Kadınlığın “Neredeyse” Hali

Eserlerinde arada kalma, sıkışma, kapana kısılma gibi tekinsiz durumları resmeden Zeynep Akgün “Neredeyse” sergisinde, devasa, göz kamaştırıcı ama ucuz nesnelerin çevrelediği kadınlara odaklanıyor.

Contemporary İstanbul Çağdaş Sanat Fuarı (2012) ve 20. TÜYAP Sanat Fuarı’nda (2010) yer almış, ‘’Şimdinin Kırılganlığı’’ (2017) ve Koma (2012) adlı sergileriyle de tanınan sanatçı Zeynep Akgün’ün “Neredeyse’’ sergisi 13 Eylül’den bu yana Galeri 77’de sanatseverlerle buluşuyor.

Çalışmalarında daha çok kapana kısılma, arada kalma ve belirsizlik gibi durumların içinde kalmış kadınları odak noktası haline getiren Zeynep Akgün’ün “Neredeyse” sergisinde, tezatlık ve arada kalmış kadın figürleri izleyicide reel aynı zamanda sürreel bir algı oluşturuyor.

Bütünsel olarak bakıldığında çeşitli pozisyonlarda resmedilmiş kadın figürleri, minimal mimari detaylarıyla ‘neredeyse’ doğadan ayrılarak kapana kısılmışlık ve arada kalma hissini veriyor.

Her ne kadar eserlerde birbirinden farklı birkaç kadın portresi resmedilse de, kadınların birbirlerine neredeyse benziyor olmaları dikkat çekiyor. Bu da, Akgün’ün çalışmaları arasındaki geçişi ve uyumu güçlendiriyor.

Akgün, kadın merkezli çalışmalarında günümüz toplumunun kadınlık pratiklerine atıfta bulunuyor. Çalışmalarda figürlerin konumlandırılmaları ve mimikleri, kadının bireysel ve sosyal yaşamdaki varlığını sorguluyor.

“Kadının kimliği, varoluşu…”

Sanat yazarı Melike Bayık, Neredeyse sergisi için yazdığı metinde, Akgün’ün kadın figürünün her ne kadar stabil ve donuk gibi görünse de, havada ve yere basmayan mekânlar içinde bir tezatlık oluşturduğunu belirtiyor:

“Toplum içinde hızına yetişilemeyecek şekilde değişen güncel durum ve olaylar, aynı sosyal yapı içinde yer alan kadın olgusunu da tetikliyor.

“Kadının kişisel dönüşümü devam ederken, toplumsal normlar da değişiyor ve çeşitleniyor. Bu noktada, sanatçının resimlerinde merkezde yer alan kadın imgesi sıradan bir olgunun dışına taşarak globalleşmiş bir meseleyi de ortaya koyuyor: Kadının kimliği, varoluşu…

“Kadının kendisine verilen kimlik ile bütünleşmesi beklenirken kompozisyonda yer alan espas içinde oldukça karakterize yeni bir varlık hali oluşmuştur.”

“Neredeyse” memnun olmayış…

Akgün’ün kadınları ilk bakışta donuk ve belirsiz görünse de, figürlerin içinde bulundukları durumdan ‘neredeyse’ memnun olmayışları, kapana kısılmış halleri etraflarına sarılmış geometrik süslemelerle daha da belirginleşiyor.

Ayrıca oluşturulmuş kadın figürlerinin, gölgelendirmelerle daha da netleşen bakışları izleyiciye gerçeklik algısını olduğunca veriyor.

Boyutsuzluktan gerçekliğe kadınlık

Akgün, yarattığı kadınların etrafındaki imgelerle birleşimi adeta kolajlanmış bir şekilde izleyiciye sunuyor. Kadınları süsleyerek belli kalıplara sokarken buna zıt bir duruş sergileyerek arka planda yer alan doğa, boyutsuz bir mekân algısından uzaklaşarak gerçek bir mekan zaman algısına yaklaşıyor.

Bayık, Akgün’ün kadınlarının karmaşasını vurgulayarak figürün evrimsel sürecinin pırıltılı objelerin fantastik etkisiyle, kadının sorgu halindeki duruşları ve bakışlarının yumuşak ve geçişken bir his yarattığını belirtiyor:

“Figürü koşulsuz saran kristalize taşlar ya da bir hediye paketi süsü, reel dünyada kadını gerçekten mutlu edecek midir?’’

Bayık toplumdaki kadınlığın Akgün’ün resimlerindeki kadın figürlerinin bakışlarından anlaşılan sorgulayışa şu şekilde cevap getiriyor:

“Kadın inci taşların, elmasların, hediye paketi süsleri ve kurdelelerin boyunduruğu dışına taşmaya ve böylece özüne, yapmacık olmayan kimliğine bürünmeye başlamıştır.”

Kadınlığın yargılardan uzak var olabilme hakikati

Melike Bayık metninde, Akgün’ün eserlerinde ki mekânsal algıya da dikkat çekiyor. Sanatçının önceki sergilerinde zaman ve mekân algısına dair bariz bir emare taşımayan figür merkezli tuvallerinin aksine, bu serilerde minimal bir mekânsal algınını görünürlük kazandığını belirtiyor:

“Mekânların sınırlı ve konservatif çizgilerinin aksine, doğanın hakiki varlığı, figürde yeni bir gerçeklik arayışının izlerini de sunar.”

Bayır, Neredeyse sergisi hakkında yazdığı metnini şu soruyla bitiriyor:

“En nihayetinde tuvallerde gerçeklik ve yanılsama arasındaki tuhaf ve ironik ilişki ile kadın imgesinin çok boyutlu, kurgulu karakteri sert bir çarpışma haliyle izleyici karşısına çıkıyor ve soruyor: Tüm bu ucuz süslemelere karşı kadın için tüm yargılardan uzak, salt bir hakikat ve kesinlik var mı?”

* Zeynep Akgün’ün “Neredeyse” sergisi, Galeri 77’de (İstanbul) 4 Kasım’a kadar izlenebilir.

Kaynak: Bianet

İlginizi çekebilir