İstanbul yağmaya ‘şipşak’ açılmış

CANAN COŞKUN

İstanbul’da toplam büyüklüğü 58 bin hektarı geçen 506 doğal SİT alanı için ‘bilimsel’ rapor, topu topu 370 günde hazırlanmış. Oysa mevzuata göre statü değişikliği için gerekli Ekolojik Temelli Bilimsel Araştırma Raporu (ETBAR) için her bir alanın dört mevsim boyunca bilim insanlarınca gözlemlenmesi gerekiyor.

Söz konusu raporda, İzmir’in Urla ilçesindeki Hacılar Koyu’nu da kapsayan doğal SİT alanını yapılaşmaya açan raporu hazırlayan AKS adlı firmanın imzası var. Söz konusu koydaki villalar, Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın tatil yeri olarak gündeme gelmişti. Sit değişikliğinin iptal edilmesi için açılan davada İzmir 2’nci İdare Mahkemesi değişikliği iptal etmişti. Yargılama kapsamında ‘kaçak’ ilan edilen villalar için yıkım kararı çıkmıştı, ancak villaları Cumhurbaşkanı Erdoğan’a armağan ettiği ileri sürülen yapıların sahiplerine 70 bin lira para cezası kesilmişti.

Bilabedel yaptırıldı

Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı, İstanbul’daki 506 doğal SİT alanı için ETBAR hazırlama işini 2014 yılında AKS Planlama ve Mühendislik şirketine 139 bin TL’ye ihale etti. Söz konusu alanların toplam büyüklüğü 58 bin 621 hektar (yaklaşık 82 bin futbol sahası). Raporun biyo-ekolojik, jeolojik, jeomorfolojik, hidrojeolojik, peyzaj değerlendirmeleri içermesi gerekiyor. Sayısal verilere göre firma metrekare başına 0,0002 TL kazanıyor. Bu da işin bilabedel yapıldığı anlamına geliyor.

AKS Planlama ve Mühendislik firmasının ihaleyi aldığı tarihten sonra İstanbul’da derecesi değiştirilerek yapılaşmaya açılan doğal SİT alanlarını sıralamadan önce teknik terimlere yönelik açıklama: ‘Sürdürülebilir koruma ve kontrollü kullanım alanları’nda turizm faaliyetlerine ve konut inşasına izin veriliyor. ‘Nitelikli doğal koruma alanları’nda ise iskele, balıkçı barınağı, bekçi kulübesi, mesire alanları, park ve rekreaktif alanlar, atık su arıtma tesisi, atık su deşarjı, kanalizasyon şebekesi, içme suyu temini, jeotermal su çıkartılması ve iletim hattı, enerji nakil hattı, trafo, şalt sahası, iletişim hattı, ulaşım hattı, açık otopark, teleferik ve telesiyej, sabit olmayan duş, gölgelik, soyunma kabini, büfe ve tuvalet yapılabiliyor.

Aşağıdaki haritalarda yeşil renkle tarılı alanlar ‘sürdürülebilir koruma ve kontrollü kullanım alanı’nı, mavi renkle taralı alanlar ‘nitelikli doğal koruma alanı’nı, kırmızı renkli olanlar ise ‘kesin korunacak hassas alanlar’ı temsil ediyor.

