Kadın düşmanı Taliban’la ters noktamız çok!

Afganistan’da Taliban’ın etkin olmasıyla birlikte hayalleri sonlandırılan, eşit birey olma hakkı gasp edilen binlerce kız çocuğu olduğu kesin.

*Afganistan’a dair bilgiler, wikipedia, bbc,com, bianet ve bir çok siteden derlendi.

Afganistan’da yaşayan Fawzia Koofi‘nin çocukluk hayali büyüyünce doktor olmaktı. Ancak Taliban yönetimi ele geçirince bu hayallerini hayata geçiremedi. Taliban kocasını hapse attı; hapisteyken tüberküloza yakalanan kocası serbest kaldığında hayatını kaybetti.

Fawzia Koofi, bunun ardından bir siyasetçi oldu ve bu sefer Taliban kendisini öldürmeye çalıştı.

bbc.com’da 20 Şubat 2020’de Swaminathan Natarajan imzası ile yer alan bu haber, Taliban’ın kadına yaşattığı yeryüzü cehennemini özetliyor.

Afganistan’da Taliban’ın etkin olmasıyla birlikte hayalleri sonlandırılan, eşit birey olma hakkı gasp edilen binlerce kız çocuğu olduğu kesin.

Geçen haftanın önemli gündem maddelerinden biriydi, Taliban ve Türkiye arasındaki diyaloglar.

Özetlersek…

Önce,  AKP Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, KKTC ziyareti öncesi yaptığı açıklamada “Türkiye’nin Taliban’ın inancıyla alakalı ters bir yanı yok. Daha iyi anlaşabileceğimize ihtimal veriyorum” dedi.

Ardından Taliban sözcüsünden açıklama geldi. Sözcü, “Türkiye bizim kardeşimiz, inanca dayalı pek çok ortak noktamız var” dedi ve ekledi:

“Türkiye ile iyi ilişkiler istiyoruz, Türkiye bizim kardeşimiz, inanca dayalı pek çok ortak noktamız var. Türkiye’nin geçmişi bırakıp bugüne ve geleceğe dönmesini istiyoruz. Ondan sonra diyalog isteyebiliriz.”

“Taliban’la bu denli yakın diyalog kurmak uluslararası ilişkiler açısından Türkiye’ye nasıl bir katkı sağlar? Doğrusu, “Bir katkı sağlar mı?” Bu soruların peşinden uluslararası ilişkiler uzmanları gider de ben kadın hakları açısından Taliban’ın nasıl bir ucube olduğunu özetleyeyim.

Taliban hakkında mini bir hatırlatma

Çoğunluğu Afganistan’ın en kalabalık etnik grubu Peştunlardan oluşan Sünni İslamcı olan grup üyeleri kendilerini “Afganistan İslam Emirliği” olarak tanımlıyor.  Eylül 1994’e kurulan örgüt, Arapça talib (öğrenci) kelimesinin çoğulu Taliban (öğrenciler) adını benimsedi.

Kuruluş felsefesini Afganistan’da İslam’a dayalı bir yönetim getirmek olarak tanımladı. Kurulduğu andan itibaren ülke yönetiminde etkin olan Taliban öncelikle erkeklere sakal bırakmayı, kadınlara yüzü ve bedeni tamamen örten burka giymeyi zorunlu kıldı.

Sinema, televizyon ve müziği yasaklayan örgüt, 10 yaşın üzerindeki kızların okula gitmesine de karşı çıkmaya başladı.

Kadınlar ve kız çocukları açısından hayat daha da zorlaşmaya başladı, sorunlar derinleşti.

Taliban’ın ülkeyi şeriatla yönettiği dönemde, politik olarak devlet mekanizmalarının işlememesi ve uygulamaya konulan yasalar kadın haklarının ihlaline neden oldu.

Taliban bir kadının yanında aileden bir erkek olmadan dışarı çıkmasını ve erkek doktora muayene olmasını dahi yasakladı. Kadınların başlarından ayakuçlarına kadar bedenlerini örten burka giymelerini istedi. Taliban yönetimi döneminde, ülkedeki okullar yakıldı.

