Kadın Meclisleri: “Şiddete uğrayan kadınları korumaya yönelik önlemler tehdit olarak ele alınamaz”

Kadın Meclisleri, önce Yeni Şafak yazarı Yusuf Kaplan’ın ardından da Saadet Partisi Konya Milletvekili Abdulkadir Karaduman’ın “İstanbul Sözleşmesi”ni hedef almaları üzerine açıklama yayımlayarak sözleşmenin “Aile içerisinde şiddete uğrayan kadınları korumaya ve desteklemeye yönelik önlemler tehdit olarak ele alınamaz” dedi ve esas olanın toplumsal cinsiyet eşitliği olduğunun altını çizdi

Yeni Şafak yazarı Yusuf Kaplan, Tayyip Erdoğan’ın kızı Sümeyye Erdoğan Bayraktar’ın Başkan Yardımcısı olduğu Kadın ve Demokrasi Derneği’ni (KADEM) hedefine alarak, “Ailenin çözülmesine yol açan Milli Eğitim, Aile Bakanlığı ve KADEM projeleri derhal durdurulmalıdır” dedi. KADEM, konuyla ilgili olarak “Karalama kampanyasına sessiz kalmayacağız” açıklaması yaparken, Erdoğan’ın damadı Selçuk Bayraktar da “KADEM, ailenin birliğini ve korunmasını savunur, Soros projeleri iftirası vebaldir, Müslümanın hakkaniyetine yakışmaz” ifadelerini kullandı.

Kaplan’ın ardından Saadet Partisi Konya Milletvekili ve Gençlik Kollar Başkanı Abdulkadir Karaduman da TBMM’de düzenlediği basın toplantısında, “Kim ne diyorsa desin, hangi tarafta durursa dursun, toplumu bir felakete ve uçuruma sürükleyen, haneleri birbirinden ayıran İstanbul Sözleşmesi derhal feshedilmelidir” dedi. Sözleşmeyi “ucube” diye niteleyen Karaduman, “Bu  sözleşme erkeğin kadın üzerindeki sözde iktidarını kaldırmak için değil, bizzat küresel emperyalizmin genlerin alınıp satılabildiği, yaşamın ücretle satılabildiği bioiktidarını tesis etme gayesidir” ifadelerini kullandı.

“Toplumsal cinsiyet kaynaklı şiddet göreli hale getirilemez”

Söz konusu açıklamaların ardından Kadın Meclisleri açıklama yayımladı. Kadın Meclisleri’nin yayımladığı açıklama şöyle:

İstanbul Sözleşmesi şiddetten uzak bir hayatın yeniden inşası için devlete bütünlüklü bir önleme, koruma, kovuşturma, politika geliştirme yükümlülüğü getirir. Aile içerisinde şiddete uğrayan kadınları korumaya ve desteklemeye yönelik önlemler tehdit olarak ele alınamaz.

Her nerede olursa olsun kimi toplumsal değerlere göre mahrem sayılan aile içerisinde de kadınların başta yaşam hakları için İstanbul Sözleşmesi’nde de temel alındığı gibi toplumsal cinsiyet eşitliği esastır.

“Toplumsal cinsiyet adaleti” gibi ölçülemeyen muğlak söylemler ile eşitlik sağlanamaz, toplumsal cinsiyet kaynaklı şiddet göreli hale getirilemez.

Sendika.Org

İlginizi çekebilir