Hegemonik güçler arası ekonomik savaş kızışıyor

Yeni ABD başkanı Donald Trump seçim vaatlerinde yer verdiği korumacı politikalar izleyeceği, Çin başta olmak üzere ithal ürünlerin girişini engelleyeceği söylemlerini yaşama geçirmeye başladı. ABD yönetimi, 50 milyar dolarlık gümrük vergilerinin ilk bölümü kapsamında Çin’den ithal edilen 34 milyar dolar değerindeki 800’den fazla ürüne yüzde 25 ek gümrük vergisi uygulamasını başlattı. Çin buna misilleme olarak 545 ABD ürününe yüzde 25 ek vergi uygulayacağını açıkladı. 

Ekonomi yazılarından tanıdığımız Ümit Akçay, uygulanmak isten bu programları iki yıl önce “Trumponomics” olarak adlandırmıştı. Bu yeni yönelim, neoliberal politikaların henüz bir alternatifi olmadığı, neoliberalizm içinde bir varyasyondan neoliberalizm sonrası bir duruma geçiş sürecinin özelliklerini yansıttığını ifade etmişti. Sözü Akçay’a verelim:

”Trumponomics, birbiriyle çelişen iki temel politika üzerine kurulu. İlki, ekonominin kuralsızlaştırılması ya da sermaye üzerindeki vergilerin düşürülmesi gibi tipik neoliberal ilkelere sahip çıkarken, ikincisi sanayisizleşmenin nedeni olarak görülen serbest ticaretin yeniden gözden geçirilmesine dayanıyor. Bir başka ifadeyle, ithalatı kısıtlamayı, bunun yerine istihdam üretecek yerli üretime ağırlık vereceğini ilan ediyor. Buna ek olarak, ekonominin iki kat daha fazla büyüyeceği taahhüdü de verilmiş durumda. Altyapı yatırımlarına odaklanan ve kamunun öncülük ettiği bir ekonomik canlandırma paketi uygulamaya konacak. Bu durumda, ekonomik canlandırma paketinin getireceği büyüme ile (eğer uygulanabilirse) ithalata getirilecek kısıtlamaların getireceği olumsuzlukların birbirine oranı, Trumponomics’in gidişatını belirleyecek.Trumponomics’in ilk ayağını oluşturan neoliberal politikalara baktığımızda, Cumhuriyetçilerin genel çizgisinden farklı olmadığını görüyoruz. Danışmanları arasında da akademik iktisatçılardan çok işadamları yer alıyor. Pür neoliberal politikalardan başka bir ufukları yok. Vergi indirimleri ve kuralsızlaştırma vaatleri, zaten neoliberalizmin amentüsü. Vergi indirimlerinden özellikle firmaların yararlandırılması isteniyor, zira bu yolla firma karlılıklarının ve de yatırımların artması hedefleniyor. Kamunun katkı sağladığı sağlık sigortası sisteminin (Obamacare) kaldırılması ise, milyonlarca ABD vatandaşını sağlığa erişimden mahrum bırakacak.

Trumponomics’in ikinci ayağını ise, istihdam erozyonunun nedeni olduğu düşünülen serbest ticaret politikalarının gözden geçirilmesi oluşturuyor. Ticaret politikası açısından kısa dönemli en önemli risk ise Çin mallarına uygulanacağı ilan edilen yüksek gümrük vergileri. Eğer bu hayata geçerse iki yönlü gelişme beklenmelidir. İlki Çin’deki ekonomik yavaşlamanın hızlanmasıdır. Dünyanın ikinci en büyük ekonomisinin yavaşlaması, gerek emtia fiyatlarının daha da gerilemesine ve dolayısıyla da deflasyonist eğilimlerin derinleşmesine neden olabilir. Çin’in buna karşılık dolar olarak tuttuğu dış ticaret fazlasını farklı para birimlerine çevirme gibi bir hamlesi, önceden kestirilemeyecek bir sürecin başlangıcı anlamına gelebilir.

İkincisi, ABD açısından önemli. Zira, ABD’de reel ücretlerin artmıyor oluşunda, pek çok tüketim malının ucuz olmasının etkisi büyük. Çin’den yapılan ithalat ise bu ucuzluğu sağlayan önemli bir faktör. Hal böyleyken, Çin mallarına gümrük konması, ABD içinde ücretlerin mevcut seviyesinin korunamaması gibi bir sonuç doğurabilir Bu ise, dış ticaret açığı açısından giderek sorunların artmasına neden olacaktır. Sadece bu değil. Özellikle ABD kökenli çok uluslu firmaların Meksika ve Çin’de yaptığı üretimin yeniden ABD’ye döndürülmesi, bu firmaların çalışma modeli ve üretilen ürünlerin fiyatları açısından kısa vadede mümkün olan bir gelişme değil.”

