İMAMOĞLU’NA İLAVE 572 BİN OY NEREDEN GELDİ? – Seyfettin Gürsel

Bahçeşehir Üniversitesi Ekonomik ve  Toplumsal Araştırmalar Merkezi (BETAM) direktörü Seyfettin Gürsel 23 Haziran İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı seçimlerinde İmamoğlu’na verilen oyların izini sürdü. Hazırlanan raporun büyük kısmını sizlerle paylaşıyoruz.

***

Ekrem İmamoğlu’nun oylarında 31 Mart’tan 23 Haziran’a görülen 572 binlik artışın kaynaklarına netleştirilmiş rakamlar üzerinden baktığımızda, seçmen tercihlerinde hiç beklenmeyen fakat siyasal açıdan büyük önem arz eden bir değişim görüyoruz. Ekrem İmamoğlu’nun 23 Haziran’da, 31 Mart’ta aldığı oyların üzerine hem 31 Mart’ta sandığa gitmeyen veya gitse bile geçersiz oy atan seçmenleri, hem 23 Haziran’da seçime katılmayan partilerin seçmenlerini hem de 31 Mart’ta Binali Yıldırım’a oy vermiş seçmenlerin hatrı sayılır kısmını eklediği anlaşılıyor. Ayrıca İmamoğlu’nun AKP’nin güçlü olduğu ilçelerde oylarını ciddi oranda artırdığı görülüyor.

31 Mart ertesinde Cumhur İttifakı’nın beklentileri

23 Haziran’da Ekrem İmamoğlu Binali Yıldırım’a yaklaşık 806 bin oy fark attı. Gerçi seçime birkaç gün kala yayınlanan bazı anketler bu kadar büyük bir oy farkı olabileceğini tahmin etmişlerdi. Ancak İstanbul belediye başkanlığı seçimlerinin yinelenmesi kararının alındığı günlerde tahminler ve beklentiler, özellikle de Cumhur İttifakı cephesinde çok farklı görünümdeydi.

31 Mart ertesinde yapılan itirazlar sonucu büyükşehir başkanlığı oyları defalarca sayılmış ve sonuçta İmamoğlu’nun seçimi 13 bin farkla kazandığı YSK tarafından tescil edilmişti. Yaklaşık 8,5 milyon oyun kullanıldığı bir seçim için fark ihmal edilecek kadar düşüktü. Cumhur İttifakı 24 Haziran 2018’de kendisine oy veren azımsanmayacak sayıda seçmeninin bu kez sandığa gitmediğinin farkındaydı. Bu seçmenlerin bir bölümünün bozulan ekonomik koşulları protesto eden, diğer bölümünün de MHP liderinin söylemine tepki gösteren muhafazakâr Kürt seçmenlerden oluştuğu düşünülüyordu. Kimi seçmenlerin de sandığa gitseler bile aynı nedenlerle geçersiz oy vermiş olabileceği tahmin ediliyordu.

Bu koşullarda İstanbul’un yönetimine olağanüstü bir önem atfeden Cumhur İttifakı’nın kendine ikinci bir şans vermek için büyük çaba göstermesi anlaşılır bir durum olarak değerlendirilebilir. 23 Haziran yaklaşırken kamuoyu anketleri seçmen tercihlerinin Cumhur İttifakı’nın beklediği yönde gelişmediğini göstermeye başlayınca, son bir hamle daha yapılarak 31 Mart’ta İmamoğlu’na oy veren HDP seçmenini “tarafsızlık” adına sandığa gitmekten caydırmak için çaba sarf edildi.

23 Haziran seçim sonuçları bu beklentilerin hiçbirinin gerçekleşmediğini gösteriyor. Ama seçmen tercihlerinde hiç beklenmeyen siyasal açıdan da büyük önem arz eden bir başka değişim daha ortaya çıktı: 31 Mart’ta Binali Yıldırım’a oy vermiş olan seçmenlerin hatırı sayılır bir kısmının 23 Haziran’da Ekrem İmamoğlu’na oy verdiği görülüyor.

31 Mart’tan 23 Haziran’a Ekrem İmamoğlu oyları

23 Haziran’ın 31 Mart’a kıyasla oy değişim bilançosunu derneşik düzeyde şöyle özetleyebiliriz:
Ekrem İmamoğlu’nun oylarında 31 Mart’tan 23 Haziran’a 572 bin artış var. Bu ilave oylar nereden geldi?
Binali Yıldırım’ın oylarında 221 bin kayıp var. Bu oyların arasında diğer adaylara giden ya da geçersiz kullanılan oylar olabilir. Ancak ezici bölümünün İmamoğlu’na gittiğini rahatlıkla kestirebiliriz. Geriye kaynağı açıklanması gereken yaklaşık 350 bin oy kalıyor.

