Türkiye’de Erdoğanizm’e son verebilmek için toplumsal muhalefetin geniş bir ittifak oluşturmasına ihtiyaç olduğu herkesin hemfikir olduğu bir tespit. Ama iş bu geniş ittifakın boyutlarını belirlemeye gelince ciddi farklar ortaya çıkıyor.

Örneğin, İYİ Parti yöneticilerinden Koray Aydın, “Bütün partilerle diyalog halindeyiz, HDP hariç” diyebiliyor ve bunu derken Erdoğan karşıtı ittifakı tamamen Türk milliyetçisi bir alana hapsedebiliyor. Kürt korkusunun, hatta Kürt nefretinin hâlâ çok güçlü olduğu Türk milliyetçiliğinin bu zaafını en iyi kullanan kişi elbette Tayyip Erdoğan’ın kendisidir.

Dolayısıyla, Halkların Demokratik Partisi’nin bu demokrasi ittifakının dışında kalması, tutulması için elinden geleni yapmaya hazır olan, elinden geleni ardına koymayan esas güç Erdoğan-Bahçeli ikilisidir. Ceberut milliyetçi-muhafazakâr kliğin HDP’yi demokrasi cephesi dışında tutarak Erdoğanizm’i yenebileceğine inanmak ise ya aymazlıktır, ya Erdoğanizm’e teslim olmaktır ya da Erdoğanizm’i “kötünün iyisi” olarak görmek demektir.

Bugün HDP’ye açılan kapatma davasını başka yöne bakıp ıslık çalarak görmemezlikten gelmenin bedeli, yakın bir tarihte çok ağır olabilir. HDP’nin maruz kaldığı bu dışlanmaya karşı gelecek seçimlerde boykot çağrısı yapmasının sonucu, Erdoğan karşıtı ittifakın bir kez daha başarısız olacağını kestirmek, elimizdeki veriler ışığında, zor değil.

HDP, kendisine yönelik bütün yıldırma, pıstırma, bastırma politikalarına rağmen Türkiye siyasetinde demokrasi ve barış mücadelesinin ana taşıyıcı güçlerinden birisi olmaya inatla devam ediyor. Bu bir fırsattır Türkiye demokrasisinin geleceği açısından.

Sorun HDP değil, tam tersine Kürtleri, Alevileri, özgürlüğü ve çeşitliliği birlikte ve bütün yurttaşları kapsayacak şekilde tanımlayan sosyalistleri tehdit ve düşman olarak gören milliyetçi, etnik ayrımcı, dini ayrımcı egemen zihniyettir halbuki.

Ve bunu aslında bugün Türkiye’de herkes biliyor. Milliyetçiler başta olmak üzere, sorunun esas kaynağının bu etnik ayrımcı, dini ayrımcı ve milliyetçi zihniyet olduğunu Türkiye’de herkes biliyor.

Tam da bu nedenle belki kendi sorumluluklarını örtmek için daha saldırganlaşıyor, şirretleşebiliyorlar. Erdoğanizm’in temellerini çatırdadığı bir dönemdeyiz. Erdoğanizm’den demokrasi, hukuk devleti ve barış içinde müreffeh bir Türkiye toplumu istikametinde çıkmak için HDP’nin demokrasi ittifakı içinde yer alması olmazsa olmaz bir gerekliliktir.

Bunun ilk adımı HDP’ye yönelik ağır saldırılara aktif biçimde, birlikte karşı çıkmak, demokratik direnişi birlikte gerçekleştirmektir. Aksi takdirde bunun bedeli, Türkiye toplumu için, hepimiz için çok daha ağır olacaktır.