“Kayıp Opera”

Pervin Çakar, bestekar Aleksandre Tansman’ın kızları ile irtibata geçerek 1920’li yıllarda yazmış olduğu “La Nuit Kurde” (Kürt Gecesi) adlı operanın notalarına ulaştı. Çakar, yapmış olduğu araştırmalara göre, bu operanın Kürtler ile ilgili yapılmış bilinen ilk opera olduğunu düşünüyor.

Kürt Soprano Pervin Çakar, geçtiğimiz gün sosyal medya hesabı üzerinden “Alexandre Tansman‘ın 1926-1928 yılları arasında bestelediği, librettosu Jean-Richard Bloch’a ait ‘La Nuit Kurde-Şeva Kurda-Kürt Gecesi’ Operası’nın bir kopyasının” eline geçtiğini duyurdu.

Çakar ile irtibata geçip, operanın içeriği ile ilgili bilgi almak istediğimde, hem operanın kendisinin hem de Çakar’ın ona ulaşmasının ilginç bir hikayesinin olduğunu gördüm.

Çakar, yapmış olduğu araştırmalara göre, Kürtler ile ilgili yapılmış bilinen ilk opera olduğunu düşünüyor.

Opera 1930’lu yıllarda sahnelenmek istenir, ancak Naziler’in Hannover Operası’nı yakması ile birlikte operanın orkestra notaları da kül olur. Çakar, bu iddianın Alexandre Tansman’ın hayatta olan kızları tarafından dile getirildiğini söylüyor. Çakar’ın yine Tansman’ın kızlarından elde ettiği notalar ise piyano için hazırlanmış olanlar. Çakar, bu notalardan yola çıkarak orkestra için notaların tekrardan yazılabileceğini düşünüyor.

Çakar’a hem operanın, hem de onun operaya ulaşmasının hikayesi ile ilgili sorular sordum. Çakar’ın cevapları şöyle:

– Alexandre Tansman’ın 1926-1928 yılları arasında bestelediği, librettosu Jean-Richard Bloch’a ait “La Nuit Kurde”-Şeva Kurda-“Kürt Gecesi” Operası’nın bir kopyasının elinize geçtiğini sosyal medya hesabınız üzerinden açıkladınız. Bu operayı önemli kılan nedir?

Alexandre Tansman, 1897 yılında doğmuş Polonyalı yahudi bir besteci ve piyanistti. Hayatı boyunca acı çekmiş ve sürgün edilmiştir. Polonya’dan Fransa’ya daha sonra Amerika’ya gitmiş ve tekrar Fransa’ya dönmüştür. Uzun bir süre önce Kürtler üzerine bestelenmiş Klasik Batı Müziği eserlerini araştırmaya başlamıştım. Herhangi bir Opera, Senfoni ya da Bale eserleri olup olmadığını merak ediyordum. Böyle bir operanın bestelendiğini görünce çok heyecanlanmış ve ilk işim bunu araştırmak olmuştu.Tansman’ın Paris’te yaşayan iki kızına ulaştım mail yoluyla. Daha sonra bana dönüş yaptıklarını görünce çok sevinmiş ve kendilerinden bu operanın notalarını istediğimi söylemiştim.

“El yazması notaları mevcut”

Operanın el yazması notaları kendi evlerinde mevcut, Paris’e gidip onların fotoğraflarını çekebilmem için bana izin verebileceklerini söylemişlerdi fakat 3 perdelik ve 1 Prolog’dan oluşan bu operanın fotoğraflarını çekmek değildi niyetim. Notaların düzenli bir şekilde elimde olmasını istiyordum hem arşiv için hem de bir takım önemli tiyatrolara bu operanın temsil edilebilmesi için başvurularda bulunmak için. Bunun için aile harekete geçti ve operanın bir kopyasının bana gönderilmesi için dünyaca ünlü Eschig adlı müzik notaları yayımcısından rica edildi. Bu eser 1926 -1928 yılları arasında bestelenmiş ve yine yahudi bir yazar olan Jean Richard Bloch’un “La Nuit Kurde” Kürt Gecesi adlı romanından konusu alınarak librettosu ( sözleri) operaya uyarlanmıştır. Jean Richard Bloch’un Fransızca olan bu romanı İngilizce, Almanca ve Avesta yayınevinin “Kürdistan’da bir gece” adlı aynı romandan çevirileri mevcuttur.

Bu opera araştırmalarım çerçevesinde Kürtleri konu alan ilk opera olma özelliğini taşıyor şu ana kadar.

