Kenevir kurtuluş ise tütün neden bitirildi?

Tütüncülüğü tekellere devreden AKP’nin kenevir üretimini kurtuluş olarak sunması dikkat çekti. 4 milyar dolar ticaret hacmi olan kenevirin ancak esrar üretildiğinde 100 milyar dolara ulaşabilmesi mümkün

Cumhurbaşkanı R. Tayyip Erdoğan geçtiğimiz günlerde çiftçilere ‘müjde’ verdi. Kenevir ekerek 100 milyar dolar kazanç sağlanacağından söz ederken aynı gün soğan ithalatında gümrük vergileri sıfırlandı. Demirel ile başlayan ve daha sonraki hükümetler eliyle yok edilen tütün üretimleri, en son AKP hükümeti döneminde adeta bitirildi. TEKEL özelleştirildi ve tütün piyasası ve sigara üretimleri dünya tekellerinin eline teslim edildi. Tüm bunlara baktığımızda ise kenevir üretiminin arttırılmak istenmesinin çiftçilerin çıkarlarıyla bir bağının olamayacağı anlaşılabiliyor. CHP Bursa Milletvekili Orhan Sarıbal’ın hazırladığı kenevir dosyası ise dikkat çekti.

Kenevir dosyası

Orhan Sarıbal hazırladığı dosyada kenevir üretiminin ilk olarak Asya’nın doğusunda ılıman iklime sahip bölgelerinde rastlandığı, daha sonra ise Batı Asya, Anadolu, Mısır ve Avrupa’da ekilmeye başlandığı belirtildi. Kenevir bitkisi, insanın yetiştirdiği dünyanın en eski bitkilerinden biri. Kenevir bitkisinden lif ile kâğıt, yakacak hammaddesi, tohumundan ise yağ, esrar ve kuşyemi olarak ürünler elde ediliyor. Erdoğan’ın kenevir ekiminden elde edilecek gelire dair sözlerinin imkansızlığı raporda görülebiliyor.

Dünya kenevir üretimi

FAO kayıtlarına göre 1961 yılında 3 milyon 309 bin dekar alanda 79 bin 746 ton üretim yapılırken, 1966 yılında 3 milyon 902 bin dekarla en yüksek alanlarda ekildi. 2012 yılında ise kenevir üretimi 112 bin 468 tona ulaşmıştır. Başlıca kenevir üreticileri ABD, Kanada, Çin, Hindistan, Japonya, Brezilya, Almanya, Fransa ve İngiltere’dir. Türkiye’de ise ilk olarak 1933 yılında mevzuata bağlanan kenevir üretimi en son Tarım ve Orman Bakanlığı’nın 2016 yılında çıkardığı Kenevir Yetiştiriciliği ve Kontrolü hakkındaki yönetmelikle üretimi izne tabi olan kültür bitkisi olarak değerlendirildi. 21 Ekim 1990 yılında kenevir üretimi ile ilgili yönetmelikte 19 ilde üretimi yapılan kenevir üretimi 29 Eylül 2016 tarihinde çıkan yönetmelikle Urfa ili çıkarıldı.

Türkiye’de üretim

Bugün Bartın, Karabük illeri ile beraber Amasya, Antalya, Burdur, Çorum, İzmir, Kastamonu, Kayseri, Kütahya, Malatya, Ordu, Rize, Samsun, Sinop, Tokat, Uşak, Yozgat ve Zonguldak illerinde ve bu illerin bütün ilçelerinde kenevir üretimi yapılabiliyor. Ancak Türkiye’de 1960 yılında 137 bin dekar alanda üretim yapılırken 2017 yılında 24 dekar alana düştü. 1980 yılında üretim 14 bin tonla en yüksek seviyeyi ulaştı.

Kenevir ticareti

AKP’nin iktidar olduğu 2003-2017 yılları arasında 13 bin 869 ton kenevir tohumu ithal edildi. AKP Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, “Bize dost görünen düşmanlar ülkemden kenevir üretimini aldı” diyerek, Türkiye’de kenevir üretimine geçileceğini söyledi. Oysa Türkiye’de kenevir üretimi esrar üretimi hariç serbesttir. Kamuoyunda hükümet tarafından bu bitkinin üretimi yasak gibi bir algı oluşturularak kendi dönemlerinde yeniden üretime geçildiği ifade edilmektedir. Bu açıklamanın nedeni, AKP ile uyuşturucu isminin bir arada anılmasını istememeleri olabilir. Halk arasında esrara izin veren parti olarak anılmak istemiyorlar.

Dünya pazar hacmi 4 milyar dolar!

2017 yılında 1 milyon 921 bin ton olan kenevir ithalatı 2018 yılında döviz kurlarının yükselmesi nedeniyle TÜİK geçici verilerine göre 48 bin 663 kg’a düştü. İşte tam bu nokta da dışa bağımlılık ortaya çıktı. Bir diğer veri ise 100 milyar dolarlık bir pazarın (esrar üretimi hariç) dünya üzerinde olmadığı gerçeği. Dünya da kenevir pazarının 4 milyar dolar civarında olduğu bilinmektedir. Erdoğan’ın açıklamaları ancak bir dil sürçmesi olabileceği, kenevir ekiminin asla tarımsal üretimler için bir kurtuluş olamayacağı gerçeği raporda açığa çıkmaktadır.

Tütün nasıl bitirildi?