  • Boğaziçi Üniversitesi ve Hacıosman Bayırı: İstanbul’un Sarıyer ilçesi sınırları içinde yer alan Boğaziçi Üniversitesi, Hacıosman Bayırı ve yakın çevrelerinin doğal SİT alanı statüsü, 7 Eylül 2021 tarihli Resmi Gazete’de yer alan kararla değiştirildi. Boğaziçi Üniversitesi’nin 217 bin metrekarelik alanı, Hacıosman Bayırı’nın ise 455 bin metrekarelik alanı ‘sürdürülebilir koruma ve kontrollü kullanım alanı’ ilan edildi.
Görseller: Tabiat Varlıklarını Koruma Genel Müdürlüğü – Sit Alanları Yönetim Sistemi
  • Haydarpaşa Lisesi: Resmi Gazete’de 28 Kasım 2021’de yayınlanan karara göre Üsküdar’daki Haydarpaşa Lisesi’nin de yer aldığı alan ‘sürdürülebilir koruma ve kontrollü kullanım alanı’ olarak tescillendi. Söz konusu alan Üsküdar belediyesinin yürütmeyi durdurma kararlarına karşın imara açmaya çalıştığı Validebağ Korusu’nun yanıbaşında. Dahası, okula komşu alanın 25 metre zemin altına kadar beton döküldüğü için doğal SİT alanının etkileşim geçiş sahasındaki anıt ağaçlar su kaynaklarıyla bağı kesildiği için kurudu.
  • Abbasağa Parkı ve Emirgan Korusu: Bakanlık, 30 Ekim 2020’de Beşiktaş’taki Abbasağa Parkı’nın ve Sarıyer’deki Emirgan Korusu’nun birinci derecede SİT vasfını, ‘nitelikli doğal koruma alanı’ olarak değiştirdi. Emirgan Korusu’nun yanıbaşındaki alan da ‘sürdürülebilir koruma ve kontrollü kullanım alanı.’ Bu kararın ne zaman verildiğine ilişkin bir bilgi yer almıyor.
  • Yıldız Parkı, Kaşık Adası, Sedef Adası: Parkın bulunduğu alan, bakanlığın 2 Eylül 2021 tarihli oluruyla ‘nitelikli doğal koruma alanı’, çevresi de ‘sürdürülebilir koruma ve kontrollü kullanım alanı’ olarak tescillendi. Çevrede Yıldız Teknik Üniversitesi kampüsü, Conrad Otel ve Ortaköy Musevi Mezarlığı da yer alıyor. Aynı bakanlık oluruyla birinci dereceden doğal SİT alanı Kaşık Adası ve Sedef Adası’nın bir bölümü ‘nitelikli doğal koruma alanı’, bir bölümü de ‘sürdürülebilir koruma ve kontrollü kullanım alanı’ olarak tescillendi.
  • Fatih Sultan Mehmet Eğitim ve Araştırma Hastanesi: Ataşehir İçerenköy’deki Fatih Sultan Mehmet Eğitim ve Araştırma Hastanesi alanı 25 Ocak 2019’da bakanlığın oluruyla ‘sürdürülebilir koruma ve kontrollü kullanım alanı’ olarak tescillendi. Bu kararın Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın söz konusu alana 1200 yataklı şehir hastanesi yapılması talimatından ötürü alındığı belirtilmişti.
  • Beykoz Çavuşbaşı ve Görele mahalleleri: Bu iki mahalle bakanlığın 25 Kasım 2020 tarihli oluruyla ‘sürdürülebilir koruma ve kontrollü kullanım alanı’ olarak ilan edildi.
  • Beykoz Dereseki: Ağaçlarla kaplı doğal SİT alanı Dereseki altı parçaya bölündü. Bakanlığın 21 Eylül 2017 tarihli oluruyla beş bölgesi ‘sürdürülebilir koruma ve kontrollü kullanım alanı’, bir bölgesi ise ‘nitelikli doğal koruma alanı’ olarak tescillendi. Dereseki’deki doğal SİT alanının sınırları -2015 yılında bilimsel rapor olmasına karşın- hiçbir bilimsel araştırma yapılmadan değiştirildi. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın damadı Berat Albayrak’ın kurucuları arasında yer aldığı Nun Eğitim ve Kültür Vakfı’na ait Nun Okulları da Dereseki’de yer alıyor. 2015 yılında yapımına başlanan okulun bulunduğu alanın -çevresi doğal SİT alanı olmasına karşın- Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Müdürlüğü’nün SİT Alanları Yönetim Sistemi haritasında herhangi bir vasfı bulunmuyor.
  • Büyük ve Küçük Çamlıca: Üsküdar’da bulunan Büyük ve Küçük Çamlıca’daki doğal SİT alanı bakanlığın 13 Kasım 2020 tarihli oluruyla ‘nitelikli doğal koruma alanı’ ve ‘sürdürülebilir koruma ve kontrollü kullanım alanı’ olarak tescil edildi.
  • Bostancı: ‘Hügnen evi ve bahçesi’ olarak bilinen 11 dönümlük arazi bakanlığın 4 Aralık 2017 tarihli oluruyla ‘sürdürülebilir koruma ve kontrollü kullanım alanı’ olarak tescillendi. Anıt ağaçlarla kaplı arazide iki tarihi köşk bulunuyor. Köşklerden biri Haydarpaşa Garı’nın ilk müdürü Alman Edouard Huguenin tarafından yaptırıldığı için söz konusu alana bu ad verilmiş.
Kaynak: Tabiat Varlıklarını Koruma Genel Müdürlüğü – Sit Alanları Yönetim Sistemi
  • Yakacık Sanatoryumu: Kartal’daki sanatoryumun 60 dönümlük alanı bakanlığın 4 Aralık 2017 tarihli oluruyla ‘nitelikli doğal koruma alanı’ ve ‘sürdürülebilir koruma ve kontrollü kullanım alanı’ olarak tescillendi. İstanbul’un en eski tarihi sayfiye ve piknik alanı olarak bilinen arazi eskiden Türk filmleri için plato olarak da kullanılmış.
Kaynak: Tabiat Varlıklarını Koruma Genel Müdürlüğü – Sit Alanları Yönetim Sistemi
  • Kısırkaya: Sarıyer’de bulunan doğal SİT alanı bakanlığın 17 Haziran 2021 tarihli oluruyla ‘nitelikli doğal koruma alanı’ ve ‘sürdürülebilir koruma ve kontrollü kullanım alanı’ olarak tescil edildi.
Kaynak: Tabiat Varlıklarını Koruma Genel Müdürlüğü – Sit Alanları Yönetim Sistemi
  • Tuzla: Kamil Abduş Gölü ve çevresi, bakanlığın 12 Ağustos 2020 tarihli kararıyla ‘nitelikli doğal koruma alanı’ ve ‘sürdürülebilir koruma ve kontrollü kullanım alanı’ olarak tescil edildi.
  • Tarabya: İmarda ‘Çamlık’ olarak geçen Tarabya sırtlarındaki 20 bin metrekarelik arazi 2013’te 12 milyon 150 bin dolara İller Bankası’na satıldı. Banka, AKS Planlama ve Mühendislik firmasına ETBAR hazırlattı. 43 günde hazırlanan raporla alanın doğal SİT derecesi ‘sürdürülebilir koruma ve kontrollü kullanım alanı’ olarak değiştirildi. Raporda Eskişehir Osmangazi Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Biyoloji Bölümü’nden Prof. Dr. Naime Arslan, Prof. Dr. Atila Ocak, Yar. Doç. Dr. Ünal Özelmas, Yar. Doç. Dr. Erkan Dişli’nin imzaları yer aldı.

