Biz yeni duysak da aslında Vox 2013 yılında kuruldu. İdeolojik olarak diğer Avrupa ülkelerinden bildiğimiz faşist partilerle pek çok anlamda benzeşiyor. Ama İspanya’nın tarihsel özellikleri içinde faşizmin yükselişinde anti komünizmin daha etkili olduğunu belirtmeliyiz.

İspanya’nın güneyindeki Endülüs Bölgesi seçimlerinde faşist parti Vox’un parlamentoya güçlü bir şekilde girişi, ülkede büyük yankı uyandırdı. Ülkenin en yoksul ve işsizlik oranı en yüksek bölgelerinden olan Endülüs, yıllardır sol partilerin çoğunluğa sahip olmasından dolayı sosyalistlerin ‘kalesi’ olarak görülüyordu. Parlamentodaki sol hakimiyet kaybedilirken Ciudadanos (AB yanlısı liberal sağ), Partido Popular (geleneksel sağ) ve Vox’un oyları çoğunluğu kazandı. Henüz özerk bölge ve ulusal parlamentolarda temsilcisi bulunmayan Vox’un Endülüs seçimlerinde toplam 109 sandalyeden 12’sini kazanması (yüzde 11 oy) büyük bir başarı olarak değerlendirildi. Parti, 2014 Avrupa seçimlerinde Endülüs bölgesinden yüzde 1.2 oy almıştı.

Peki ama Vox nedir, kimlerden oluşuyor, nasıl bir ideolojiye sahip ve güçlenmesinin arkasındaki nedenler neler?

PARTİ VE LİDERLER

İsmini biz yeni duysak da aslında bu parti 2013 yılında kuruldu. Kuruluşunda PP’den kopanların etkili olduğunu, hatta Vox’un PP içinden çıktığını rahatça söyleyebiliriz. Daha önce girdiği seçimlere bakacak olursak 2014 Avrupa seçimlerinde ülke genelinde toplam 246 bin oy aldı (yüzde 1.57). Son Endülüs seçimlerinde sadece bu bölgeden aldığı oyun 396 bin olduğu düşünüldüğünde farkı görmek çok daha kolay olacak. Diğer taraftan 2014’de Madrid bölgesinde yüzde 3.63 oy almıştı. Tüm bu veriler, Vox’un sonraki seçimlerde oylarını ulusal anlamda yükselteceği yorumlarına yol açıyor. Fakat ulusal seçimlerde, örneğin 2015 yılında partinin aynı başarıyı yakalamayadığını söyleyebiliriz. Sağda Ciudadanos’un yükselişinin bunda etkili olduğu söyleniyor.


Santiago Abascal ‘İspanyol Trump’ olarak anılıyor…

Partinin başkanı Santiago Abascal, daha önce PP’nin Bask Bölgesi teşkilatında önemli görevler aldı, kendisi aynı zamanda İspanyol Ulusunun Savunması İçin Kuruluş’un da kurucusu. Vox’un görünen güzü Abascal olsa da diğer lider kadroları da oldukça ilginç. Örneğin 1990’lı yıllarda cezaevi yöneticisi José Antonio Ortega Lara, 1996 yılında Bask silahlı bağımsızlıkçı örgüt ETA tarafından kaçırılmış ve 532 gün boyunca esir tutulmuştu. Lara da eski bir PP üyesi. Vox’un genel sekreteri Javier Ortega Smith ise eski askeri özel harekat üyeliğiyle dikkat çekiyor.

İSPANYOL FAŞİZMİ VE ‘KIZIL TEHLİKE’