Operanın başlıca karakterleri şunlar

Evanthia, ( Katsantanes’ın kızı) Dramatik soprano – Amine, Saad’ın karısı mezzo- soprano – Adilé, Amine’nin hizmetçisi soprano – Hélène, Katsantanès’in karısı soprano – Saad, ténor – Katsantanès, Köşkteki aristokrat Kürt, Bas – Selim, Kürtlerin Şefi Bas – Nidham, ténor – Nouroulla, ténor – Bihraw, ténor – Soumo, Bas – Markos, ténor – Zomaïa, ténor – Khelpo, ténor (Köşkteki bir aristokrat Kürt ) – Mirzo, Genç bir Kürt erkek, Kontralto – Le Soufi (Derviş), Bas

– Ne anlatıyor opera? İçeriğinden bahsedebilir misiniz?

Operanın konusu bir Keldani köyünde geçiyor. Kürt bir aşiret reisi olan Saad ile Keldani halkı arasında geçen olayları konu almaktadır. İki farklı din ve farklı topluluğun yaşadıkları aşk, mücadele, savaş üçgeninde olan hikayeyi anlatmaktadır

– Müzik ve opera dünyasında ne kadar biliniyor mu opera? Sanatçı müzik dünyasında ne kadar tanınıyor? Daha önce sahnelenmiş mi bu opera?

Alexandre Tansman daha çok klasik gitar, piyano ve oda müziğine kazandırmış olduğu besteler üzerine tanınmıştır. Bu Opera’nın temsil edilmesi için 1930’lu yıllarda bir girişim olmuş. Fakat operanın temsil edilmesi ve hazırlanması Nazi dönemine denk gelmesinden ötürü kötü bir sonla karşılaşılmış. Operanın Orkestra notalarının Hannover Opera binasının yakılmasından ötürü yanmış olacağı iddia ediliyor Tansman ailesinin kızları tarafından. O nedenle bu opera henüz bir tiyatroda temsil edilmemiştir.

– Sahnelenmesi için neler yapmayı planlıyorsunuz? Ya da neler yapılabilir?

Sahnelenmesi için tiyatroların ve opera endüstrisinin bununla ilgilenmesi gerekir. Profesyonel bir iş gerektirdiğinden dolayı zahmetli ve ekonomik olarak tiyatroları zorlayacağını düşünüyorum. Fakat umutsuz değilim elbette. Sahnelenmesi için bir takım girişimlerde bulunmak gerekecek.

– Klasik batı müziği yapan bir sanatçı olarak, Kürtlerin klasik batı müzik olan ilişkisine dair neler söyleyebilirsiniz? Kürt sanatçılar bu alana ne kadar yöneliyor? Dünya çapında yaptıkları eserler hakkında neler söylenebilir?

Kürt kültürü, edebiyatı, müziği, dansları ile gerçekten çok zengin bir kültür. Klasik Batı Müziği eğitimi alan pek çok müzisyen olmasına rağmen şu ana kadar bestelenmiş çok az sayıda besteci ve bu alanda çalışmalar yapan çok az müzisyen vardır. Halk müziği formlarında pek çok eser var fakat bunların Batı Müziği formlarında ( opera, senfoni , konçerto, oratoryo, kantat vs. ) bestelenmiş fazla bir kazanım göremiyoruz.

“Besteciler kendi kültüründen beslenir”

Bir Klasik müzik bestecisi ya da müzisyeni mutlaka önce kendi kültürünü benimsemeli ve müziğine bu yönde biçim vermelidir. Polonyalı besteci Chopin’i Chopin yapan onun Polonezleridir, Alman besteci Brahms’ı Brahms yapan da onun Alman halk şarkılarıdır ayrıca. Her besteci mutlaka bir milletten, topluluktan, bir olaydan etkilenir fakat o bestecinin kendi kültüründen beslenerek kendi kültürüne hizmet etmesi kadar doğal bir şey olamaz. Bu alana yönelmiş Dilşad Said, Hawar Tawfiq, Brahîm Şêxo ve Abdullah Jamal Sagirma gibi Kürt bestecilerini sayabilirim.

– Biraz da sizin yaptığınız çalışmalardan bahsedelim. En son “Ay Dilberê” adlı klasik Kürt müziğine ait bir şarkıyı yorumladınız. Klasik batı müziğinin yanı sıra Kürtçe eserleri de klasik batı müziğine uygun formatta seslendirmeye çalışıyorsunuz. Bunun dışında neler var repertuarınızda?

