İran: Kürdistan bölgesine kara birlikleri gönderildiği açıklandı, Kürt partileri genel grev çağrısı yaptı

İran’da Mahsa Amini’nin ölümü ardından başlayan protestolar üçüncü ayında devam ederken, son günlerde devletin müdahalesi ülkenin batısına daha çok Kürt nüfusun yaşadığı Kirmanşah, İlam ve Batı Azerbaycan’daki kentler ile Kürdistan bölgesine odaklanmış görünüyor.

Kumru Başer

İran’daki Devrim Muhafızları’nın eski komutanlarından milletvekili Muhammed Koseri, resmi İslam Cumhuriyeti Haber Ajansı’na bazı Kürt siyasi partilerini kastederek ‘ayrılıkçılar’ ile mücadele etmek amacıyla Kürdistan bölgesine kara birlikleri gönderildiğini söyledi.

İran Dışişleri Bakanı Hüseyin Amirabdullahyan da bir açıklama yaparak Kürdistan Bölgesinde “76 terörist ve devrim karşıtı merkezin hareketlendiğini ve bölgeye İsrail ve Amerikan silahlarının sokulduğunu” iddia etti.

BBC Farsça Servisi tarafından doğrulanan sosyal medyadaki video paylaşımlarında Kürdistan bölgesindeki Sanandaj kenti üzerinde gezen askeri helikopterler görülüyor.

BBC Farsça Servisi editörlerinden Muhammed Veziri, bütün haberlerin bölgede resmen ilan edilmemiş fiili bir sıkıyönetim uygulandığına işaret ettiğini söyledi.

Kürdistan bölgesindeki Sanandaj Üniversitesi’nde oturma eylemi sürdüren öğrencilerin “Şehitler ölmez” sloganları attıklarını gösteren kayıtlar paylaşıldı.

Bir insan hakları kuruluşu son günlerde İran’ın Kürtlerin yoğun yaşadığı illerinde devlet güçlerinin protestolara müdahalelerinde en az 42 kişinin öldüğü yüzlercesinin de yaralandığını bildirirken, İran Kürdistan Partileri Koordinasyon Merkezi adlı yapılanma, bölge halkına destek amacıyla İran genelinde ulusal genel grev çağrısı yaptı.

Kuzey Irak’a yönelik bombardıman

Cevanrud kentinde silahlı devlet güçleri

Kirmanşah eyaletindeki Cevanrud kenti sokaklarında silahlı devlet güçleri görülüyor (KAYNAK: UGC)

İran’ın bir yandan da Kürdistan bölgesine komşu Irak’taki Kürt bölgelerine yönelik bombardıman yürüttüğü haberleri geliyor.

ABD Dışişleri Bakanlığı sözcüsü Ned Price bu konuda bir açıklama yaptı ve”Amerika Birleşik Devletleri, 20 Kasım ile 22 Kasım tarihleri arasında İran tarafından Irak’ın toprak bütünlüğünün ihlalini ve Irak’ın Kürdistan bölgesine yönelik olarak yürütülen ölümcül saldırıları şiddetle kınar” dedi.

İran resmi medyasında yer alan haberlere göre Devrim Muhafızları Kara Kuvvetleri’nin komutanı Muhammed Pakpur, Irak topraklarını üç kez hedeflediklerini doğruladı ve Kürdistan Özgürlük Partisi PAK’a ait hedefleri vurduklarını söyledi.

Pakpur Irak’ın kuzeyindeki Kürdistan bölgesi halkına hitap ederek, İran İslam Cumhuriyeti’ne muhalif silahlı Kürt güçlerinin “merkezleri ve üslerinden uzak durmaları ve bu bölgeleri tahliye etmeleri” çağrısında bulundu.

Muhammed Pakpur “İran karşıtı” diye nitelediği gruplara karşı kuzey Irak’ta kara harekatı planlarını sürdüreceklerini söyledi.

Kürt partilerinden ortak açıklama: Genel grev çağrısı

İran’da hükümet tarafından bu açıklamalar gelirken Kürdistan bölgesinde Kürt partileri de ortak bir açıklama yaparak İran halkını Perşembe günü ülkenin her yanında, “Kürdistan halkına destek vermek amacıyla” genel greve çağırdılar.

Kürt partilerinin oluşturduğu “Kürdistan Partileri Koordinasyon Merkezi” tarafından yapılan açıklamada “Rejim, Kürdistan’da günlerdir bütün gücüyle kan döküyor ve katliam yapıyor” mesajı verildi.

Açıklamada “İran’daki ulusal ayaklanma ancak halkın bütün kesimlerinin birliği ve birbirine desteği ile başarıya ulaşabilir” çağrısı da yer alıyor.

Açıklamada “Biz İran Kürdistan Partileri Koordinasyon Merkezi olarak siyasi örgütlere, sivil toplum eylemcilerine ve her kesimden insanlara Perşembe günü Kürdistan’ın savaşan halkını desteklemek ve bu birliği güçlendirmek için genel grev çağrısı yapıyoruz” denildi.