Kendisini ‘aşırı sağ’ olarak tanımlayan Vox, ideolojik olarak diğer Avrupa ülkelerinden bildiğimiz faşist partilerle pek çok anlamda benzeşiyor: Mülteci karşıtlığı, kürtaj ve LGBTİ haklarına tavır alışları… Hatta Fas’ın kuzeyinde bulunan ve mültecilerin yoğun olarak girmeye çalıştığı Ceuta ve Melilla kentlerine İspanya’nın duvar örmesini önermeleri, parti lideri hakkında sık sık ‘İspanyol Trump’ benzetmesi yapılmasına neden oluyor. Fakat İspanya’nın diğer ülkelerden daha farklı koşulları nedeniyle Vox hakkında bunları aşan sözler söylemek gerekiyor. Öncelikle faşizmin yükseldiği diğer ülkelerle kıyasladığımızda ‘bağımsızcılık’ faktörü, İspanyol sağında büyük bir yer tutuyor. Kurulduğu andan itibaren katı bir ‘birlikçilik’ çizgisine sahip Vox, başta Katalonya olmak üzere özerk yönetim parlamentolarının fesh edilmesini istiyor. Bağımsızlıkçı partilerin de yasallığının ellerinden alınması gerektiğini, aksi takdirde bir darbeye neden olacaklarını iddia ediyor. Katalonya’nın bağımsızlık gündemiyle birlikte ülkede artan şovenizm dalgasının Vox’a oy olarak döneceği uzun bir süredir İspanyol siyasetinde dile getiriliyordu.

Ülkenin faşist Francisco Franco yönetiminden sonra ‘demokratikleşme’ sürecinin Portekiz’in aksine geçmişten kalan pek çok yapıyı miras alması, tam anlamıyla bir dönüşüm yaşamaması, sosyalistlerin, komünistlerin sağcılar için hâlâ ‘çok ciddi bir tehdit’ olarak algılanması, bu ülkedeki sağın köklerini farkı kılan bir diğer nokta. Elbette diğer ülkelerin faşist partilerinin anti komünist olmadığını söylemiyoruz. Yunanistan’da Altın Şafak da bunun iyi bir örneği. Ama İspanya’nın tarihsel özellikleri içinde faşizmin yükselişinde anti komünizmin daha etkili olduğunu belirtmeliyiz. Bunu komünist hareketlerin ülkedeki mevcut gücünü hesaba katmadan düşünmeliyiz. Çünkü İspanya’daki sağın tüm katmanları için ‘komünist şeytanı’ İspanyol Komünist Partisi (PCE) ve Izquierda Unida’nın lideri Alberto Garzon temsil etmiyor. Farklı bir ‘sol’ tarifi yapılarak, İspanyol komünistler için hiç de ‘komünist’ sayılmayan Podemos’un lideri Pablo Iglesias, sağcılar için ‘kızıl tehlikenin’ ta kendisi! Son olarak Vox’un Franco’yu da pek çok anlamda sahiplendiğini belirtmeden geçmeyelim.

NEDEN ENDÜLÜS?

Başta belirttiğimiz gibi Endülüs solun kalesi durumundaydı. Bu bölgede seçilmiş yöneticiler uzun zamandır İspanyol Sosyalist İşçi Partisi (PSOE) tarafından belirleniyordu. Fakat aradan geçen uzun zaman PSOE’nin bölgeyi ‘kolay lokma’ olarak görüp daha rahat siyaset yapmasına neden olurken kimi yolsuzluk iddiaları da ortaya atıldı. Sağın güçlenmesindeki bir diğer neden olarak da Endülüs’deki mülteci nüfus yoğunluğu gösteriliyor. Bölgenin Afrika’ya yakınlığı dolayısıyla mülteci nüfusunun artışı, işsizlikle birlikte ‘mülteci karşıtlığını’ körüklediği dile getiriliyor. Fakat tüm bu varsayımları, doğrudan Vox ile ilişkilendirmek yanlış olacaktır. Faşizmin gölgesinde kalsa da örneğin Ciudadanos ülke genelinde olduğu gibi bölgede de ciddi bir oy kazandı. Vox’a kayan oyun büyük bölümü Mariano Rajoy’un koltuğunu bıraktıktan sonra krizdeki PP seçmenlerinden oluşuyor.

Endülüs’ün İspanyol siyasetindeki sembolik ve siyasi önemi düşünüldüğünde Vox’un yükselişini görmemek imkansız. Hükümet her ne kadar PSOE’den oluşsa da önümüzdeki seçimlerde İspanya’da Vox önemli bir aktör olacak gibi duruyor. Sağın yükselişine cephe alan Podemos ve Izquierda Unida’nın siyasi boşluğu nasıl dolduracağı, PSOE hükümetinin geleceği, faşizmin de yükselişini de etkileyecek.

Kaynak: DUVAR

  • Hakkımızda
  • Künye

 

Başka Bir Denizli… Başka Bir Ülke… Başka Bir Dünya… MÜMKÜN…