İran Cumhurbaşkanı Ruhani: Suriyeli Kürtlerin hakları verilmeli

Erdoğan, Putin ve Ruhani Suriye görüşmeleri kapsamında dördüncü kez bir araya geldi.

Suriye’nin kuzeyinde ve doğusunda yaşayan Kürtlerin haklarının verilmesi gerektiğini söyleyen Ruhani, “ABD Başkanı çekileceğiz dedi ama Amerikan kuvvetleri uluslararası camianın izni olmadan orada. İşgalci olarak oradalar. ABD’nin politikaları yeniden gözden geçirilmeli, çünkü Suriye halkının çıkarına değil bunlar. Suriye’nin doğusu ve kuzeyi de uluslararası camiayla işbirliği yapmalı. Suriye’deki Kürtler de ülkenin bir parçası, hakları verilmeli. Türkiye Cumhuriyeti’nin endişelerini anlıyoruz. Bu endişeleri giderme noktasında Suriye’nin meşru hükümetiyle işbirliği yapması gerektiğini düşünüyoruz. Türkiye’yle Suriye arasında bir Adana Anlaşması var ve İran da geçmişte olduğu gibi Rus dostlarımızla üzerimize düşeni oynamaya devam edeceğiz” dedi.

PUTIN: ÇATIŞMASIZLIK REJİMİ TESİS EDİLDİ

İlk olarak söz alan Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin şunları söyledi:

Türkiye ile birlikte Suriye’de taraflar arasındaki diyaloga yeni bir ivme kazandıracağımıza eminim. Suriye’deki hedeflere aktif, kapsamlı çalışmalarla ve uzlaşıyla ulaşabiliriz. Türkiye ile yürütülen çalışmalar sayesinde Suriye’de önemli mesafe kat ettik.

Astana Suriye için kalıcı bir siyasi çözüm sürecine vesile oldu. Şimdi Suriye topraklarının hemen hemen tamamında çatışmasızlık rejimi muhafaza ediliyor.
Hala birçok insana insani yardım ihtiyacı olduğunu biliyoruz. Herhangi bir önkoşul koymadan bu yardımlar yapılmalı. Bugünkü görüşmelerin verimli geçmesini ve Suriye’de barış ve güvenliğe katkı yapmasını umuyorum. Tabii ki Suriye’nin toprak bütünlüğünü kurmaya ve barış ve istikrarı tüm Ortadoğu’da tesis etmeye vesile olmasını diliyorum.

RUHANİ: SURİYELİLER KENDİLERİ KARAR VERMELİ

Putin’in ardından söz alan Ruhani’nin açıklamaları şöyle:

Umarım ki toplantı fayda getirecektir. Sayın Putin ve zatıalileri Sayın Erdoğan. Rusya’ya teşekkürlerimi sunarak başlamak istiyorum ve hayatlarını kaybeden Suriye’deki çatışmalarda hayatını kaybeden herkese Allah’tan rahmet diliyorum.

Soçi’de çalışmalarımızı devam ettiriyoruz. Alacağımız önemli kararlar için çalışmaya devam ediyoruz. Bu kararlar Suriye halkına fayda getirsin diye umuyoruz. Terörle mücadele en önemli unsurlardan biri. Bütün teröristlerle mücadele etmeliyiz, diyaloğu geliştirmeliyiz. Özgür bir Suriye’nin inşasını hep birlikte sağlamak durumundayız. Suriye ne başka ülkelerin tehdidi altında olmalı ne de başka bir müdahale olmalı, ne de içeriden bir terör tehditi olmalıdır. Sadece Suriyeliler kendi ulusları için karar vermeliler.

Şu ana kadar bizler bu ülkede ateşin kesilmesi noktasında katkı yapmaya çalıştık. Belli bir noktaya kadar başarılı olduğumuzu düşünüyorum. Savaşı geniş anlamıyla sona erdirdik. Sadece ülkenin belli kısımlarında çatışmalar var. Barış ve istikrar bizler için çok önemli ama uluslararası hukuk çerçevesinde bir barış ve istikrara ihtiyacımız var. Yapmış olduğumuz çalışmalar sonucunda Suriye’nin ulusal bütünlüğünün devam etmesi amacımız.