İran’da Kürdistan bölgesi ve diğer Kürt illerindeki durumu izleyen Hengaw adlı insan hakları kuruluşu, son bir hafta içinde 42 kişinin öldürüldüğünü, ölümlerin çoğunun Bukan, Cavanrud ve Sanandaj’da olduğunu bildirdi.

Kürdistan İnsan Hakları Ağı da Kasım ayı içinde ülke çapında gösterilerde öldürülen Kürtlerin sayısını 98 olarak veriyor.

Mahabad'da bir barikat

Mahabad’a gönderilen güvenlik güçlerine karşı kurulan barikatlardan biri (KAYNAK: BBC PERSIAN SERVICE UGC)

Protestolar büyüyor mu sönümleniyor mu?

Sosyal medya paylaşımlarında bugün Sanandaj Üniversitesi öğrencilerinin oturma eylemi, Andimeşk, Mahabad, Darbukan, Cavanrud gibi kentlerde göstericilerin üzerine ateş açıldığı, Kamiyaran’da Devrim Muhafızları’nın 16 yaşında bir genci göğsünden vurarak yaraladığı, yer yer esnafın kepenk kapattığı ve bazı işyerlerinde işçilerin iş bıraktığı haberleri öne çıkıyor.

Peki İran’da başını örtüş şekli nedeniyle gözaltına alınan Mahsa Amini adlı genç kadının ölümü ardından başlayan ve ülke geneline yayılan protesto hareketinin ivmesi yavaşlıyor mu?

Gazetecilik faaliyetlerinin serbestçe sürdürülemediği ülkeden bağımsız kaynaklar bulup haber almak kolay değil.

Ancak BBC Farsça Servisi, sosyal medya doğrulama ekibiyle adım adım, bölge bölge gelişmeleri aktarmaya çalışıyor.

BBC Farsça editörlerinden Muhammed Veziri “hareketin ivmesinin yavaşladığı gibi bir ifadeyi kullanmak istemiyorum. Bunu söyleyemeyiz. Ama şunu söyleyebilirim. Rejimin kullandığı yöntemlerin etkili olduğuna dair bazı göstergeler var” diyor.

Veziri bunu şöyle açıklıyor:

“Devlet, yerine göre tutuklamalar, tehditler ya da korkutma gibi yöntemler kullanarak, farklı bölgelerde ve kesimlerdeki protestoların birbiriyle ilişki kurmasını, bir araya gelerek birlikte hareket etmesini engellemeye çalışıyor.

“Buna rağmen farklı bölgelerdeki protestoların yavaşladığını söyleyemeyiz. Bazı bölgelerde dükkanlar kapanıyor, bazı üniversitelerde öğrenciler, bazı fabrikalarda işçiler protestoları desteklerini gösteriyorlar. Ama özellikle de ülkenin batısında Kürtlerin yoğun yaşadığı İlam, Kirmanşah ve Batı Azerbaycan bölgelerindeki şehirler ve Kürdistan bölgesinde protestolar ve devletin müdahalesi çok şiddetli. Bu da söylediğim gibi protestoları yerelleştirmek ve birbirinden izole etme taktiğinin bir parçası gibi görünüyor.”

Türkiye’de yaşayan siyaset bilimci İran uzmanı Arif Keskin de bu görüşe katılıyor. “Bir plan yapmışlar ve önce Kürdistan, sonra Belucistan ve sonra da Tahran’a odaklanacaklarını sanıyorum. Bir bölgedeki protestoları bastırırlarsa diğerlerinin de korkacağını, umudunu kaybedeceğini, geri çekileceğini düşünüyorlar” diyor.

Keskin, protestoların bugünden yarına bastırılabilir gibi görünmediğini ekliyor.

Arif Keskin de gösterilerin geleceği konusunda öngörüde bulunmanın çok zor olduğunu söylüyor ama İran’daki protestoların, başından beri, sürekli bir yükselişten ziyade gel-gitler halinde devam ettiğini, bazen bir kaç gün sessizlik sonra aniden patlama şeklinde yeni eylemlerle devam ettiğine dikkat çekiyor ve “Genel olarak baktığımda zayıfladığını düşünmüyorum. Tersine büyüyor yeni yerlere ve kesimlere yayılıyor” diyor.

“Biz sadece protestocuları görüyoruz” diyen Keskin, “Toplum kimi haklı görüyor, psikolojik olarak kimi destekliyor, bu da çok önemli” diyerek gösterilerin genel olarak halk nezdinde meşruiyet ve sempati kazandığını gösteren bir çok işaret olduğunu ifade ediyor. İran milli futbol takımının Katar’daki maçta milli marşı söylemediğini, takım kaptanının “Halkımızın mutlu olmadığını biliyoruz” açıklaması yaptığını örnek vererek, “Arkalarında halkın desteğinin olduğunu bilmeseler böyle bir çıkış yapamazlardı” diyor.

Kaynak: BBC TR

  • Hakkımızda
  • Künye

 

Başka Bir Denizli… Başka Bir Ülke… Başka Bir Dünya… MÜMKÜN…