Hollandalı Sanatçı Nadia Visser Kürtçe Albüm Hazırlığında – Murat Bayram

Özellikle Zazaca söylediği parçalarla tanınan Hollandalı sanatçı Nadia Visser Kürtçe albüm kayıtlarına başladığını söyledi. Visser’in albümünün 2020 yılı başında çıkması bekleniyor. Albüm hazırlıkları yapan Visser, bianet’in sorularını cevapladı.

Sahnedeki sanatçı, Harun Elkî “aramızda Avrupadan gelmiş çok değerli bir sanatçı var. Nadia Visser! Sahnede bir parça söylemek ister misiniz?” deyince sahneye doğru yürüdü. Sosyal medya ve YouTube’daki kliplerinden sesine aşinayım. Önce Zazaca sonra Kurmancca bir parça söyledi, Nadia Visser.

Sahneden ayrılırken söyleşi yapmak istediğimi ilettim. Sonraki gün İstanbul’un hafif bulutlu bir gününde Nadia ile buluştuk. Albüm çıkarmayan ama videoları iyi tıklanan Vissere albüm çalışması olup olmadığını sormakla başladık.

Kürtçe Albüm

“Bu konuda çok heyecanlıyım. Evet bir albüm çalışmamız var. Kayıtları almaya parçalar üzerine çalışmaya başladık. Ama çok erken bir zamanda hazır olabileceğini sanmıyorum.

Ne zaman gibi…

“2020 yılının ilk aylarında…

Peki nasıl bir albüm olacak, Zazaca ağırlıklı mı olacak. Mesela Hollandaca yada İngilizce parçalar da olacak mı?

“Albümde yer alacak beş parçayı kendim Zazaca yazdım, ve okudum. Birer Zazaca, Kurmancca ve Soranca anonim parça yer alacak. Konserlerde Hollandaca ve İngilizce parçalar da söylüyorum. Milyonlarca kişi İngilizce müzik yapmakta, İngilizce parçalar söylemekte. Bir kişi eklemek çok fazla bir anlam ifade etmiyor. Fakat Zazaca söylemek çok anlamlı geliyor. O dili konuşanların yaşamı daha zor, dilin yarattığı fırsatlar daha kısıtlı. Bu konuda çalışmalar daha dar.

”Zazaca Daha Anlamlı”

Bir söyleşinizde, siz ana dilinizde bir şeyler yapmanın sorun olabileceğini düşünmediğinizi Hollandaca için böyle bir şeyi tahayyül bile edemiyorken Zazaca için sadece dilinde bir şeyler yapmanın sorun olduğunu görünce şok olduğunuzu anlatmışsınız. “Anlamlı” derken bu duruma mı atıfta bulunuyorsunuz?

Nadia Visser’in Zazaca seslendirdiği parça: Tew Veyvikê

Aslında o dili konuşanların genel anlamda yaşamları zorlu. Mesela biz Dersime gittiğimizde adım başı kontrol noktaları ve askerler gördük. Bizi durdurup kontrol ediyorlardı. Bir keresinde arkadaşımızdan biri kimliğini yanında getirmeyi unutmuştu. Sanatçı arkadaşlar kontrol noktalarından şarkılar söyleyerek geçelim. Sanatçı kafilesi olduğumuzu anlayıp daha anlayışlı olurlar dedi. Bir kontrol noktasında sıra bendeydi. Yaklaşırken tam söylemeye başlamışken her kes bir ağızdan beni durdurdu. “Ne yapıyorsun Nadia!” diye. Sorunu anlamamıştım. “Zazaca söylersen durdurma niyetleri yoksa bile durdururlar. Bize sorun çıkar” dediler. Ne yapmalıyım diye sorunca “Türkçe söyle dediler” kontrol noktasından geçerken Türkçe şarkı söylüyordum.

Konuşmanda Zazaca’dan bahsederken. Hem dil olarak bahsediyorsun, hem de Kürtçenin bir lehçesi olarak. Dilersen bu soruyu cevaplandırma ama merak ettim. Zazaca üzerine böyle bir tartışma olduğunu biliyorsun. Sen nasıl tanımlıyorsun?

(Gülümseyerek) Hayır özellikle bu soruyu cevaplandırmak istiyorum çünkü karşıma çok çıkıyor. Birincisi bu konuda yargıda bulunacak konumda değilim. Bu tamamı ile sosyo politik bir konu. Birbirine çok benzer ama farklı dil olarak tanımlanan Avrupa dilleri var. Bu dilin yapısı ile ilgili değil. Hem dil bilimci de değilim, bir karar vermek hakkım değil… İkincisi bizim bundan büyük sorunlarımız var. Bu dil veya lehçe öğrenilmeli, öğretilmeli. Kurmanci ve Sorani de çalışmalar yapılmalı. Üretilmeli. Ben bu durumdan kaçmak için genelde Zazaca, Kurmancca ve Soranca diyorum. Dil veya lehçe dememeye çalışıyorum. Hem benim Zazaca’nın Kürtçenin lehçesi veya ayrı bir dil olması benim Zazaca söylememi etkilemiyor.

”Duruşum Değişti”

Bizim sorunlarımız dedin! Önce Zazaca ve Kurmancca parçalar söyledin, en son Kürt bir sanatçı ile evlendin (Alan Ciwan, ünlü Kürt tiyatro oyuncusu). Şimdi sorunlar karşısında Kürtler ile hemhalsin. Peki Kürtler ve Kürtçe yaşamına temas ettikten sonra ne değişti?

Her şey değişti. Yaşama karşı duruşum değişti. Perspektifim değişti. 22 yaşındayım. Dersim’e ilk gittiğimde 16 yaşındaydım. O zaman hayattaki problemler Hollanda’daki tipik problemlerdi ve gözümde çok büyüyorlardı. Mesela bir sınavdan birkaç puan eksik almış olmak benim için büyük bir problemdi. Kürtler ile yaşayınca onların yaşama karşı güçlü duruşlarını gördüm. Galiba daha ciddi bir kız oldum. Problemlere karşı çok daha güçlü… Evlilik çok iyi gidiyor. Farklı kültürden olmanın dezavantajından çok avantajı var.

Yanılmıyorsam Almanya’da farklı bir iş ile meşgulsün. Ses sanatçılığını profesyonel işin olarak görüyor musunuz?

Ses sanatçısı olarak işimi profesyonelce yapıyorum. Fakat geçimimi sağladığım profesyonel işim ses sanatçılığı değil. Bir eğitim projesi için çalışıyorum. Aslında geçimimi sağladığım işimin farklı olması bana avantaj sağlıyor. Ben daha seçici olabiliyorum. Geçim kaynağım ses sanatçılığı olsaydı çıkmak istemediğim bazı mekan ve konserleri de kabul etmeliydim. Şimdi sadece gerçekten benimsersem çıkıyorum.

İlk müziğe başlangıç hikayen ne?

(Gülerek, heyecanlı bir eda ile) aslında kendimi bildim bileli… Ben çocukken galiba 8 yaşlarında iken, bir gün beyaz bir kağıda adımı yazıp imzalayıp öğretmenime hediye ettim. O hediyenin ne anlama geldiğini sormuştu. Ben de bir gün çok ünlü bir ses sanatçısı olacağımı o imzanın çok değerleneceğini, satıp para kazanabileceğini söylemiştim. Yani çocukluk hayalim.

Kaynak: BİANET

İlginizi çekebilir