‘TÜRKİYE ŞAM’LA İŞBİRLİĞİ YAPMALI’

ABD Başkanı çekileceğiz dedi ama Amerikan kuvvetleri uluslararası camianın izni olmadan orada. İşgalci olarak oradalar. ABD’nin politikaları yeniden gözden geçirilmeli, çünkü Suriye halkının çıkarına değil bunlar. Suriye’nin doğusu ve kuzeyi de uluslararası camiayla işbirliği yapmalı. Suriye’deki Kürtler de ülkenin bir parçası, hakları verilmeli. Türkiye Cumhuriyeti’nin endişelerini anlıyoruz. Bu endişeleri giderme noktasında Suriye’nin meşru hükümetiyle işbirliği yapması gerektiğini düşünüyoruz. Türkiye’yle Suriye arasında bir Adana Anlaşması var ve İran da geçmişte olduğu gibi Rus dostlarımızla üzerimize düşeni oynamaya devam edeceğiz.

‘SURİYELİLER BİZDEN HABER BEKLİYOR’

Üçlü zirvesinde son olarak söz alan Erdoğan, şunları söyledi:

Dün İran’da gerçekleşen saldırıda hayatını kaybedenlere Allah’tan rahmet diliyorum. Kritik bir dönemde çok kritik bir zirve icra ediyoruz. 8 yıldır silahların ve bombaların gölgesinde hayata tutunmaya çalışan Suriye halkı bizden sevindirici haberler bekliyor. Aynı şekilde dört milyona yakın Suriyeli mültecinin Türkiye’de misafir edildiği düşünüldüğünde, vatan hasreti çeken Suriyeliler evlerine dönebilmek için gün sayıyor.

‘ÇATIŞMALARI DEVAM ETTİRMEK İSTEYENLER VAR’

Siyasi sürecin ilerletilmesi, ateşkesin tahkimi ve terörle mücadele konularında önemli mesafeler aldık. Altını çizerek ifade etmek isterim ki, Astana platformu Suriye’de akan kanın durdurulması için somut çözümler üreten en başarılı girişimdir. Sahada birçok olumlu gelişmeye bu platform imza atmıştır. Biz nasıl Suriye’de akan kanı durdurmak için çalışıyorsak, başkaları da çatışmaları devam ettirmek istiyor. Süreç içerisinde önümüzde çıkan ya da çıkartılan engelleri diyalog yoluyla aşmayı başardık.

PUTİN: SURİYE DÖNECEKLERE GÜVENLİK GARANTİSİ VERDİ

Liderler üçlü zirvenin ardından da bir basın toplantısı düzenlerken Putin şunları söyledi:

Önemli olan şudur ki işbirliğimizi pekiştirmeye niyetliyiz. Önemli bir format olduğunu teyit ettik. Gözlemci ülke olma talepleri oldu, arkadaşlarımıza talimat verdik çalışma yapmaları için.

Suriye Arap Cumhuriyeti’nde sadece siyasi ve diplomatik yöntemle çözüm mümkün olabilir. Sadece Suriyeliler kendi geleceklerini belirlemelidir. Bugün siyasi diyalog sürecini değerlendirdik. Anayasa Komisyonu çalışmalarımızı değerlendirdik. Katılacak isimlerin listesi neredeyse tamamlandı.

Özellikle terörle mücadele ile ilgili faaliyetlerimizi değerlendirdik ve İdlib çatışmasızlık bölgesiyle ilgili mutabakat muhtırası konusunda değerlendirme yaptık. Eminiz ki Suriye’de ateşkesin sağlanması terörle mücadeleye zarar vermemelidir. İdlib’de çatışmasızlık bölgesi kurulması geçici bir tedbir ve teröristlerin saldırıları cezasız kalmayacaktır.

Hemfikiriz ki ABD sakerleri çekilecekse bu olumlu bir adım olacaktır. Suriye’de barışa katkı sağlayacaktır. İnsani konulara büyük önem verdik. 1,5 milyonun insanın dönmesi için koşullar sağlandı. Suriye dönecek insanlara güvenlik ve iyi muamele garantisi vermiştir. Durumun ciddi manada iyileşmesi için sosyal ve ekonomik konuları kapatmak lazım.

