Kendini gerçekleştiren kehanetin fotoğrafı – Melek Göregenli

Ayrıntıları anlamayı daha sonraya bırakırsak, seçim sonuçları, iktidarın “beka söylemi”nin kendi bekasını sürdürme konusunda etkili olamadığını gösteriyor. Hayatın diyalektiği bize, her şeyin karşıtını içinde barındırdığını hatta ürettiğini öğretir. İktidar, karşıtlarını, aslında ideolojik olarak büyük farklılıklarla bir araya gelmeye çalışan karşıtlarını, aşırı bir gerçek dışılıkla çok keskin bir ortaklıkta birleştirdi: Teröristler.

İronik sonuç şu: Türkiye’nin başkentini türlü çeşit terör örgütünün desteğiyle seçim kazandığı iddia edilen birisi yönetecek, belki İstanbul’u da…

Belki de başka bir kampanya seçeneği yoktu, gelecek tahayyülünü, ekonomik alandaki kontrolünü, gündelik hayata ilişkin neşesini hevesini yitirmiş bir iktidar ve bütün memleketin griye büründüğü bir iklimde “mutlu” bir masal kalmamıştı anlatılacak. AKP ve MHP seçmenini bir arada tutmak ve belki muhalefetin sağ kanadından oy alabilmek ümidiyle geliştirilen tehdit ve korkutma üzerine dayalı milliyetçi dil, esasını güçlendirdi sanırım, MHP’yi.

Çok da hayırlı bir şey olmuş gibi görünüyor, geleceği olan, bu memleketin en büyük meselesine derman yaralarımıza ilaç olacak bir şey: CHP ve HDP seçmeninin, hayatın ve adeta var olma güdüsünün zorladığı temasla, giderek birbirine ısınması; bir arada yol almanın güçlendirdiğini öğreten belki -umuyorum ve diliyorum bunu- gerçek bir ideolojik evrilmeye dönüşebilecek ve barışı inşa edebilecek bir ilkesel düşünme sürecinin önünü açabilecek bir yol bu.

7 Haziran ve sonraki seçimler, tabanların doğal temasını sağladı ve temas her zaman olmasa da eğer üst bir amaç içinde gerçekleşiyor ve başarıyla sonuçlanıyorsa her zaman önyargıları azaltır.

AKP-MHP ittifakının gerilemesinde ekonomik faktörlerin ne kadar etkili olduğunu görebilmek için, daha ayrıntılı sonuçlara bakmak gerek. Ben çok büyük rol oynadığını düşünmüyorum henüz, ama bu sonuçlar, büyük bir “güç” söylemi üzerinde inşa edilen iktidarın gücünün sorgulanır hale gelmesine yol açabilir, kendi içinde öncelikle. TRT’deki programın o çok konuşulan fotoğrafı bütün süreci özetliyor gibi ve bundan sonrasını… O fotoğraf, bir kehanet gibi, kendini gerçekleştirebilir, kesif bir yalnızlığın gizlenemediği bir kampanya süreci, bundan sonrasına da işaret ediyor.

Küçük gibi görünen ama çok önemli şeyler de oldu: Jeotermalcileri topraklarına sokmayan Tire Başköy’de, mücadelenin önderlerinden Sami Şengün muhtarlığı kazandı, yerel mücadelelerin önemli olduğunu gösteren bir sonuç bu. Bir “komünist” Dersim Belediye Başkanı oldu; HDP ile yarışmış olsa ve bu çok eleştirilse de, iyiliğin tek biçimli olmasını beklemek doğru gelmiyor bana, kötülük bu kadar çok biçimliyken… Bunca gayrı meşrulaştırmaya, hapislere, kadrolarının çoğunun çalışamaz hale getirilmesine karşın HDP, kayyım atanan pek çok yerde seçimleri kazandı. Planlı nüfus hareketlerinin çok etkilediği -Şırnak gibi- yerler ve başka sonuçları anlamak için daha fazla veriye ihtiyacımız var.

Sonuç olarak yeni bir dönemin eşiğindeyiz; daha demokratik bir ülke için istek duyan insanların sayısının ne kadar olduğuyla ilgilenenler için önemli bir geceydi; sanırım artık matematiksel olarak öndeyiz. Bundan sonrası, ortak bir gelecek tahayyülünün ortak sözünü inşa edebilmek için kafa yormak ama sevinçle, umutla ve hevesle.

Kaynak: Evrensel

İlginizi çekebilir