Hekimler sağlık alanında şiddete isyan ediyor: Kaçımızın ölmesini bekliyorsunuz?

Dr. Fikret Hacıosman’ın 2 Ekim 2018 günü, görev yaptığı hastanede eski bir hastasının silahlı saldırısı sonucu yaşamını yitirmesi sağlık camiasını ve hekimleri yasa boğdu. Hacıosman’a yönelik saldırı, sağlık alanında şiddetin artmasına yol açan politikalar ve onca acı olaya rağmen yetkililerce çözüme yönelik adım atılmaması tabip odalarının öncülüğünde 3 Ekim 2018 günü Türkiye çapında gerçekleştirilen basın açıklamalarıyla protesto edildi.

İstanbul Tabip Odası’nın (İTO) çağrısıyla, Dr. Fikret Hacıosman’ın katledildiği Medicana Hastanesi bahçesinde saat 13.00’de gerçekleştirilen basın açıklamasına TTB İkinci Başkanı Dr. Ali Çerkezoğlu, TTB Genel Sekreteri Dr. Bülent Nazım Yılmaz, İTO Başkanı Prof. Dr. Pınar Saip, İTO Genel Sekreteri Dr. Osman Öztürk, İTO Yönetim Kurulu üyeleri, hekimler ve sağlık çalışanları katıldı. Açıklamayı İTO Yönetim Kurulu üyesi Prof. Dr. Rukiye Eker Ömeroğlu okudu.

TTB Genel Sekreteri Dr. Bülent Nazım Yılmaz burada yaptığı konuşmada, sağlıkta giderek artan şiddetle ilgili olarak başta Sağlık Bakanlığı olmak üzere tüm yetkililere defalarca çağrıda bulunduklarını anımsatarak, yetkililerin duyarsızlığına tepki gösterdi.

Artık Yeter! Sağlıkta Şiddet Sona Ersin!

Ankara’da, Türk Tabipleri Birliği (TTB) ve Ankara Tabip Odası’nın (ATO) çağrısıyla Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi bahçesi heykel önünde biraraya gelen hekimler ve sağlık çalışanları, “Artık Yeter! Sağlıkta Şiddet Sona Ersin!” yazılı pankart taşıdılar. TTB Merkez Konseyi üyeleri Prof. Dr. Çetin Atasoy, Dr. Selma Güngör, Prof. Dr. Gülriz Erişgen, Dr. Mübetcel İlhan, ATO Başkanı Prof. Dr. Vedat Bulut, ATO Genel Sekreteri Dr. Ali Karakoç, ATO Yönetim Kurulu üyesi Arif Müezzinoğlu, Hacettepe ve Ankara Üniversitesi Tıp Fakültelerinden öğretim üyeleri, hekimler ve sağlık çalışanlarının katıldığı basın açıklamasına HDP Batman Milletvekili Dr. Necdet İpekyüz de destek verdi. Açıklamayı, TTB Merkez Konseyi üyesi Prof. Dr. Çetin Atasoy okudu.

TTB’nin aklı ve yüreği hekimlerledir

Atasoy, “Tabip odalarının ve Türk Tabipleri Birliği’nin aklı ve yüreği hekimlerle birliktedir. Sağlıkta şiddetin kanıksanmasını kabul etmeyeceğiz ve onu durdurana kadar mücadelemize devam edeceğiz” diye konuştu. Sorunu ve çözüm yollarını ele almak için, daha önce defalarca yanıtsız kalan, TBMM Başkanı ve Sağlık Bakanı ile acil görüşme talebini kamuoyu önünde tekrarlayan Atasoy, sağlıkta şiddetin engellenmesi için TBMM’ye sunulan yasa teklifinin yeni yasama döneminde ivedilikle yaşama geçirilmesini beklediklerini kaydetti.

Necdet İpekyüz de konuşmasında, yaşamı savunan, yaşamın ve sağlığın korunması için gece gündüz çaba harcayan hekimlerin ve sağlık çalışanlarının hunharca katledilmesinin kabul edilemeyeceğini belirterek, buna ortam yaratanları ve hekimleri hedef gösterenleri kınadı.

AdanaAdıyaman, Aydın, BalıkesirBatmanBolu-DüzceBursaÇanakkale, Çorum, DiyarbakırEdirneEskişehirGaziantep-KilisHatayİzmirKırklareliKocaeliManisaMardinMuğlaSamsun, Tekirdağ, Van-Hakkari Tabip Odaları’nca düzenlenen basın açıklamalarında sağlıkta şiddet ve Dr. Fikret Hacıosman’a yönelik saldırı lanetlendi. Ortak açıklamada, “Kamu idaresi harekete geçmek için kaçımızın ölmesini beklemektedir” denildi.

Dr. Fikret Hacıosman gözyaşları eşliğinde uğurlandı

İstanbul’daki basın açıklamasının ardından, hekimler ve sağlık çalışanları Dr. Fikret Hacıosman’ın cenaze namazının kılınacağı Mehmet Ülker Camii’ne sessiz yürüyüşe geçtiler. Dr. Fikret Hacıosman’ın naaşı, ikindi namazını izleyen cenaze töreninin ardından, yakınları, çalışma arkadaşları, meslektaşları ve tüm sevenlerinin gözyaşları eşliğinde Küçükçekmece Yeni Kanarya Mezarlığı’nda toprağa verildi.

