Kanada’da çocuk mezarları: Verem mi, ihmal mi, kasıt mı?

Kanada’da Kilise yatılı okullarının bahçesinde yüzlerce yerli çocuk mezarının bulunmasından sonra ülkedeki tartışmalar devam ediyor. Yerlilerin ısrarlı talepleri üzerine Kilise en az 13 yatılı okulun kayıtlarını açıklayacak. Uzmanlar da ölümlerin “kasıtlı” olabileceğine dikkat çekiyor.

Mayıs ayında Kanada’nın British Columbia eyaletindeki Kamloops Kızılderili Yatılı Kilise Okulu’nun bahçesinde 200’den fazla Kanada yerlisi çocuğun  ceset kalıntılarının bulunmasına ilişkin tartışmalarda yerli halkın ısrarlı “Katolik kilisesinin yatılı okul kayıtlarının açıklanması” talebi, karşılık buldu.

AA’nın haberine göre Egemen Yerli Milletler Federasyonu (FSIN) Başkanı Bobby Cameron, Katolik Kilisesi’nden en az 13 yatılı okulun kayıtlarını açıklayacağına dair bir mektup aldığını duyurdu.

Cameron, CTV News’e verdiği demeçte, “Bu, hoş bir haber ve Kanada’daki diğer kiliselerin de aynı şeyi yapması, bu kayıtları hayatta kalanlara ve torunlarına yayımlaması için bir başlangıç” dedi.

Taleplerinin karşılanmasının sevindirici olduğunu söyleyen Cameron, “Onlara uyguladığımız baskı işe yarıyor ve hayatta kalanlarımız için sesimizi çıkarmaya devam edeceğiz” diye konuştu.

Ordu da destek verecek

Kanada genelindeki yatılı kilise okullarına ait alanlarda başlatılan isimsiz mezar aramalarına Kanada ordusunun da destek vereceği bildirildi.

Kanada Ulusal Savunma Bakanı Harjit Sajjan, savaş alanı kalıntılarının adli kimlik tespiti konusunda uzmanlaşmış Kanadalı askeri ekibin, eski yatılı okul alanlarındaki mezarlıkların belirlenmesinde yerli topluluklara yardım edebileceğini söyledi.

Bakan Sajjan, Global News’e yaptığı açıklamada, “Bu son keşifler yürek parçalayıcı. Ülke, yatılı okullardan eve gelmeyen masum çocukların kaybının yasını tutarken yerli liderliğindeki çabalara yardımcı olmak için her türlü yardımı sağlamaya hazırız” dedi.

Özel savcı atansın

Ayrıca Yeni Demokrat Parti Nunavut milletvekili Mumilaaq Qaqqaq, Trudeau hükümetine çağrıda bulunarak, yerli halklara karşı işlenen suçları araştırmak üzere özel savcı atanmasını istedi.

Vekil, savcının, soykırım ve insanlığa karşı işlenen suçlar kapsamında soruşturma başlatması gerektiğini söyledi.

Qaqqaq, yatılı kilise okulları, sanatoryumlar ve gündüz okulları gibi kurumlarda yerli halka karşı işlenen istismar ve kötü muamelelerin faillerinin adalete teslim edilmesinin şart olduğunu belirtti.

Verem, çocuklar ve ihmalkarlık

Öte yandan Kanadalı üç verem uzmanı Globe and Mail gazetesinde yazdıkları makalede, yatılı kilise okullarında veremden kaynaklanan toplu ölümlerin Kanada’nın yerli halka karşı kasıtlı ihmalinin sonucu olduğunu ileri sürdü.

Kanada Yerli İşleri Departmanı’nın doktoru ve baş sağlık görevlisi Peter Henderson Bryce’ın 1907 gibi erken bir tarihte yatılı okullarla ilgili raporlar hazırladığı kaydedilen makalede, o bulguların bile “kasıt” için yeterli kanaat oluşturduğu belirtildi.

“Bryce, yetersiz temizlik, kalabalık ve yetersiz havalandırma kombinasyonunun yatılı okulları veremin bulaşması için mükemmel bir ortam haline getirdiğini belirtti” ifadesine yer verilen makalede şunlar kaydedildi:

“Aslında ‘Neredeyse salgınların patlak vermesi için ana koşullar kasıtlı olarak yaratılmış gibi’ dedi. Dr. Bryce, çok sayıda yatılı okuldaki koşulları araştırdı ve okullardaki ölüm oranlarının genel Kanada nüfusunda okul çağındaki çocuklardan çok daha yüksek olduğunu buldu. Güney Alberta’da yatılı öğrencilerin yüzde 28’inin öldüğünü ve veremin en yaygın ölüm nedeni olduğunu saptadı. Okul binalarının ve çocukların beslenme düzenlerinin iyileştirilmesi için önerilerde bulundu ve sahada verem hemşirelerinin bulunmasını önerdi.’’

İhmal ve tasarım

Makalede Dr. Bryce’ın yerli çocukların yaşam koşullarını iyileştirmek için federal hükümete sunduğu tavsiyelerin uygulama maliyetinin yüksekliği gerekçesiyle göz ardı edildiği belirtilerek şu tespite yer verildi:

“Hükümet, sadece Dr. Bryce tarafından önerilen iyileştirmeleri uygulamakta başarısız olmakla kalmadı, aynı zamanda okullardaki koşullar hakkında daha fazla araştırma yapmasını ve bulgularını konferanslarda sunmasını engellemek de dahil olmak üzere çabalarını aktif olarak baltaladı. Bu nedenle Kanada’nın yatılı okullarında yaşayan ve ölen çocukların acıları yalnızca eylemsizlik yoluyla değil, aynı zamanda tasarım, kayıtsızlık ve ihmal yoluyla meydana geldi.”

Ne olmuştu?

Mayıs ayında Kanada’nın British Columbia eyaletindeki Kamloops Kızılderili Yatılı Kilise Okulu’nun bahçesinde 215 çocuk cesedi kalıntısının bulunmuştu. Kanada resmi haber ajansı CanadianPress’in haberine göre, 1869-1978 yılları arasında faaliyet gösteren Kamloops Kızılderili Yatılı Kilise Okulunun bahçesindeki mezarlarda bulunan çocuk cesetlerinin bazıları 3 yaşındaki çocuklara aitti.

Tk’emlups te Secwepemc First Nation kabilesi şefi Rosanne Casimir, yaptığı basın açıklamasında, ceset kalıntılarının, kabilelerine mensup ailelerin çocuklarına ait olduğunu ve bölgede çalışma yapan görevliler tarafından geçen hafta sonu yeraltına nüfuz eden bir radar yardımıyla keşfedildiğini belirtmişti.

Kanada Başbakanı Justin Trudeau, olayla ilgili olarak, “Eski Kamloops yatılı okulunda bulunan cesetler haberi kalbimi parçalıyor. Bu, ülkemiz tarihinin o karanlık ve utanç verici döneminin acı verici bir hatırlatıcısı'” demişti.

Kaynak – Bianet

İlginizi çekebilir