Kadın avukatlardan TBB Genel Kurulu’na: Şekli eşitlik değil, gerçek eşitlik

Kadın avukatlar yeni seçilecek yönetime toplumsal cinsiyete dayalı şiddete ve ayrımcılığa; cinsel yönelime, cinsiyet kimliğine dayalı maruz bırakıldıkları şiddete ve ayrımcılığa karşı verilen mücadelede gereken özeni göstermeye davet etti.

 Türkiye Barolar Birliği’nin (TBB) bugün başlayan 36’ncı Olağan Genel Kurulu öncesi kadın avukatlar “Şekli değil gerçek eşitlik” kampanyasıyla yeni seçilecek yönetime taleplerini iletmek için avukatların imzasına açık bir deklerayon metni yayımladı.

Kadın avukatlar yeni seçilecek yönetime toplumsal cinsiyete dayalı şiddete ve ayrımcılığa; cinsel yönelime, cinsiyet kimliğine dayalı maruz bırakıldıkları şiddete ve ayrımcılığa karşı verilen mücadelede gereken özeni göstermeye davet etti.

Deklarasyonda, “Yargıyı, mesleğimizi ve meslek örgütümüzü kuşatan erkek egemen anlayışa, adliye koridorlarında, kolluk birimlerinde, duruşma salonlarında, çalıştığımız bürolarda, dijital ortamlarda ve yaşamın diğer alanlarında karşılaştığımız toplumsal cinsiyete dayalı şiddet ve ayrımcılığa, heteroseksizme ve cis seksizme dur diyoruz” ifadelerine yer verildi.

Deklarasyonda, yer alan talepler şöyle:

*TBB’nin, toplumsal cinsiyete dayalı şiddet ve ayrımcılığa karşı mücadele etmek ve bu alanda farkındalık yaratmak için bütüncül politikalar oluşturmaya ve tüm saldırılara karşı etkili bir mücadeleye çağırıyoruz. Türkiye Barolar Birliği; başta İstanbul Sözleşmesi olmak üzere CEDAW’a, Türk Medeni Kanunu’na, Türk Ceza Kanunu’na, 6284 Sayılı Kanuna ve kazanılmış haklarımıza yönelik saldırılara karşı, gereken özeni göstererek daha etkin bir mücadelenin gerek ulusal düzeyde gerekse uluslararası düzeyde yürütülmesinden sorumludur. Türkiye Barolar Birliği, kadın haklarının korunması ve geliştirilmesi mücadelesinde, kadın örgütleri ile iletişim ve koordinasyon halinde olmalıdır. Bu mücadelenin büyüterek yürütülmesinin koşulu kadınların karar alma süreçlerine demokratik katılımının sağlanmasıdır.

* Türkiye Barolar Birliği, hem bir meslek örgütü, hem bir işyeri olarak eşitlik eylem planını oluşturmalıdır. Eylem planında; Birliğin kendi bünyesinde kadınların eşit temsil ve eşit katılımını gerçekleştirecek, tüm üyelerinin ve yurttaşların hak ve özgürlüklerinin korunmasında insan ve mali kaynaklarının eşit bir şekilde dağılımını sağlayacak tedbirler yer almalıdır.

* Eşitlik eylem planı, toplumsal cinsiyete dayalı şiddet ve ayrımcılıkla mücadele kapsamında avukatların bürolarında, mesleği icra ederken ve yargının tüm bileşenleri ile ilişkilerinde gözetip uygulayacakları rehber ilkeleri de kapsamalıdır. Eşitlik eylem planı, kadın avukatların en geniş katılımı sağlanarak oluşturulmalıdır.

* Başta yönetim kurulu olmak üzere tüm kurul ve merkezlerde kadınların eşit temsili sağlanmalıdır. Maruz bırakıldığımız toplumsal cinsiyet temelli şiddet ve ayrımcılığın önlenmesi için Türkiye Barolar Birliği, Toplumsal Cinsiyete Dayalı Ayrımcılık, Şiddet, Cinsel Taciz ve Saldırıya Karşı Politika Belgesi oluşturmalı ve tüm Baroların politika belgelerini oluşturarak cinsiyet temelli şiddet ve ayrımcılığa karşı mücadelesini tavsiye ve teşvik etmelidir.

* TBB bünyesinde Cinsel Şiddete Karşı Destek ve Dayanışma Birimi kurulmalı ve tüm baroların bünyesinde de aynı birimlerin oluşturulması için çalışmalar yürütülmelidir.

* Din, dil, ırk, cinsiyet, cinsel yönelim ve cinsiyet kimliği/ifadesi, fikir, yaş, felsefi düşünce, etnik, sosyal ve coğrafi köken, bedensel engel ve benzeri özellikler nedeniyle kadınlara, çocuklara, LGBTİ+’lara ve azınlıklara yönelik nefret söylemleri içeren beyan ve savunmaların savunma dokunulmazlığı dışında olduğu ve kabul edilemeyeceği açıkça ifade edilerek bu ilkenin; Avukat Meslek Etik, İlke ve Kurallarında açıkça yer alması sağlanmalıdır.

* TTB Avukatlık Meslek Etik, İlke ve Kuralları içinde ayrımcılık yasağının düzenlenmesine dair değişiklik 36’ncı Olağan Genel Kurulu’nda gündem olmalıdır.

* TBB bünyesinde, İstanbul Sözleşmesi 11. maddesinde belirlenen standartlara uygun olacak şekilde, ekonomik ve dijital şiddet de dahil olmak üzere her türlü toplumsal cinsiyet temelli şiddet ve ayrımcılıkla ve ayrıca nafaka hakkı ile ilgili, ülke genelindeki Baroların mesleki tüm faaliyetlerinden elde edilen bir veri tabanı oluşturulmalı; düzenli istatistiksel veri toplanmalı, düzenli araştırmalar ve anketler yapılmalıdır. Ayrıca Türkiye Barolar Birliği’nin tüm çalışma ve faaliyetlerinin periyodik olarak cinsiyet etki analizinin yapılması sağlanmalıdır. Yaşamımızın her alanında karşımıza çıkabilen toplumsal cinsiyete dayalı şiddet ve ayrımcılığın mesleğimizde de olduğunu görüyor ve biliyoruz. TBB Kurulu’nda toplumsal cinsiyet temelli şiddet ve ayrımcılık ile mücadele edileceği taahhüt edilmelidir.

 

Deklerasyon metnine ulaşmak için tıklayınız.

Kaynak: Bianet

İlginizi çekebilir