ORTAK AÇIKLAMA METNİ :

DR. FİKRET HACIOSMAN’I SİLAHLI SALDIRI SONUCU KAYBETTİK…
KAMU İDARESİ HAREKETE GEÇMEK İÇİN KAÇIMIZIN ÖLMESİNİ BEKLEMEKTEDİR?
Bugün bir meslektaşımızı daha silahlı saldırı sonucu kaybetmiş olmanın derin üzüntüsünü yaşıyoruz.
Psikiyatri uzmanı Dr. Fikret Hacıosman dün öğle saatlerinde İstanbul’da, çalıştığı özel hastanede, eski
hastası olduğu iddia edilen bir kişinin silahlı saldırısı sonucu başından ağır yaralandı ve gece
saatlerinde yoğun bakımda verdiği yaşama tutunma mücadelesini kaybederek aramızdan ayrıldı.
Meslektaşımızın yakınlarına ve bütün hekim kitlesine baş sağlığı diliyoruz.
Ülkemizde sağlık çalışanları her gün onlarca kez şiddet yaşamaktadır. Sağlıkta şiddet dalgası azalmak
bir yana; hızlanmakta, yaygınlaşmakta, meslektaşlarımızı silahla yaralamaya/öldürmeye varan infial
yaratıcı boyutlar kazanmaktadır.
Türk Tabipleri Birliği sağlıkta şiddetin nedenleri ve çözüm yollarını kamuoyu ile paylaşmış, her şiddet
vakasında yetkilileri bir kez daha göreve çağırmış, şiddeti önlemede daha etkili olacak caydırıcı
niteliğe sahip cezalar öngören yasa tasarıları hazırlamış, bunların TBMM’de kabul edilmesi için çaba
sarfetmiştir. Yakın geçmişte meydana gelen başka şiddet vakalarının ardından Sağlık Bakanı’ndan
randevu talep edilmiş, sorunun çözümü için ortak çalışma grubu kurulması önerilmiştir. Ne yazık ki,
Bakanlık randevu taleplerine yanıt verme nezaketinden bile uzak, duyarsız ve etkisiz tutumunu
sürdüregelmektedir.
Bir arkadaşımızın görevi başında kaldırım taşıyla yaralanmasının ardından 28 Temmuz 2018’de 28
tabip odasının yöneticileri ile birlikte Türk Tabipleri Birliği Şanlıurfa’da “Şiddete Karşı Bildirge”
açıklamış, eş zamanlı olarak bütün tabip odalarının katılımıyla bir gazete ilanı verilerek soruna
kamuoyunun ve siyasi iktidarın dikkati çekilmiştir.
Dün karşılaştığımız saldırı, örneğin birkaç ay önce Eskişehir’de yaşadığımız daha önceki nice benzerleri
gibi, sağlıkta şiddetin çok sayıda nedeninden birini yalınlıkla gözler önüne sermektedir. Bir hekimin
hastane içerisinde ateşli silahla öldürülmesi sağlık kuruluşlarındaki güvenlik önlemlerinin
yetersizliğinin artık gözardı edilemeyecek ve ertelenemeyecek acil bir sorun olduğunu apaçık
göstermektedir. Hem hastane yöneticileri hem de kamu idaresi bu sorunu ivedilikle çözmekle
sorumludur. Sağlık çalışanları ve Türk Tabipleri Birliği görece basit önlemlerle bile engellenebilecek
olan şiddet vakalarına karşı tahammüllerini çoktan kaybetmiştir.
Silahın sağlık kuruluşlarına bile kolayca sokulabilmesi karşısında başta kamu otoritesi olmak üzere
bütün toplum silahlanmanın normal bir olgu gibi görülmesini sosyal bir sorun olarak ele almalı;
bireysel silahlanma zaman kaybetmeden kontrol altına alınmalıdır.
Tabip odalarının ve Türk Tabipleri Birliği’nin aklı ve yüreği hekimlerle birliktedir. Sağlıkta şiddetin
kanıksanmasını kabul etmeyeceğiz ve onu durdurana kadar mücadelemize devam edeceğiz.
Sorunu ve çözüm yollarını ele almak için TBMM Başkanı ve Sağlık Bakanı ile acil görüşme talebimizi
kamuoyu önünde kendilerine bir kez daha iletiyoruz.

Şiddetin ve diğer sorunlarımızın çözümü için Sağlık Bakanlığı ile birlikte bir çalışma grubu
oluşturulmasını ortak akla inanmanın ve meslek örgütlerini merkeze alan çağdaş demokrasi
anlayışının bir gereği olarak görüyor ve bu talebimizi de yineliyoruz.
Sağlıkta şiddetin engellenmesi için TBMM’ye sunduğumuz yasa teklifinin yeni yasama döneminde
ivedilikle yaşama geçirilmesini bekliyoruz.
Saygılarımızla,
Türk Tabipleri Birliği

İlginizi çekebilir