31 Mart’a kıyasla 23 Haziran’da oy kullanan seçmen sayısında yaklaşık 59.000 artış var. Nitekim katılım oranında artış yüzde 83,9’dan yüzde 84,5’e oldukça sınırlı. Belli ki beklentilerin aksine 31 Mart’ta sandığa gitmeyen seçmenlerin önemli bir bölümü 23 Haziran’da da sandığa pek itibar etmemişler. Bu 59 binlik artışın büyük bölümü İmamoğlu’nu desteklemiş olsa bile ki bu yüksek ihtimal, kaynağı açıklanmaya muhtaç hala yaklaşık 300 bin oy var.

23 Haziran’ın en ilginç sonuçlarından biri geçersiz oy sayısının yaklaşık 320 binden 180 bine gerilemiş olması. Aradaki fark 140 bin. Değişimin boyutu azalışın tesadüfü olmadığına işaret ediyor. Anlaşılan 31 Mart’ta sandığa giden ama Binali Yıldırım’a yukarıda belirttiğimiz nedenlerle oy vermek istemeyen Cumhur İttifakı seçmeninin önemli bir bölümü bu kez geçersiz oy kullanmak yerine İmamoğlu’na oy vermiş.

Geriye kalan yaklaşık 160 bin İmamoğlu ilave oyunun da 31 Mart’ta diğer adaylara oy veren seçmenden geldiği anlaşılıyor. Saadet Partisi adayı Necdet Gökçınar’ın oyu 55 bin azalarak 103 binden 48 bine düşmüştür. 31 Mart’ta sırasıyla 31 bin, 27 bin ve 22 bin oy alan DSP, BTP ve DP ise 23 Haziran’da seçimlere katılmadı. 31 Mart’ta bağımsız adaylara giden 15-20 bin civarında oyun 23 Haziran’da 9 bin azalarak 6 bine düştüğü görülüyor. Tüm bu oyların İmamoğlu’na gitmiş olması yüksek ihtimal.

Bu oy geçiş rakamlarının netleştirilmiş miktarlar olduğunu hatırlatalım. Mikro düzeyde sandık bazlı yapılacak analizler oy geçişlerini daha net olarak ortaya koyacaktır.

İlçeler düzeyinde ilginç gözlemler

Geçerli oy sayısında en yüksek artış CHP’nin güçlü olduğu Beşiktaş (yüzde 6) ve Şişli ilçelerinde (yüzde 5) gerçekleşti. Bu ilçelerde İmamoğlu oy artışı sırasıyla 10.900 ve 17.800, buna karşılık Binali Yıldırım’ın oy kayıplarının 2.700 ve 3.300 olduğunu belirtelim. Bu oy kayıpları İmamoğlu’na verilen ilave oyların küçük bir bölümünü açıklayabiliyor. Belli ki 31 Mart’ta sandığa gitmeyen ya da geçersiz oy kullanan seçmenlerin önemli bir bölümü 23 Haziran’da İmamoğlu’nu desteklemiş.

AKP’nin güçlü olduğu ilçeler arasında yer alan Sultanbeyli ve Sultangazi ilçeleri dışında Binali Yıldırım kalan tüm ilçelerde oy kaybı yaşarken, Ekrem İmamoğlu tüm ilçelerde oylarını önemli ölçüde artırmayı başardı. İmamoğlu’nun oy oranları itibariyle göreli olarak en yüksek oy artışı yüzde 22 ile Adalar’da gerçekleşti. Az sayıda seçmeni olan ve CHP’nin güçlü olduğu bu ilçe dışında İmamoğlu’nun en yüksek oy artışları AKP’nin güçlü olduğu şu 9 ilçede gerçekleşti: Şile (yüzde 20), Kâğıthane (yüzde 18), Fatih, Çekmeköy, Esenler, Gaziosmanpaşa (yüzde 16), Bağcılar, Bayrampaşa, Çatalca (yüzde 15). Bu arada Şişli’de oy artışının da yüzde 16’yı bulduğunu belirtelim.

İki önemli sonuç

Bu notta belirtilen oy kaymalarının ve kaynaklarının netleştirilmiş yaklaşık rakamlardan oluştuğunu belirtelim. Mikro düzeyde yapılacak analizler bu kaymaları ve kaynakları daha ayrıntılı olarak görme fırsatını verecektir. Bununla birlikte yukarıdaki analizden Türkiye’de önümüzdeki dönemde siyaseti çeşitli yönlerden etkileme potansiyeline sahip iki önemli sonucun çıkartılabileceğini düşünüyoruz:

1- İstanbul’da belediye başkanlık seçimlerini tekrara götüren yolda kullanılan yöntemlerin ve söylemlerin hür seçimlerin geleceğine dair yarattıkları endişelerin geleneksel olarak Adalet ve Kalkınma Partisi’ne destek veren seçmenlerin az da olsa (yüzde 7-8 civarında görünüyor) bir bölümü tarafından da paylaşıldığı ve bu endişenin ifadesi olarak Ekrem İmamoğlu’na destek verdikleri anlaşılıyor.

2- Halkların Demokratik Partisi seçmenlerinin parti yönetiminin politikalarına oldukça duyarlı oldukları ve zor dönemeçlerde özerk hareket kabiliyetine sahip olabileceklerine dair karineler mevcuttur.

Kaynak:

İlginizi çekebilir