RUHANİ: ABD IŞİD’LİLERİN BİR KISMINI AFGANİSTAN’A GÖNDERDİ

Üçlü zirvenin ardından Ruhani’nin yaptığı açıklamalar şöyle:

Ortak amacımız terörle mücadele ve barış ve istikrar. Yeni bir anayasayla demokratik bir ortamın sağlanması. Mültecilerin geri dönüşü ve Suriye’nin yeniden yapılanmasıdır. İdlib, Suriye’nin bir parçasıdır ve temizlenmesi lazım. Her başlık altındaki teröristlerin dışarı çıkması lazım. Bazıları Suriye’de hapishanede ve bunlar kendi ülkelerine dönseler tekrar sıkıntı ve teröre çoğu bölgelerde rastlayacağız. Çok endişeliyiz, IŞİD’in bir kısmını Afganistan’a aktarıyorlar. Bu Orta Asya ve diğer bölgeler için çok tehlikeli olabilir.

Ruhani: İdlib’de öngörülen mekanizma şimdilik etkili olmadı. Oradan çıkmaları gerekiyor, bölgenin Suriye hakimiyetinin olması gerekiyor. ABD çekilse bile hava sahasından tacizlerini devam ettirebilir. Fırat’ın doğusu ve İdlib temizlenip Suriye’ye geri verilmeli. Ve Kürt halkının Suriye’nin bir parçası olarak adaletli haklarına sahip olmaları gerekiyor ve kendi rolleriyle etki sahibi olmaları gerekiyor.

‘ASKERİ ÇÖZÜM YOK, SİYASİ OLARAK MÜMKÜN’

İkinci endişemiz ABD’yle ilgili, görünüşte de geri çekilse hala müdahalelerini sürdürecekler. Suriye halkı kendi geleceğiyle ilgili kendi karar vermeli. Kürtler Suriye’nin bir parçasıdır. Suriye tek millettir, iki millet değil. Toprak bütünlüğüne saygı duyuyoruz ve toprak bütünlüğüne vurgu yaptık. Suriye’ye komşu ülkelerin de güvenliğinin sağlanması gerektiğini düşünüyoruz. Türkiye’nin müsterih olması lazım. Türkiye’yle Suriye arasında dostça ve kardeşçe ilişki olsun istiyoruz. Suriye’nin toprak bütünlüğüne saygı göstermemiz lazım hem de Suriyeli Kürtlerin haklarına önem vermemiz lazım. Hem teröristlerin yok olmasına ve Türkiye’nin güvenliğine önem vermemiz lazım. Siyonist rejimin Suriye’ye yaptığı müdahaleler halkın endişe duymasına neden oluyor. Suriye’de askeri bir çözüm olmayacaktır. Çözüm siyasi olarak mümkün.

ERDOĞAN: SURİYELİ MÜLTECİLERİN DÖNMESİNE OLUMLU BAKIYORUZ

Erdoğan’ın açıklamalar şöyle:

Kim ve ne adına yapılırsa yapılsın terörün sonu hezimettir. Suriye’de barış ve istikrar ortamının tesisi yönünde yürüttüğümüz ortak çalışamalrı gözden geçirdik. Birlikte atacağımız adımları istişare ettik. İdlib başta olmak üzere Suriye’de ateşkesin sağlanması gündem maddelerimiz arasındaydı.

Rejimin ateşkese uyması konusundaki beklentimizi Rus ve İranlı muhataplarımıza ilettim. Sayın Trump’ın aldığı karar gerçekleşmesi halinde son derece önemlidir. Çekilme sürecinde güç boşluğu olmamalı. Güney sınırımızda bir terör koridoruna müsaade etmeyeceğimizi söylemek istiyorum.

1998’deki Adana mutabakatı çerçevesi içinde geleceğimizi buna göre yorumladığımızı ifade etmek istiyorum. Siyasi çözüm yolunda ciddi mesafeler aldık. Denizi geçmişken şimdi derede boğulamayız. Süreci muhakkak başarıya ulaştırmalıyız. Mültecilerin geri dönmesine sıcak bakıyoruz.

