğu oldukça düşürdü.  Birlik olmamız ve Menderes Nehri için elimizden geleni yapmamız gerekiyor. Menderes yoksa; Ege Bölgesi yok”

İnisiyatif adına BirGün’e konuşan çevre gönüllüsü Emre Aktan, Afyon’da doğan, Murat Dağı’ndan beslenen ve Ege Bölgesi’ne hayat verip Ege Denizi’ne dökülen Büyük Menderes Nehri’nin dördüncü sınıf kirlilik seviyesi ile Türkiye’nin en kirli üçüncü nehri olduğu belirtti. Aktan, öncelikle Menderes Havzası İnisiyatifi olarak Menderes nehri ve havzayı kirleten unsurları tespit ettiklerini söyleyerek, Menderes Nehri’nin, organize sanayi bölgelerindeki kimyasal atıklar, evsel atıklar, maden faaliyetleri, mermer ve taş ocakları ve kontrolsüz zirai ilaç kullanımı yüzünden hızla kirlendiği ifade etti.

Aktan sözlerini şöyle sürdürdü: “Kirlenmenin, başta kanser hastalıkları ve çocuk ölümlerini artırdığı, bölgede çoraklığa neden olduğu ve bölgenin doğasını yok ettiğini görüyoruz. Bunun yanında ülkenin en bereketli tarım alanlarından biri olan Menderes’te JES’lerin açılmak istenmesi de felaketin bir diğer boyutudur. Tehlike bu kadar büyükken, bununla bireysel mücadele etmek mümkün değil, örgütlü bir ekoloji mücadelesi verilmesi gerekiyor. Önümüzdeki süreçte Büyük Menderes İnsiyatifi etkin olarak çalışmalarını sürdürecektir. Aydın’daki JES direnişine de destek vereceğiz.”

Menderes Havzası İnisiyatifi Aydın’da İkizdere Barajı’na 3 kilometre yakında bulunan Efeler ilçesine bağlı Kızılca köyünde yapılmak istenen Jeotermal Enerji Santrali’ne (JES) karşı nöbet tutan köylülere destek için önümüzdeki günlerde Aydın’a gidecek… Gür İş Holding’in kurmak istediği ve Çevre Etki Değerlendirme (ÇED) Raporu için başvurulan JES’in sadece köyü değil bütün Menderes Havzası’ndaki canlılığı ve içme suyuna karışarak sadece Aydın’ı değil İzmir’i de tehdit edeceğini, tarımı bitireceği dile getirildi. JES’e karşı mücadeleye kadınlar öncülük ediyor. Menderes Havzası İnisiyatifi 31 Ekim’de yapılacak ÇED toplantısına kadar mücadeleye verilecek desteğin önemli olduğuna dikkat çekti ve tüm doğaseverlere nöbet eylemine destek vermesi çağrısında bulundu. 

İnisiyatif bir sonraki toplantısını Menderes havzasını yok edecek Dinar Termik Santrali’ne yönelik mücadeleye destek vermek için Afyon Dinar ilçesinde yapacak.

**

Büyük Menderes Havzasına yeni tehdit: Dinar Termik Santrali

Büyük Menderes nehrinin doğduğu yer olan Afyon’un Dinar ilçesine saniyede 300 m3 su tüketebilecek 3500MW gücünde kömürlü termik santral kurulması planlanıyor.

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız, Afyonkarahisar Dinar’daki linyit rezervlerinin 950 milyon ton olduğunu belirterek “Bölgede yaklaşık 5 milyar dolarlık yatırımla 3.500 MW gücünde termik santral kurmayı planlıyoruz.” demişti.

Türkiye, küresel ısınma ve iklim değişikliğine sebep olan sera gazı salımlarını 1990-2010 yılları arasında %115’le en hızlı arttıran ülke iken yatırımları daha fazla sera gazı salma üzerine planlıyor. Yeni kömür santralleri daha fazla sera gazı ve daha fazla ikli değişikliği demek.

İklim değişikliğinin geldiği boyut ve ülke geleceği düşünüldüğünde benzer yatırımlarla daha fazla kişiye istihdam sağlayacak güneş ve rüzgar santralleri kurulabilir ve daha geleceğimiz için daha umutlu olabiliriz.

Kaynak: Birgün, Denizli gazetesi, Karatlas.org

 

İlginizi çekebilir