AKS Planlama: İş layıkıyla yapıldı

AKS Planlama ve Mühendislik firması yalnızca İstanbul’daki doğal SİT alanlarıyla ilgili rapor hazırlamıyor. Firmanın internet sitesinde Türkiye’nin hemen hemen her yerinde faaliyet gösterdiği, biyolojik çeşitliliğin tespiti, korunan alanlarla ilgili planlama çalışmaları, imar planları, kentsel dönüşüm projeleri, arazi geliştirme ve değerlendirme projeleri üzerine çalıştığı görülüyor. Firmaya telefon edip Boğaziçi Üniversitesi’yle ilgili ETBAR’ı sorduğumuzda muhattabın Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı olduğu yanıtı verildi.

Firma yetkilisi aynı zamanda “İş layıkıyla yapıldı, kapatıldı. Dosyalar komisyonlara iletildi. Sözleşmeye göre davrandık. İşin gerektirdiği her şeyi yaptık” dedi.

Rapor Mimarlar Odası’yla paylaşılmadı

Ancak Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı söz konusu raporu statü değişikliğiyle ilgili dava açan Mimarlar Odası İstanbul Büyükkent Şubesi ile paylaşmadı.

Diken’e konuşan şube başkanı Esin Köymen, AKS Planlama ve Mühendislik firmasının İstanbul’un genelindeki 506 doğal SİT alanında aynı anda 370 gün içinde gözlem yaparak rapor hazırlamasının ‘imkansız’ olduğunu söyledi.

Köymen şöyle devam etti: “Söz konusu firmaya raporlama işi madem bilabedel yaptırılacaktı bakanlık kendi neden yapmadı bu işi? Biz Boğaziçi Üniversitesi Güney Kampüs ve Hacıosman ile ilgili dava açmadan önce bakanlığa statü değişikliğine dayanak olan bilimsel raporları istedik. Bize ‘Raporları sizinle paylaşmak zorunda değiliz’ yanıtını verdiler. Bu raporların kamuoyundan ve bilim çevresinden gizlenmesinin sebebi nedir?” 

Bakanlık doğal SİT alanlarını korumakla mükellef. 370 günde 58 bin hektarlık alanda ekolojik temelli bilimsel araştırma yapılamayacağı gün gibi aşikar. Bu durum bakanlığın bilimsel raporlara ne kadar önem atfettiğini gösteriyor. Bakanlığın raporları bilim çevresinden kaçırmasının tek bir açıklaması olabilir: O raporlara güvenmiyorlar. Yoksa bu raporlar neden gizlensin ki? Raporlar devlet sırrı değil.”

Sayıştay: Mevzuata aykırı

Sayıştay’ın bakanlıkla ilgili hazırladığı denetim raporunda da bakanlık bünyesinde yaptırılması gereken SİT alanlarıyla ilgili bilimsel temelli araştırma raporlarının özel firmalara yaptırılmasının mevzuata aykırı olduğu kaydediliyor.

Kaynak: DİKEN

İlginizi çekebilir