Çekilme fikri Trump’ındı. Trump’ın çalışma arkadaşlarının aynı düşüncede olmadığını görüyoruz.  Şimdi nisan, mayıs konuşuluyor. Ne olacağı meçhul. Atılacak adımların Astana sürecindeki üçlü ülkeler olarak bunun da takipçisiyiz. Bizim derdimiz toprak bütünlüğünün sağlanmasıdır. Ama bir an önce Mınbiç’in terör örgütlerinden temizlenmelidir, İdlib’de terör örgütlerine oyun alanı bırakılmamalıdır.

İKİLİ GÖRÜŞME

Rusya lideri Putin, mevkidaşı Erdoğan ile ikili görüşmelerinde, bu görüşmeyi izleyecek olan üçlü Rusya-Türkiye-İran zirvesinin, Suriye’deki çözüm arayışları için yeni bir itici güç olacağına inandığını söyledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan da “YPG temizlenmeden toprak bütünlüğü olmaz” dedi.

“İdlib’deki çözüm için gayret gösteriyoruz” diyen Erdoğan, “PYD/YPG Mınbiç ve Fırat’ın doğusundan temizlenmeden Suriye’nin bütünlüğü sağlanamaz” ifadesini kullandı.

Erdoğan, “Suriye’de güvenli bölge fikrini milli güvenlik kaygılarımızı gidermeye hizmet ettiği ölçüde biz de destekliyoruz. Bu fikre Rusya’nın da olumlu yaklaşmasından memnuniyet duyuyoruz” diye konuştu.

Erdoğan, “İdlib’de hava sahasının kullanımı bağlamında sergilenen iş birliğinin Afrin ve Fırat Kalkanı Harekatı bölgesinde de sergilenmesi çok önemli. Anayasa Komitesi tıkanıklığının aşılması gerekiyor. BM’nin çekincelerini dikkate alarak komitenin ilanını kısa sürede sonuçlandırabiliriz” dedi.

Soçi’den sonra ortak bildiri: İdlib için ek adımlar atılacak

Soçi zirvesi sonunda yayımlanan ortak bildirinin İdlib kısmında, ‘terör örgütü’ olduğu vurgulanan Heyet Tahrir Şam ile mücadeleye özel atıf yapıldı.

Türkiye, Rusya ve İran arasında Suriye konulu dördüncü Soçi zirvesi yapıldı. Zirve sonrasında ortak bildiri yayınlandı.

Ortak bildiride Suriye’nin “egemenliği, birliği ve toprak bütünlüğünün” korunacağı belirtildi. ABD’nin Suriye’den birliklerini çekme kararının hayata geçirilmesinin, ülkede istikrar ve güvenliği bu ilkeler doğrultusunda güçlendirmeye hizmet edecek bir adım olacağı vurgulandı.

Bildiride, “(Liderler) Terörle mücadele kisvesi altında sahada yeni gerçeklikler yaratılmasına dair her türlü girişimi reddetmiş, Suriye’nin egemenliği ve toprak bütünlüğü ile komşu ülkelerin milli güvenliğini zayıflatmayı amaçlayan ayrılıkçı gündemlere karşı durma kararlılıklarını ifade etmişlerdir. ABD’nin güçlerini Suriye’den geri çekme kararının hayata geçirilmesi halinde, bunun ülkenin istikrar ile güvenliğini yukarıda belirtilen ilkelere uygun olarak güçlendirmeye hizmet edecek bir adım olacağını not etmişlerdir. (Liderler) Suriye’nin kuzeydoğusundaki durumu ele almışlar ve ülkenin egemenliği ile toprak bütünlüğüne saygı gösterirken, bu bölgenin güvenlik, asayiş ve istikrarının temini için mevcut anlaşmalar uyarınca da dahil olmak üzere, faaliyetlerinde eş güdüm yapmak hususunda mutabık kalmışlardır” ifadelerine yer verildi.