Şimdi tırmanan bu savaş ile ilgili haberlere yer verelim:

ABD ile Çin arasında ticaret savaşı başladı

ABD yönetimi, Çin’den ithal edilen 34 milyar dolar değerindeki 800’den fazla ürüne yüzde 25 ek gümrük vergisi uygulamaya resmen başladı.

Küresel piyasaları endişelendiren “ABD-Çin ticaret savaşı”, karşılıklı adımlarla adeta kartopu gibi büyümeye devam ediyor.

ABD Başkanı Donald Trump’ın “teknoloji hırsızlığı ile adaletsiz ticaret uygulamaları” nedeniyle Çin menşeli teknoloji ürünlerine uygulama kararı aldığı 50 milyar dolarlık gümrük vergilerinin ilk bölümü, daha önce açıklandığı gibi Washington yerel saatiyle 00.01’de resmen hayata geçti.

Çin’in savunma, havacılık ve imalat sektörlerini hedef alan yüzde 25’lik ek gümrük vergisi; nükleer reaktörler, gaz türbinleri, hava ve gaz sıvılaştırıcı makineler, fırınlar ve ticari bulaşık makineleri gibi 34 milyar dolar değerindeki 818 ürünü kapsıyor.

Beyaz Saray, 16 milyar dolar değerindeki 300’e yakın ürünü içeren ikinci bölümün ise bu ayın üçüncü haftasında yürürlüğe girmesinin planlandığını açıkladı.

Böylelikle ABD, ilk kez Çin mallarını doğrudan hedefleyen gümrük vergilerini uygulamaya koydu.

– “Çin, karşılık vermeye mecbur kalacaktır.”

Pekin yönetiminin, Washington’ın yürürlüğe koyduğu gümrük vergilerine eş değer misilleme tarifelerinin bugün uygulanmaya başlaması bekleniyor.

Çin Ticaret Bakanlığı Sözcüsü Gao Fıng, dün yaptığı açıklamada, ABD yönetiminin 34 milyar dolar tutarındaki Çin teknoloji ürününe yönelik gümrük vergisi uygulamasına hazırlanmasına ilişkin, “Çin asla ilk ateş eden taraf olmayacak ancak ABD vergi tedbirleri aldığı takdirde, Çin de kendi ülkesinin ve halkının temel çıkarlarını korumak için buna karşılık vermeye mecbur kalacaktır.” ifadesini kullanmıştı.

– Çin’in misillemesine 200 milyar dolarlık yeni hamle

ABD Başkanı Trump ise Çin’in tarifelerine misillemeyle karşılık vermesi halinde ülkeye 200 milyar dolarlık daha gümrük vergisi getirilmesinin talimatını vermişti.

Ticaret uzmanları, dünyanın en büyük ekonomilerine sahip iki ülkenin birbirlerine yönelik gümrük vergilerini “kısasa kısas” yöntemiyle artırmaya devam etmesinin telafisi zor sonuçlar doğurabileceğine işaret ediyor.

Uluslararası kredi derecelendirme kuruluşu Fitch Ratings ise dün yayımladığı raporda, ABD’nin başlattığı ticaret savaşının giderek büyümesi halinde küresel ticarete maliyetinin 2 trilyon doları bulabileceği uyarısında bulundu.

– ABD-Çin ticaret savaşı

ABD ile Çin arasında bir ticaret savaşının başlangıcı olarak görülen gelişmeler, Trump yönetiminin mart ayında ithal çelik ve alüminyuma sırasıyla yüzde 25 ve yüzde 10 ek gümrük vergisi getirmesiyle başladı.

Çin, Washington’ın çelik ve alüminyum ürünlerine yönelik ek gümrük vergilerine cevaben, ABD menşeli 128 ürüne yüzde 15 ila yüzde 25 ek vergi getirilmesi kararını aldı.

Bu gelişmenin hemen ardından ABD yönetimi, Çin’in, Amerikalı şirketlerin teknolojilerini ve fikri mülkiyetlerini ele geçirmeye yönelik usulsüz faaliyetleri gerekçesiyle bini aşkın Çin menşeli ürüne yüzde 25 ek gümrük vergisi getirmeyi planladığını açıkladı.