Türkiye coğrafyasında ilk tütün fidesinin dikilmesinden bu yana tütün; üretimi, ticareti ve tüketimi ile adeta bu toprakların siyasal, ekonomik ve toplumsal tanıklığını yansıtan bir ürün haline gelmiştir. Tütün ve tütün mamullerinin, toplanan vergilerdeki payının yüksekliği, ihracatta diğer birçok tarım ürününe olan üstünlüğü ve ilgilendirdiği büyük sayıdaki üretici ve tüketici kitlesi nedeni ile geçmişten bu yana üretimi, alım ve satımı, özel kanunlarla düzenlendi. Osmanlı İmparatorluğu’nun çöküş döneminde Düyunu Umumiye İdaresi ile kurulan Reji şirketine birçok imtiyaz sağlandı. Tütün üreticilerinin Reji’den ruhsat alması, ve ürünlerini yalnızca Reji’ye satması şart koşuldu. Başka alıcı bulamayan üretici, tütünü değerinden çok ucuza satmak zorunda kaldı.

Reji, 60 bin çiftçiyi katletti

Kaçak üretim ve satış yaygınlaştı. Kaçakçılıkla mücadele adına Reji’nin kendi bünyesinde geliştirdiği silahlı “kolcu”larla denetim yaparak üreticiye korkunç eziyetler ettiği bilinir. 1884 yılında Düyunu Umumiye İdaresi altında kurulan Reji İdaresi 42 yıl boyunca kaçakçı, kolcu ve zabıtaca öldürülen çiftçi sayısının 60 bin civarında olduğu bilinmektedir. “Kolcular gelirse Halilim nerelere kaçalım; Teslim olmayalım Halilim, aman kurşun saçalım” dizelerinin yer aldığı ‘Çökertme Zeybeği’ öldürülen 60 bin kişinin yaşamları üzerinden doğduğu bilinmektedir.

İlk olarak 1979 yılında Süleyman Demirel hükümeti yerli ve yabancı özel şirketlere sigara üretimi ve dağıtımı izni verileceği belirtildi. Gerekçe olarak da çok uluslu sigara şirketlerinin istekleri doğrultusunda sigara kaçakçılığının ve döviz kaybının önlenmesi gösterildi. Tekel yatırımları 1980 sonrasında yavaşlatıldı, 1984 yılında tamamıyla durduruldu. Amaç, Tekel’in boşalttığı alana çok uluslu şirketleri ve yabancı sigaraları doldurmaktı. Yine 1984 yılında yabancı sigara ithalatı serbest bırakıldı. 1983 yılında sigara sektöründe ilk kez Tekel dışında, Rothmans Şirketi’ne üreteceği sigaraları ihraç etmesi şartıyla “Bitlis Entegre Sanayi AŞ-BEST” kuruldu.

1988 yılında Tekel yüzde 25 hisse ile bu kuruluşa ortak edildi ve BEST tarafından üretilen sigaraların yurt içinde pazarlanmasına izin verildi. 1986 yılı içinde çıkarılan yasa ile tütün ithalatı da serbest bırakıldı. 1989 yılında yüzde 85 oranında Amerikan, yüzde 15 oranında Türk tütününün kullanıldığı Tekel 2000 sigarası üretilerek, kapılar sonuna kadar Amerikan tütününe açılmış oldu. 1990 tarihinde Philip Morris-Sabancı Holding ile birlikte İzmir-Torbalı’da Philsa Sigara Fabrikası’nın kuruluşu başladı ve 1992 yılında faaliyete geçti. 1991 yılında Tekel’in katılımı olmaksızın tütün mamullerinin üretimine izin verildi. Yine 1992 yılında R.J. Reynolds’da Torbalı’da üretime başladı. DSP, MHP ve ANAP koalisyon hükümeti tarafından 2001 yılında çıkarılan, ancak Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer tarafından veto edilmesine karşın, 2002 yılında yürürlüğe giren 4733 sayılı Tütün Yasası ile “Tütün, Tütün Mamulleri ve Alkollü İçkiler Piyasası Düzenleme Kurumu (TAPDK)” kuruldu. Tekel’e ait sigara fabrikaları birbiri ardına kapatılırken, TAPDK’ın yaptığı düzenlemeler sonucu 2002 yılında British American Tobacco (BAT), 2004 yılında EUROPEAN ve 2005 yılında da IMPERIAL firmaları sigara sektöründe üretime başladı.

AKP dönemi

2001 yılında özelleştirme kapsamına alınan Tekel’in sigara bölümü 2003 yılında ve 2005 yıllarında ihaleye çıkılmasına karşın satış gerçekleşmedi. 26 Ekim 2007 tarihinde 3. kez ihale çıkıldı ve 2008 yılında Tekel sigara bölümü, British American Tobacco’ya (BAT) devredildi. 2008 yıllında Amerikan çok uluslu sigara şirketi olan Philip Morris Türkiye’de sigara pazarında hakim konuma geldi. Bugün, Tekel hariç 50 şirket tütün ticareti yetki belgesine sahip. Tekel hariç 15 şirket ise tütün üretmek için sözleşme yapabilirken, Tekel hariç 16 şirket tütün alımı yapabiliyor. Tekel hariç 10 şirketin tütün işleme tesisi varken, Tekel hariç 17 şirket tütün ihracatı yapabiliyor.

Kaynak: Yeni Yaşam

İlginizi çekebilir