İDLİB’E ÖZEL VURGU

Bildiride İdlib’e ilişkin ise şu ifadeler yer aldı: “(Liderler) ‘Heyet Tahrir Şam’ terör örgütünün bölge üzerindeki kontrolünü artırma girişimlerini reddederek bundan duydukları ciddi kaygıyı ifade etmişler; bu girişimlerle etkin şekilde mücadele etmenin yanısıra İdlip Gerginliği Azaltma Bölgesindeki ihlallerin, 17 Eylül 2018 tarihli İdlip Gerginliği Azaltma Bölgesindeki Durumun İstikrarlaştırılmasına İlişkin Muhtıra dahil, bölgeye ilişkin anlaşmaların tüm unsurlarıyla hayata geçirilmesiyle azaltılmasını teminen somut adımlar atmak hususunda mutabık kalmışlardır. Ayrıca, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi tarafından terörist olarak tanımlanan DEAŞ, Nusra Cephesi ile El Kaide veya DEAŞ ve diğer terör örgütleriyle bağlantılı tüm diğer bireyler, gruplar, teşebbüsler ve oluşumların tamamen ortadan kaldırılması amacıyla aralarındaki işbirliğini sürdürme kararlılıklarını teyid etmişlerdir.”

PUTİN: İDLİB DE FIRAT’IN DOĞUSU DA SURİYE’NİN OLMALI 

Üç lideri zirve sonrası ortak basın toplantısı da düzenledi. Liderler İdlib’de istikrarın sağlanması için “ek adımlar atılması” gerektiği konusunda uzlaştı. Rusya Devlet Başkanı Putin, İdlib’de “militanların saldırgan eylemlerinin cezasız kalmayacağını” söyledi. İdlib’deki askerden arındırılmış bölgelerin geçici bir çözüm olduğunu ifade eden Putin, bölgede çözümün “Suriye’nin toprak bütünlüğünün korunmasıyla” sağlanacağını belirtti. ABD’nin Suriye’den çekilmesiyle ilgili soru üzerine Putin, “Türkiye’nin güvenlik endişelerini anlayışla karşılıyoruz. Amaç Suriye’nin toprak bütünlüğünü korumak olmalıdır. Bu İdlib bölgesi için de Fırat’ın doğusu için de geçerlidir. Bölgenin Suriye hükümetine teslim edilmesi gerekiyor” dedi.

RUHANİ: TERÖRİSTLERİN TEMİZLENMESİ GEREKİYOR

İran Cumhurbaşkanı Hasan Ruhani de aralarındaki işbirliğinin Suriye’nin istikrarı için önemli olduğunu vurguladı. Ruhani, İdlib’e ilişkin, “Teröristlerin temizlenmesi gerekiyor. İdlib’de anlaşmaya varılması için çabalarımızı iki kart artırmalıyız. Suriye, İdlib de dahil olmak üzere, kendi yasal hükümeti tarafından yönetilmeli. Fırat’ı doğusu ve İdlib’in temizlenmesi ve Suriye hükümetine geri verilmesi gerekiyor. Kürt halkı da Suriye’nin bir parçası olarak Suriye’nin geleceğinde yetki sahibi olması gerekiyor” dedi.

ERDOĞAN: ÇÖZÜM UMUDU HİÇ BU KADAR FİLİZLENMEDİ

Cumhurbaşkanı Erdoğan da “İdlib’deki terör örgütlerine karşı tavırlı durmaya mecburuz. Cerablus’ta, Afrin’de ciddi mücadeleler verildi. Bu, Fırat’ın Doğusu ve batısı için de geçerli” dedi. Erdoğan ayrıca Suriye’de siyasi çözüm konusunda “Çözüm umudu hiç bu kadar filizlenmedi” yorumunu yaptı. ABD’nin Suriye’den askerlerini çekme kararına da değinen Erdoğan, çekilme takviminin belirsiz olduğunu ancak Amerikan askerlerinin Nisan ya da Mayıs ayında Suriye’den çekilmesine yönelik “konuşmalar gerçekleştiğini” söyledi.

Öte yandan Erdoğan, beşincisi zirvenin Türkiye’de yapılacağını açıkladı.

Kaynak: Artı Gerçek

İlginizi çekebilir