Taliban yanlısı gruplar kız öğrencilere ve öğretmenlere saldırdı. Taliban,  2001’de iktidardan gitse de kadın ve kız çocuklarının haklarına yönelik gaspları, bakış açısı ülkede var oluşunu sürdürdü.

Karzai devlet başkanı seçildi. Ancak, Afganistan’da fazla değişen bir şey olmadı. Kadınlara yönelik hak ihlalleri devam etti. Depresyonda olan, uygun ilaç bulamayan ve tedavi göremeyen kadınlar arasında, böyle yaşamaktansa kendisini öldürenlerin oranında çok büyük bir artış görüldü.

Kadın intiharları arttı

Afganistan’da zorluklarla dolu yaşamlarından kaçabilmek için kendilerini yakarak intihar etmeyi seçen kadınların sayısı giderek artıyor. Çünkü en ucuz intihar şekli bu.

Birleşmiş Milletler Kadınlar Kalkınma Fonu’na (UNIFEM) göre Afganistanlı kadınlarının yaklaşık yüzde 90’ı okuma yazma bilmiyor.

Kız çocuklarının yalnızca yüzde 30′u eğitim alabiliyor. Eğitim alamayan kız çocuklarının oranı, güneydeki Urozgan ve Zabul bölgelerinde yüzde 90’a kadar çıkıyor.

Her üç Afganistanlı kadınından biri, fiziksel, psikolojik ve cinsel şiddete maruz kalıyor.

Afganistanlı kadınlarının ortalama yaşam ömrü 44 yıl.

Evliliklerin yüzde 70-80’i çeşitli nedenlerle baskı altında ve çocuk yaşta gerçekleştiriliyor.

Kız çocuklarının yüzde 57’si 16 yaşından önce evlendiriliyor. Birçok erkeğin, ergenlik öncesi yaşta birden fazla eşi var.

Dul kalan kadınlar, ölen kocalarının akrabalarıyla evlendiriliyor.

Kadınların mülkiyet ve miras hakkı anayasal koruma altında değil. Tecavüz, yasalarda açık bir şekilde suç olarak tarif edilmiyor.

Kadınlar Taliban’ın güçlenmesinden korkuyor

Şubat 2020’de İnsan Hakları İzleme Örgütü’nün hazırladığı rapora göre, Afgan kadınların en büyük korkusu Taliban rejiminin tekrar gelmesi.

Kadın hakları savunucuları tehlike altında

Bu yıl üç sağlık çalışanı kadın suikast sonucu öldürüldü. 12 Mayıs 2019’da kadın hakları savunucusu gazeteci Mena Mangal, Kabil’de sokak ortasında vurulup öldürüldü. Mangal, ülkede kız çocuklarının okula gönderilmesi fikrini savunuyordu.10 Aralık 2020’de kadın gazeteci Malala Maiwand , 4 Mart 2021’de 3 kadın gazeteci öldürüldü.

Taliban rejimi kadınlar için eşitsizlikler, hak ihlalleri ve ölüm demek.

Türkiye kadın hakları açısından Taliban gibi olmaz, olmayacak! Kadın hareketi buna izin vermeyecek.

Özcesi, Taliban’la ters yanımız çok.

Yazının fotoğrafı

Bu kez kaos GL’den bir haberden yazının fotoğrafı.

Fotoğraftaki kadın Malalai Joya, kadın hakları savunucusu, parlamenter ve sosyal aktivisttir. 1982’de Ailesinin Afganistan işgalinden kaçmasıyla çocukluğu İran ve Pakistan’daki mülteci kamplarında geçti.

Daha dokuz yaşındayken diğer Afganistanlı kadınlara okuma yazma öğretti. 1998’de Taliban’ın iktidarı sırasında Afganistan’a döndü, Herat ve Farah  vilayetlerinde kadın ve çocuk hakları için mücadele etti.

Kaynak: Bianet – Evrim Kepenek

 

 

İlginizi çekebilir