Benim Opera sanatının içinde olmam kendi kültürüme de yakın olmam gerektiğini de hatırlattı bana. Bir müzisyen mutlaka önce kendi müziğini öğrenmeli diye düşünüyorum. Bir halk şarkısının bir orkestra ile opera tekniğiyle seslendirilmesi benim için çok doğal ve yapmam gereken bir şeydi fakat pek çok kişi ilk defa bunu duyuyor ve kendilerinden olan bir müziği ve dili duydukları için onu benimsiyorlardı. Bunu çelloda, yan flütte, kemanın ve operanın tınılarında duydukları için heyecanlanıyor ve yeni bir müziğin ortaya çıkmasına neden oluyordu. Aslında bu çalışmalar yıllar evvel Irak’ta, Suriye’de ve Iran’da yaşayan Kürt müzisyenler tarafından deneniyordu. Günümüzde müzik anlayışı zamanın şartlarına göre şekil almaya ve değişmeye başladı.

“Kürtçe eserleri opera tekniğiyle söylemeye devam edeceğim”

Aslında müzik yaşanılan her dönemden etkilenmiştir. Her dönemde bir müzik tarzı ön plana çıkmıştır yaşanılan politik, sosyal ve beşeri durumlardan ötürü. Kürtçe eserleri opera tekniğiyle söylemeye devam edeceğim hatta konser programlarıma da almaya başladım bir takım Kürt bestecileriyle çalışmaya başlayarak. Dünyada pek çok klasik batı müziği sanatçısı konserlerinde kendi kültürlerinden ya da dilinden olan müziği seslendirir ya da çalarlar. Bu da onları özgün kılar. Ben de bu özgünlüğün içinde olmak istedim. Dünyada Mozart çalınırken neden Feqîye Têyran’ın ya da diğer Kürt dengbejlerinin, şairlerinin Kürt müziğine hediye ettikleri bu halk şarkıları çalınmasın, söylenmesin.

Alexandre Tansman hakkında

(12 Haziran 1897 – 15 Kasım 1986)

Polonyalı Yahudi kökenli besteci, piyanist. İlk yıllarını Polonya’da geçirdi. 1938 yılında Fransa vatandaşlığına hak kazandı. Hayatının önemli bir bölümünü Fransada geçirdi. Polonya’da konservatuar eğitimi aldı. Paris’te müzik çalışmalarına devam etti. Kendisini Fransız-Polonyalı olarak tanımlıyordu. Hitler’in iktidara gelmesinden sonra arkadaşı Charlie Chaplin’in yardımları ile Amerika’ya taşındı. En üç Hollywood filmi için besteler yaptı. Tansman 20. Yüzyıl çağdaş müziğin bestecisidir fakat bestelediği eserlerdeki duygu neoklasiktir.Savaştan sonra Paris’e döndü. Avrupa’da müzik kariyerine devam etti. 1986 yılında Pariste hayatını kaybetti.

7 opera bestelemiş ki bunlardan biri La Nuit Kurde’dir. Ayrıca 11 bale, 6 oratorio, 80 orkestra sayfası (9 senfoni ile birlikte) dahil olmak üzere 300’den fazla eser ve onlarca oda müziği eseri yazdı.

 

Pervin Çakar hakkında

1981 yılında Mardin’in Derik ilçesinde dünyaya geldi. Müzik eğitimine 1995 yılında Diyarbakır Anadolu Güzel Sanatlar Lisesi’nde başladı. 1999 yılında Gazi Üniversitesi Müzik Öğretmenliği Bölümü’nde başladığı yüksek öğrenimini 2003 yılında üniversitenin Şan Ana Sanat Dalı’nda tamamladı. 2008′ de İtalya’da Perugia F. Morlacchi Devlet Konservatuvarı’ndan pekiyi derece ile diploma aldı. Aynı konservatuvarda en yüksek derece ile masterini tamamladı. 2011 yılında İtalya’nın Sulmona kentinde düzenlenen 28. Uluslararası Maria Caniglia Opera Yarışması’nda birincilik ve New York Lotte Lehmann Vakfi tarafından “En İyi Kadın Sesi Özel Ödülü”‘nü kazandı. 2012 yılında Paris Accademie Disque du Lyrique tarafından Grand Prix Leyla Gencer Altın Orfeo ( Orfee D’or ) “en iyi kadın sesi” ödülüne layık görüldü. Semiha Berksoy Opera Vakfı tarafından da “en iyi kadın sesi ödülü”nü aldı. 2013 yılında Andante 4. Donizetti Klasik Müzik Ödüllerinde yine “en iyi kadın opera sanatçısı” olarak ödüllendirildi. İtalya, Türkiye, İspanya, Arnavutluk, Kosova, Almanya, Hollanda, Avusturya, Fransa, Rusya gibi ülkelerde pek çok opera ve konserler verdi.

kaynak:Bianet

İlginizi çekebilir