Pekin yönetiminin, ABD’nin sadece Çin’i hedef alan bu hamlesine tepkisi gecikmedi. Çin Ticaret Bakanlığı, ABD’den ithal edilen 50 milyar dolar tutarındaki 659 ürüne yüzde 25 gümrük vergisi getirileceğini bildirdi.

Bu açıklamanın ardından, ABD Başkanı Donald Trump, Çin’e daha önce açıkladığı tarifelere misillemeyle karşılık vermesi halinde 200 milyar dolarlık daha gümrük vergisi uygulanması talimatını verdi.

Çin’in 200 milyar dolarlık gümrük vergilerini de misillemesi durumunda 200 milyar dolarlık ürüne daha ek gümrük vergisi getireceğini belirten Trump’ın ticaret savaşını nereye kadar sürdüreceği merakla bekleniyor.

Çin Ticaret Bakanlığı’ndan yapılan açıklamada, “Amerika Birleşik Devletleri Dünya Ticaret Örgütü’nün kurallarını çiğnemiş ve ekonomi tarihinin en büyük ticaret savaşını başlatmıştır” dedi ve “Bu gibi tarifeler tipik ticaret zorbalıklarıdır ve bu adımlar küresel arz zincirlerini ve değer zincirlerini tehdit eder, küresel ekonomik toparlanmaya zarar verir, küresel piyasa kargaşasını tetikler ve daha fazla sayıda masum uluslararası şirketleri, girişimleri ve tüketicileri olumsuz etkileyecektir” şeklinde görüş bildirdi.

Açıklamada Çin’in ABD’nin bu adımına nasıl bir karşılık vereceği konusunda detay verilmedi.

Eski başkan Barack Obama döneminin ABD ticaret temsilcisi ve şimdi hukuk firması Crowell and Moring LLP’nin ortaklarından Robert Holleyman, “Tarifelerin uygulamaya koyulması ile birlikte, anlaşmazlığın reel hale geldiği açık” dedi ve “Bir çıkış yolu bulamazsak, bu durum tepeden aşağı yuvarlanan kartopu gibi büyüyecek” değerlendirmesinde bulundu.

 

Çin ve Rusya’dan ABD’nin ek gümrük vergilerine misilleme

ABD Başkanı Donald Trump’ın Çin’den ithal edilen ürünlere yönelik getirdiği ek gümrük vergisi uygulamasının başlaması ardından, Çin ve Rusya bazı ABD mallarına ek vergi getirdi.

Çin’in ek vergi getirdiği ABD ürünleri arasında ıstakoz da yer alıyor. Çin, 545 ABD ürününe yüzde 25 ek vergi uygulayacağını açıkladı. Otomobil, soya fasulyesi ve ıstakoz gibi ürünlerin de bulunduğu ek vergilerin tutarı yaklaşık 34 milyar dolar.

Rusya da yerli alternatifleri bulunan bir dizi ABD ürününe ek gümrük vergisi getirdi. Bu ürünler içinde yol yapım, petrol ve doğalgaz üretimi ile madencilik malzemeleri de bulunuyor.

 

ABD’yi ‘ekonomi tarihinin en büyük savaşını başlatmakla’ suçlayan Pekin, bu ülkeyi Dünya Ticaret Örgütü’ne yeniden şikayet ettiklerini de açıkladı.

Ülkesinin imalat sektörünü canlandırıp istihdam yaratabilmek adına bu adımı attığını belirten ABD Başkanı Trump ise, Çin’i daha da fazla vergi uygulamakla tehdit etti.

ABD’nin bir dizi Çin ürününe getirdiği ve cuma günü uygulamaya giren gümrük vergisinin tutarı yaklaşık 34 milyar dolar, ancak Trump bu miktarın 500 milyar dolara çıkabileceğini duyurdu.

ABD ayrıca Avrupa Birliği, Meksika ve Kanada’dan çelik ve alüminyum ithalatına da ek vergi getirmişti.

ABD’li yatırım bankası Morgan Stanley, ABD’nin getirdiği ek vergilerin küresel ticaretin yüzde 0,6’sını etkileyeceğini belirtti.

ABD, sadece geçen yıl Çin’den 500 milyar doların üzerinde ithalat yapmıştı.

 

 

Ümit Akçay’ın yazısının ayrıntısına buradan ulaşabilirsiniz. https://www.gazeteduvar.com.tr/yazarlar/2016/11/14/trumponomics-101/

İlginizi çekebilir